Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Sanofi Aventis İlaçları Ltd. Şti.
Marka CORDARONE
Etken Madde Kodu SGKEQB-AMIODARON HCL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 30
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C01BD01
ATC Açıklaması Amiodaron
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Tabletler
Kamu Kodu A02014
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 17,26 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu NULL
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı
Amiodaronun akut doz aşımı ile ilgili çok az bilgi vardır. Birkaç vakada sinüs bradikardisi, ventriküler aritmi –özellikle de Torsades de pointes- ve karaciğer hasarı bildirilmiştir. Semptomatik tedavi yapılmalıdır. Amiodaronun farmakokinetik özellikleri nedeniyle, hasta yeterince uzun süre takip edilmeli ve özellikle kardiyak fonksiyonlar açısından izlenmelidir. Amiodaron ve metabolitleri diyalizle vücuttan atılamaz.
Endikasyonlar
Cordarone Bölünebilir Tabletaşağıda belirtilen durumların tekrarının önlenmesi için kullanılır :

Yaşamı tehdit eden ventriküler taşikardi: tedavi hastanede, yakın monitorizasyon altında başlatılmalıdır.

  • Tanısı konmuş, semptomatik ventriküler taşikardi.
  • Tanısı konmuş, tedavi gerektiren supraventriküler taşikardi; Diğer tedaviler için kontrendikasyon veya direncin söz konusu olduğu durumlarda.   
  • Ventriküler fibrilasyon
Supraventriküler taşikardi tedavisi:Atrial fibrilasyon veya flutter'ın kardiyoversiyonu veya ventrikül hızının yavaşlatılması
 
Amiodaron ayrıca, koroner hastalığı ve/veya sol ventrikül fonksiyon bozukluğu olan hastalarda antiaritmik olarak kullanılabilir (bkz. “Farmakodinamik Özellikler”).      
Farmakodinamik Özellikler
Anti-aritmik özellikleri :
 
Kalp kası liflerinde aksiyon potansiyelinin 3. fazını uzatarak potasyum akımının yavaşlamasına yol açar (Vaughan Williams Sınıf III);
Bradikardi yapan etkisi sinüs otomatizmasının azaltılmasına bağlıdır; bu etki atropin ile antagonize edilmez;
Non-kompetitif alfa ve beta antiadrenerjik etkisi vardır;
Sinoatriyal, atriyal ve nodal iletide yavaşlamaya yol açar. Bu ileti kalp atım hızına bağlı olarak artar;
 İntraventriküler iletide değişiklik oluşturmaz;
Refrakter evrelerde uzamaya ve atrial, nodal ve ventriküler düzeylerde miyokardın eksitabilitesinde azalmaya yol açar.
Atriyoventriküler yan yollarda refrakter evreleri uzatır ve iletiyi yavaşlatır.
 
Diğer özellikler :
 
Periferik direnci orta derecede azaltmak ve kalp atım hızını düşürmek yoluyla oksijen tüketimini azaltır.
Miyokard arterlerinin düz kasları üzerine doğrudan etkiyle koroner kan akışını artırır. Negatif inotrop etki söz konusu olmadığından ve periferik   direnç ve basınç azaldığından kardiyak debiyi korur.
Farmakokinetik Özellikler
Amiodaron, yavaş taşınan bir moleküldür ve dokulara afinitesi yüksektir.
 
Oral yolla alındığında biyoyararlanımı bireysel farklılıklar gösterir ve %30-80 arasında değişir (ortalama değer % 50’dir). Tek bir dozu takiben, 3-7 saatte pik plazma düzeyine erişilir. Terapötik etki, genellikle bir hafta içinde (bu süre birkaç gün ile iki hafta arasında değişebilir) elde edilir.
 
Amiodaronun yarı-ömrü uzundur ve belirgin bireysel farklılıklar gösterir (20-100 gün). Tedavinin ilk günlerinde ilaç, başta yağ dokusu olmak üzere vücudun hemen hemen bütün dokularında birikir. Atılım birkaç gün sonra başlar ve bireysel farklara göre bir ay ila birkaç ay içinde sabit plazma yoğunluğuna ulaşılır.
 
