Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Astrazeneca İlaç San.ve Tic.Ltd.Şti.
Marka BELOC
Etken Madde Kodu SGKFDX-METOPROLOL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 20
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C07AB02
ATC Açıklaması Metoprolol
NFC Kodu BC
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Gecikmeli Film Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A01204
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 17,13 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 15,31 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği 4,38 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E172C/E172H
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçmez.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği
İlacın atılım hızı böbrek fonksiyonlarından belirgin ölçüde etkilenmez, bu nedenle böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekmez.
Karaciğer Yetmezliği
Genellikle sirozlu hastalarda doz ayarlaması gerekmez. Ancak ağır karaciğer yetmezliği göstergeleri varsa (örneğin şant ameliyatı uygulanan hastalar) dozun azaltılması düşünülmelidir.
Doz Aşımı

Toksisite : Bir yetişkinde 7.5 g letal toksikasyona neden olmuştur. 5 yaşında bir çocukta 100 mg, gastrik lavajdan sonra hiçbir semptom göstermedi.Bir yetişkinde 1.4 g, 12 yaşında bir çocukta 450 mg orta derecede toksisiteye neden oldu. Bir yetişkinde 2.5 g ciddi toksisiteye, 7.5 g ise çok ciddi toksisiteye neden oldu.

Semptomlar : En önemlisi kardiyovasküler semptomlardır, fakat bazen özellikle çocuk ve genç yetişkinlerde merkezi sinir sistemi semptomları ve solunum depresyonu ön plana çıkabilir. Bradikardi, AV-blok I-III, asistol, kan basıncının düşmesi, yetersiz periferik dolaşım, kalp yetmezliği, kardiyojenik şok. Solunum depresyonu, apne.

Diğerleri : Yorgunluk, konfüzyon, bilinç kaybı, titreme, kas krampı, terleme artışı, parestezi, bronkospazm, bulantı, kusma, muhtemelen özofagus spazmı, hipoglisemi (özellikle çocuklarda) veya hiperglisemi, hiperkalemi. Böbreklere etki. Geçici miyastenik sendrom. Beraberinde alkol, antihipertansif, kinidin veya barbituratların alınması hastanın durumunu kötüleştirebilir. Doz aşımının ilk belirtileri ilaç alımından 20 dakika ila 2 saat sonra görülmektedir.

Tedavi : Gerekirse aktif kömür ile kusturma ya da mide lavajı. Gastrik lavajdan önce vagal stimülasyon riskine karşı atropin (intravenöz yoldan; yetişkinlere 0.25-0.50 mg, çocuklara 10-20 mcg/kg) verilmelidir. Duruma göre entübasyon ve suni solunum uygulanır. Plazma hacmi yeterli sıvı desteği ile korunur. Glukoz infüzyonu ECG izlenir. İntravenöz yoldan 1.0 – 2.0 mg atropin (vagal stimülasyonu önlemek için) verilir, gerekirse tekrarlanabilir.

Miyokardiyal depresyonda : Dobutamin veya dopamin infüzyonu ve 10-20 mL. 9 mg/mL kalsiyum glubiyonat verilir. Intravenöz yoldan bir dakikadan daha uzun sürede 50-150 mcg/kg glukagon verilir, daha sonra infüzyon şeklinde uygulanabilir. Amrinon da verilebilir. Bazı durumlarda epinefrin eklenmesinin de yararlı olduğu görülmüştür. QRS kompleksinde genişleme ve aritmilerde sodyum (klorür veya bikarbonat şeklinde) infüzyonu uygulanır. Pacemaker gerekli olabilir. Kalp durması halinde uzun süre resusitasyon gerekli olabilir. Bronkospazma görüldüğünde, terbutalin (enjeksiyon veya inhalasyon şeklinde) verilebilir. Semptomatik tedavi uygulanır.

