Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Pfizer İlaçları Ltd.Şti
Marka ACCUZIDE
Etken Madde Kodu SGKF8Q-KINAPRIL HCL+HIDROKLOROTIAZID Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 30
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C09BA06
ATC Açıklaması Kinapril ve diüretikler
NFC Kodu BC
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Film Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A00319
Patent Orjinal
Satış Fiyatı 16,5 TL (18 Şubat 2019) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 13,06 TL (26 Şubat 2018)
Kurumun Ödediği 10,16 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E474C
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçmez.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği

Özellikle tedavinin başlangıcında, böbrek yetmezliği olanlarda (serum kreatinin 1.8 mg/100 ml’den yüksek ya da kreatinin klerensi 30-60 ml/dak. olanlar) kan basıncı ve/veya gereken laboratuvar parametreleri çok yakından izlenmelidir.

Karaciğer Yetmezliği

Karaciğer yetmezliğinde risk ve yararlar iyice değerlendirildikten sonra ve bazı klinik ve laboratuvar-kimyasal parametreler yakından izlenerek kullanılabilir.

Doz Aşımı

Kinapril/hidroklorotiyazid doz aşımı ile ilgili insan verisi mevcut değildir. Kinapril/hidroklorotiyazidin fare ve sıçanlardaki LD50 değeri 1063/664 ila 4640/2896 aralığındadır.

Kinapril monoterapisinde en belirgin klinik aşırı doz semptomu hipotansiyondur ve genel olarak intravenöz serum fizyolojik ile tedavi edilir.

Hidroklorotiyazid monoterapisinde en yaygın aşırı doz semptomları aşırı diürez sonucu ortaya çıkan elekrolit kaybı (hipokalemi, hipokloremi, hiponatremi) ve dehidratasyon kaynaklıdır. Eğer digitalis de kullanılırsa hipokalemi kardiyak aritmiyi kuvvetlendirir.

Kinapril/hidroklorotiyazid doz aşımı tedavisi ile ilgili spesifik bir bilgi bulunmamaktadır. Hemodiyalizin ve peritoniyal diyalizin kinapril ve kinaprilatın eliminasyonunda ufak bir etkisi vardır.

Tedavi, uygulanan medikal bakımla tutarlı olmak üzere semptomatik ve destekleyicidir.

Endikasyonlar

Kombinasyon preparatının kullanılmasının gerekli olduğu esansiyel hipertansiyonda endikedir.

 

Hipertansiyon tedavisinde kullanılan monoterapinin yetersiz olduğu durumlarda kombinasyon tedavisi uygulanmalıdır.

 

Sabit kombinasyonlar doz ayarlaması için uygun olmamakla birlikte, bileşiminde bulunan maddelerin idame dozları sabit kombinasyondakine eşit olduğu durumlarda kullanılabilirler.

Farmakodinamik Özellikler

Bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü olan kinapril ve bir diüretik olan hidroklorotiyazid, hipertansiyonda ayrı ayrı ve kombinasyon şeklinde kullanılmaktadır. Her ikisinin de hipotansif etkileri aditiftir. Kinapril, hidroklorotiyazidin yol açtığı potasyum kaybını azaltıcı etki gösterir.

 

Kinapril, hipertansiyonlu hastalarda hem ayakta hem de yatarken ölçülen kan basıncında düşme sağlar ve kalp hızında dengeleyici yükselmeye neden olmaz. Hemodinamik araştırmalarda, kinapril, periferik arter direncinde belirgin bir azalmaya neden olur. Renal kan akımında ve glomerül filtrasyon hızında genellikle klinik açıdan önemli bir değişiklik olmaz. Hastaların çoğunluğunda antihipertansif etki, oral yoldan verilmesinden yaklaşık 1 saat sonra ortaya çıkmaya başlar ve en yüksek etki 2-4 saat sonra görülür. Herhangi bir kinapril dozunun en güçlü hipotansif etkisi tedavinin 3-4’üncü haftasından sonra ortaya çıkar. Uzun süre önerilen dozlarda kullanıldığında antihipertansif etkisi azalmaz. Tedavisinin aniden kesilmesi, kan basıncında hızlı ve aşırı yükselmeye (rebound etki) yol açmaz.

 

Hidroklorotiyazid oral yoldan verildikten sonra iki saat içinde böbreklerden elektrolit ve su atılımı başlar, en yüksek değere 3-6’ıncı saatlerde ulaşılır ve 6-12 saat devam eder. Antihipertansif etkisi 3-4 gün sonra başlar ve tedavi kesildikten sonra yaklaşık 1 hafta daha devam eder.

 

Kinapril, karaciğerde hidroliz sonucu ADE inhibitörü olan kinaprilata dönüşür. ADE, anjiyotensin I’i vazoaktif bir madde olan anjiyotensin II’ye dönüştüren bir peptidildipeptidazdır.

