CATAFLAM 50 MG 20 DRAJE

Grubu :   Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu :   İEGM Tüm İlaç
Firma :   Novartis Sağlık, Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.
Etkin Madde :   Diclofenac
ATC Kodu :   M01AB05
ATC Açıklaması :   Diklofenak
Kamu Kodu :   A01676
Barkodu :   8699504120097
Patent :   20 YIl
Fiyatı :  
Reçete Tipi :   NORMAL REÇETE
Etken Madde Kodu :   SGKEXV-DIKLOFENAK POTASYUM Ağızdan katı
Temin :   İlacınızı sadece eczaneden alınız!
Bütçe Eş Değer Kodu :   E014C
Fiziksel Özellikleri :   Beyaz,hafif sarı,kristal toz
Terapotik Kategorileri :   Siklooksijenaz inhibitörü,analjezik,antiinflamatuar.
Durumu :   Şuan eczanelerde satılıyor.
    
  CATAFLAM  50 MG 20 DRAJE Barkodu
   

Nedir ve Niçin Kullanılır

CATAFLAM, kırmızımsı kahverengi, yuvarlak, bikonveks görünümlü drajelerdir. Her bir draje 50 mg diklofenak potasyum içerir. 

CATAFLAM, 20 adet draje içeren blister ambalajda takdim edilmektedir. 

CATAFLAM, ağrı ve iltihabın tedavisinde kullanılan “nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’ler)” adı verilen bir ilaç sınıfına aittir. 

CATAFLAM, aşağıdaki durumların kısa süreli tedavisinde kullanılabilir:

  • Burkulmalar,  gerilmeler ya da diğer zedelenmeler,
  • Ameliyattan sonraki ağrı ve şişlik,
  • Ağrılı adet döngülerini de içeren ağrılı iltihabi kadın hastalıkları ile ilgili durumlar,
  •  Sırt ağrısı, donuk omuz, tenisçi dirseği ve yumuşak doku romatizmasının diğer biçimleri,
  • Kulak, burun veya boğaz enfeksiyonları,
  • Migren atakları. 

CATAFLAM, doktorunuzun belirlediği başka durumların tedavisinde de kullanılabilir. 

CATAFLAM, şişlik ve ağrı gibi enflamasyon semptomlarını ortadan kaldırır ve ayrıca ateşi düşürür. İltihap ya da ateşin nedenleri üzerinde etkili değildir. 

CATAFLAM’ın etki mekanizması ya da size neden bu ilacın reçete edildiği ile ilgili herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza sorunuz.

www.ilachakkinda.com

Eş Değer İlaçlar

Prospektüsü


 

 İstenmeyen etkiler

Advers reaksiyonlar, en sık görülenler en önce belirtilmek üzere aşağıdaki başlıklar altında sıralanmıştır. 

Çok yaygın (≥ 1/10); yaygın (≥ 1/100, < 1/10); yaygın olmayan  (≥ 1/1000, < 1/100); seyrek (≥ 1/10000, < 1/1000), çok seyrek (< 1/10000), bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor). 

Aşağıdaki istenmeyen etkiler CATAFLAM drajenin ve/veya diklofenakın diğer farmasötik formlarının kısa ya da uzun süre kullanılması sırasında bildirilmiştir. 

Kan ve lenfatik sistem bozuklukları

Çok seyrek:Trombositopeni, lökopeni, anemi (hemolitik ve aplastik anemi dahil), agranülositoz. 

Bağışıklık sistemi bozuklukları

Seyrek:Aşırı duyarlılık, anafilaktik ve anafilaktoid reaksiyonlar (hipotansiyon ve şok dahil).

Çok seyrek:Anjiyonörotik ödem (yüz ödemi dahil) 

Psikiyatrik bozukluklar

Çok seyrek:Disoriyentasyon, depresyon, uykusuzluk, karabasan, irritabilite, psikotik bozukluk. 

Sinir Sistemi Hastalıkları

Yaygın:Baş ağrısı, göz kararması.

Seyrek:Uykuya eğilim.

Çok seyrek:Parestezi, bellek bozukluğu, konvülsiyon, anksiyete, tremor, aseptik menenjit, tat duyusu bozuklukları, serebrovasküler  kaza.

Göz bozuklukları

Çok seyrek:Görme bozuklukları, bulanık görme, çift/görme.

Kulak ve labirent bozuklukları

Yaygın:Baş dönmesi.

Çok seyrek:Kulak çınlaması, işitme bozukluğu. 

Kalp bozuklukları

Çok seyrek:Palpitasyonlar, göğüs ağrısı, kalp yetersizliği, miyokard infarktüsü.

Vasküler bozukluklar

Çok seyrek:Hipertansiyon, vaskülit.

Solunum, toraks ve mediasten bozuklukları

Seyrek:Astım (dispne dahil).

Çok seyrek:Pnömoni. 

Gastrointestinal bozukluklar

Yaygın:Bulantı, kusma, ishal, dispepsi, karın ağrısı, barsaklarda aşırı gaz, iştahsızlık.

Seyrek:Gastrit, gastrointestinal kanama, hematemez, kanlı ishal; melena, gastrointestinal ülser (kanama veya perforasyonla birlikte veya bunlar olmaksızın).

Çok seyrek:Kolit (kanamalı kolit ve ülseratif kolitin veya Crohn hastalığının alevlenmesi dahil), kabızlık, stomatit, glossit, özofagus bozuklukları, barsak lumeninde diyafram-benzeri darlıklar, pankreatit.

Hepatobiliyer bozukluklar

Yaygın:Transaminaz düzeylerinin yükselmesi.

Seyrek:Hepatit, sarılık, karaciğer bozukluğu.

Çok seyrek:Fulminan hepatit, hepatik nekroz, hepatik yetmezlik. 

Deri ve deri-altı dokusu bozuklukları

Yaygın:Deri döküntüsü.

Seyrek:Ürtiker.

Çok seyrek:Büllöz erüpsiyonlar, egzema, eritem, erythema multiforme, Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz (Lyell sendromu), eksfolyatif dermatit, kılların dökülmesi, ışığa duyarlılık reaksiyonu, purpura, alerjik purpura, kaşıntı. 

Renal ve üriner bozukluklar

Çok seyrek:Akut böbrek yetersizliği, hematüri, proteinüri, nefrotik sendrom, interstisyel nefrit, renal papiller nekroz. 

Genel bozukluklar ve uygulama yeri sorunları

Seyrek:Ödem.

 BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

CATAFLAM® 50 mg draje

 KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde:

Diklofenak potasyum                                    50 mg 

Yardımcı maddeler:

Sükroz                                                         67.362 mg 

Yardımcı maddeler için yardımcı maddeler listesine bakınız.

 FARMASÖTİK FORM

Draje.

Kırmızımsı kahverengi, yuvarlak, bikonveks drajeler.

 Terapötik Endikasyonlar

CATAFLAM, aşağıdaki akut durumlarda kısa süreli tedavi için endikedir:

  • Travma sonrası ağrı, enflamasyon ve şişlik  (örn: burkulmaya bağlı),
  • Ameliyat sonrası ağrı, enflamasyon ve şişlik (örn: diş veya ortopedik cerrahi girişim  sonrası),
  • Ağrılı ve/veya enflamasyonlu jinekolojik hastalıklar (örn: primer dismenore veya adneksit),
  • Migren atakları,
  • Vertebral kolonun ağrılı sendromları,
  • Non-artiküler romatizma,

Aşırı derecede ağrılı enflamatuvar kulak, burun veya boğaz enfeksiyonlarında (örn: faringotonsillit, otit) yardımcı tedavi olarak. Asıl hastalığın genel tedavi prensiplerine  göre tedavi edilmesi gerekir. Ateş tek başına bir endikasyon değildir

 Pozoloji ve Uygulama şekli

Pozoloji / uygulama sıklığı ve süresi:

Genel bir öneri olarak doz, her hastada bireysel olarak ayarlanmalı ve etkili en düşük doz, olası en kısa süre boyunca kullanılmalıdır.

