Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Nobel İlaç Pazarlama ve Sanayii Ltd. Şti.
Marka CO-IRDA
Etken Madde Kodu SGKF6R-IRBESARTAN+HIDROKLOROTIAZID Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 90
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C09DA04
ATC Açıklaması Irbesartan ve diüretikler
NFC Kodu BC
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Film Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A11202
Patent Jenerik
Satış Fiyatı 85,11 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 76,02 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 31,7 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

İrbesartan

İnsanlarda aşırı dozda alımı ile ilgili veri mevcut değildir. Ancak, günlük 900 mg dozunda 8 hafta boyunca kullanımının iyi tolere edildiği bilinmektedir. Doz aşımının en olası belirtilerinin hipotansiyon ve taşikardi olacağı; ancak, hastada bradikardi gelişme olasılığının bulunduğu da tahmin edilmektedir. İrbesartan hemodiyaliz ile vücuttan uzaklaştırılamaz.

 

Hidroklorotiazid

Aşırı diürez nedeni ile elektrolit eksikliğine (hipokalemi, hipokloremi, hiponatremi) ve dehidratasyona bağlı bazı işaret ve semptomlar gözlenebilir. Eğer tedavide digital glikozitleri de kullanılıyorsa bunlara bağlı kardiyak aritmiler ortaya çıkabilir. Hemodiyaliz ile hidroklorotiazid’in hangi oranda vücuttan uzaklaştırıldığı belirlenmemiştir. Doz aşımı durumunda semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanmalıdır.

Endikasyonlar

Co-İrda hipertansiyon tedavisinde endikedir. Hipertansiyonun tedavisinde başlangıç ilacı olarak kullanımı endike değildir.

Farmakodinamik Özellikler

Co-İrda’nın içindeki her iki etkin madde, kan basıncı düşürümü üzerine aditif bir etkide bulunarak tek başlarına yapabileceklerinden daha fazla oranda kan basıncını düşürürler.

İrbesartan anjiyotensin II reseptör (AT1 alt tip) antagonistidir. Anjiyotensin II, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE, kininaz II) tarafından anjiyotensin I’den katalizlenen güçlü bir vazokonstriktördür. Anjiyotensin II renin-anjiyotensin sisteminin (RAS) temel pressör ajanlarından olup aynı zamanda aldosteron sentezini ve adrenal korteksten salımını uyarır; ayrıca kalp kasılması, böbreklerden sodyum tutulumu, sempatik sinir sistemi aktivasyonu ve düz kas hücrelerinin büyümesini uyarıcı özelliklere de sahiptir. İrbesartan, AT1 anjiyotensin II reseptörüne seçici olarak bağlanarak anjiyotensin II’nin vazokonstriktör ve aldosteron salgılatıcı etkilerini önler.

İrbesartan AT1 reseptörlerinin özgül yarışmalı antagonistidir ve AT1 afinitesinin AT2’ye kıyasla 8.500 kat daha fazla olduğu, öte yandan agonist etkisinin ise bulunmadığı bilinmektedir.

AT1 reseptörünün blokajı anjiyotensin II’nin renin salımı üzerindeki negatif geri beslemesini ortadan kaldırmaktadır; ancak, ortaya çıkan artmış plazma renin aktivitesi ve dolaşımdaki anjiyotensin II’nin etkinliği irbesartan’ın kan basıncı azaltıcı etkisinin üstesinden gelebilecek  boyutta değildir. 

İrbesartan, ADE ve renin inhibisyonu yapmadığı gibi kan basıncı ile sodyum dengesinin korunmasından sorumlu diğer hormon reseptörlerini ve iyon kanallarını da etkilemez. İrbesartan ADE inhibisyonu yapmadığından bradikinin yanıtını da etkilememektedir.

 

Hidroklorotiazid, tiazid türevi bir idrar söktürücü ajandır; oral yoldan alım sonrası idrar söktürücü etkisi 2 saat içinde ortaya çıkar. Bu etki yaklaşık 4 saatte zirveye ulaşır ve 6-12 saat sürer. Tiazid türevleri elektrolit geri alınımını böbreklerin tübüler mekanizması üzerinden etkileyerek doğrudan ve yaklaşık eşit oranda olmak üzere sodyum ile klorür atılımını artırırlar. Hidroklorotiazid idrar atılımını artırdığı için plazma hacmini düşürür; bunun sonucunda plazma renin etkinliği, aldosteron salgılanması ve idrar yoluyla potasyum kaybında artış ortaya çıkar ve serum potasyumu azalır. Renin-aldosteron arasındaki bağlantı anjiyotensin II tarafından düzenlendiğinden, hidroklorotiazid ile birlikte bir anjiyotensin II antagonisti kullanıldığında idrar söktürücünün neden olduğu potasyum kaybı telafi edilmiş olmaktadır. Tiazidlerin antihipertansif etki mekanizması tam anlamıyla bilinmemektedir.