 

ADE inhibisyonu, vazokonstriksiyona yol açan anjiyotensin II’nin dokular ve plazmadaki yapımını azaltarak aldosteron salgılanmasını azaltır ve böylece serum potasyum konsantrasyonunun yükselmesine yol açar. Anjiyotensin II’nin renin salgılanması üzerindeki negatif etkisi ortadan kalktığı için plazma renin aktivitesi artar. ADE aynı zamanda vazodepresif bir peptid olan bradikinini parçaladığı için, ADE inhibisyonu sonucu dolaşımdaki ve lokal kalikrein-kinin sisteminin aktivasyonunda artış ve dolayısıyla prostaglandin sisteminde aktivasyon meydana gelir. Bu mekanizmanın ADE inhibitörlerinin antihipertansif etkisine katkıda bulunması ve bazı yan etkilerinin nedeni olması mümkündür.

 

Hidroklorotiyazid bir benzotiyadiaziddir. Tiyazidler böbrekleri doğrudan etkileyerek sodyum ve klorür ile birlikte su atılımını arttırır. Distal tubulusların ilk bölümleri, ana etki bölgesidir. Tiyazidler, hücrelerin lümene bakan membranında elektronötral sodyum klorür kotransportunu inhibe eder. Potasyum ve magnezyum atılımı artar, kalsiyum atılımı azalır. Hidroklorotiyazid, az miktarda bikarbonat atılımına yol açar ve atılan klorür miktarı sodyumdan daha fazladır. Hidroklorotiyazid proksimal tubuluslardan aktif olarak atılır. Metabolik asidoz veya metabolik alkalozda diüretik etkisi azalmaz.

 

Hidroklorotiyazidin antihipertansif etki mekanizmasında, sodyum dengesinin değişmesi, ekstraselüler su ve plazma hacminin azalması, renal vasküler direncin değişmesi ve norepinefrin ile anjiyotensin II’ye karşı reaktivite azalmasının rolü tartışılmaktadır.

Farmakokinetik Özellikler

Kinaprilin oral yoldan verilmesinden sonra 1 saat içinde en yüksek kinapril konsantrasyonuna ulaşılır. Yemeklerle birlikte alınması kinaprilin emilimini etkilemez. Kinapril emildikten sonra hızla ve tama yakın olarak aktif ana metaboliti olan kinaprilata dönüşür. Ayrıca, önemsiz miktarda ve farmakolojik olarak aktif olmayan metabolitleri de meydana gelir. Aktif metabolit olan kinaprilatın en yüksek plazma düzeyine, kinaprilin oral yoldan alınmasından yaklaşık 2-3 saat sonra ulaşılır. Kinapril ve kinaprilat proteinlere yaklaşık %97 oranında bağlanır. Kinapril dozunun yaklaşık %60’ı böbrekler, %40’ı feçes ile atılır. Kinaprilat temel olarak böbrekler aracılığıyla atılır; akümülasyon yarılanma süresi yaklaşık 3 saat ve ADE’den disosiyasyon yarılanma süresi yaklaşık 26 saattir. Kreatinin klerensi dakikada 60 ml’ye kadar azalmış böbrek yetmezliği olan hastalarda, kinapril ve kinaprilat plazma düzeyi eğrisinin normal olduğu görülmüştür. Kreatinin klerensi 60 ml/dak’nın altında ise, kinaprilat düzeyi yükselir, en yüksek plazma düzeyine daha geç ulaşır ve eliminasyon yarılanma süresi de uzar.

 

Oral yoldan alınan hidroklorotiyazidin %60-80’ı absorbe edilir. 12.5 mg hidroklorotiyazidin oral yoldan alınmasından sonra en yüksek plazma konsantrasyonu olan 70 ng/ml’ye 1.5-4 saat içinde ulaşılır. Hidroklorotiyazid, plazma proteinlerine %65 oranında bağlanır. Göreceli dağılım hacmi 0.5‑1.1 l/kg arasındadır. Hidroklorotiyazidin %95’inden büyük bir oranı böbreklerden değişmeden atılır. Böbrek yetmezliğinde atılımı yavaşlar ve yarılanma süresi uzar. Hidroklorotiyazidin böbreklerden atılımı, kreatinin klerensi ile yakından bağlantılıdır. Karaciğer sirozu, hidroklorotiyazidin farmakokinetik özelliklerinde önemli bir değişikliğe yol açmaz.

Farmasötik Şekli

Film kaplı tablet

Formülü

Film kaplı her tablette;

20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg hidroklorotiyazid bulunur.

Boyar maddeler: Titanyum dioksit, demir oksit hidrat, demir (III) oksit.

İlaç Etkileşmeleri

Tetrasiklinler ve magnezyumla etkileşen diğer ilaçlar:

Tetrasiklinin kinapril ile birlikte verilmesi tetrasiklin emilimini %28 ila %37 arasında azaltmıştır. Bu azalma kinapril formülasyonunda bulunan magnezyum karbonat nedeniyle gerçekleşmektedir. Kinapril/hidroklorotiyazidin tetrasiklin ya da magnezyumla etkileşen diğer ilaçlarla beraber kullanımı düşünüldüğünde bu etkileşim dikkate alınmalıdır.