Tavsiye edilen başlangıç dozu günde 100-150 mg’dır. Günlük doz genellikle 2-3 defada verilmelidir. 

Primer dismenorede günlük doz kişiye göre ayarlanmalıdır ve genellikle 50-150 mg‘dır. Başlangıçta 50 - 100 mg dozda verilmeli ve gerekirse, birkaç menstrüel siklusta günde en fazla 200 mg’a yükseltilmelidir. Tedaviye ilk semptomlar görülünce başlanmalı ve semptomatolojiye bağlı olarak birkaç gün devam edilmelidir. 

Migrende, olması yakın atağın ilk belirtilerinde başlangıç dozu olarak 50 mg alınmalıdır.  İlk dozun alınmasından sonra 2 saat içerisinde ağrıda iyileşme olmadığı durumlarda, 50 mg daha alınabilir.  Gerekirse, günde toplam 200 mg’ı aşmadan, 4-6 saat aralıklarla 50 mg’lık dozlarda alınabilir. Migren profilaksisinde kesinlikle kullanılmamalıdır.

Uygulama şekli:

Ağızdan kullanım içindir.

Tabletler bir miktar sıvıyla birlikte, tercihen yemekten önce yutulmalı ve bölünmemeli ya da çiğnenmemelidir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek yetmezliği:

CATAFLAM kullanırken bir önlem olarak böbrek fonksiyonlarının takibi önerilmektedir. 

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda da Cataflam verilirken, mevcut hastalığın alevlenme olasılığı nedeniyle yakın tıbbi gözetime ihtiyaç vardır. 

Pediyatrik popülasyon:

CATAFLAM tabletlerin çocuklarda ve 14 yaşından küçük ergenlerde kullanılması önerilmez. Bu hastalarda oral damla ya da supozituvar gibi diğer diklofenak formülasyonları kullanılmalıdır. 14 yaşında veya daha ileri yaşta olan ergenlerde günde 75-100 mg alınması, genellikle yeterlidir. Günlük toplam doz genellikle, 2-3 doza bölünmelidir. Maksimum günlük doz (150 mg), aşılmamalıdır.

CATAFLAM’ın (tüm formülasyonlarının) çocuklardaki ve ergenlerdeki migren ataklarının tedavisinde kullanılması değerlendirilmemiştir. 

Geriyatrik popülasyon:

Özellikle zayıf bünyeli veya düşük kilolu yaşlılarda etkili en düşük dozun kullanılması önerilmektedir.

 Kontrendikasyonlar

  • Etkin madde diklofenak potasyuma ya da yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı alerjisi olanlarda,
  • Aktif mide veya barsak ülseri, kanama veya perforasyon,
  • Gebeliğin son 3 aylık döneminde (bkz.Gebelik ve laktasyon),
  • Şiddetli karaciğer, böbrek veya kalp yetmezliğinde kontrendikedir. (bkz.  Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).
  • Diğer nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) gibi, CATAFLAM da asetilsalisilik asit veya diğer NSAİİ’lerin kullanımı sonucu meydana gelen astım, ürtiker veya akut riniti olan hastalarda kontrendikedir.Bu hastalarda NSAİİ’lere şiddetli, nadieren ölümcül reaksiyonlar oluşturduğu bildirilmiştir.
  • Koroner arter bypass greft (CABG) ameliyatı durumunda perioperatif ağrı tedavisinde kontrendikedir (UYARILAR bölümüne bakınız)
www.ilachakkinda.com

 Özel Kullanım Uyarıları ve Önlemleri

Kardiyovasküler Trombotik Olaylar:

Çok sayıda selektif ve non-selektif COX-2 inhibitörü ile yapılan, 3 yıla varan klinik çalışmalarda ölümcül olabilen, ciddi kardiyovasküler (CV) trombotik olay,miyokard infarktüsü ve inme riskinde artma gösterilmiştir. COX-2 selektif ve non-selektif tüm NSAİİ’lar benzer risk taşıyabilir. Kardiyovasküler hastalığı olduğu veya kardiyovasküler hastalık riski taşıdığı bilinen hastalar daha yüksek bir risk altında olabilir. NSAİİ tedavisi gören hastalarda advers kardiyovasküler olay görülme riski olasılığını azaltmak için en düşük etkili doz mümkün olan en kısa süreyle kullanılmalıdır. Önceden görülmüş bir kardiyovasküler semptom olmasa bile hekim ve hasta böyle olay gelişimlerine karşı tetikte olmalıdır. Hasta, ciddi kardiyovasküler olayların semptom ve/veya belirtileri ile bunların görülmesi halinde yapması gerekenler konusunda bilgilendirilmelidir.

Eş zamanlı olarak aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımına bağlı artmış ciddi kardiyovasküler trombotik olay riskini azalttığı yönünde tutarlı bir kanıt bulunmamaktadır. NSAİİ’nin aspirinle eş zamanlı olarak kullanımı ciddi GI olay görülme riskini artırmaktadır.

CABG ameliyatını takip eden ilk 10-14 günlük dönemde ağrı tedavisi için verilen COX-2 selektif bir NSAİİ üzerinde gerçekleştirilen iki büyük, kontrollü  klinik çalışmada miyokard infarktüsü ve inme insidansında artış görülmüştür (Kontrendikasyonlar bölümüne bakınız).

Gastrointestinal Etkiler:

Ölümcül olabilen gastrointestinal kanama, ülserasyon veya perforasyon diklofenak dahil tüm NSAİİ’de bildirilmiştir ve tedavi sırasında herhangi bir zamanda, uyarıcı belirtilerle beraber veya olmaksızın veya daha önceki hikayesinde ciddi gastrointestinal olaylar varsa ortaya çıkabilirler. Bunlar yaşlılarda genellikle daha ciddi sonuçlar doğurur. CATAFLAM kullanmakta olan hastalarda gastrointestinal kanama veya ülserasyon geliştiği takdirde ilaç kesilmelidir. 

NSAİİ tedavisi gören hastalarda GI kanama riskini artıran diğer faktörler arasında oral kortikosteroid veya antikoagülan kullanımı, NSAİİ tedavisinin uzaması, sigara kullanımı, alkol kullanımı, ileri yaş ve genel sağlık durumunun kötü olması bulunmaktadır. Ölümcül GI olaylar hakkındaki spontan bildirimlerin çoğu yaşlı ve zayıf bünyeli hastalarla ilgili olduğundan, böyle hastaların tedavisinde özel dikkat gösterilmelidir. 

Renal Etkiler:

Uzun süreli NSAİİ kullanımı renal papiler nekroz ve diğer renal hasarlara yol açmaktadır. Ayrıca, renal prostaglandinlerin renal perfüzyonun idamesinde kompanse edici bir rol oynadığı hastalarda renal toksisite de görülmüştür. Böyle hastalarda nonsteroidal antienflamatuar ilaç uygulanması prostaglandin formasyonunda ve ikincil olarak da renal kan akışında doza bağlı bir azalmaya sebep olabilmekte, bu da aşikâr renal dekompansasyonu hızlandırabilmektedir. Böyle bir reaksiyon verme riski en yüksek olan hastalar böbrek fonksiyonlarında bozulma, kalp yetmezliği, karaciğer disfonksiyonu olanlar, diüretik ve ACE inhibitörü kullananlar ve yaşlılardır. NSAİİ tedavisinin durdurulmasının ardından genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülmektedir.