Endikasyonlar
  • Hipertansiyon. Angina pectoris.
  • Sol ventriküler sistolik fonksiyon bozukluğu ile birlikte görülen stabil semptomatik kronik kalp yetmezliği.
  • Miyokard enfarktüsünün akut döneminden sonra ani ölüm riski ve miyokard enfarktüslerinin tekrarlanma riskinin önlenmesi.
  • Özellikle supraventriküler taşikardi dahil olmak üzere kalp ritim bozuklukları.
  • Ventriküler ekstra-sistol ve atriyal fibrilasyonda ventriküler hızın azaltılması
  • Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları
  • Migren proflaksisi.
Farmakodinamik Özellikler

Metoprolol, ß1-selektif beta-blokerdir, kalpteki beta1 reseptörlerini, periferik damarlar ve bronşlardaki beta2 reseptörlerini bloke etmek için gereken dozlardan daha düşük dozlarda bloke eder. Beloc ZOK’un selektivitesi doza bağlıdır, ancak plazma zirve konsantrasyonlarına, alışılmış tabletlere göre daha düşük dozlarla ulaşıldığından Beloc ZOK ile daha yüksek ß1 selektivitesi sağlanır.

Metoprololün beta agonist etkisi yoktur ve membran stimule edici etkisi çok düşüktür. Beta blokerlerin negatif inotropik ve kronotropik etkileri vardır. Metoprolol tedavisi, fiziksel ve mental stres sırasında salgılanan katekolaminlerin etkisiyle ortaya çıkan kalp hızı, kalp debisi ve kan basıncı artışını azaltır. Adrenal bezlerden adrenalin salgısının yükselmesi ile birlikte görülen stres durumlarında, metoprolol normal fizyolojik dilatasyonu engellemez.

Metoprolol, terapötik dozlarda, bronş kasları üzerinde, selektif olmayan beta blokerlere göre daha az kontraksiyona neden olur. Metoprololün bu özelliği, bronşiyal astım ya da ilerlemiş obstrüktif akciğer hastalığı olanlarda ß2-agonistleri ile birlikte tedavi olanağı sağlar.

Metoprolol, insülin salgılanmasını ve karbonhidrat metabolizmasını, selektif olmayan beta blokerlere göre daha az etkiler, bu nedenlerle diabetes mellitus hastalarında da kullanılabilir.

Metoprolol, selektif olmayan beta blokerlere göre hipoglisemi karşısında kardiyovasküler yanıtı daha az etkiler ve kan şekerinin normal düzeye dönmesi daha hızlıdır.

Beloc ZOK, hipertansiyonlu hastalarda, hem ayakta hem de yatar durumdaki ve egzersiz sırasında kan basıncını 24 saatten daha uzun süre belirgin olarak düşürür. Metoprolol tedavisinin başlangıcında periferik direnç artışı görülebilir. Ancak uzun süreli tedavide, kan basıncının düşmesi, periferik direncin azalmasına ve kalb debisinin değişmemesine bağlı olabilir. Orta/ağır hipertansiyonu olan erkek hastalarda metoprolol ölüm riskini azaltır. Elektrolit dengesizliğine neden olmaz.

Kronik Kalp Yetmezliğindeki Etkileri : Ejeksiyon fraksiyonu azalmış (≤ 0.40) ve kalp yetmezliği (NYHA II-IV) olan 3991 hasta üzerinde yapılan MERIT-Kalp Yetmezliği Çalışmasında, Beloc ZOK’un yaşama şansını arttırdığı ve hastaneye yatırılma sayısında azalma sağladığı bildirilmiştir. Uzun süreli tedavide semptomlarda genel bir iyileşme görülmüştür. (NYHA fonksiyonel sınıfı ve Genel Tedavi Değerlendirme Puanı).

Ayrıca Beloc ZOK tedavisinin ejeksiyonu fraksiyonunu arttırdığı, sol ventrikül diyastolik fonksiyonları ile sol ventrikül sistolik ve diyastolik hacimlerini azalttığı gösterilmiştir. Metoprolol ile, taşiaritmilerde sempatolitik aktivitenin artışına bağlı etkiler bloke edilerek pacemaker hücrelerde otomatizasyonun azalması ve ayrıca supraventriküler ileti zamanının uzaması ile kalp hızının düşmesi sağlanır.

Metoprolol, miyokard enfarktüsünün tekrarlama riskini ve özellikle miyokard enfaktüsünden sonraki ani ölüm riskini azaltır.