 

Lityum:

Genel olarak lityum, diüretiklerle beraber kullanılmamalıdır. Diüretikler lityumun böbrek klerensini azaltır ve yüksek lityum toksisitesi riskine sebep olur. Lityum ve ADE inhibitör tedavisini birlikte alan hastalarda, bu maddelerin sodyum kaybettirici etkisine bağlı serum lityum seviyelerinde artış ve lityum toksisitesi semptomları bildirilmiştir. Kinapril/hidroklorotiyazid ile lityum toksisitesi riski artabilir. Kinapril/hidrokolorotiyazid alırken dikkatli olunmalıdır ve ayrıca serum lityum seviyelerinin sık sık kontrol edilmesi önerilir.

 

Diğer Ajanlar:

Kinapril, propranolol, hidroklorotiyazid, digoksin veya simetidin ile birlikte uygulandığında, klinik açıdan önemli herhangi bir farmakokinetik etkileşim meydana gelmemiştir.

Tek doz varfarinin antikoagülan etkisi (protrombin süresi ile ölçülen), günde iki defa birlikte alınan kinaprille önemli bir değişikliğe uğramamıştır.

 

Birlikte verildiğinde aşağıdaki ilaçlarla tiyazid diüretikleri etkileşime girebilir:

 

Alkol, barbitüratlar veya narkotikler:

Alkolün etkisinde güçlenmeye sebep olabilir. Ortostatik hipotansiyon riski ortaya çıkabilir.

 

Sofra tuzu:

ACCUZIDE’in antihipertansif etkisinde azalma yapabilir.

  

Diğer antihipertansif ilaçlar:

ACCUZIDE’in antihipertansif etkisinde aditif etkiye veya güçlenmesine sebep olabilir.

 

Diğer Diüretikler:

ACCUZIDE içerisinde diüretik bulunmaktadır. Diğer diüretikler ile birlikte kullanılması bu etkinin artmasına neden olabilmektedir. Ayrıca diüretik kullanan hastalarda, özellikle hacim ve/veya tuz düzeyi azalmış ya da ADE inhibitör dozu artırılmış olanlarda, tedavinin başlangıcında aşırı oranda kan basıncının azalması gerçekleşebilir.

 

Analjezikler, antifilojistikler (asetil salisilik asit, indometazin gibi):

ACCUZIDE’in antihipertansif etkisinde olası azalma görülebilir. Özellikle hipovolemili hastalarda akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.

 

Yüksek doz salisilat uygulaması:

Hidroklorotiyazide bağlı olarak, salisilatların merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkisinde güçlenmeye sebep olabilir.

 

Serum Potasyumu Artıran Maddeler:

Kinapril, aldosteron seviyelerini düşürebilen bir ADE inhibitörü olup, bu da sonuçta potasyum tutulmasına neden olabilir. Bu yüzden, kinaprilin potasyum tutucu diüretikler (örneğin: spironolakton, triamteren veya amilorid), potasyum katkıları veya potasyum içeren tuz yerine geçen maddeler ile birlikte tedavisi uygulanırken dikkatli olunmalı ve serum potasyumu uygun şekilde gözlenmelidir (Bkz. Uyarılar/Önlemler). ACCUZIDE diüretik içerdiği için ilave bir potasyum tutucu diüretik kullanımı tavsiye edilmez.

 

Antiasitler:

ACCUZIDE’in biyoyararlanımını azaltabilirler.

 

Digitalis glikozidleri:

Potasyum ve/veya magnezyum eksikliğine bağlı olarak digitalis glikozitlerinin etki ve yan etkileri artabilir.

 

Oral antidiyabetikler ve insülin:

Hidroklorotiyazidden dolayı etkinin zayıflamasına sebep olabilir. Antidiyabetik ilacın dozunun ayarlanması gerekebilir.

 

Katekolaminler (epinefrin gibi):

Hidroklorotiyazide bağlı olarak etkide azalmaya sebep olabilir.

 

Presör aminler (norepinefrin gibi)

Presör aminlerin kullanımını engelleyecek kadar olmamakla beraber, presör aminlere yanıtı azaltabilir.

 

Potasyum kaybına yol açan diüretikler (furosemid gibi), glukokortikostreoidler, ACTH, karbenoksolon, amfoterisin B, penisilin G, salisilatlar ve laksatif alışkanlığı:

Hidroklorotiyazide bağlı potasyum ve/veya magnezyum kaybında artış. Şiddetli elektrolit kaybına, özellikle hipokalemiye sebep olabilir.

 

Anyon değiştirici reçine, kolestramin veya kolestipol:

Hidroklorotiyazidin emilimi azalabilir. Tek dozluk kullanımları hidroklortiyazidi bağlar ve gastrointestinal kanaldan emilimini sırasıyla %85 ve %43’e kadar azaltır.


Allopurinol, sitotistikler, immunosupresifler, sistemik kortikosteroidler, prokainamid:Lökopeni yapabilir.


Sitostatikler (siklofosfamid, florourasil, metotraksat gibi):Hidroklorotiyazide bağlı olarak kemik iliğindeki zararlı etkilerin güçlenmesi (özellikle granülositopeni) görülebilir.