İlerlemiş Böbrek Hastalıkları:

CATAFLAM’ın ilerlemiş böbrek hastalığı olan hastalarda kullanımına ilişkin kontrollü çalışmalarda elde edilmiş bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilerlemiş böbrek hastalığı olan hastalarda CATAFLAM tedavisi önerilmemektedir. Eğer CATAFLAM tedavisi başlatılmışsa hastanın renal fonksiyonlarının yakından takip edilmesi önerilir.

Eksfoliyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz gibi; bazıları ölümle sonuçlanabilen ciddi deri reaksiyonlarının, CATAFLAM dahil NSAİİ kullanımına nadiren eşlik ettiği bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.8 İstenmeyen etkiler). Bu reaksiyonların gelişme riskinin en fazla olduğu dönem, tedavinin başlangıç dönemi olarak gözükmekte ve söz konusu komplikasyonlar vakaların büyük bölümünde, tedavinin birinci ayı içerisinde ortaya çıkmaktadır. Tedavi sırasında deri döküntüsü, mukoza lezyonları veya diğer herhangi bir aşırı duyarlılık belirtisi ortaya çıkarsa; CATAFLAM kullanılmasına son verilmelidir.

Anafilaktoid Reaksiyonlar:

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar da dahil olmak üzere alerjik reaksiyonlar, diklofenakı daha önce kullanmaksızın da  ender olarak ortaya çıkabilir. . CATAFLAM aspirin triadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompleksi, tipik olarak, nazal polipli veya polipsiz riniti olan veya aspirin ya da NSAİİ kullanmalarının ardından şiddetli ve ölümcül olabilen bronkospazm gösteren astımlı hastalarda oluşmaktadır (Kontrendikasyonlar ve Önlemler – Astım bölümlerine bakınız). Anafilaktoid reaksiyon görüldüğünde acil servise başvurulmalıdır.

Diğer NSAİİ’ler gibi, CATAFLAM da farmakodinamik özelliklerinden dolayı enfeksiyon belirtilerini ve semptomlarını maskeleyebilir.

Genel:

Sinerjistik fayda sağlandığını gösteren hiçbir kanıt mevcut olmaması ve additif istenmeyen etkilerle karşılaşılma potansiyeli nedeniyle CATAFLAM, Cox-2 selektif inhibitörler de dahil olmak üzere sistemik NSAİİ’lerle birlikte kullanılmamalıdır. 

Yaşlılarda temel tıbbi esaslara dikkat edilmelidir. Özellikle zayıf bünyeli veya düşük kilolu yaşlılarda etkili en düşük dozun kullanılması önerilmektedir.

CATAFLAM tabletleri sukroz içerdiğinden, früktoz intoleransı, glikoz-galaktoz malabsorpsiyonu veya sukraz-izomaltaz yetersizliği gibi ender görülen, kalıtsal sorunları olan hastalarda önerilmez.

CATAFLAM’ın kortikosteroid yerine geçmesi veya kortikosteroid eksikliğini tedavi etmesi beklenmemelidir. Kortikosterodin aniden durdurulması hastalığın alevlenmesine sebep olabilir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi görmekte olan hastalar, kortikosteroid tedavisinin durdurulmasına karar verilmesi halinde, tedavilerini yavaş ve kademeli olarak azaltmalıdır.

CATAFLAM’ın [ateş ve] enflamasyonu azaltmadaki farmakolojik aktivitesi, infeksiyoz olmadığı düşünülen ağrılı durumların komplikasyonlarını tanıda kullanılan bu tanısal belirtilerin faydasını azaltabilir.

Astım hastaları:

Astımı, mevsimsel alerjik riniti, burun mukozası şişliği (örneğin burup polipleri), kronik obstrüktif akciğer hastalığı veya solunum yollarının kronik enfeksiyonları (özellikle alerjik rinit-benzeri semptomlarla bağlantılı olanlar) ve analjezik intoleransı/analjezik-astımı olan hastalarda Quincke ödemi veya ürtiker, diğer hastalara kıyasla daha sık geliştiğinden; bu hastalarda özel önlemler (acil müdaheleye hazırlıklı olmak gibi) önerilir. Bu öneri, diğer maddelere karşı alerjisi olan; örneğin deri reaksiyonları, kaşıntı veya ürtiker geliştiği bilinen hastalar için de geçerlidir.

Astımlı hastalarda aspirine duyarlı astım söz konusu olabilir. Aspirine duyarlı astımı olan hastalarda aspirin kullanımı, ölümle sonuçlanabilen şiddetli bronkospazmla ilişkilendirilmiştir. Aspirin duyarlılığı olan bu hastalarda aspirin ile diğer nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar arasında bronkospazm da dahil olmak üzere çapraz reaktiflik bildirildiğinden, aspirin duyarlılığının bu formunun söz konusu olduğu hastalara CATAFLAM verilmemeli ve önceden astımı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. 

Gastrointestinal etkiler:

Bütün NSAİİ’ler gibi CATAFLAM da; gastrointestinal (GI) hastalık düşündüren semptomları olan veya mide veya barsak ülseri, kanama ya da perforasyon düşündüren anamnez veren hastalarda ihtiyatla reçete edilmeli ve bu hastalar, tedavi sırasında yakından izlenmelidir (bkz. İstenmeyen etkiler). Gastrointestinal kanama riski, NSAİİ dozu yükseldikçe, özellikle kanama veya perforasyon şeklinde bir komplikasyonun geliştiği ülser anamnezi veren hastalarda ve yaşlılarda olmak üzere artar.

Özellikle kanama veya perforasyon gibi komplikasyonların eşlik ettiği vakalarda olmak üzere ülser anamnezi veren hastalardaki ve yaşlılardaki gastrointestinal toksisite riskinin azaltılması için tedaviye, etkili en düşük dozla başlanmalı ve bu dozla devam edilmelidir

Bu hastalarda, ayrıca düşük doz asetilsalisilik asit (ASA) (aspirin) veya gastrointestinal riski artırma olasılığı bulunan diğer tıbbi ürünlerin de kullanılması gereken hastalarda, proton pompası inhibitörleri veya misoprostol gibi koruyucu ilaçlarla oluşturulacak kombinasyonların kullanılması düşünülmelidir.

Gastrointestinal toksisite anamnezi veren hastalar ve özellikle de ileri yaştakiler; alışılmadık herhangi bir abdominal semptomu (özellikle gastrointestinal kanamayı) mutlaka bildirmelidir. Sistemik kortikosteroidler, antikoagülanlar, anti-trombosit ilaçlar veya selektif serotonin geri-alım inhibitörleri gibi, ülserasyon veya kanama riskini artıran ilaçlar kullanan hastalarda ihtiyat önerilir (bkz.Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri)

Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı vakalarında da, mevcut hastalığın alevlenme olasılığı nedeniyle ihtiyat ve yakın tıbbi gözetim gerekir (bkz. İstenmeyen etkiler).

Karaciğerdeki etkiler:

Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda da CATAFLAM verilirken, mevcut hastalığın alevlenme olasılığı nedeniyle yakın tıbbi gözetime ihtiyaç vardır.