Farmakokinetik Özellikler

Hidroklorotiazid, plazma düzeyleri en az 24 saat süreyle takip edildiğinde, plazma yarı ömrünün 5.6 ile 14.8 saat arasında değiştiği saptanmıştır. Hidrokolorotiazid metabolize edilmez fakat böbreklerden hızla elimine edilir. Oral dozun en az %61’i 24 saat içinde değişmeden atılır. Hidroklorotiazid plasenta engelini aşar ancak kan-beyin engelini geçemez, öte yandan anne sütünde varlığı saptanmıştır.

İrbesartan oral yoldan uygulanan aktif bir ilaç olduğundan biyotransformasyon ile aktiflenmeye gereksinimi yoktur. Oral yoldan uygulama sonrası hızla ve tamamen absorbe olan irbesartan’ın ortalama mutlak biyoyararlanımı %60-80 civarındadır ve plazma doruk konsantrasyonuna yaklaşık 1.5-2 saatte ulaşır. İrbesartan biyoyararlanımı gıdalardan etkilenmez. Terapötik doz aralığında uygulanan irbesartan doğrusal farmakokinetik özellik sergiler. Eliminasyon yarı ömrü  ortalama 11-15 saat olan irbesartan tedavinin başlangıcından sonraki 3 gün içerisinde kararlı durum konsantrasyonuna ulaşır. Günde bir kez alınan irbesartan’ın plazmada çok az (%20’den daha az) miktarda birikim sergilediği bilinmektedir.

Glukuronid konjugasyon ve oksidasyon ile metabolize edilen irbesartan’ın plazmada %80 oranında değişmemiş ilaç olarak saptandığı bilinmektedir. %6 ile en belirgin inaktif metaboliti olan irbesartan glukuronid ve diğer oksidatif metabolitlerinin irbesartan’ın farmakolojik etkinliğine katkılarının bulunmadığı saptanmıştır.

İrbesartan ve metabolitleri, safra-karaciğer ve idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Yaklaşık %20 oranında idrar ile itrah edilen irbesartan ve metabolitlerinin kalan kısmı ise feçes ile atılmaktadır.

İn vitro çalışmalar irbesartan’ın CYP2C9 tarafından oksitlendiğini, CYP3A4 ile metabolize edilişinin ihmal edilebilir düzeyde olduğunu göstermiştir. İlaç metabolizmasında sıklıkla rol oynayan CYP1A1, CYP1A2, CYP2A6, CYP2B6, CYP2D6, CYP2E1 gibi enzimlerin, aynen CYP3A4 gibi, irbesartan tarafından inhibisyon veya indüksiyonları söz konusu değildir.

İrbesartan, %90 oranında serum proteinlerine (çoğunlukla albumin ve alfa-1 asit glikoprotein) bağlanır iken, kanın hücresel bileşenlerine ise ihmal edilebilir düzeyde bağlanmaktadır. Ortalama dağılım hacmi 50-93 litre olup total plazma ve renal klirensi sırasıyla 157-176 ve 3.0-3.5 mL/dk düzeyindedir. Tekrar eden dozlarına bağlı olarak birikim oranı ise klinik öneme sahip olabilecek düzeyin altındadır.

İrbesartan ile yapılmış deneysel hayvan çalışmaları kan beyin engelini ve plasentayı çok az aşabildiğini; ayrıca süte geçtiğini göstermiştir.

 

 

Farmasötik Şekli

FİLM TABLET

Formülü

Her Co-İrda 150 mg / 12.5 mg Film Tablet etken madde olarak 150 mg irbesartan ve 12.5 mg hidroklorotiazid içerir. Ayrıca, boyar madde olarak titanyum dioksid, sunset sarısı, sarı demir oksid, carmoisine, indigo karmin içermektedir.