Yukarıdaki özelliklerden dolayı yükleme dozu, terapötik etkiyi sağlamak için gerekli doku doyumuna hızla ulaşılacak şekilde düzenlenmelidir.
 
İyodun bir bölümü molekülden ayrılır ve iyodür halinde idrara geçer. Amiodaron günde 200 mg dozunda uygulandığında idrarla atılan iyodür miktarı 6 mg/24 saat kadardır. Molekülün geriye kalan kısmı, dolayısıyla iyodun büyük bir bölümü karaciğerde metabolize olduktan sonra feçesle atılır.
Böbrek eliminasyonunun ihmal edilebilir düzeyde olması, böbrek yetmezliği olan hastalarda standart dozların uygulanabilmesini sağlar.
 
İlacın atılımı, tedavinin kesilmesinden sonra birkaç ay süresince devam eder; bu nedenle ilacın 10 gün ila 1ay boyunca etkinliğini sürdürebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Farmasötik Şekli
Bölünebilir Tablet
Formülü

Bir bölünebilir tablette :

Amiodaron hidroklorür ...............200 mg.

İlaç Etkileşmeleri
Birçok antiaritmik ilaç kalbin otomatizmasını, ileti sistemini ve kontraktilitesini deprese edebilir.
Farklı sınıflardan antiaritmiklerin kombinasyonu faydalı bir terapötik etki sağlayabilir, ancak, genellikle çok dikkat gerektirir; bu durumda yakın klinik izlem ve EKG monitorizasyonu şarttır. Torsades de pointes’a neden olan (amiodaron gibi) antiaritmiklerin kombine kullanımı kontrendikedir.
 
Aynı sınıftan antiaritmiklerin kombinasyonu, bazı istisnai durumlar dışında, kardiyak yan etki riskinin artması nedeniyle önerilmez. Negatif inotropik, bradikardik ve/veya atriyoventriküler iletiyi yavaşlatıcı etkileri bulunan ilaçlarla kombine kullanım da dikkat gerektirir; bu durumda yakın klinik izlem ve EKG monitorizasyonu yapılmalıdır.
 
Kombinasyonu kontrendike olanlar:
  • Torsades de pointes'a neden olan ilaçlar:
Sınıf Ia antiaritmikler (kinidin, hidrokinidin, dizopiramid),
Sınıf III antiaritmikler (dofetilid, ibutilid, sotalol),
Diğer ilaçlar: Bepridil, sisaprid, difemanil, IV eritromisin, mizolastin, IV vinkamin
  • Sultoprid
Ventriküler aritmi ve özellikle de Torsades de pointes riski artar.
  • Sparfloksazin
QT aralığında uzama nedeniyle Torsades de pointes riski artar (elektrofizyolojik additif etkiler nedeniyle)
 
Kombinasyonu önerilmeyenler :
  •  Torsades de pointes’a neden olan nöroleptikler:
Bazı fenotiyazin nöroleptiker (klorpromazin, siyamemazin, levomepromazin, tiyoridazin, trifluoperazin), benzamid nöroleptikler (amisülpirid, sülpirid, tiaprid), bütirofenon nöroleptikler (droperidol, haloperidol), diğer nöroleptikler (pimozid).
Ventriküler aritmi ve özellikle de Torsades de pointes riski artar.
  • Halofantrin, moksifloksazin, pentamidin
Ventriküler aritmi ve özellikle de Torsades de pointes riski artar. Mümkünse, Torsades de pointes’a neden olan, antibiyotik haricindeki ilacın kullanımına ara verilir. Kombine tedaviden kaçınılması mümkün değilse, tedaviye başlamadan önce QT kontrolü yapılmalı ve tedavi sürekli elektrokardiyokrafik monitorizasyon altında gerçekleştirilmelidir.
  • Enjektabl diltiazem:
Bradikardi ve atriyoventriküler blok riski mevcuttur. Eğer bu kombinasyonun verilmesi gerekiyorsa, devamlı klinik izlem ve EKG monitorizasyonu yapılması önerilmektedir. 
  • Beta-blokerler (sotalol ve esmolol dışındakiler)
Kontraktilite, otomatizma ve ileti bozuklukları ortaya çıkabilir (kompansatuar sempatik mekanizmaların baskılanması nedeniyle).
  • Florokinolonlar:

Amiodaron tedavisi alan hastalarda, florokinolonların kullanımından kaçınılmalıdır.