Farmakokinetik Özellikler

Emilim ve Dağılım: Metoprolol kontrollü salımlı film tabletler, her biri ayrı bir depo unite olan metoprolol süksinat çekirdeklerinden oluşmuştur. Her metoprolol süksinat çekirdeği, metoprololün salınım hızını kontrol eden polimerik bir membran ile kaplanmıştır. Oral yoldan alınan tablet, sıvı ile temas ettiği gastrointestinal kanalın geniş yüzeyinden hızla dağılarak yayılır. Metoprololün salınım hızı pH’dan etkilenmez ve yaklaşık 20 saat boyunca aralıksız devam eder. Kontrollü salımlı tabletlerde 24 saat boyunca düzgün bir plazma konsantrasyonu sağlanır. Oral yoldan uygulanan Beloc ZOK, gastrointestinal kanal boyunca ve kolonda tam olarak emilir.

Metabolizma: Beloc ZOK’un biyoyararlanımı %30-40’dır. Metoprolol karaciğerde temelde CYP2D6 enzimi ile metabolize olur. Üç temel metaboliti vardır, ancak bunlardan hiçbirinin klinik açıdan anlamlı bir beta bloker etkisi yoktur.

Eliminasyon: Metoprololün yaklaşık % 5’i değişmemiş olarak idrarla, geri kalanı ise metabolitleri şeklinde atılır.

Farmasötik Şekli

Kontrollü Salımlı Film Tablet

Formülü
Her kontrollü salımlı film tablette, 50 mg metoprolol tartrata eşdeğer 47.5 mg metoprolol süksinat bulunur.
Boyar madde: Titanyum dioksit
İlaç Etkileşmeleri

Metoprolol bir CYP2D6 substratıdır. CYP2D6’ yı inhibe eden ilaçlar (örn. kinidin, terbinafin, paroksetin, fluvoksetin, sertralin, selekoksib, propafenon ve difenhidramin) metaprololün plazma konsantrasyonlarını etkileyebilirler. Bu ilaçlar ile tedaviye başlanıldığında, Beloc ile tedavi edilen hastalardaki doz miktarının azaltılması gerekebilir.

Beloc ZOK aşağıdaki belirtilen ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.

Barbitürik asit türevleri : Barbitüratlar (pentobarbital ile yapılan çalışma) enzim indüksiyonu ile metoprololün metabolizmasını hızlandırır.

Propafenon : Metoprolol ile tedavi edilen 4 hastaya propafenon verildiğinde, metoprololün plazma konsantrasyonu 2-5 katına çıkmış, 2 hastada metoprolole özgü yan etkiler ortaya çıkmıştır. Etkileşim 8 sağlıklı gönüllüde yapılan çalışma ile teyid edilmiştir. Propafenon ile etkileşim, propafenonun kinidine benzer şekilde, muhtemelen sitokrom P450 2D6 aracılığı ile metoprololün metabolizmasını inhibe etmesi şeklinde açıklanabilir. Propafenonun ayrıca beta bloker etkisi olması nedeniyle bu kombinasyonun uygulanması zordur.

Verapamil : Verapamilin beta bloker ilaçlarla (atenolol, propranolol ve pindolol) birlikte kullanılması bradikardi ve kan basıncının düşmesine yol açar. Kalsiyum antagonistleri ve beta blokerleri birlikte kullanıldığında, AV-ileti ve sinüs düğümü fonksiyonu üzerine aditif inhibitör etki gösterirler.

Aşağıda belirtilen kombinasyonlarda Beloc ZOK dozunun ayarlanması gerekebilir :

Amiodaron : Bir vaka raporunda amiodaron ile tedavi edilen hastalara metoprolol verildiğinde belirgin sinus bradikardisi gelişebileceği bildirilmiştir. Amiodaronun yarılanma süresi çok uzun olduğundan (ortalama 50 gün) etkileşim, ilaç kesildikten sonra uzun müddet devam eder.