 

Narkotikler, anestezikler:

Hipotansif etkide güçlenme (anesteziste hastanın ACCUZIDE kullandığı belirtilmelidir) yapabilir.

 

Kas gevşeticiler (kürar benzeri):

Hidroklorotiyazide bağlı olarak kas gevşetici etkinin güçlenmesi ve uzaması görülebilir.

 

Metildopa:

İzole vakalarda hidroklorotiyazide karşı antikor oluşması nedeniyle hemoliz görülebilir.

 

Nöroleptik ilaçlar, imipramin:

Kinaprilin antihipertansif etkisinde güçlenme yapabilir.

 

Cerrahi/anestezi:

Her ne kadar ACCUZIDE ile hipotansiyon yapan anestezik ajanlar arasında etkileşim olduğuna dair bir bilgi olmasa da, ADE inhibitörleri kompansatuvar renin salgılanmasına sekonder anjiyotensin II oluşumunu bloke ettikleri için hastalara büyük cerrahi operasyon veya anestezi uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Bu durum, hacim artışı ile düzeltilebilecek olan hipotansiyona yol açabilir.

Tiyazidler, noradrenaline karşı arteriyel yanıtı azaltabilirler. Acil cerrahi durumlarında, ön anestezikler ve anestezikler azaltılmış dozlarda uygulanmalıdır. Tiyazidler tübokürarine karşı yanıtı artırabilirler.

 

Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar:

Bazı hastalarda, non-steroidal antiinflamatuvar ajan kullanımı, loop, potasyum tutucu ve tiyazid diüretiklerin diüretik, natriüretik ve antihipertansif etkilerinde azalmaya neden olabilmekte ve ADE inhibitörlerinin antihipertansif etkilerini azaltabilmektedir. Bundan dolayı ACCUZIDE ve non-steroidal antiinflamatuvar ajanların birlikte kullanıldığı hastalar ACCUZIDE’in istenilen etkisinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi için yakın olarak takip edilmelidir. Buna ilave olarak NSAİİ ve ADE inhibitörlerinin serum potasyumunun artması yönünde aditif bir etki gösterirken, böbrek fonksiyonları azalabilmektedir. Bu etkileri prensipte geri dönüşümlüdür ve özellikle böbrek fonksiyonları bozulmuş hastalarda görülür.

Kontraendikasyonlar

ACCUZIDE aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır:

  • Kinapril hidroklorür, tiyazid ve olası çapraz reaksiyonlar nedeniyle sülfonamidlere ve ilacın bileşimindeki herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılık
  • Anüri (Hidroklorotiyazid sebebi ile)
  • Daha önce uygulanmış ADE-inhibitör tedavisine bağlı anjiyoödem hikayesi olanlarda
  • Ağır böbrek yetmezliği (serum kreatinini 1.8 mg/100ml’den yüksek ya da kreatinin klerensi 30 ml/dak.’dan az olanlar)
  • Diyaliz hastaları
  • Renal arter stenozu (bilateral veya tek böbrek varsa unilateral)
  • Böbrek naklinden sonra
  • Hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya mitral kapak stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati
  • Dekompanse kalp yetmezliği
  • Primer hiperaldosteronizm
  • Ağır karaciğer yetmezliği (hepatik prekoma/koma) ya da primer karaciğer hastalığı
  • Klinik açıdan önemli elektrolit denge bozukluğu (hiperkalsemi, hiponatremi, hipokalemi)
  • Çocuklar (yeterli klinik deneyim olmadığından)
  • Laktasyonda
  • Gebe, gebe kalmayı planlayan veya uygun doğum kontrol yöntemleri kullanmayan ve çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda kontrendikedir. Kinapril/hidroklorotiyazid gebe kalma yaşında olan kadınlara yalnızca, hastanın gebe kalma olasılığının büyük ölçüde olmaması ve hastanın fetüse olan zarar potansiyeli konusunda bilgilendirilmiş olması koşulu ile uygulanabilir (bkz. Uyarılar/Önlemler Gebelik).
  • Aort stenozunda veya çıkım darlığı olanlarda
  • Kalıtsal/idiyopatik anjiyoödemi olanlarda

Kullanım Şekli Ve Dozu

Hipertansiyon tedavisine etkin antihipertansif ilaçlar kullanarak düşük doz monoterapi ile başlanmalıdır. Monoterapinin etkili olmadığı durumlarda ACCUZIDE endikedir. ACCUZIDE’in günlük dozu sabahları bir tablettir. ACCUZİDE İLE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN HASTALARDA ACCUZİDE DOZU YÜKSELTİLMEMELİDİR. Gereken durumlarda tedaviye ayrı ayrı ilaçlarla devam edilmelidir. Günlük doz 20 mg kinapril+25 mg hidroklorotiyazidi aşmamalıdır.

Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi dakikada 30 ml’nin altında olanlar) ACCUZIDE kullanılmamalıdır.