Dikkatle kullanılması gereken kombinasyonlar :
  • Oral antikoagülanlar:
Antikoagülan etki ve hemorajik risk artar.
Protrombin düzeyi ve INR daha sık kontrol edilmelidir. Oral antikoagülan dozu, amiodaron tedavisi sırasında ve tedavi kesildikten sonra ayarlanmalıdır.
  • Siklosporin
Dolaşan sisklosporin düzeyleri, ilacın hepatik metabolizmasının azalmasına bağlı olarak artar; nefrotoksik etki riski söz konusudur.
 
Kan siklosporin konsantrasyonlarının ölçümü, böbrek fonksiyonlarının takibi ve amiodaron tedavisi sırasında ve tedavi kesildikten sonra doz ayarlaması yapılması gereklidir.
  • Oral diltiazem
Özellikle yaşlılarda, bradikardi ve atrioventriküler blok riski mevcuttur.
Klinik takip ve elektrokardiyografik monitorizasyon yapılmalıdır.
  • Kalp glikozidleri:
Otomatizma depresyonu (aşırı bradikardi) ve atriyoventriküler ileti bozuklukları görülebilir.Digoksin kullanılması halinde, digoksin klirensinin azalmasına bağlı olarak plazma digoksin düzeyinde artış gözlenebilir.
 
Klinik izlem ve EKG monitorizasyonu yapılmalı; gerekirse kan digoksin düzeyleriölçülerek, digoksin dozu ayarlanmalıdır.
  • Esmolol
Kontraktilite, otomatizma ve ileti bozuklukları ortaya çıkabilir (kompansatuar sempatik mekanizmaların baskılanması nedeniyle).
Klinik takip ve elektrokardiyografik monitorizasyon yapılmalıdır.
  • Potasyumu düşüren ilaçlar: potasyumu düşüren diüretikler (tek başına veya kombine olarak), uyarıcı laksatifler, glukokortikoidler (sistemik kullanım), tetrakosaktid, amfoterisin B (IV)
Ventriküler aritmi ve özellikle de Torsades de pointes riski artar (hipokalemi predispozan bir faktördür).
 
Klinik takip ve elektrokardiyografik monitorizasyon yapılmalıdır.
  • Fenitoin:
Plazma fenitoin düzeylerinde yükselme ve buna eşlik eden özellikle nörolojik tipte doz aşımı belirtileri görülebilir (fenitoinin hepatik metabolizmasının azalması nedeniyle).
Klinik takip yapılmalı, fenitoinin plazma konsantrasyonları kontrol edilmeli ve gerekirse, ilacın dozu ayarlanmalıdır.
  • Bradikardik ilaçlar: bradikardik kalsiyum antagonistleri (diltiazem, verapamil), beta-blokerler (sotalol hariç), klonidin; guanfasin, kalp glikozidleri, meflokin; antikolinesteraz ilaçlar (donezepil, galantamin, rivastigmin, takrin, ambemonyum, piridostigmin, neostigmin)
Ventriküler aritmi ve özellikle de Torsades de pointes riski artar
 
Klinik takip ve elektrokardiyografik monitorizasyon yapılmalıdır. 
  • Simvastatin
Rabdomiyolizis gibi, doza bağımlı yan etkilerin riski artar (kolesterol düşürücü ilacın hepatik metabolizmasının azalması nedeniyle).
Simvastatin uygulanırken,20 mg/gün dozu aşılmamalıdır.
 
Bu dozla terapötik etkinlik elde edilemiyorsa, bu tür etkileşimi bulunmayan başka bir statin kullanılmalıdır.