Diklofenak dahil diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, bir veya birden fazla karaciğer enzim değerleri yükselebilir. Laboratuar anormallikleri ilerleyebilir, değişmeden kalabilir veya tedavinin devam etmesiyle geçici olabilir. NSAİİ’le gerçekleştirilen klinik çalışmalarda hastaların yaklaşık %1’inde ALT ve AST seviyelerinde dikkate değer artışlar (normal düzeyin üst limitinin üç katı veya daha fazla) bildirilmiştir. Ayrıca, seyrek olarak, ikter ve ölümcül fulminan hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmezliği gibi, bazıları ölümle sonuçlanmış şiddetli hepatik reaksiyon vakaları da bildirilmiştir. Uzun süreli CATAFLAM tedavisinde bir önlem olarak karaciğer fonksiyonlarının düzenli takibi önerilmektedir. Anormal karaciğer fonksiyonları devam eder veya kötüye giderse, karaciğer hastalığı geliştiğine işaret eden klinik bulgu ve belirtiler bulunursa veya eozinofili, döküntü v.b. diğer durumlar ortaya çıkarsa CATAFLAM tedavisine son verilmelidir. Diklofenak kullanımıyla herhangi bir ön  belirti olmaksızın hepatit gelişebilir. 

CATAFLAM, hepatik porfirisi olan hastalarda, atak başlatabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır. 

Böbreklerdeki etkiler:        

Diklofenak dahil NSAİİ tedavisine sıvı tutulması ve ödem eşlik edebildiği bildirildiğinden;  kardiyak veya renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarlarda, hipertansiyon anamnezi veren, ileri yaşta olan, aynı zamanda diüretik veya böbrek fonksiyonunu önemle etkileyen tıbbi ürünler kullanan , herhangi bir nedene bağlı olarak hücre-dışı sıvı hacmi açığı olan hastalarda (örn. büyük cerrahi ameliyatların ameliyat öncesi ve sonrası dönemlerinde) özel dikkat gereklidir. Bu nedenle CATAFLAM kullanırken bir önlem olarak böbrek fonksiyonlarının takibi önerilmektedir. Normal olarak tedavi kesildiğinde tedavi öncesi duruma geri dönme sağlanır.

Hematolojik etkiler:

CATAFLAM da dahil NSAİİ kullanan hastalarda zaman zaman anemi görülebilmektedir. Bu durum sıvı tutulumu, gizli veya gross GI kan kaybı veya eritropoez sonrası etkinin tam olarak tanımlanmamasına bağlı olabilir. 

CATAFLAM’ın, yalnızca kısa süreli tedavi için kullanılması önerilir. Ancak daha uzun süre kullanılacaksa, diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi kan sayımının izlenmesi önerilmektedir.

Diğer NSAİİ’ler gibi, CATAFLAM trombosit agregasyonunu geçici olarak inhibe edebilir. Aspirinin aksine trombosit fonksiyonu üzerindeki etkileri miktar bakımından daha az, daha kısa süreli ve geri çevrilebilir niteliktedir Hemostatik defektleri olan hastalar dikkatle izlenmelidir.

 Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etki

CATAFLAM draje veya diklofenak’ın diğer farmasötik formları kullanılırken aşağıdaki etkileşimler gözlemlenmiştir: 

Lityum:  

NSAİİ’ler plazma lityum düzeylerinde artışa ve renal lityum klirensinde azalmaya yol açmaktadır. Ortalama minimum lityum konsantrasyonu %15 artmış ve renal klirens yaklaşık %20 azalmıştır. Bu etkiler renal prostaglandin sentezinin NSAİİ tarafından inhibe edilmesine bağlanmaktadır. Dolayısıyla, NSAID’ler ve lityum eş zamanlı olarak verildiğinde hasta lityum toksisitesi yönünden dikkatle izlenmelidir.Birlikte kullanılan diklofenak, lityumun plazma konsantrasyonlarını yükseltebilir. Serum lityum düzeylerinin izlenmesi önerilir.

Digoksin: 

Birlikte kullanılan diklofenak, digoksinin plazma konsantrasyonlarını yükseltebilir. Serum digoksin düzeylerinin izlenmesi önerilir. 

Diüretikler ve antihipertansif ajanlar:

Diğer NSAİİ’ler gibi, diklofenakın diüretiklerle ya da antihipertansif ilaçlarla [örn. beta-blokerler, ADE inhibitörleri (anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri)] birlikte kullanılması, bunların antihipertansif etkisini azaltabilir. Bu nedenle söz konusu kombinasyonlar dikkatle kullanılmalı ve özellikle ileri yaştakiler olmak üzere hastaların kan basıncı, belli aralıklarla izlenmelidir. Hastalar yeterince hidrate durumda olmalı ve nefrotoksisite riskinin artması nedeniyle böbrek fonksiyonunun, özellikle diüretiklerin veya ADE inhibitörlerinin diklofenakla birlikte kullanılmaya başlanmasından önce ve bunu takiben de belli aralıklarla izlenmesi düşünülmelidir. Potasyum tutucu diüretikler ilaçlarla birlikte kullanıldığında, serum potasyum düzeylerinde artış olabilir.Bu nedenle, serum potasyum düzeyleri sık sık izlenmelidir (bkz.Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Furosemid

Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası gözlemler, CATAFLAM kullanımının bazı hastalarda furosemid ve tiyazidlerin natriüretik etkisini azaltabildiğini göstermektedir. Bu yanıt, renal prostaglandin sentezinin inhibe edilmesine bağlanmaktadır. NSAİİ’lerle eş zamanlı olarak tedavi uygulandığında hasta, böbrek yetmezliği belirtileri yönünden (Önlemler, Renal Etkileri bölümüne bakınız) ve diüretik etkililiğinden emin olmak için yakından izlenmelidir

Diğer NSAİİ’ler ve kortikosteroidler:

Diklofenak ve diğer sistemik NSAİİ’lerle veya kortikosteroidlerle birlikte kullanılması, gastrointestinal yan etkilerin sıklığını artırabilir (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). 

Antikoagülanlar ve anti-trombosit ilaçlar:

Diklofenakın antikoagülanlarla veya anti-trombosit ilaçlarla birlikte kullanılması kanama riskini artıracağından, dikkat önerilir (bkz.  Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Klinik çalışmalarda diklofenakın antikoagülanların etkisi üzerinde bir tesiri olmadığı gösterilmiş olmasına rağmen, diklofenak ve antikoagülanları  birlikte alan hastalarda, çok ender durumlarda kanama riskinin arttığına ilişkin izole raporlar bulunmaktadır. Bu nedenle böyle hastaların yakından izlenmesi tavsiye edilir.

Varfarin

Varfarin ve NSAİİ’lerın GI kanamaları üzerindeki etkisi sinerjistik özelliktedir; yani bu iki ilacı birlikte kullanan hastaların ciddi GI kanaması geçirme riski bu iki ilacı tek başlarına kullanan hastalara göre daha yüksektir. 

Aspirin:

CATAFLAM aspirinle birlikte verildiğinde, serbest CATAFLAM klirensi değişmese de protein bağlama oranı azalmaktadır. Bu etkileşimin klinik açıdan önemi bilinmiyor olmakla birlikte,] diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, diklofenak ve aspirinin eş zamanlı olarak verilmesi, advers etki görülme olasılığını artırdığından, genellikle önerilmemektedir. 

Selektif serotonin geri-alım inhibitörleri (SSRI):

Diklofenak dahil sistemik NSAİİ’lerin ve selektif serotonin geri-alım inhibitörlerinin birlikte kullanılması, gastrointestinal kanama riskini artırabilir (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). 

Antidiyabetikler :

Klinik çalışmalar diklofenakın oral antidiyabetik ilaçlarla birlikte, onların klinik etkilerini etkilemeksizin verilebileceğini göstermiştir. Ancak, diklofenak tedavisi sırasında antidiyabetik ilaçların dozunu ayarlamayı gerektirecek hipoglisemik ve hiperglisemik etkiler görülebildiğinden söz eden izole raporların bulunduğu bildirilmiştir. Bu sebeple, diklofenakın antidiyabetik ilaçlarla birlikte kullanılması sırasında tedbir olarak kan glikoz düzeyinin izlenmesi önerilir.