Antiaritmikler sınıf I : Sınıf I antiaritmiklerin ve beta blokerlerin birlikte kullanılması, negatif inotropik etkilerinin aditif olması nedeniyle, sol ventrikül fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ciddi hemodinamik yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu kombinasyon ayrıca “hasta sinüs sendromu”nda ve atriyoventriküler ileti bozukluğunda kullanılmamalıdır. Etkileşim disopyramide ile yapılan çalışma ile belgelenmiştir. Steroid olmayan antienflamatuvar/antiromatizmal ilaçlar : NSAID-antiflojistik ilaçların, beta blokerlerin antihipertansif etkilerini azalttığı gösterilmiştir. Çalışma temel olarak indometasin ile yapılmıştır. Bu etkileşim muhtemelen sulindak ile görülmez. Diklofenak ile negatif etkileşim çalışması yapılmıştır.

Difenhidramin : Difenhidramin, hızlı hidroksilasyon olanlarda CYP 2D6 aracılığıyla metoprololün alfa-hidroksimetoprolole dönüşmesi şeklindeki klerensini azaltır (2.5 kat). Böylece metoproloün etkisi artar. Difenhidramin diğer CYP 2D6 substratlarının metabolizmasını inhibe edebilir.

Diltiazem : Kalsiyum antagonistleri ve beta blokerlerin birlikte kullanılması AV-ileti ve sinüs düğümü fonksiyonu üzerine aditif inhibitör etki gösterir. Diltiazem ile metoprolol birlikte kullanıldığında belirgin bradikardi görülmüştür (vaka raporları).

Epinefrin : 10 vaka raporunda, selektif olmayan beta bloker (pindolol ve propranolol dahil) kullanan hastalara epinefrin (adrenalin) verildiğinde ileri derecede hipertansiyon ve bradikardi oluştuğu bildirilmiştir. Bu gözlemler sağlıklı gönüllülerde yapılan çalışmalarla teyid edilmiştir. Ayrıca epinefrin içeren lokal anesteziklerin damar içine uygulanmasının da aynı etkileri gösterebileceği bildirilmiştir. Kardiyoselektif beta blokerler kullanıldığında risk daha azdır.

Fenilpropanolamin : Sağlıklı gönüllülerde fenilpropanolamin (norepinefrin) 50 mg tek doz uygulandığında diyastolik kan basıncını patolojik değerlere yükseltebilir. Propranolol, fenilpropanolamin ile yükselen kan basıncını genellikle düşürür. Bununla birlikte, beta blokerler paradoksal olarak yüksek doz fenilpropanolamin alan hastalarda hipertansif reaksiyonları şiddetlendirebilir. Birkaç vakada, tek başına fenilpropanolamin kullanan hastalarda hipertansif kriz görüldüğü belirtilmiştir.

Kinidin : Kinidin, hızlı hidroksilasyon olanlarda (İsveç’te % 90 dan fazla) ile metoprololün metabolizmasını inhibe ederek plazma düzeyini ve dolayısıyla beta bloker etkisini arttırır. Benzer etkileşim aynı enzimle (sitokrom P450 2D6) metabolize olan diğer beta blokerlerle de görülebilir.

Klonidin : Klonidinin ani kesilmesine bağlı hipertansif reaksiyon, beta blokerlerle birlikte kullanıldığında şiddetlenebilir. Klonidin ile birlikte tedaviye son verilirken, beta-bloker tedavisine klonidinden günler önce son verilmelidir.

Rifampisin : Rifampisin metoprololün metabolizmasını hızlandırarak plazma düzeyini düşürür. Metoprolol ile birlikte , diğer beta-bloker ilaçları (göz damlaları gibi) ya da MAO inhibitörü kullanan hastalar yakından izlenmelidir. İnhalasyon anestezikleri, beta-bloker tedavisi gören hastalarda kardiyodepresan etkiyi güçlendirebilir. Beta-bloker alan hastalarda, oral antidiyabetiklerin dozlarının ayarlanması gerekebilir. Eşzamanlı olarak simetidin veya hidralazin uygulandığında metaprololün plazma konsantrasyonu artabilir.