İlaç Etkileşmeleri
İrbesartan
Yapılan etkileşim çalışmalarında hidroklorotiazid, digoksin, varfarin ve nifedipin ile farmakokinetik ve farmakodinamik etkileşme saptanmamıştır. Amiodaron, fluoksetin, glimeprid, glipizid, nateglinid, fenitoin, pioglitazon, rosiglitazon, sertralin ve diğer CYP2C8/2C9 substratlarının düzeylerini artırabilir.
İrbesartan’ın ginseng, dong quai, yohimbe ve efedra preparatları ile birlikte kullanılması, hipertansiyonun kontrol altına alınmasını zorlaştırabilir.
 
Hidroklorotiazid
Birlikte kullanıldığında tiazid diüretikler ile etkileşebilen ilaçlar şunlardır:
Barbitüratlar veya narkotikler --ortostatik hipotansiyonu artırabilirler.
Oral antidiyabetik ilaçlar ve insulin -- antidiyabetik ilacın dozunu ayarlamak gerekebilir.
Diğer antihipertansif ilaçlar -- aditif etki veya etkinlik artışı.
Kolestiramin ve kolestipol reçineler -- Anyonik değiştirici reçine varlığında hidroklorotiazid emilimi bozulur. Kolestiramin veya kolestipol’ün hidroklorotiazid ile bağlanarak sindirim sisteminden emilim oranını sırasıyla %85 ve %43 düzeyinde azalttığı saptanmıştır.
Kortikosterodler, ACTH -- elektrolit kaybında artış, özellikle hipokalemi.
Presör aminler (örn. norepinefrin) -- presör aminlere yanıtı muhtemelen azaltır fakat presör amin kullanımını engelleyecek düzeyde etkilemez.
İskelet kası gevşetici ajanlar (örn. tubokurarin) -- kas gevşeticiye karşı yanıtı muhtemelen artırır.
Lityum -- diüretikler ile birlikte kullanılmamalıdır. Diüretikler lityum renal klerensini azaltır ve lityum toksisitesi için yüksek risk oluştururlar.
Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar --bazı hastalarda NSAİ ilaç kullanımı kıvrım, potasyum tutucu ve tiazid diüretiklerin idrar söktürücü, natriüretik ve antihipertansif etkilerini azaltabilmektedir. Bu yüzden Co-İrda ile birlikte NSAİ ilaç kullanan hastaların diüretik tedavisinden yeterli etki sağlayıp sağlamadıkları yakından takip edilerek saptanmalıdır.
Kontraendikasyonlar

Co-İrda hipertansiyon tedavisinde endikedir. Hipertansiyonun tedavisinde başlangıç ilacı olarak kullanımı endike değildir.

Kullanım Şekli Ve Dozu
İrbesartan’ın tavsiye edilen başlangıç dozu günde bir defa 150 mg’dır. Kan basıncı daha etkili şekilde düşürülmesi gereken hastalarda irbesartan dozu günde bir defa 300 mg’a artırılabilir. 
İntravasküler hacim azalması olan hastalar (örn. diüretik tedavisi alan veya hemodiyaliz hastaları) irbesartan başlangıç dozu olarak günde bir defa 75 mg kullanmalıdır (bkz.UYARILAR / ÖNLEMLER). Günlük azami irbesartan dozu olan 300 mg ile istenen tedavi düzeyi sağlanamayan hastalarda daha da yüksek bir doz ile etkide artış sağlamak olası değildir.     
Hidroklorotiazid, günde bir kez uygulanan 12.5 ile 50 mg doz aralığında etkilidir.
 
Doza bağımlı olmayan yan etkileri azaltmak amacıyla, eğer hastada monoterapi ile yeterli düzeyde etki elde edilemedi ise kombinasyon tedavisine geçilmelidir.
 
Co-İrda diğer antihipertansif ilaçlarla birlikte kullanılabilir.
Co-İrda aç veya tok olarak kullanılabilir.
 
Klinik etki ile doz ayarlanması:İrbesartan veya hidroklorotiazid monoterapisi ile yeterince kontrol altına alınamayan hastalarda tedaviye günde bir defa irbesartan ve hidroklorotiyazid (150/12.5 mg) kombinasyonu ile devam edilebilir. İrbesartan ve hidroklorotiazid kombinasyonu için önerilen kademeli doz ayarlaması şu şekildedir: 150/12.5 mg, 300/12.5 mg ve 300/25 mg. Monoterapiden kombinasyon tedavisine geçildiğinde en büyük etki artışı 150/12.5 mg dozuna ilk geçildiği zaman elde edilir. Dozda yapılan ayarlama sonrasında kan basıncının yeni düzeyine ulaşması 2-4 haftayı bulur.
 