Metotreksat :

NSAİ’ların tavşan böbrek kesitlerinde metotreksat akümülasyonunu rekabete dayalı olarak inhibe ettiği bildirilmiştir.Bu durum, bunların metoterksat toksisitesini artırabileceğini gösterir. NSAİİ’ler metotreksat ile eş zamanlı uygulanıyorsa dikkatli olunmalıdır

Metotreksatın kan konsantrasyonları yükselebileceğinden ve bu ilaca ait toksisite artabileceğinden, metotreksat tedavisinden önceki veya sonraki 24 saat içerisinde diklofenak dahil NSAİİ’ler kullanılacaksa dikkatli kullanılması önerilir.

Siklosporin :

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, diklofenak böbrek prostaglandinleri üzerindeki etkileri nedeniyle siklosporin nefrotoksisitesini artırabilir. Bu nedenle, siklosporin kullanmakta olan hastalara, bu ilacı kullanmayan hastalara kıyasla daha düşük dozda verilmelidir.

Kinolon türevi antibakteriyal ilaçlar:

NSAİİ’lerle kinolonların birlikte kullanılmalarından dolayı çok ender olarak konvülsiyonlar bildirilmiştir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler mevcut değildir. 

Pediyatrik popülasyon:

Pediyatrik popülasyona ilişkin ek bilgiler mevcut değildir.

 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi C/D (3.trimester) 

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik/ve-veya/ embriyonal/fetal gelişim /ve-veya/ doğum /ve-veya/ doğum sonrası gelişim üzerindeki etkiler bakımından yetersizdir.İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir. 

CATAFLAM, gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır. 

Gebelik dönemi

Diklofenakın gebe kadınlarda kullanılması incelenmemiş olduğundan CATAFLAM, annede sağlanabilecek faydalar, fetusun karşı karşıya kalabileceği risklerden açıkça daha fazla olmadığı sürece, gebeliğin birinci ve ikinci üç aylık döneminde kullanılmamalıdır. Diklofenakın gebeliğin son 3 ayı içerisinde kullanılması, diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi, doğum esnasında etkili uterus kasılmalarının meydana gelmeme tehlikesi ve/veya ductus arteriosus‘un erken kapanma olasılığı nedeniyle kontrendikedir (bkz. Kontrendikasyonlar).

Laktasyon dönemi

Diklofenak, diğer NSAİİ’ler gibi anne sütüne az miktarda geçer. CATAFLAM bu nedenle, bebekte istenmeyen etkilerin ortaya çıkmasına yol açmamak emziren annelerde kullanılmamalıdır.

Üreme yeteneği / Fertilite

Diğer NSAİİ’ler gibi CATAFLAM kullanılması da kadınlarda fertiliteyi aksatabileceğinden, gebe kalmak isteyen kadınlarda önerilmez. Gebe kalmakta zorluk çeken ya da kısırlık tetkikleri yapılan kadınlarda CATAFLAM tedavisinin durdurulması düşünülmelidir. (bkz. Klinik öncesi güvenlilik verileri)

 Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler

CATAFLAM kullanırken görme bozuklukları, göz kararması, baş dönmesi, uykuya eğilim veya diğer merkezi sinir sistemi bozuklukları gelişen hastalar, araç veya makine kullanmamalıdır

 Doz aşımı ve tedavisi

Semptomlar

Diklofenak doz aşımının neden olduğu, tipik bir klinik tablo yoktur. Doz aşımında kusma, gastrointestinal kanama, ishal, göz kararması, kulak çınlaması veya konvülsiyon görülebilir. Önemli boyutlara varan zehirlenmelerde, akut böbrek yetersizliğinin ve karaciğer hasarının gelişmesi mümkündür. 

Tedavi önlemleri

Akut diklofenak dahil NSAİİ’lerle zehirlenmelerin tedavisi temel olarak destek önlemlerinin alınması ve semptomatik tedavi uygulanması şeklindedir. Hipotansiyon, böbrek yetersizliği, konvülsiyon, gastrointestinal bozukluk ve solunum depresyonu gibi komplikasyonlar gelişirse, destek önlemleri alınmalı ve semptomatik tedavi uygulanmalıdır. 

Zorlu diürez, diyaliz veya hemoperfüzyon gibi özel önlemler; NSAİİ’lerin plazma proteinlerine yüksek oranda bağlanması ve yüksek  oranda biyotransformasyona uğraması yüzünden, diklofenak dahil NSAİİ’lerin atılımına muhtemelen yardımcı değildir. 

Toksik olabilecek doz aşımından sonra aktif kömür kullanılması ve yaşamı tehlikeye sokacak boyutlardaki doz aşımından sonra mide dekontaminasyonu (kusturma, midenin yıkanması) düşünülebilir.

 Farmakodinamik Özellikler

Farmakoterapötik grup: Antiinflamatuvar ve antiromatizmal ürünler, nonsteroidler, asetik asit türevleri ve ilişkili maddeler.

ATC kodu: M01A B05.

Etki mekanizması

CATAFLAM; belirgin analjezik, antiinflamatuvar ve antipiretik özelliklere sahip bir nonsteroidal bileşik olan diklofenakın potasyum tuzunu içerir. Deneylerle gösterilmiş olan prostaglandin biyosentezinin inhibisyonu, etki mekanizmasının temeli olarak kabul edilmektedir. Prostaglandinler enflamasyon, ağrı ve ateş meydana gelmesinde büyük rol oynarlar. 

Etkilerinin çabuk başlaması nedeniyle CATAFLAM, akut ağrılı ve enflamatuvar durumların tedavisinde özellikle uygundur. 

Diklofenak potasyum in vitro olarak, insanlarda ulaşılana eşdeğer konsantrasyonlarda, kıkırdaktaki proteoglikan biyosentezini baskılamaz. 

Farmakodinamik etkiler

CATAFLAM’ın orta ve ileri derecede şiddetli ağrıda belirgin analjezik etki gösterdiği bulunmuştur. Örneğin travmaya veya cerrahi girişimlere bağlı enflamasyon varlığında hem spontan, hem de hareket sırasındaki ağrıyı hızla iyileştirir ve enflamatuvar şişlik ve yaradaki ödemi azaltır. 

Klinik çalışmalar etkin maddenin primer dismenorede ağrının giderilmesini ve kanamayı azalttığını da göstermiştir. 

Migren ataklarında, CATAFLAM’ın baş ağrısı ve eşlik eden semptomları (bulantı ve kusma) iyileştirmede etkili olduğu gösterilmiştir.

 Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler 

Emilim: 

Diklofenak, diklofenak potasyum drajelerden hızla ve tamamen emilir. Emilim, ilacın alımından hemen sonra başlar ve eşdeğer dozdaki mide asidine dayanıklı diklofenak sodyum tabletlerindeki miktar kadar emilir. 

50 mg’lık bir drajenin alınmasından 20-60 dakika sonra plazmadaki ortalama doruk konsantrasyonu olan 3.8 mikromol/l’ye ulaşılır. Yemeklerle birlikte alınması, emilen diklofenak miktarını etkilemez, yanlızca emilim başlangıcını ve hızını hafifçe geciktirebilir. 

Emilen miktar, dozun miktarı ile doğrusal orantıdadır.

Diklofenakın yaklaşık yarısı karaciğerden geçerken metabolize olduğundan (“ilk geçiş” etkisi), oral veya rektal kullanım sonrasındaki plazma konsantrasyonu-zaman eğrisinin altındaki alan (EAA değeri), eşdeğer dozun parenteral yoldan verilmesinden sonraki EAA değerinin yarısı kadardır.