Kontraendikasyonlar

Kardiyojenik şok. Hasta sinüs sendromu. İkinci ya da üçüncü derece atriyoventriküler blok. Stabilize olmamış dekompanse kalp yetmezliği,(pulmoner ödem, hipoperfüzyon veya hipotansiyon) ve beta reseptör agonistleri ile sürekli ya da intermitent inotropik tedavi olan hastalar. Klinik açıdan önemli bradikardi veya hipotansiyon. Akut miyokard enfarktüsü olduğu şüphelenilen hastalara, kalp hızı 45 vuruş/dakika’nın altında, P-Q aralığı 0.24 saniyenin üzerinde veya sistolik kan basıncı 100 mm Hg’nin altında olduğu sürece, metoprolol verilmemelidir. Sırtüstü yatar durumda tekrarlanan kan basıncı ölçümü 100 mm Hg’nın altında olan kalp yetmezliği hastaları tedaviye başlamadan önce dikkatle değerlendirilmelidir. Kangren tehlikesinin soz konusu olduğu ciddi periferik vasküler hastalığı. İlacın bileşimindeki maddelere veya diğer beta-blokerlere karşı aşırı duyarlılık.

Kullanım Şekli Ve Dozu
Beloc ZOK günlük dozunun bir defada ve tercihen sabahları alınması önerilir. Kontrollü salımlı tabletler bölünebilir. Tabletler çiğnenmemeli, ezilmemeli, en az yarım bardak sıvı ile yutulmalıdır. Yemekle birlikte alınması biyoyararlanımını etkilemez.
Bradikardiye neden olmamak için doz hastaya göre ayarlanmalıdır.

Hipertansiyon: Günde bir defa 50-100 mg alınır. 100 mg ile yeterli yanıt alınamayan hastalarda doz yükseltilebilir veya tedaviye başka bir antihipertansif ilaç, tercihen diüretikler ve dihidropiridin grubu kalsiyum antagonisti eklenebilir.

Angina pectoris: Günde bir defa 100-200 mg alınır. Gerekirse tedaviye nitratlar eklenebilir veya doz yükseltilir.

Stabil semptomatik kalp yetmezliğinde ACE inhibitörleri, diüretik ve digital preparatları ile yapılan tedaviye metoprolol eklenmesi : Hastalarda stabil kronik kalp yetmezliği olması, son 6 haftada akut bir değişiklik görülmemiş olması ve ana tedavinin son iki haftada değişmemiş olması gerekir. Kalp yetmezliğinin beta blokerlerle tedavisi bazen semptomların geçici olarak kötüleşmesine neden olabilir. Bu durumda, bazı vakalarda tedaviye devam edilir veya doz azaltılır, bazı vakalarda ise tedaviye son verilir. İleri derecede kalp yetmezliği olan hastalarda (NYHA sınıf IV) Beloc ZOK tedavisi, kalp yetmezliği tedavisi konusunda uzman hekimlerce başlatılmalıdır.

Stabil kalp yetmezliği, fonksiyonel sınıf II: İlk iki hafta için önerilen başlangıç dozu günde bir defa 25 mg’dr. İki haftanın sonunda doz yükseltilerek günde bir defa 50 mg verilir. Daha sonra doz her iki haftada bir iki katına çıkarılarak günde bir defa 200 mg olan idame dozuna ulaşılır.

Stabil kalp yetmezliği, fonksiyonel sınıf III-IV: Önerilen başlangıç dozu günde bir defa 12.5 mg’dır. (25 mg tabletin yarısı). Doz hastanın durumuna göre ayarlanmalıdır ve dozun yükseltilmesi sırasında bazı hastalarda kalp yetmezliği semptomları kötüleşebileceğinden hasta yakından izlenmelidir. Bir – iki hafta sonra doz günde bir defa 25 mg’a yükseltilebilir. Daha sonraki iki hafta boyunca doz günde bir defa 50 mg verilir. Tolere edebilen hastalarda doz, her iki haftada bir iki katına çıkarılarak günlük maksimum doz olan 200 mg’a ulaşılır. Hipotansiyon ve/veya bradikardi durumunda birlikte alınan ilaçların veya Beloc ZOK dozunun azaltılması gerekebilir. Tedavinin başında görülen hipotansiyon, kronik tedavide Beloc ZOK dozunun tolere edilemiyeceği anlamına gelmez, ancak durum stabilize olana kadar doz yükseltilmemeli ve diğer kontrollerle birlikte böbrek fonksiyonları daha sıklıkta izlenmelidir.

Kardiyak aritmiler: Günde bir defa 100-200 mg. Gerekirse doz yükseltilebilir.

