Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Daiichi Sankyo İlaç Ticaret Ltd. Şti
Marka CONCOR
Etken Madde Kodu SGKEUD-BISOPROLOL FUMARAT Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 30
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C07AB07
ATC Açıklaması Bisoprolol
NFC Kodu BA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A01987
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 22,79 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 20,35 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği 8,87 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E405B
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Genel olarak bir beta blokörün doz aşımında beklenen belirtiler; bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm, akut kalp yetmezliği ve hipoglisemidir. Bisoprololün tek bir yüksek dozuna duyarlılıkta bireyler arasında çok değişkenlik olabilir. Kalp yetmezliği olan hastalar daha hassastır.

 

Doz aşımı ortaya çıktığı durumlarda bisoprolol tedavisi kesilerek destekleyici ve semptomatik tedavi başlatılmalıdır. Beklenen farmakolojik etkisine ve diğer beta blokörler için yapılan önerilere dayanarak, klinik olarak gerekli görülürse aşağıdaki genel kurallar göz önünde bulundurulmalıdır.

Bradikardi: İntravenöz atropin uygulanır. İstenilen cevabın alınmaması durumunda, izoprenalin veya pozitif kronotropik etkisi olan diğer bir ajan dikkatli bir şekilde verilebilir. Bazı koşullarda transvenöz geçici pacemaker implantasyonu gerekli olabilir.

 

Hipotansiyon: İntravenöz sıvı verilir ve vazopresör uygulanır. Ayrıca intravenöz glukagon yararlı olabilir.

 

AV blok (ikinci veya üçüncü derece): Hastalar yakından izlenmelidir ve izoprenalin infüzyonları ile tedavi edilmelidir. Gerekli görülürse, geçici bir pacemaker implantasyonu gerçekleştirilebilir.
 
Kalp yetmezliğinin akut kötüleşmesi: İntravenöz diüretikler, pozitif inotropik ajanlar ve vazodilatörler intravenöz uygulanır.
 
Bronkospazm: İzoprenalin, β2-sempatomimetikler ve/veya aminofilin gibi bronkodilatörler tedavi uygulanır.
 
Hipoglisemi: İntravenöz glukoz uygulaması
 
Sınırlı veriler bisoprololün çok zor diyaliz edildiğini göstermektedir
Endikasyonlar
  • Hipertansiyon
  • Koroner kalp hastalığı (angina pektoris).
  • ADE inhibitörlerine, diüretiklere ve opsiyonel olarak kardiyak glikozidlere ek olarak, sistolik ventriküler fonksiyonların zayıf (ekokardiyografı sonucu ejeksiyon fraksiyonu ≤ %35) olduğu stabil kronik orta şiddetli veya şiddetli kalp yetmezliğinin tedavisinde endikedir.
  •  

Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grubu: Beta blokör, selektif, ATC kodu: C07AB07
 
Bisoprolol intrinsik stimüle edici aktivitesi ve membran stabilize edici etkisi olmayan, yüksek   βı-selektif adrenoseptör bloke edici bir ajandır. Bronş ile ilgili damarların düz kaslarındaki β2-reseptörlerine ve metabolik regülasyon β2 reseptörlerine çok düşük afinite gösterirler. Bu nedenle, bisoprololün solunum yolu direncini ve β2 - ile uyarılan metabolik işlemleri etkilemesi beklenmez. β1-selektivitesi terapötik doz aralığının dışında da geçerlidir. Bisoprololün bilinen negatif inotropik etkisi yoktur.
Bisoprolol oral uygulamadan 3-4 saat sonra maksimum etkiye ulaşır. Plazma eliminasyon yarılanma süresi 10-12 saattir ve günde tek doz ile 24 saatlik etki sağlar. Bisoprololün maksimum antihipertansif etkisine genellikle 2 hafta sonunda ulaşılır.
 