Farmakokinetik özellikler, tekrarlanan uygulamalardan sonra değişmez. Önerilen dozaj sınırları arasında kalındığında hiçbir birikim oluşmaz.

Dağılım: 

Diklofenak başlıca albüminlere (% 99.4) olmak üzere serum proteinlerine % 99.7 oranında bağlanır. Hesaplanan görünen dağılım hacmi, 0.12-0.17 l/kg’dır. 

Diklofenak, sinovyal sıvıya geçer ve burada, plazmada doruk seviyelerine eriştikten 2-4 saat sonra maksimal konsantrasyonlara ulaşır. Sinoviyal sıvıdaki görünen eliminasyon yarı-ömrü 3-6 saattir. Plazmadaki doruk seviyelere ulaşılmasından 2 saat sonra sinoviyal sıvıdaki aktif madde konsantrasyonları, plazmadakinden yüksektir ve 12 saate kadar yüksek değerde kalır.

Biyotransformasyon: 

Diklofenak biyotransformasyonu kısmen intakt molekülün glukuronidasyonu ile, fakat esas olarak tek ve çoğul hidroksilasyon ve metoksilasyon ile oluşur ve hemen hepsi glukuronid konjügasyon ürünlerine dönüşen, birçok fenolik metabolit (3’ -hidroksi-, 4’ -hidroksi-,5-hidroksi-, 4’,5-dihidroksi- ve 3’-hidroksi-4’ -metoksi-diklofenak) meydana gelir. Bu fenolik metabolitlerin ikisi, diklofenaka kıyasla daha az olmakla birlikte biyolojik aktiviteye sahiptir.

Eliminasyon: 

Diklofenakın plazmadan total sistemik klerensi 263 ± 56 ml/dak.’dır (ortalama değer±SD). Plazmadaki terminal yarı-ömrü 1-2 saattir. İkisi aktif olmak üzere  4 metabolitin plazmadaki yarı-ömürleri de kısa olup 1-3 saat kadardır. 3’-hidroksi-4’-metoksi-diklofenak metabolitinin plazmadaki yarı-ömrü çok daha uzundur ama bu metabolit, tamamen inaktiftir. 

Verilen dozun %60 kadarı intakt molekülün glukuronid konjügasyon ürünü ve hemen hepsi glukuronid konjügasyon ürünlerine dönüşen metabolitler şeklinde idrarla atılır. Dozun %1’ den daha düşük bir bölümü değişmeden idrarla atılır. Dozun geri kalanı, yine metabolitler şeklinde olmak üzere safra ve dışkı yoluyla vücuttan atılır.

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum:

Diklofenak, doğrusal farmakokinetik sergiler.Emilen miktar, dozun miktarı ile doğrusal orantıdadır.

Hastalardaki karakteristik özellikler 

Böbrek yetmezliği:

Tek-doz kinetiğiyle ilgili bilgiler, böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, genellikle uygulanan dozaj programı dahilinde değişmemiş aktif maddenin birikmediği izlenimini vermektedir. Dakikada 10 ml’den daha düşük kreatinin klirensi  klerensi değerlerinde, hidroksi metabolitlerinin hesaplanan kararlı durum plazma düzeyleri, normal kişilerinkinin 4 katı kadardır. Ancak bu metabolitler, sonunda safra yoluyla vücuttan atılır.

Karaciğer yetmezliği:

Kronik hepatit veya kompanse sirozu olan hastalarda diklofenakın kinetiği ve metabolizması, karaciğer hastalığı olmayan hastalardaki ile aynıdır. 

Pediyatrik popülasyon:

CATAFLAM tabletlerin çocuklarda ve 14 yaşından küçük ergenlerde kullanılması önerilmez (bkz. Pozoloji ve uygulama şekli).

Geriyatrik popülasyon:

İlacın emiliminde, metabolizmasında veya vücuttan uzaklaştırılmasında yaşa bağlı herhangi bir fark gözlenmemiştir. 

 Klinik Öncesi Güvenlilik Verileri

Akut ve tekrarlanan doz toksisite çalışmalarından elde edilen klinik-öncesi veriler; ayrıca diklofenakla yapılan genotoksik, mutajen ve karsinojen etki çalışmaları; amaçlanan terapötik dozlarda insanlar spesifik bir tehlike olmadığını göstermiştir. Diklofenakın farelerde, sıçanlarda veya tavşanlarda teratojen etkiye sahip olduğunu gösteren herhangi bir kanıt yoktur.

Diklofenak sıçanlarda, anne-baba fertilitesi üzerinde etki göstermemiştir. Yavruların doğum öncesi, sırası ve sonrası gelişmeleri, diklofenaktan etkilenmemiştir.

 Yardımcı maddelerin listesi

Çekirdek:

Magnezyum stearat

Polivinilpirolidon

Kolloidal silisik asit

Sodyum karboksimetil nişastası

Mısır nişastası

Kalsiyum fosfat tribazik

Kaplama:

Mikrokristalin selüloz 

Polietilen glikol 8000

Dispersed red 15881 anstead [%30 kırmızı demir oksit(E172) + %70 titanyum dioksit(E171)]

Polivinilpirolidon K 30

Talk

Sukroz

 Geçimsizlikler

Bilinen geçimsizliği yoktur.

 Raf Ömrü

60 ay.

 Saklamaya yönelik özel tedbirler

30 °C’ nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Rutubetten koruyunuz.  

Orijinal ambalajında saklayınız.

 Ambalajın niteliği ve içeriği

20 draje içeren PVC/PE/PVDC blister ambalajda.

 Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

 RUHSAT SAHİBİ

Novartis Ürünleri

34912   Kurtköy - İstanbul

Tel no:  0216 560 10 00

Faks no:0216 482 64 08

 RUHSAT NUMARASI(LARI)

160 / 98

 İLK RUHSAT TARİHİ/RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 10.07.1992

 KÜB' ÜN YENİLEME TARİHİ

12.03.2010

 Müstahzar Adı

CATAFLAM® 50 mg draje

 Kullanım Yolu

Ağız yolu ile alınır.

 Etkin Maddeler

Her drajede 50 mg diklofenak potasyum.

 Yardımcı Maddeler

Magnezyum stearat, polivinilpirolidon, kolloidal silisik asit, sodyum karboksimetil nişastası, mısır nişastası, kalsiyum fosfat tribazik, mikrokristalin selüloz, polietilen glikol 8000, dispersed red 15881 anstead [kırmızı demir oksit (E 172) ve titanyum dioksit (E 171)], talk, sükroz.

  İlaç Nedir ve Niçin Kullanılır

CATAFLAM, kırmızımsı kahverengi, yuvarlak, bikonveks görünümlü drajelerdir. Her bir draje 50 mg diklofenak potasyum içerir. 

CATAFLAM, 20 adet draje içeren blister ambalajda takdim edilmektedir. 

CATAFLAM, ağrı ve iltihabın tedavisinde kullanılan “nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’ler)” adı verilen bir ilaç sınıfına aittir. 

CATAFLAM, aşağıdaki durumların kısa süreli tedavisinde kullanılabilir:

  • Burkulmalar,  gerilmeler ya da diğer zedelenmeler,
  • Ameliyattan sonraki ağrı ve şişlik,
  • Ağrılı adet döngülerini de içeren ağrılı iltihabi kadın hastalıkları ile ilgili durumlar,
  •  Sırt ağrısı, donuk omuz, tenisçi dirseği ve yumuşak doku romatizmasının diğer biçimleri,
  • Kulak, burun veya boğaz enfeksiyonları,
  • Migren atakları. 