Miyokard enfarktüsünden sonra profilaktik tedavi : İdame dozu olarak günde bir defa 200 mg verilir.

Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları: Günde bir defa 100 mg. Gerekirse doz yükseltilebilir.

Migren profilaksisi: Günde bir defa 100-200 mg.

Böbrek yetmezliği olan hastalar: İlacın atılım hızı böbrek fonksiyonlarından belirgin ölçüde etkilenmez, bu nedenle böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ayarlaması gerekmez.

Karaciğer yetmezliği olan hastalar: Genellikle karaciğer sirozu olan hastalarda BelocZOK, normal karaciğer fonksiyonu olan hastalara verilen dozlarda kullanılmaktadır. Ancak ağır karaciğer yetmezliği göstergeleri varsa (örneğin şant ameliyatı uygulanan hastalar) dozun azaltılması düşünülmelidir.

Yaşlı hastalar: Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.

Çocuklar: Çocuklarda Beloc ZOK tedavisi ile ilgili deneyim sınırlıdır.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
Beloc® ZOK 100 mg kontrollü salımlı tablet: Her kontrollü salımlı film tablette 100 mg metoprolol tartrata eşdeğer 95 mg metoprolol süksinat içeren 20 ve 90 tabletlik blister ambalajlarda.
Beloc® ZOK 25 mg kontrollü salımlı tablet: Her kontrollü salımlı film tablette, 25 mg metoprolol tartrata eşdeğer 23.75 mg metoprolol süksinat içeren 20 tabletlik blister ambalajlarda.
Beloc® Durules® 200 mg yavaş salımlı film tablet: Her tablette 200 mg metoprolol tartrat içeren 20 tabletlik ambalajlarda.
Beloc® ampul: 5 mL’de 5 mg metoprolol tartrat içeren 1 ampullük ambalajlarda.
Saklama Koşulları

30°C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır. Çocukların göremeyeceği ve erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Her kontrollü salımlı film tablette, 50 mg metoprolol tartrata eşdeğer 47.5 mg metoprolol süksinat içeren 20 ve 90 tabletlik blister ambalajlarda.

Uyarılar/Önlemler

Beta-blokerler ile tedavi edilen hastalara intravenöz yoldan uygulanan verapamil verilmemelidir.

Kesik topallama (intermittent claudication). İleri derecede böbrek yetmezliği. Metabolik asidoz ile birlikte görülen akut ciddi tablo. Digital preparatları ile kombine tedavi. Prinzmental angina’sı olan hastalarda angina nöbet sayısı ve şiddeti, alfa reseptörlere bağlı koroner spazm nedeniyle artabilir. Bu nedenle, prinzmental anginası olan hastalarda selektif olmayan beta blokerler kullanılmamalı, selektif beta blokerler ise dikkatli kullanılmalıdır.

Bronşiyal astım ve diğer obstrüktif akciğer hastalığı olan hipertansif hastaların tedavisi sırasında ek olarak bir bronkodilatatör tedavisi de uygulanmalıdır. Bu duruma beta2 agonist dozunun yükseltilmesi gerekebilir.

Metoprolol ile tedavi esnasında, karbohidrat metabolizmasının engellenmesi veya gizlenmiş hipoglisemi riski selektif olmayan beta- blokerlerden daha azdır.

Çok nadiren, önceden varlığı tespit edilen orta derecedeki AV-ileti bozukluğu ağırlaşabilir ( muhtemelen AV blok).

Beta blokerler olası bir anafilaktik reaksiyonun tedavisini zorlaştırır. Normal dozda verilen adrenalin her zaman istenen terapötik etkiyi göstermez. Feokromasitoması olan bir hastaya Beloc ZOK tedavisi ile birlikte bir alfa bloker de verilmelidir.

Ağır stabil semptomatik kalp yetmezliği (NYHA, fonksiyonel sınıfı IV) ile ilgili klinik araştırmaların etki/emniyet bilgisi sınırlı olduğundan bu tür hastalarda tedavi, bu alanda eğitim görmüş deneyimli hekimlerce başlatılmalıdır.