Kronik kalp yetmezliği olmayan koroner kalp hastalarına akut uygulamada, bisoprolol kalp hızını ve atim hacmini ve böylece kardiyak debiyi ve oksijen tüketimini düşürür. Kronik uygulamada önceden artmış periferik direnç düşer.
Farmakokinetik Özellikler
Absorpsiyon
Bisoprololün %90'ından fazlası gastrointestinal sistemden emilir, küçük ilk geçiş metabolizmasının ≤%10 civarında olması nedeniyle oral kullanımda yaklaşık %90 oranında mutlak bir biyoyararlanıma sahiptir.
 
Dağılım
Dağılım hacmi 3,5 L/kg dır. Bisoprololün plazma proteinine bağlanma oranı, yaklaşık %30'dur.
 
Metabolizma ve eliminasyon
Bisoprolol, eşit ölçüde etkili iki yolla vücuttan uzaklaştırılır: %50'si karaciğer tarafından metabolize edilerek inaktif metabolitlere dönüştürülür ve bu metabolitler böbrekler yoluyla atılır. Kalan %50'si metabolize edilmeden böbrekler yoluyla atılır.
Eliminasyon, böbrek ve karaciğerde aynı oranda gerçekleştiği için karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doz ayarlamalarına genellikle gerek duyulmaz.
Toplam klirensi, yaklaşık olarak 15 L/saattir. Plazma eliminasyon yarı-ömrü, 10-12 saattir.Bisoprololün farmakokinetiği doğrusal ve yaştan bağımsızdır.
Farmasötik Şekli

Lak Tablet

Formülü

Her tablette; etken madde olarak 10 mg bisoprolol hemifumarat, yardımcı madde olarak demir oksit sarı ve titan-IV-oksit bulunur.

İlaç Etkileşmeleri
Önerilmeyen kombinasyonlar :
 
Kronik kalp yetmezliği tedavisinde:
 
Sınıf I antiaritmik ilaçlar (örn; kinidin, disopiramid; lidokain, fenitoin; flekainid propafenon): Atriyoventriküler ileti süresi uzatabilir ve negatif inotropik etkiyi artırabilir.
 
Bütün endikasyonlann tedavisinde: 
 
Verapamil ve daha düşük ölçüde diltiazem gibi kalsiyum antagonistleri: Kontraktilite ve atriyoventriküler ileti üzerinde negatif etki oluşabilir. Verapamil tipi kalsiyum antagonistlerinin intravenöz yoldan uygulanması, şiddetli hipotansiyona ve atriyoventriküler blokaja yol açabilir.
 
Merkezi etkili antihipertansif ilaçlar örn. (klonidin metildopa, moksonodin, rilmenidin): Merkezi etkili antihipertansif ilaçların eşzamanlı kullanımı kalp hızında ve kardiyak iletide azalma,vazodilasyona yol açabilir. Özellikle beta blokörün bırakılmasından önce ilacın ani olarak kesilmesi "rebound hipertansiyon" riskini artırabilir. 
 
Dikkatle kullanılması gereken kombinasyonlar :
 
Kronik kalp yetmezliği tedavisinde:
 
Sınıf I antiaritmik ilaçlar (örn; kinidin, disopiramid; lidokain, fenitoin; flekainid propafenon): Atriyo ventriküler ileti süresini uzatabilir ve negatif inotropik etkiyi arttırabilir.
 
Bütün endikasyonların tedavisinde:
 
Nifedipin gibi dihidropridin tipi kalsiyum antogonistleri: Eşzamanlı kullanımda hipotansiyon riskinde artış ve kalp yetmezliği olan hastalarda ventriküler pompa fonksiyonunun bozulmasında artış olasılığı dışlanamaz.
 
Sınıf III Antiaritrmikler (ör., amiodaron): Atriyoventriküler ileti zamanı uzayabilir.
 
Parasempatomimetik ilaçlar: Eşzamanlı kullanım atriyo-ventriküler ileti süresini ve bradikardi riskini arttırabilir.
 
Topikal beta blokörler (örn. glokom tedavisinde kullanılan göz damlaları) bisoprololün sistemik etkisini arttırıcı etki oluşturabilir.
 
İnsülin   ve   oral   antidiyabetikler:   Kan   şekerini   düşürme   etkisinin   artması. β-adrenoreseptörlerinin blokajı hipoglisemi semptomlarını maskeleyebilir.
 