CATAFLAM, doktorunuzun belirlediği başka durumların tedavisinde de kullanılabilir. 

CATAFLAM, şişlik ve ağrı gibi enflamasyon semptomlarını ortadan kaldırır ve ayrıca ateşi düşürür. İltihap ya da ateşin nedenleri üzerinde etkili değildir. 

CATAFLAM’ın etki mekanizması ya da size neden bu ilacın reçete edildiği ile ilgili herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza sorunuz.

  İlacı Kullanmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

CATAFLAM’ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

Eğer:

  • Diklofenaka ya da CATAFLAM’ın içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz (aşırı duyarlılık) varsa,
  • İltihap ya da ağrı tedavisinde kullanılan ilaçları (örneğin asetilsalisilik asit/aspirin, diklofenak ya da ibuprofen) aldıktan sonra bir alerjik reaksiyon geçirdiyseniz. Bu reaksiyonlar arasında astım, burun akıntısı, deri döküntüsü, yüzde şişlik yer alabilir. Bu hastalarda  “steroidal olmayan iltihap giderici ilaçlar” (NSAİİ’ler)a şiddetli, nadiren ölümcül olabilen reaksiyonlar oluştuğu bildirilmiştir. Alerjiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.
  • Koroner arter cerrahisi (Koroner arter by-pass greft) geçirdiyseniz, ameliyat öncesi, sırası ve sonrası ağrıların tedavisinde
  • Mide ya da barsakta ülseriniz varsa,
  • Dışkıda kan ya da siyah dışkılama gibi semptomların görülebileceği mide-barsak sistemi kanamanız varsa,
  • Ağır böbrek ya da karaciğer hastalığınız varsa,
  • Ağır kalp yetmezliğiniz varsa,
  • Gebeliğin son üç ayında iseniz. 

CATAFLAM’ ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ

Eğer:

  • CATAFLAM’ı asetilsalisilik asit (aspirin), kortikosteroidler, “kan sulandırıcılar” ya da SSRI’lar ile birlikte aynı anda aldıysanız (bkz. “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”),
  • Astım ya da saman nezleniz (mevsimsel alerjik rinit) varsa,
  • Daha önce mide ülseri, mide kanaması ya da siyah dışkı gibi mide-barsak sistemi bir sorununuz varsa ya da geçmişte iltihap giderici bir ilaç aldıktan sonra midede rahatsızlık ya da mide yanması geçirdiyseniz,
  • Kalın barsakta (colitis ulcerosa) ya da ince barsakta (Crohn hastalığı) iltihaplı bir hastalığınız varsa,
  • Geçirilmiş yada mevcut kalp sorununuz ya da yüksek kan basıncınız varsa,
  • Karaciğer ya da böbrek sorununuz varsa,
  • Vücudunuzda su kaybı olduysa (ör. bulantı, ishal, büyük bir ameliyattan önce veya sonra),
  • Ayaklarınız şişiyorsa,
  • Kanama bozukluğuuz ya da seyrek görülen bir karaciğer hastalığı olan porfiri (karın ağrısı ve kas kramplarına neden olan bir çeşit kalıtsal hastalık) dahil diğer kan hastalıklarınız varsa, 

Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız. 

  • CATAFLAM, geçirilmekte olan bir enfeksiyonun semptomlarını (ör. başağrısı, yüksek ateş) azaltabilir ve bu nedenle enfeksiyonun tespit edilmesini ve yeterli derecede tedavi edilmesini güçleştirebilir. Kötü hissediyorsanız ve bir doktora görünmek istiyorsanız, CATAFLAM aldığınızı belirtmeyi unutmayınız.
  • Diğer iltihap giderici ilaçlar gibi CATAFLAM da çok seyrek olarak ciddi alerjik cilt reaksiyonlarına (ör. döküntü) neden olabilir. Bu nedenle, böyle bir reaksiyon gördüğünüzde derhal doktorunuza bilgi veriniz.

CATAFLAM’ın  yiyecek ve içecek ile kullanılması

CATAFLAM, bir bardak su ya da başka bir içecekle bütün halinde yutulmalıdır.

CATAFLAM’ın, yemeklerden önce ya da boş mideyle alınması önerilmektedir.

 

Hamilelik

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. 

Hamileyseniz ya da hamile olduğunuzu düşünüyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz.

Kesin gerekli olmadığı sürece hamilelik süresince CATAFLAM almamalısınız.

Diğer iltihap giderici ilaçlarda olduğu gibi, doğmamış çocuğunuza zarar verebileceği ve doğumda sorunlara yol açabileceğinden CATAFLAM da gebeliğin son 3 ayında alınmamalıdır.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

CATAFLAM kullanıyorsanız bebeğinizi emzirmeyiniz.

Araç ve makine kullanımı


Nadiren CATAFLAM kullanan hastalar görme bozuklukları, baş dönmesi veya uyku hali gibi yan etkiler görebilirler. Böyle etkiler görürseniz araba kullanmamalı ve dikkat gerektiren diğer işleri yapmamalısınız. Böyle etkiler görürseniz en kısa zamanda doktorunuza söyleyiniz. 

CATAFLAM’ın içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler

CATAFLAM’ın içeriğinde sükroz bulunur. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlık olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz. 

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı 

Aşağıdaki ilaçlardan birini alıyorsanız, dozu değiştirmeniz ve/veya başka önlemler almanız gerekebilir:

  • Lityum ya da seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) (depresyonun bazı tiplerinin tedavisinde kullanılan ilaçlar),
  • Digoksin (kalp sorunları için kullanılan bir ilaç),
  • Diüretikler (idrar miktarını arttırmada kullanılan ilaçlar),
  • ADE inhibitörleri ya da beta blokerler (yüksek kan basıncı ve kalp yetmezliğini tedavi etmede kullanılan ilaç sınıfları),
  • Asetilsalisilik asit (aspirin) veya ibuprofen gibi diğer iltihap giderici ilaçlar,
  • Kortikosteroidler (vücuttaki iltihap bölgelerinin tedavisinde kullanılan ilaçlar),
  •  “Kan sulandırıcılar” (kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar),
  • İnsülin dışında diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar,
  • Metotreksat (kanser ya da iltihaplı romatizma bazı türlerinin tedavisinde kullanılan ilaç),
  • Siklosporin (başlıca, organ nakli uygulanan hastalarda kullanılan bir ilaç),
  • Enfeksiyona karşı kullanılan bazı ilaçlar (kinolon antibakteriyeller). 

Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise  lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

  İlaç Nasıl Kullanılır

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

  • Tedavi başlangıcında günlük doz genelde 100 ila 150 mg’dır. Toplam günlük doz 2 veya 3 ayrı doz halinde alınmalıdır. Günde 150 mg’ın üzerine çıkmayınız.
  • Ağrılı adet döngülerinde, ilk belirtileri hissettiğiniz anda tedaviye 50 ya da 100 mg’ lık tek dozla başlayınız. Gerekirse birkaç gün boyunca, günde iki ya da üç kez 50 mg ile devam edin. 2-3 adet döngüsü  boyunca günde 150 mg ağrıyı yeterli ölçüde dindirmezse, sonraki adet dönemlerinizde günde 200 mg’ a kadar çıkmanız gerekebilir. Günde 200 mg’ ın üzerine çıkmayınız.
  • Migrende, ilk kriz belirtileri ortaya çıktığı anda tedaviye 50 mg tek doz ile başlayınız. İlk dozdan 2 saat sonra yeterli ağrı kontrolünün elde edilemediği durmularda 50 mg daha alınabilir. Gerekirse 4 ila 6 saatlik aralıklarla 50 mg dozlara devam edilebilir. Günde 200 mg’ ın üzerine çıkmayınız.
  • Doktorunuz size tam olarak kaç tane CATAFLAM draje almanız gerektiğini söyleyecektir. Tedaviye verdiğiniz yanıta göre doktorunuz daha yüksek ya da daha düşük bir doz önerebilir.
  • Doktorunuzun talimatlarına dikkatle uyunuz. Önerilen dozu ve tedavi süresini aşmayınız.
  • Ağrınızın kontrol altında tutulabildiği en düşük dozu almanız ve CATAFLAM drajeyi gereğinden daha uzun süre almamanız önem taşır.
  • CATAFLAM drajeyi birkaç haftadan daha uzun süre kullanırsanız, gözden kaçan yan etkilerin görülmediğinden emin olunması açısından düzenli kontroller için doktorunuzu görmelisiniz. 