Akut miyokard enfarktüsü ve stabil olmayan angina pectoris ile birlikte görülen semptomatik kalp yetmezliği, endikasyon olarak kalp yetmezliği temel alınan bu çalışmadan çıkarılmıştır. Bu nedenle belirtilen durumların eşlik ettiği akut miyokard enfarktüsünün tedavisine ilişkin etki/emniyet bilgisi yoktur. İlacın stabil olmayan, dekompanse kalp yetmezliğinde kullanılması kontrendikedir.

Beta bloker tedavisinin aniden kesilmesi, özellikle yüksek risk altındaki hastalarda, kronik kalp yetmezliğini ağırlaştırabileceği, miyokard enfarktüs ve ölüm riskini arttırabileceğinden tehlikelidir. Mümkün olduğu takdirde, metoprolol dozu giderek azaltılmalı ve tedavi en azından iki haftada sonlandırılmalıdır. Her seferinde doz yarıya indirilerek en düşük doz olan 12,5 mg’a (25 mg’lık tabletin yarısı) ulaşılıncaya kadar azaltılmalıdır. Son doz ilacın tamamen kesilmesinden en az 4 gün önce alınmalıdır. Semptomlar belirirse, daha yavaş bir ilaç bırakma önerilir.

Ameliyattan önce anestezi uzmanı, hastanın Beloc Zok aldığı konusunda uyarılmalıdır. Ameliyat olacak hastalarda beta-bloker tedavisinin kesilmesi önerilmemektedir.

Gebelik ve Laktasyonda Kullanım

Gebelik : Gebelik kategorisi C :

Beloc ZOK kullanımı gerekli olmadıkça hamilelik ve emzirme dönemlerinde verilmemelidir.

Beta blokerler fetüste, yeni doğanda ve anne sütü ile beslenen bebeklerde bradikardiye neden olabilir. Gebeliğin son üç ayında ve doğum esnasında kullanılırken bu konu gözönünde tutulmalıdır.

Laktasyon :

Metoprolol anne sütüne geçer. Ancak anneye terapötik dozlarda verildiğinde süte geçen beta bloker miktarının bebekte risk oluşturma ihtimali yoktur.

Araç ve Makine Kullanmaya Etkisi:

Beloc ZOK tedavisi sırasında sersemlik ve halsizlik görülebileceğinden araç ve makine kullanırken bu durum gözönünde tutulmalıdır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Yan etkiler genellikle doza bağlıdır ve hastaların yaklaşık %10’unda gözlenir.

Sık (> 1/100)

Genel : Yorgunluk, başağrısı, sersemlik.
Dolaşım sistemi : Ekstremitelerde soğuma, bradikardi, palpitasyon.
Gastrointestinal sistem : Karın ağrısı, bulantı, kusma, diyare ve kabızlık.

Daha az sıklıkla :

Genel : Göğüs ağrısı, kilo artışı.
Dolaşım sistemi : Kalp yetmezliği belirtilerinde geçici ağırlaşma.
Merkezi Sinir sistemi : Uyku bozuklukları, parestezi.
Solunum sistemi : Nefes darlığı, bronşiyal astımı veya astmatik problemleri olan hastalarda bronkospazm

Seyrek (< 1/1000).

Genel : Aşırı terleme, saç dökülmesi, tat alma bozuklukları, geri dönüşümlü libido bozuklukları.
Hematolojik : Trombositopeni.
Dolaşım sistemi : AV-ileti zamanında uzama, kalp aritmileri, ödem, senkop.
Merkezi Sinir Sistemi : Kabus görme, depresyon, hafıza güçlüğü, konfüzyon, sinirlilik, anksiyete, halüsinasyon.
Deri : Deride aşırı duyarlılık reaksiyonları, psoriasisde ağırlaşma, fotosensitivite reaksiyonları.
Hepatik : Transaminazlarda artış.
Göz : Görme bozuklukları. Gözlerde kuruluk ve/veya kızarıklık.
Kulak : Kulak çınlaması. Nadir vakalarda artralji, hepatitkas krampları, ağız kuruluğu, konjuktivit benzeri semptomlar, rinit ve konsantrasyon bozukluğu ve vasküler bozukluğu olan hastalarda kangren bildirilmiştir.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.