Anestezikler: Refleks taşikardinin zayıflaması ve yüksek hipotansiyon riskini arttırabilir, (genel anestezi hakkında daha fazla bilgi için bakınız uyarılar/önlemler)
 
Digital glikozidler:, Atriyoventriküler ileti süresinin artması ile kalp hızının azalması.
 
Nonsterodial   antienflamatuar   ilaçlar   (NSAID):   bisoprololün   hipotansif etkisini azaltabilirler.
 
β -sempatomimetik ajanlar (örn. izoprenalin, dobutamin): Bisoprolol ile birlikte kullanıldığında her iki ajanın da etkisini azaltabilir.
 
β ve α adrenoreseptörleri aktive eden sempatomimetikler: Bisoprolol ile birlikte kullanımları, kan basıncını arttırabilir. Bu tür etkileşimler non-selektif beta blokörler ile daha fazla benzerliğini düşündürmektedir.
 
Kan basıncını düşürme potansiyeli olan (örn. trisiklik antidepresanlar, barburatlar, fenotiazinler) ilaçların antihipertansif ajanlar ile birlikte kullanımı hipotansiyon riskini arttırabilir.
 
Birlikte kullanımında dikkate alınması gerekenler:
 
Meflokin: Bradikardi riskini artırabilir.
Kontraendikasyonlar
Concor®, aşağıdaki rahatsızlıkları olan hastalarda kullanılmamalıdır:
  • akut kalp yetmezliği veya i.v. inotropik tedavi gerektiren dekompanse kalp yetmezliği atakları sırasında
  • kardiyojenik şok,
  • ikinci veya üçüncü derece AV blok (pacemaker/kalp pili olmaksızın),
  • hasta sinüs sendromu,
  • sinoatriyal blok,
  • semptomatik bradikardi,
  • semptomatik hipotansiyon,
  • ciddi bronşiyal astım veya ciddi kronik obstrüktif akciğer hastalığı,
  • periferik arteriyel oklüzif hastalığının son evreleri veya Raynaud sendromunun ciddi formu
  • tedavi edilmemiş feokromositoma (bakınız uyarılar/ önlemler) ,
  • metabolik asidoz,
  • bisoprolol veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık.
Kullanım Şekli Ve Dozu
Hipertansiyon veya angina pektoris tedavisinde
 
Yetişkinlerde: Her iki endikasyon için doz günde bir kez 5 mg bisoprolol hemifumarat'dır. Gerekirse doz günde bir kez 10 mg bisoprolol hemifumarat'a kadar arttırılabilir.
Önerilen maksimum doz, günde bir kez 20 mg bisoprololdür.
Tüm olgularda dozaj, özellikle nabız hızı ve terapötik başarıya göre bireysel olarak ayarlanmalıdır.
 
Stabil kronik kalp yetmezliği tedavisinde
Tedavi edilecek kişilerin stabil kronik kalp yetmezliği hastası olmaları ve son 6 hafta içinde akut yetmezlik geçirmemiş olmaları ve ayrıca son 2 hafta içinde hastanın temel tedavisinde büyük bir değişiklik yapılmamış olması gerekir. Tedavinin ön koşulu hastaların bisoprolol ile tedaviye başlamadan önce hastaların optimal dozda bir ADE inhibitörü (veya ADE inhibitörlerinin iyi tolere edilemediği durumlarda başka bir vazodilatör ile) ve bir diüretik ile ve ayrıca opsiyonel olarak bir kardiyak glikozid ile tedavi ediliyor olması gerekir.Tedaviyi yürüten doktorun kronik kalp yetmezliği konusunda deneyimli olması önerilir.
Stabil kronik kalp yetmezliğinin tedavisine ilke olarak küçük dozlarla titrasyon yapılarak başlanmalıdır; dozlar aşağıda açıklandığı gibi yavaş bir şekilde arttırılmalıdır.
 
Doz titrasyonu sürecinde doz artışı hastanın mevcut dozu nasıl tolere ettiğine bağlı olarak yapılmalıdır.
 