Kontraendikasyonlar
Cordarone Bölünebilir Tabletaşağıdaki durumlarda kontrendikedir :
 
  • Pacemaker kullanılmayan sinoatrial blok veya sinüs bradikardisi olguları;
  • Pacemaker kullanılmayan hasta sinüs sendromu (sinüs aresti riski);
  • Pacemaker kullanılmayan yüksek dereceli ileti bozuklukları;
  • Hipertiroidizm (amiodaronun şiddetlendirme olasılığı nedeniyle);
  • İyod'a veya amiodaronakarşı aşırı duyarlılık halleri;
  • II. veya III.derece kalp bloğu;
  • Bradikardi nedenli senkoplarda;
  • Torsade de Pointes'a neden olan ilaçlarla kombine kullanım:
  1. Sınıf I a antiaritmikler (kinidin, hidrokinidin, dizopiramid, vs.),
  2. Sınıf III antiaritmikler (sotalol, dofetilid, ibutilid, vs.),
  3. Sultoprid,
  4. Bepridil, sisaprid, difemanil, IV eritromisin, mizolastin, sparfloksazin vs. gibi diğer ilaçlar (Bkz. “İlaç Etkileşmeleri”)
  5. Sparfloksazin
 
Bu ilacın aşağıdaki ilaçlarla kombine kullanımı genel olarak önerilmez:
 
enjektabl diltiazem,
halofantrin, pentamidin, moksifloksazin,
bazı nöroleptikler (tiyoridazin, klorpromazin, levomepromazin, trifluoperazin, siyamemazin, sülpirid, amisülpirid, tiaprid, pimozid, haloperidol,droperidol),
ve sotalol ve esmolol dışındaki beta-blokerler (Bkz. “İlaç Etkileşmeleri”).
Hamileliğin son altı ayında
Laktasyon (Bkz. “ Laktasyon”)
Kullanım Şekli Ve Dozu
Başlangıç tedavisi:
 
Genellikle uygulanan doz 8-10 gün süreyle günde 3 tablettir.
Bazı durumlarda, başlangıç tedavisinin kısa süreyle daha yüksek dozda (4-5 tablet/gün) verilmesi gerekir. Bu durumda elektrokardiyografik monitorizasyon yapılmalıdır.
 
İdame tedavisi:
 
Minimum etkili doz saptanmalıdır; bu doz hastadan alınan cevaba göre, günde1/2 (2 günde bir 1 tablet) ila 2 tabletarasında değişir.
Günlük doz 1/2 tablet olarak belirlendiğinde, tabletin özel çentiği tek parmakla bastırılarakiki parçaya ayrılır.
 
Günlük dozlardan birinin yanlışlıkla atlanması halinde, bir sonraki doz normal olarak alınmalıdır. Atlanan dozu telafi etmek için, dozun iki katı alınmamalıdır.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
Cordarone Ampul 150 mg / 3 ml 3m’lik 6 ampul içeren ambalajlarda
Saklama Koşulları

Oda sıcaklığında (30ºC altında) saklanmalıdır.