 

Böbrek fonksiyonları orta derecede kısıtlanmış hastalar (kreatinin klerensi 30-60 ml/dak.) ve yaşlı hastalarda kinapril dozunun azaltılması gerekli olabilir. Sirozlu hastalarda, kinaprilin ilk geçiş sırasında daha düşük oranda metabolize edilmesine bağlı olarak kinaprilatın plazma konsantrasyonu daha düşüktür.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

ACCUZIDE FORT 20/25mg Film Kaplı Tablet: 30 tabletlik ambalajlarda.

Ruhsat Sahibi

Pfizer İlaçları Ltd.Şti.,

34347 Ortaköy - İstanbul

Ruhsat Tarihi Ve Numarası

26.09.2000 - 108/57

Saklama Koşulları

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Her film kaplı tablette 20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg hidroklorotiyazid içeren 30 tabletlik blister ambalajlarda.

Uyarılar/Önlemler

Baş ve Boyunda Anjiyoödem:Anjiyoödem, kinapril alan hastaların %0.1’inde bildirilmiştir. Laringeal stridor veya yüz, dil veya glottiste anjiyoödem görüldüğü takdirde, kinapril/hidroklorotiyazid tedavisi derhal kesilmelidir; hasta, kabul görmüş tıbbi bakım yöntemlerine uygun şekilde tedavi edilmeli ve ödem yokolana dek sıkı gözetim altında tutulmalıdır. Şişmenin yüz ve dudaklarla sınırlı kaldığı durumlarda vaka genel olarak tedaviye gerek kalmadan düzelmektedir; semptomların iyileştirilmesinde antihistaminikler yararlı olabilmektedir. Larinksin de tutulum gösterdiği anjiyoödem durumu ölümcül olabilir. Dil, glottis veya larinksin hava yollarının tıkanmasına yol açmaları durumunda subkütan adrenalin (epinefrin) çözeltisi 1:1000 (0.3 ila 0.5 ml arası) de dahil olmak fakat bununla sınırlı kalmamak kaydıyla, uygun acil durum tedavisi derhal uygulanmalıdır.

ADE inhibitörü tedavisi alan siyah ırktan olan hastaların, siyah ırktan olmayan hastalara oranla daha yüksek bir anjiyoödem görülme sıklığına sahip oldukları bildirilmiştir. Ayrıca kontrollü klinik çalışmalarda, ADE inhibitörlerinin kan basıncı üzerindeki etkisinin siyah ırktan olan hastalarda, siyah ırktan olmayan hastalara oranla daha düşük olduğu da unutulmamalıdır. Kinapril tedavisi sırasında siyah ırktan olan ve siyah ırktan olmayan hastalarda anjiyoödem görülme sıklığı, kinaprilin hipertansiyon tedavisinde etkinliğini değerlendiren iki, büyük, açık etiketli klinik çalışmada hesaplanmıştır. 1656 siyah ırktan olan ve 10.583 siyah ırktan olmayan hastanın değerlendirildiği bir çalışmada, anjiyoödemin kinapril tedavisiyle ilgisi olsun veya olmasın görülme sıklığı siyah ırktan olan hastalarda %0.3, siyah ırktan olmayanlarda ise %0.39’dur. Bir başka çalışmada (1443 siyah ırktan olan ve 9300 siyah ırktan olmayan hasta), anjiyoödem görülme sıklığı siyah ırktan olan hastalarda %0.55, siyah ırktan olmayanlarda ise %0.17 olarak gerçekleşmiştir.

İntestinal Anjiyoödem:İntestinal anjiyoödem ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda bildirilmiştir. Bu hastalarda abdominal ağrı, bulantı veya kusma ile birlikte veya bulantı veya kusma olmaksızın görülebilir. Bazı olguların geçmişinde fasyal anjiyoödem öyküsü bulunmayabilir ve C – 1 esteraz düzeyleri normaldir. Anjiyoödem tanısı, bilgisayarlı tomografi (BT görüntüleme) ve ultrason gibi tanı yöntemleri ile veya cerrahi müdahale sırasında konulmuştur ve semptomlar ADE inhibitörü tedavisinin kesilmesi ile geçmiştir. Karın ağrısı olan ve ADE inhibitörü kullanan hastaların ayırıcı tanısına intestinal anjiyoödem de dahil edilmelidir.

ADE inhibitörü tedavisi ile bağlantılı olmayan anjiyoödem hikayesi olan hastaların anjiyoödem riskleri bir ADE inhibitörü alırken artabilir.

Anafilaktik reaksiyonlar:Desensitizasyon: Himenoptera zehiri ile desensitizasyon tedavisi sırasında ADE inhibitörleri alan hastalar hayatı tehdit edici boyutta anafilaktik reaksiyonlar geçirmişlerdir. Aynı hastalarda, bu reaksiyonlar ADE inhibitörleri geçici olarak kesildiğinde önlenmiş fakat kazara tekrar kullanım sırasında yeniden ortaya çıkmışlardır.

LDL aferezi: Dekstran-sülfat absorpsiyonlu düşük yoğunluklu lipoprotein aferezi uygulanan hastalarda, bir ADE inhibitörü ile birlikte tedavi uygulanması sırasında anafilaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu nedenle ADE inhibitörü kullanan hastalarda bu yöntemden kaçınılmalıdır.