1 hafta süreyle günde bir kez 1.25 mg, iyi tolere edilmesi durumunda doz;
1 hafta süreyle günde bir kez 2.5 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;
1 hafta süreyle günde bir kez 3.75 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;
4 hafta süreyle günde bir kez 5 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;
4 hafta süreyle günde bir kez 7.5 mg'a yükseltilir, iyi tolere edilmesi durumunda doz;10 mg'a yükseltilir ve idame edilir.
 
Tedavinin 1.25 mg ile başlatılmasından sonra, hastalar yaklaşık 4 saat gözlenmelidir (özellikle kan basıncına, kalp hızına, ileti bozukluklarına ve kalp yetmezliğinin kötüleştiğini gösteren belirtilere dikkat edilmelidir).
 
Önerilen maksimum günlük doz günde bir kez 10 mg'dır.
 
Advers olayların görülmesi bazı hastaların önerilen maksimum doz ile tedavi edilmesini engelleyebilir. Gerektiğinde ulaşılan doz tekrar aşamalı olarak düşürülebilir ve hasta tarafından iyi tolere edilen maksimum doz ile tedaviye devam edilir. Gerekli görülürse tedaviye ara verilebilir ve daha sonra uygun şekilde tekrar başlatılabilir.
 
Kalp yetmezliğinin kötüleşmesi veya titrasyon fazı sırasında toleransın iyi olmaması durumunda, öncelikle bisoprolol dozunun düşürülmesi veya eğer gerekiyorsa (ciddi hipertansiyon, akut pulmoner ödem ile kalp yetmezliğinin kötüleşmesi, kardiyojenik şok, semptomatik bradikardi veya AV blok durumlarında) kullanımın hemen kesilmesi önerilir.
 
Tüm endikasyonların tedavi süresi
Bisoprolol ile tedavi genellikle uzun-dönem tedavisidir. Bisoprolol tedavisinin aniden kesilmemesi önerilir, çünkü bu durum geçici olarak durumun kötüleşmesine neden olabilir. Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda tedavi aniden kesilmemelidir. Dozun aşamalı olarak azaltılması önerilir.
 
Özel popülasyon
 
Karaciğer ve/veya böbrek yetersizliğinde dozaj Hipertansiyon veya angjna pektoristedavisinde
Hafif ile orta dereceli karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda, normal olarak dozaj ayarlaması gerekmemektedir. Ciddi böbrek yetersizliği (kreatinin klirensi <20 ml/dakika) ve ciddi karaciğer fonksiyon bozuklukluğu olan hastalarda önerilen maksimum günlük doz 10 mg'lık bisoprolol hemifumaratı aşmamalıdır.
Diyaliz hastalarında bisoprolol kullanımıyla ilgili deneyimler sınırlı olmasına rağmen doz rejiminin değiştirilmesini gerektiren hiçbir kanıt bulunmamaktadır.
 
Kronik kalp yetmezliği tedavisinde
Kalp yetmezliği ile birlikte karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda bisoprololün farmakokinetiği ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle bu hastalarda doz titrasyonu özel dikkat harcanarak yapılmalıdır.
 
Yaşlılar
Doz ayarlamasına gerek yoktur.
 
Çocuklar
Bisoprololün çocuklarda kullanımıyla ilgili deneyim bulunmamaktadır, bu nedenle çocuklarda kullanımı önerilmez.
 
Uygulama şekli
Concor®  tabletleri sabahları kahvaltıdan önce, kahvaltı sırasında veya kahvaltıdan sonra bir içecek ile birlikte yutulmalı ve çiğnenmemelidir.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Concor 5 mg Lak Tablet

Saklama Koşulları

25 °C'nin altındaki oda sıcaklığında, çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği kuru bir yerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Concor® 10 mg Lak Tablet; 30 tabletlik blister ambalajlarda.