300 mg irbesartan / 25 mg hidroklorotiazid önerilen en yüksek günlük kombine doz sınırıdır.  
Yaşlı hastalarda ve karaciğer yetmezliği olan kişilerde ilaç dozunun ayarlanmasına gerek yoktur.
 
Böbrek yetmezliği olan hastalarda kullanım: Kreatinin klerensi >30 mL/dakika olan hastalarda normal doz uygulanır. Daha şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda tiazid grubu yerine kıvrım diüretikleri tercih edilmelidir. Bu hastalarda Co-İrda kullanılmamalıdır.
 
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Co-İrda 300 mg / 12.5 mg Film Tablet; 28 ve 90 film tabletlik blister ambalajlarda.

Ruhsat Sahibi

NOBEL İLAÇ SANAYİİ ve TİCARET A.Ş.

İnkılap Mah. Akçakoca Sok. No:10

34768 Ümraniye- İSTANBUL

Ruhsat Tarihi Ve Numarası

16.11.2006     209 / 44

Saklama Koşulları

25 °C’nin altındaki oda sıcaklığında, ışıktan koruyarak, çocukların erişemeyecekleri yerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Co-İrda 150 mg / 12.5 mg Film Tablet; 28 ve 90 film tabletlik blister ambalajlarda.

Uyarılar/Önlemler

Fetal / Neonatal Morbidite ve Mortalite

Doğrudan renin-anjiyotensin sistemine etkili olan ilaçlar gebe kadınlarda kullanıldığında fetal ve neonatal morbidite ve ölümlere neden olabilirler. ADE inhibitörleri kullanan gebe kadınlarda bu türden durumların geliştiği bildirilmiştir. Gebelik tespit edildiğinde Co-İrda kullanımı derhal sonlandırılmalıdır.

 

Gebeliğin II. ve III. trimestrlerinde direkt olarak renin-anjiyotensin sistemine etki eden ilaçlara maruz kalan fetüslerde, hipotansiyon, neonatal kafatası hipoplazisi, anüri, geri dönüşümlü veya geri dönüşümsüz böbrek yetmezliği ve ölüm meydana geldiği bildirilmiştir. Muhtemelen azalmış fetal renal fonksiyona bağlı olarak oligohidramniyoz gelişimi sık görülmektedir. Ayrıca fetal ekstremitelerde kontraktürler, kraniyofasiyal deformasyon, hipoplastik akciğer gelişimi, prematürite, intrauterin gelişme geriliği ve patent duktus arteriyozus da bildirilmiştir. Ancak bunların ilaca maruz kalma sonucu geliştiği konusunda kesin bir bulgu yoktur.

 

İlaç kullanımına yalnızca ilk trimestr boyunca devam etmiş olan hamilelerin bebeklerinde bu istenmeyen etkilere rastlanmadığı belirtilmektedir. Embriyo ve fetüsleri anjiyotensin II reseptör antagonistine yalnızca ilk trimestr boyunca maruz kalan annelere bu ayrıntı açıklıkla aktarılmalıdır. Yine de, hastalar hamile kaldıklarında Co-İrda tedavisinin hekim tarafından derhal sonlandırılması tavsiye olunur.

 

Nadiren (yaklaşık bin gebelikten birinde), renin-anjiyotensin sistemine doğrudan etkili ilaca alternatif olabilecek başka bir ilaç bulunamamaktadır. Böyle nadir olgular ile karşılaşıldığında anneler tedavinin fetüs için olası zararları konusunda bilgilendirilmeli ve intraamniyotik ortam seri halinde ultrason muayeneleri ile kontrol edilmelidir.

 

Oligohidramnios tespit edildiğinde, anne için Co-İrda tedavisinin hayat kurtarıcı olma özelliği bulunmuyor ise ilaç alımı sonlandırılmalıdır. Kontraksiyon stres testi, non-stres test veya biyofiziksel profil ile değerlendirme yöntemlerinden  hamilelik haftasına en uygun olanı tatbik edilmelidir. Hastalar ve hekimler, oligohidramnios bulgularının fetüste geri dönüşümsüz hasarlar oluştuktan sonra bile saptanamayabileceği konusunun farkında olmalıdırlar.