Hemodiyaliz: Klinik kanıtlar, belirli yüksek geçirgenlikli membranlar (poliakrilonitril membranlar) kullanılarak hemodiyaliz uygulanan hastaların ADE inhibitörü tedavisiyle birlikte anafilaktik reaksiyonlar geçirme olasılıklarının bulunduğunu göstermiştir. Alternatif antihipertansif ilaçların kullanımı veya hemodiyaliz için alternatif membranların kullanımı vasıtasıyla bu kombinasyondan kaçınılmalıdır.

Hipotansiyon: Kinapril/hidroklorotiyazid, genellikle monoterapi olarak kullanılan ilaçtan daha sık olmamak üzere semptomatik hipotansiyona neden olabilir.  Semptomatik hipotansiyon kinapril ile tedavi edilen komplike olmayan hipertansif hastalarda nadiren görülmekle birlikte, tuzsuz rejim uygulayan veya diyaliz uygulanmakta olan, diüretiklerle tedavi edilmiş olan hastalar gibi tuz/hacim kaybı olan hastalarda ADE inhibisyon tedavisinin olası bir sonucu olarak meydana gelebilir.

Kinapril/hidroklorotiyazid, diğer antihipertansif ajanlarla birlikte tedavi alan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Kinapril/hidroklorotiyazid’in tiyazid bileşeni diğer antihipertansif ilaçların, özellikle gangliyon veya periferik adrenerjik blokerlerin etkisini artırabilir. Tiyazid bileşenin antihipertansif etkileri sempatektomi geçirmiş hastalarda artabilir.

Böbrek yetersizliği ile ilişkili olan veya olmayan konjestif kalp yetersizliği bulunan hastalarda, hipertansiyon için ADE inhibitörü tedavisi kan basıncında aşırı düşmeye neden olabilir. Bu durum bu tür hastalarda, oligüri, azotemi ile ve daha nadir olarak akut böbrek yetmezliği ve ölümle ilişkili olabilir. Kinapril/hidroklorotiyazid tedavisi yakın tıbbi gözetim altında başlatılmalıdır. Hastalar tedavinin ilk iki haftası boyunca ve dozaj artırıldığında yakından izlenmelidir.

Semptomatik hipotansiyon meydana geldiği takdirde, hasta sırt üstü yatırılmalı ve gerekirse, intravenöz yoldan serum fizyolojik verilmelidir. Geçici bir hipotansif yanıt ileride verilecek dozlar için herhangi bir kontrendikasyon teşkil etmemektedir; ancak, bu olay gerçekleştiği takdirde ilacın dozunun azaltılması düşünülmelidir.

Nötropeni/Agranülositoz:ADE inhibitörleri komplike olmayan hipertansiyon hastalarında nadiren agranülositoz veya kemik iliği depresyonuna yol açmıştır. Ancak, böbrek yetmezliği olan hastalarda özellikle kollajen vasküler hastalık da varsa agranülositoz ve kemik iliği depresyonuna daha sık yol açmaktadır. Kinapril tedavisi sırasında agranülositoz nadiren bildirilmiştir. Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, kollajen vasküler hastalığı ve/veya böbrek hastalığı olan kinapril tedavisi uygulanan hastalarda akyuvar sayısı periyodik olarak değerlendirilmelidir.

Sistemik Lupus Eritematoz: Tiyazid diüretiklerinin sistemik lupus eritematozu şiddetlendirdiği veya aktive ettiği rapor edilmiştir.

Böbrek Yetmezliği:Kinapril/hidroklorotiyazid, ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Tiyazidler bu tür hastalarda azotemiyi hızlandırabilir ve tekrarlayan doz etkileri kümülatif olabilir.

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini inhibe etmenin bir sonucu olarak, duyarlı hastalarda böbrek işlevlerinde değişiklikler meydana gelmesi beklenebilir. Şiddetli kalp yetmezliği olan ve böbrek fonksiyonları renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine bağlı olan hastalarda, ADE inhibitörleri ile tedavi oligüri ve/veya ilerleyen azotemi ve nadiren de akut böbrek yetmezliği ve/veya ölüme yol açabilir (bkz. Yan etkiler/Advers etkiler). 

Kinaprilatın yarılanma ömrü kreatinin klerensi azaldıkça uzar. Kreatinin klerensleri <60 ml/dak olan hastalar ilacın daha düşük başlangıç dozuna ihtiyaç duyar (bkz. Kullanım şekli ve dozu). Bu hastalarda doz terapötik yanıta bağlı olarak titre edilerek artırılmalı ve her ne kadar ilk çalışmalar ilacın böbrek fonksiyonlarındaki bozulmayı daha da ileri götürdüğüne işaret etmese de, renal fonksiyonlar yakından takip edilmelidir.