Uyarılar/Önlemler
Kronik kalp yetmezliği tedavisinde:
Stabil kronik kalp yetmezliğinin bisoprolol ile tedavisinin başlangıcında düzenli olarak izlenmesi gerekir. Dozaj ve uygulama şekli için bakınız Kullanım Şekli ve Dozu
Aşağıdaki hastalıklar ve koşullar ile birlikte kalp yetmezliği bulunan hastalarda bugüne kadar bisoprolol ile yeterli terapötik çalışma yapılmamıştır:
  • NYHA sınıf II kalp yetmezliği
  • İnsüline bağımlı diabetes mellitus (tip I)
  • Böbrek yetmezliği (serum kreatinin ≥300 µmol/L)
  • Karaciğer yetmezliği
  • 80 yaşın üstündeki hastalar
  • Sınırlayıcı kardiyomiyopati
  • Konjenital kalp hastalığı
  • Hemodinamik olarak belirgin organik kapak hastalığı
  • Son 3 ay içinde miyokard enfarktüsü
Hipertansiyon veya angina pektoris tedavisinde:
Kalp yetmezliği ile birlikte hipertansiyon veya angina pektorisi olan hastalarda bisoprolol dikkatle kullanılmalıdır.
 
Bütün endikasyonlann tedavisinde:
Kalp kondisyonunda geçici kötüleşmeye yol açabileceğinden, özellikle iskemik kalp hastalığı   olanlarda bisoprolol   tedavisi   açıkça   endike   olmadığı   taktirde aniden kesilmemelidir. Detaylı bilgi için Kullanım Şekli ve Dozuna bakınız. Concor®, aşağıdaki durumlarda yalnızca özel dikkatle kullanılabilir:
  • kan glukoz değerlerinde büyük dalgalanmalar gösteren diabetes mellitus; hipoglisemi semptomları (taşikardi, palpitasyon veya terleme) maskelenebilir,
  • uzun süreli açlık,
  • devam eden desensitizasyon tedavisi. Diğer beta-blokörlerde olduğu gibi, bisoprolol hem alerjenlere duyarlılığı hem de anaflaktik reaksiyonların şiddetini arttırabilir. Epinefrin, bu vakalarda her zaman istenen terapötik etkiyi sağlamaz.
  • birinci derece AV blok,
  • Prinzmetal anginası,
  • oklüzif   periferik   arter   hastalığı.   Özellikle   tedavinin   başlangıcında şikayetler yoğunlaşabilir.
Kişisel veya ailesel psöriazis hikayesi olan kişilere β-blokörler (ör., bisoprolol) ancak yarar/risk oranı dikkatlice dengelendikten sonra verilmelidir
Bisoprolol tedavisi sırasında tirotoksikoz semptomları maskelenebilir. Feokromositoma hastalarına bisoprolol ancak α-reseptör blokajı sonrasında uygulanmalıdır.
 
Genel anestezi uygulanacak hastalarda anestezist beta reseptör blokajı konusunda dikkatli olmalıdır. Eğer ameliyat öncesi yine de beta blokör tedavisinin kesilmesi gerekiyorsa bu aşamalı olarak yapılmalı ve anesteziden 48 saat önce tamamlanmalıdır.
 