 

Anne karnında iken anjiyotensin II reseptör antagonistine maruz kalan bebeklerin hipotansiyon, oliguri ve hiperkalemi açısından izlenmesi gerekir. Eğer oliguri gelişir ise kan basıncı ve böbrek perfüzyonu desteklenmelidir. Hipotansiyonu normalleştirmek ve / veya bozulmuş böbrek fonksiyonunu yerine getirmek adına exchange transfüzyon veya diyaliz gerekli olabilir.

 

Tiazidler plasenta engelini aşarak kordon kanına geçer. Fetal veya neonatal sarılık, trombositopeni ve muhtemelen erişkinlerde görülen diğer istenmeyen etkiler açısından artmış tehlike söz konusudur.

 

Volüm veya Tuz Deplesyonlu Hastalarda Hipotansiyon

Komplike olmayan hipertansif hastalarda yalnızca irbesartan tedavisi ile kan basıncında aşırı düşüş görülme sıklığı çok nadirdir (< %0.1); irbesartan-hidroklorotiazid tedavisi ile kan basıncında aşırı düşüş riski ise yaklaşık %1’dir. İntravasküler hacim azalması veya aşırı sodyum kaybı olanlarda (örneğin, yüksek doz diüretikler ile tedavi edilmiş olanlar veya diyaliz hastaları) antihipertansif tedavinin başlangıcında semptomatik hipotansiyon görülebilir. Bu şartlar Co-İrda ile tedaviye başlanmadan önce düzeltilmelidir.

 

Eğer hipotansiyon gelişir ise hasta sırt üstü yatırılmalı ve gerektiğinde damar yolundan sodyum içeren serum ile takviye edilmelidir. Geçici hipotansif yanıt hastada tedavinin devam etmesi için kontrendikasyon oluşturmaz; genellikle, tansiyon normale döndürüldükten sonra benzer güçlüklere rastlanmadan tedavi sürdürülebilmektedir.

 

Hidroklorotiazid

Karaciğer fonksiyon bozukluğu

Sıvı ve elektrolit dengesindeki küçük değişimlerin karaciğer koması riskini artırabileceği bilindiğinden karaciğer fonksiyonları bozuk veya ilerleyici karaciğer hastalığı olan kişilerde tiazid türevlerinin dikkatle kullanılması gerekir.

 

Aşırı duyarlılık reaksiyonu

Tüm hastalar için geçerli olmakla birlikte; özellikle, alerji ya da bronşiyal astımı olanlarda hidroklorotiazid tedavisi sırasında aşırı duyarlılık reaksiyonu oluşabilir.

 

Sistemik lupus eritamatozus

Tiazid diüretiklerinin kullanımı sistemik lupus eritamatozus hastalığını aktive edebilir ya da şiddetlendirebilir.

 

Böbrek fonksiyon bozukluğu

Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi inhibisyonunun sonucu olarak duyarlı kişilerde renal fonksiyonda değişiklikler geliştiği bildirilmiştir. Böbrek fonksiyonları renin-anjiyotensin-aldosteron sistemine bağlı hastaların bazılarında (örneğin, şiddetli konjestif kalp yetmezliği hastaları), ADE inhibitörleri ile yapılan tedavide oliguri ve / veya ilerleyici azotemi ve nadiren de akut böbrek yetmezliği ve / veya ölüm bildirilmiştir. İrbesartan’ın da benzer şekilde etkilerinin olması ihtimali mevcuttur. ADE inhibitörleri ile yapılan çalışmalarda tek taraflı veya çift taraflı renal arter stenozu olan hastalarda serum kreatinin veya BUN değerlerinde artış olduğu bildirilmiştir. Benzer hastaların irbesartan ile yapılmış çalışmaları bulunmamakla birlikte böylesi etkilerin söz konusu olabileceği akılda tutulmalıdır.

 

Tiazidler ciddi böbrek hastalığı bulunan kişilerde dikkatle kullanılmalıdır. Bu gibi hastaların azotemi yakınmasında artış oluşabilir. Böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalarda ilaç birikimine bağlı etki artışı meydana gelebilir.

 

Gebe Kadınlarda ve Emziren Annelerde Kullanımı:

Gebelikte kullanım kategorisi birinci trimestr için C, ikinci ve üçüncü trimestr için D dir.

 

İrbesartan’ın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Tiazidler ise anne sütüne geçmektedir.

Emzirilen bebekte yaratabileceği istenmeyen etkiler göz önüne alınarak ve ilacın anne için önemi saptandıktan sonra emzirmeye veya ilaç kullanımına son verilmesi hakkında bir karara varılmalıdır.

 

Çocuklarda Kullanımı:

Çocuklarda güvenilirliği ve etkinliği henüz kanıtlanmamıştır.