Daha önceden renal vasküler hastalığı olmayan bazı hipertansif hastalarda, özellikle kinapril bir diüretik ile birlikte verildiğinde, kan üre azotunda ve serum kreatininde, genelde minör ve geçici olmak üzere, normalin 1.25 katının üzerinde artışlar meydana gelmiştir (bu artış monoterapi gören hipertansiyon hastalarının %4’ünde, kalp yetersizliği olan hastaların %3’ünde görülmüştür). Önceden böbrek yetmezliği olan hastalarda bu durumun gerçekleşme olasılığı daha fazladır. Doz azaltımı gerekebilir.  Hipertansif hastanın değerlendirilmesi daima böbrek fonksiyonunun değerlendirilmesini de içermelidir (bkz. Kullanım şekli ve dozu). 

Unilateral veya bilateral renal arter stenozu olan hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, ADE inhibitörü tedavisi sonrası bazı hastalarda kan üre azotunda ve serum kreatininde artışlar gözlenmiştir. Bu artışlar neredeyse her zaman ADE inhibitörü ve/veya diüretik tedavisinin kesilmesiyle geri döndürülebilmiştir. Söz konusu hastalarda renal fonksiyonlar tedavinin ilk birkaç haftası boyunca izlenmelidir (bkz. Yan etkiler/Advers etkiler).

Karaciğer Yetmezliği:Karaciğer yetmezliği veya ilerleyen karaciğer hastalığı olan hastalarda kinapril/hidroklorotiyazid kullanımı sıvı ve elektrolit dengesinde küçük değişikliklere yol açacağından dikkatli olunmalıdır. Kinaprilin kinaprilata metabolizması normalde hepatik esteraza bağlıdır. Kinaprilin deesterifikasyonunda zayıflama meydana geleceğinden alkolik siroz hastalarında kinaprilat konsantrasyonları azalma gösterir.

Serum elektrolitlerinin düzensizliği:Elektrolit dengesizliği ihtimalini saptamak için serum elektrolit değerlendirmesi uygun aralıklarla yapılmalıdır.  Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, sadece kinapril ile tedavi gören hastaların serum potasyum seviyeleri yükselebilir.  Klinik çalışmalarda, kinapril alan hastaların  yaklaşık %2’sinde hiperkalemi (serum potasyumu ≥5.8 mmol/L) görülmüştür.  Çoğu vakada, yükselmiş serum potasyum düzeyleri istisnai değerlerdeydi ve tedaviye devam edilmesine rağmen iyileşmiştir.  Hastaların %0.1’inden daha azı hiperkalemiye bağlı tedaviyi bırakmıştır. Hiperkalemi gelişme risk faktörleri böbrek yetmezliği, diyabet ve potasyum tutucu diüretikler, potasyum takviyeleri ve/veya potasyum içeren tuz yerine geçen maddelerin birlikte kullanımını içerir.  Diüretik içeren kinapril/hidroklorotiyazid tedavisine potasyum tutucu diüretik ilave edilmesi önerilmez.

Aksine, tiyazid diüretiklerle tedavi hipokalemi, hiponatremi ve hipokloremik alkaloz ile ilişkilendirilmiştir.  Bu bozukluklar bazen aşağıdakilerden biri veya birkaçı ile belli olur: ağız kuruluğu,  susama, güçsüzlük, letarji, sersemlik, huzursuzluk, kas ağrısı veya krampları, kas yorgunluğu, hipotansiyon, oligüri, taşikardi, bulantı, konfüzyon, nöbet ve kusma.  Hipokalemi, kalbin dijitalin toksik etkilerine yanıtını da hassaslaştırır veya arttırır. Hipokalemi riski en fazla karaciğer sirozu olan hastalarda, hızlı diürezi olan hastalarda, oral olarak yetersiz elektrolit alan hastalarda, ve eşzamanlı olarak kortikosteroidler veya adrenokortikotropik hormon (ACTH) tedavisi alan hastalarda görülür.  

Kinapril ve hidroklorotiyazidin serum potasyumu üzerine ters etkileri, çoğu hastada hemen hemen birbirini dengeleyecek ve serum potasyumuna olan net bir etki görülmeyecektir.  Diğer hastalarda, bir etki veya diğeri daha baskın olabilir.  Elektrolit dengesizliği ihtimalini izlemek için serum elektrolitlerin başlangıç ve periyodik tayinleri uygun aralıklarla yapılmalıdır. 

Tiyazid tedavisine sekonder klorür eksikliği genellikle hafiftir ve olağanüstü durumlarda (karaciğer hastalığı veya böbrek hastalığında) spesifik tedavi gerektirir.

Dilüsyonel hiponatremi, ödemli hastalarda sıcak havada olabilir; hayatı tehdit eden hiponatreminin olduğu nadir durumlar haricinde tuz alımından ziyade su kısıtlaması uygun tedavidir.  Tuz azalmasında tedavi seçeneği uygun bir replasmandır.

Kalsiyum atılımı tiyazidlerle azalır.  Uzun süre tiyazid tedavisi gören bir kaç hastada, paratiroid bezde patolojik değişiklikler ile birlikte hiperkalsemi ve hipofosfatemi saptanmıştır.  Hiperparatiroidin daha ciddi komplikasyonları (renal litiyaz, kemik rezorpsiyonu ve peptik ülser) görülmemiştir.