Uygulama yolu ve metodu:

  • CATAFLAM, sadece ağızdan kullanım içindir.
  • CATAFLAM, tercihen yemeklerden önce ya da mide boşken bir bardak su ya da başka bir içecekle bütün halinde yutulmalıdır. Bölünmemelidir ve çiğnenmemelidir. 

Değişik yaş grupları:

Çocuklarda kullanımı:

  • 14 yaş ve üzerindeki ergenlerde günde 75 ila 100 mg genelde yeterlidir.
  • Toplam günlük doz 2 veya 3 ayrı doz halinde alınmalıdır. Günde 150 mg’ın üzerine çıkmayınız.
  • Migrende; CATAFLAM, çocuk ve ergenler (18 yaş altındaki) tarafından kullanılmamalıdır.

CATAFLAM, 14 yaşın altındaki çocuk ve ergenlere verilmemelidir. 14 yaş altındaki çocuklarda, doktor önerisi doğrultusunda ağızdan damla ya da fitil gibi diğer diklofenak formları kullanılabilir.

Bir yaşından küçük çocuklara CATAFLAM verilmemelidir.

 

Yaşlılarda kullanımı:

Yaşlı hastalar CATAFLAM drajenin etkilerine diğer erişkinlerden daha duyarlı olabilirler. Bu nedenle özellikle yaşlılar doktorun talimatlarını dikkatle dinlemelidirler ve semptomları dindiren mümkün olan en az sayıda tablet almalıdırlar. Yaşlı hastalarda istenmeyen etkilerin derhal doktora bildirilmesi özellikle önemlidir. 

Özel kullanım durumları:

Böbrek yetmezliği:

Böbrek yetmezliği durumunda hasta yakın gözetim altında tutulmalıdır. 

Karaciğer yetmezliği:

Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda CATAFLAM verilirken, mevcut hastalığın alevlenme olasılığı nedeniyle yakın tıbbi gözetime ihtiyaç vardır.

Doktorunuz ayrı bir tavsiyede bulunmadıkça, bu talimatları takip ediniz.

Eğer CATAFLAM’ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla CATAFLAM kullandıysanız:

CATAFLAM’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

CATAFLAM’ı kullanmayı unutursanız

İlacınızı almayı unutursanız, unuttuğunuzu fark eder etmez bu dozu alınız ve sonraki dozu her zamanki saatte alınız.

Eğer, ilacınızı almayı unuttuğunuzu fark ettiğinizde, sonraki dozun saati yaklaşmış ise, unuttuğunuz dozu atlayınız.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

CATAFLAM  ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler

Bulunmamaktadır.

  İlacın Olası Yan Etkileri Nelerdir

Tüm ilaçlar gibi CATAFLAM’ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden biri olursa, CATAFLAM’ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Alışılmadık kanama ya da morarma,
  • Yüksek ateş ya da inatçı boğaz ağrısı,
  • Yutma güçlüğü, hipotansiyon (kan basıncı düşüklüğü) ve bayılmaya neden olabilen döküntü ve kaşıntı ile sıkça ilişkili olan yüzde, dudaklarda, ağızda, dilde ya da boğazda şişmenin görüldüğü alerjik reaksiyonlar. Hırıltı ve göğüste sıkışma hissi (astım belirtileri),
  • Göğüs ağrısı (kalp krizi belirtileri),
  • Ani ve şiddetli baş ağrısı, bulantı, baş dönmesi, hissizlik, konuşamama ya da konuşma güçlüğü, felç (beyin ile ilgili kriz belirtileri),
  • Boyun sertliği (viral menenjit belirtisi),
  • Çizgili kasların  şiddetli kasılması (konvülsiyonlar),
  • Ciltte kızarıklık ya da morarma (muhtemel kan damarı iltihabı belirtisi). Kabarcıklı deri döküntüsü, dudaklarda, gözlerde ve ağızda kabarcıklar. Pullanma ya da soyulma şeklinde cilt iltihabı,
  • Şiddetli karın ağrısı, kanlı ya da siyah dışkı, kanlı kusma,
  • Cilt ya da gözlerde sararma (hepatit/karaciğer yetmezliği belirtisi),
  • Kanlı idrar, idrarda fazla protein, idrar çıkışında ciddi azalma (böbrek bozuklukları belirtileri). 

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.

Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.

Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür. 

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Uyku hali,
  • Mide ağrısı,
  • Kollarda, ellerde, bacaklarda ve ayaklarda şişme (ödem),
  • Oryantasyon bozukluğu,
  • Psikotik bozukluk,
  • Ellerde ya da ayaklarda karıncalanma ya da uyuşukluk,
  • Karaciğer fonksiyonlarında değişme (ör. transaminaz düzeyleri),
  • Hafıza bozukluğu,
  • Kaygı, endişe (anksiyete),
  • Titreme,
  • Görme ya da işitme bozuklukları,
  • Ağızda yaralar,
  • Özofagus (besinleri boğazdan mideye taşıyan boru) ülseri,
  • Çarpıntı
  • Ciltte kızarıklık, şişme ve su toplama (güneşe duyarlılığın artması nedeniyle). 

Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahele gerekebilir. 

Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.

 Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz.

  • Baş ağrısı,
  • Baş dönmesi
  • Bulantı,
  • Kusma,
  • İshal,
  • Kabızlık
  • Hazımsızlık,
  • Karın ağrısı,
  • Şişkinlik,
  • İştah kaybı,
  • Ciltte döküntü,
  • Depresyon,
  • Uyuma güçlüğü,
  • Kâbus görme,
  • Alınganlık,
  • Tat alma duyusunda bozulma,
  • Saç dökülmesi,

Bu yan etkiler CATAFLAM’ın hafif yan etkileridir.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz .

  İlaç Saklanma Koşulları Nasıldır

CATAFLAM’ ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

30°C üzerinde saklamayınız. Rutubetten koruyunuz. 

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Blister veya ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden sonra CATAFLAM’ı kullanmayınız

Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz CATAFLAM’ı kullanmayınız.

 Ruhsat Sahibi

Novartis Ürünleri

34912, Kurtköy/İstanbul 

 Üretici Bilgileri

Novartis Ürünleri

34912, Kurtköy/İstanbul 

Kimyasal Yapısı (2D)

CATAFLAM  50 MG 20 DRAJE Kimsayal Yapısına ait grafik bulunamadı.

ilachakkinda.com Uyarısı !

Hiçbir ilacı doktorunuza ya da eczacınıza danışmadan kullanmayınız. Unutmayınız ki, internet sitelerinde ilaçlar hakkında verilen bilgiler, bir uzmanın sizi muayene ederek vereceği reçetenin yerini tutmaz. Bu sayfada CATAFLAM 50 MG 20 DRAJE kullananlar veya diğer kişiler ilaç hakkında yorum yapamaz.