 

Yaşlılarda Kullanımı:

Yayınlanmış klinik deneyimlerde irbesartan ve hidroklorotiazid kombinasyonu ile tedaviye yanıt açısından genç ve yaşlı hastalar arasında farklılık saptanmadığı bildirilmektedir. Genelde yaşlı hastalarda tedaviye en düşük etkin doz ile başlanmalı, organ yetmezliği ve eşlik eden diğer hastalık veya ilaçların kullanımı göz önüne alınarak dikkatli olunmalıdır. 

 

Araç ve Makine Gibi Dikkat Gerektiren Durumlarda Kullanımı:

İrbesartan ve hidroklorotiazid kombinasyonunun araç ve makine kullanma yeteneği ve dikkat gerektiren durumlara etkisi üzerine yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak farmakodinamik özelliklerinden yola çıkarak bu tip durumlarda bir soruna yol açması beklenmemektedir. Buna rağmen, hipertansiyon tedavisi sırasında, araç veya makine kullanımı sırasında, yorgunluk veya baş dönmesinin görülebileceği göz ardı edilmemelidir.

Üretim Yeri

Nobelfarma İlaç Sanayii ve Ticaret A. Ş.

Sancaklar  81100  

DÜZCE

Yan Etkileri / Advers Etkiler
İrbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu genel olarak iyi tolere edilir. Yan etkileri hafif ve geçici olup tedavinin kesilmesini gerektirmez. İrbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu ile bildirilen toplam yan etki insidansı plasebo ile kıyaslanabilir düzeydedir.
 
Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, irbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu grubunda istenmeyen etkilere bağlı tedaviyi yarım bırakan hastaların oranı yalnızca %3.6 düzeyindedir. Bu oranın plasebo grubunda saptanan %6.8 düzeyine göre belirgin olarak (p=0.023) daha düşük olduğu saptanmıştır.
 
İlaç kullanımına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, plasebo kontrollü klinik çalışmalarda irbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu ile tedavi edilen hastaların %1 veya daha fazlasında ve plaseboya oranla daha fazla görülen yan etkiler şu şekilde sıralanmıştır:
Tüm vücut :göğüs ağrısı %2, halsizlik %7, grip %3
Kalp-damar sistemi :ödem %1, taşikardi %1
Sindirim sistemi :karın ağrısı %2, hazımsızlık %2, bulantı / kusma %3, diyare %3
Bağışıklık sistemi : alerji %1
Kas-iskelet sistemi : kas ve iskelet sistemi ağrısı %7
Sinir sistemi :baş dönmesi %8, ortostatik baş dönmesi %1
Üriner sistem : ürinasyon bozukluğu %2
 
Yapılan plasebo kontrollü klinik çalışmalarda irbesartan ile tedavi edilen hastaların %1 veya daha fazlasında ancak plaseboya oranla daha nadir görülen yan etkiler şu şekilde sıralanmıştır:
baş ağrısı, sinüs rahatsızlığı, öksürük, üst solunum yolu enfeksiyonu, farenjit, rinit, idrar yolu enfeksiyonu, kızarıklık, anksiyete / gerginlik, kas krampları.
 
Pazarlama sonrası dönemde çok nadiren bildirilen deneyimler ise şunlardır:
Ürtiker, anjiyoödem (yüz, dudaklar, farinks ve dilde oluşan şişlik), hipokalemi.
 
Laboratuvar Test Bulguları:
Kontrollü klinik çalışmalarda irbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu kullanımı ile standart laboratuvar parametrelerinde klinik olarak önemli olabilecek seviyedeki değişiklikler çok nadir meydana gelmiştir.
Kreatinin, Kan Üre Azotu:Sadece irbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu ile tedavi edilen esansiyel hipertansiyonlu hastaların %2.3’ünde kan üre azotu ve %1.1’inde serum kreatinin değerlerinde küçük artışlar meydana geldiği bildirilmiştir.
Hemoglobin: Sadece irbesartan-hidroklorotiazid kombinasyonu ile tedavi edilen hastaların hemoglobin değerlerinde ortalama 0.2 g/dL düzeyinde ve klinik yönden öneme sahip olmayan azalma gözlenmiştir (plasebo grubunda ise 0.4g/dL).
Karaciğer fonksiyon testleri:Karaciğer enzimleri ve / veya serum bilirubin seviyelerinde nadiren yükselmeler gözlenmiştir.
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