Semptomlara neden olan bronşiyal astım veya diğer kronik obstrüktif akciğer hastalığında bisoprolol tedavisi bronkodilatör tedavisi ile birlikte yürütülmelidir. Bazı durumlarda astım hastalarında solunum direnci artışı görülebilir ve buna bağlı olarak β2 -sempatomimetiklerinin dozunu artırmak gerekebilir.
Gebelik ve laktasyon döneminde kullanım
Gebelerde kullanımı
Bisoprololün farmakolojik etkinliği gebelik ve/veya fötus/yenidoğan üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.
Genel olarak, beta-blokörler plasental perfüzyonu azaltır ki, bu durum uterus içi büyüme bozuklukları, fötal ölüme, düşük veya erken doğuma neden olabilir. Fötus ve yeni doğanda advers olaylar (örneğin; hipoglisemi ve bradikardi) görülebilir. Eğer bir beta-blokörle tedavi gerekli ise, βı-selektif beta-blokörler tercih edilir.
Bisoprolol, kesin olarak gerekli olmadıkça gebelik sırasında kullanılmamalıdır. Eğer bisoprolol ile tedavinin gerekli olduğu düşünülüyorsa, uteroplasental kan akımı ve fötal büyüme izlenmelidir. Gebelik veya fötus üzerinde zararlı etkilerin görülmesi durumunda alternatif tedavi tedbirleri düşünülmelidir. Yenidoğan bebek, yakından izlenmelidir. Hipoglisemi ve bradikardi semptomları genellikle yaşamın ilk 3 günü içinde oluşur.
Emzirenlerde kullanımı
Bisopololün anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle, bisoprolol tedavisi sırasında annenin emzirmesi önerilmez.
Araç ve makine kullanmaya etkisi
Koroner kalp hastalığı olan hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada, bisoprolol hastaların araç kullanma performansını etkilememiştir. Bununla birlikte, ilaca karşı verilen reaksiyonlardaki bireysel farklılıklardan dolayı, araç veya makine kullanma yeteneği bozulabilir. Bu durum, özellikle bisoprolol tedavisinin başlangıcında, ilaç değiştirildiğinde ve alkol ile birlikte kullanım söz konusu olduğunda gözönünde tutulmalıdır.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Aşağıdaki bilgiler, sıklık terminolojisinde kullanılmaktadır.
Çok yaygın (≥%10), yaygın (≥%1 ve < %10):, yaygın olmayan (≥%0,1 ve <%1):, seyrek (≥%0,01 ve < %0,1):, çok seyrek (< %0,01):,
 
İncelemeler:
Seyrek: Trigliserit artışı ve karaciğer enzimlerinde (ALAT, ASAT) artışı
Kardiyak bozukluklar:
Çok yaygın: Bradikardi (kronik kalp yetmezliği hastalarında),
Yaygın: Önceden mevcut kalp yetmezliğinin kötüleşmesi (kronik kalp yetmezliği hastalarında)
Yaygın olmayan: Bradikardi, AV ileti bozuklukları, önceden mevcut olan kalp yetmezliğinin kötüleşmesi (hipertansiyon veya angina pektoris hastalarında),
 
Sinir Sistemi bozuklukları:
Yaygm: Yorgunluk*, halsizlik*, baş dönmesi*, baş ağrısı* Göz bozuklukları:
Seyrek: Gözyaşı azalması (eğer hasta kontakt lens kullanıyorsa göz önünde tutulmalıdır).
Çok seyrek: Konjonktivit
 
Kulak ve labirent bozuklukları:
Seyrek: İşitme bozukluğu
 
Solunum yolları, toraks ile ilgili ve mediastinal bozukluklar:
Yaygın olmayan: Bronşiyal astımı veya obstrüktif hava yolu hastalığı geçmişi olan kişilerde bronkospazm
Seyrek: Alerjik rinit
 
Gastrointestinal bozukluklar:
Yaygın: Bulantı, kusma, diyare, kabızlık
 
Deri ve subkütan doku bozuklukları:
Seyrek: Hipersensitivite reaksiyonları (ör., kaşıntı, kızarıklık, döküntü)
Çok seyrek: Beta blokörler psöriazisi tetikleyebilir veya artırabilir veya psöriazis-benzeri döküntüye ve alopesiye yol açabilir.
 
Kas, iskelet ve bağ dokusu bozuklukları:
Yaygın: Kas zayıflığı ve kas krampları
 
Vasküler bozukluklar:
Yaygın: Ektremitelerde üşüme veya uyuşukluk hissi
Yaygın olmayan: Ortostatik hipotansiyon
 
Genel bozukluklar:
Yaygın: Astenia (kronik kalp yetmezliği hastalarında), fatik*
Yaygın olmayan: Astenia (hipertansiyon veya angina pektoris hastalarında),
 
Hepatobilyer bozukluklar:
Seyrek: Hepatit
 
Üreme sitemi:
Seyrek: Ereksiyon bozukluğu
 
Psikiyatrik bozuklukları:
Yaygın olmayan: Depresyon, uyku bozuklukları,
Seyrek: Kabus görme, halüsinasyon
*Bu semptomlar, özellikle tedavinin başlangıcında tespit edilebilir. Genellikle orta derecede olup 1-2 hafta içinde ortadan kalkar.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.