Paratiroid fonksiyon testleri yapılmadan önce tiyazid kesilmelidir.

Tiyazidler magnezyumun üriner atılımını arttırır ve hipomagnezemi oluşabilir (bkz. İlaç etkileşimleri).

Diğer Metabolik Bozukluklar: Tiyazid diüretikleri glukoz toleransını azaltmaya ve serum kolesterol, trigliserid ve ürik asit düzeylerini yükseltmeye eğilimlidir.  Bu etkiler genellikle önemsizdir, ancak hassasiyet gösteren hastalarda gut veya belirgin diyabeti hızlandırabilir. 

Hipoglisemi ve Diyabet:ADE inhibitörleri insülin veya oral hipoglisemik ajan alan diyabet hastalarında hipoglisemiye yol açmıştır; diyabet hastalarının daha yakından izlenmesi gerekebilir.

Öksürük:Kinapril de dahil olmak üzere ADE inhibitörlerinin kullanımında öksürük bildirilmiştir. Karakteristik olarak, öksürük non-produktiftir, süreklidir ve tedavinin kesilmesiyle birlikte geçmektedir. ADE inhibitörünün neden olduğu öksürük, öksürük ayırıcı tanısında  düşünülmelidir.

Cerrahi/Anestezi:ADE inhibitörleri kompansatuvar renin salgılanmasına sekonder olarak gelişen anjiyotensin II oluşumunu bloke ettikleri için hastalara büyük cerrahi veya anestezi uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Bu durum, hacim artışı ile düzeltilebilecek olan hipotansiyona yol açabilir.

Yardımcı Maddeler:ACCUZIDE laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Hastalar için Bilgiler:

 

Gebelik:

 

Gebelik kategorisi: Gebeliğin ilk trimesteri için C, ikinci ve üçüncü trimesteri için D’dir.

Kinapril/hidroklorotiyazid gebe, gebe kalmayı planlayan veya uygun doğum kontrol yöntemleri kullanmayan ve çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlarda, ilacın potansiyel etkisi olan gelişen fetüse ciddi şekilde zarar veya fetüste fataliteye sebebiyet durumundan dolayı kullanılmamalıdır (bkz. Kontrendikasyonları).

 

Anjiyoödem:

ADE inhibitörleri ile, özellikle ilk dozu takiben laringeal ödem de dahil olmak üzere anjiyoödem oluşabilir. Hastalara, anjiyoödem habercisi herhangi bir bulgu veya semptom (yüzde, ekstremitelerde, gözlerde, dudaklarda, dilde şişme; yutkunma veya nefes alma güçlüğü) meydana geldiğinde kinapril uygulamasına derhal son vermeleri ve doktorlarına danışmaları tavsiye edilmelidir.

 

Hipotansiyon:

Hastalar ACCUZIDE tedavisinin özellikle ilk birkaç gününde meydana gelen baş dönmesini bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.  Baygınlık olursa, doktoruna başvurana kadar ilacı almamaları hastalara söylenmelidir.

Bütün hastalar, yetersiz sıvı alımı, aşırı terleme veya dehidratasyonun sıvı hacminde azalmaya bağlı kan basıncında aşırı bir düşmeye neden olabileceği konusunda uyarılmalıdır. Kusma veya ishal gibi diğer hacim azaltıcı olaylar da kan basıncında düşmeye neden olabilir; hastalara doktorlarına danışmaları tavsiye edilmelidir.

 

Cerrahi/Anestezi:  

Cerrahi ve/veya anestezi uygulanması planlanan hastalar doktorlarına ADE inhibitörü kullandıklarını bildirmeleri konusunda uyarılmalıdırlar.


Hiperkalemi:

Hastalara doktorlarına danışmadan potasyum katkıları veya potasyum içeren tuz yerine geçen maddeler kullanmamaları söylenmelidir.

 

Nötropeni:

Hastalara, herhangi bir enfeksiyon belirtisi (örneğin, boğaz ağrısı, ateş) olduğunda, nötropeni işareti olabileceğinden derhal bildirmeleri söylenmelidir.

 

NOT:

Diğer birçok ilaçta olduğu gibi, kinapril ile tedavi gören hastalara belirli tavsiyelerde mutlaka bulunulmalıdır. Bu bilgilerin verilme amacı bu ilacın güvenli ve etkili şekilde kullanılmasına yardımcı olmaktır. Olası tüm advers veya amaçlanan etkilerin bir ifadesi değildir.

 

Her tablet 77.196 mg laktoz monohidrat içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullamamaları gerekir.

 

Araç  ve Makina Kullanma Üzerine  Etkileri

Makine veya motorlu araç kullanma yeteneği, özellikle kinapril/hidroklorotiyazid tedavisinin başlangıcında zarar görebilir. Kinaprilin araç ve makine kullanımı üzerinde etkilerine dair bir çalışma yoktur. Bazen sersemlik veya yorgunluk yapabileceği dikkate alınmalıdır.

Üretim Yeri

Gödecke GmbH, Freiburg - Almanya