ÇOCUKLARIN GÖREMEYECEĞİ VE ERİŞEMEYECEĞİ YERLERDE VE AMBALAJINDA SAKLAYINIZ.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
30 bölünebilir tablet içeren blister ambalajlarda
Uyarılar/Önlemler
Uyarılar :
Tedaviye başlamadan önce EKG ölçümlerinin yapılması gerekir.
  • Yaşlı hastalarda kalp hızını belirgin bir şekilde azaltabilir.
  • Amiodaron güçlü bir CYP enzim inhibitörüdür. Dolayısıyla bazı ilaçların serum konsantrasyonlarının artmasına yol açabilir.
  • QT aralığında uzama, amiodaronun farmakolojik özelliklerinin bir sonucudur. Bu nedenle ilaç, tanısı konmuş veya şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsades de Pointes hastalarında kullanılmamalıdır.
  • Cordarone Bölünebilir Tablet, EKG değişikliklerine yol açabilir. Bu "cordaronik" değişiklik, repolarizasyonun uzamasına bağlı olarak QT aralığında uzamaya neden olur. Buna eşlik eden U dalgaları görülebilir; bu amiodaronun terapötik etkisininbir belirtisi olup, toksisite değildir.
  • 2. veya 3. derece A-V blok, sinoatrial blok veyabifasikülerblok gelişmesi durumunda tedavi kesilmelidir. 1. derece atriyoventriküler blok gelişmesi yakın takip gerektirir.
  • Bileşikteki iyot, bazı tiroid testlerinin yanlış sonuç vermesine yol açar (radyoaktif iyodun bağlanması, PBI); Bununla beraber, tiroid fonksiyon testlerinin değerlendirilmesi mümkün olur (T3, T4,TSHus). Hipotiroidi veya hipertiroidizme neden olabilir.
  • Sotalol dışındaki beta blokerler (kontrendike kombinasyon), esmolol (kullanımı dikkat gerektiren kombinasyon), verapamil ve diltiazem ile kombine kullanılması, sadece yaşamı tehdit eden ventriküler ritm bozukluklarında düşünülmelidir. (Bkz. İlaç Etkileşmeleri)
  • Laktoz içermesi nedeniyle, bu ilacın konjenital galaktozemi, glukoz ve galaktoz malabsorpsiyonu sendromu veya laktaz yetersizliğinde kullanımı kontrendikedir.
Tek başına veya genel durum bozukluğuyla birlikte dispne veya kuru öksürük başlaması, pulmoner toksisite olasılığını düşündürmeli ve akciğer grafisi çekilmelidir (Bkz.”Yan Etkiler/Advers Etkiler”).
 
Optik nöropati veya optik nevritise neden olabilir. Bunun sonucunda görme yetisinde zayıflık yaşanabilir.
 
Kullanım tedbirleri:
 
Elektrolit dengesi bozuklukları, özellikle hipokalemi: Proaritmik etki başlangıcını destekleyebileceğinden, hipokaleminin eşlik edebileceği durumlar göz önünde bulundurulmalıdır.
 
Hipokalemi amiodaron uygulamasından önce düzeltilmelidir.
 
Hastalar, tedavi sırasında güneşe maruz kalmamaları veya bir güneş koruyucusu kullanmaları konusunda uyarılmalıdır.
 
Amiodaron tiroid anomalilerine neden olabilir. (Bkz. “Yan Etkiler/Advers Etkiler”)
 
Bütün hastalarda, tedavi öncesinde ve daha sonra tedavi süresince düzenli olarak –örneğin 6 ayda bir- ve ilacın kesilmesinden birkaç ay sonra TSH testi yapılması önerilir.
 
Tiroid fonksiyon bozukluğundan şüphe edildiğinde, TSH düzeyleri ölçülmelidir (Bkz. “Yan Etkiler/Advers Etkiler”).
 
Çocuklarda amiodaronun güvenilirliği ve etkinliği kontrollü klinik çalışmalarla değerlendirilmemiştir.
 
Amiodaronun neden olabileceği karaciğer hasarının saptanması için, karaciğer fonksiyonunun (transaminaz düzeylerinin) amiodaron tedavisine başlar başlamaz ve tedavi süresincedüzenli olarak, yakından takip edilmesi önerilir. (Bkz. “Yan Etkiler/Advers Etkiler”). Oral ve intravenöz formlarla tedavi sırasında, akut karaciğer bozuklukları (ağır hepatoselüler yetmezlik veya bazen fatal olabilen karaciğer yetmezliği de dahil olmak üzere) ve kronik karaciğer bozuklukları ortaya çıkabilir. Bu durumda amiodaron dozu azaltılmalı veya, transaminaz düzeylerinin normalin üç katını aşması halinde, tedavi kesilmelidir.
 
Oral amiodaron uygulamasına bağlı kronik karaciğer bozukluklarının klinik ve biyolojik belirtileri minimal olabilir (hepatomegali, normal düzeyin 5 katı serum transaminaz düzeyi) ve tedavi kesildikten sonra geriler. Ancak, fatal seyirli vakalar bildirilmiştir.
 
Anestezi
 
Cerrahi girişim öncesinde, anestezist hastanın amiodaron ile tedavi edildiği konusunda uyarılmalıdır.
 
Amiodaron ile kronik tedavi, yan etkiler bakımından, genel veya lokal anesteziklerin hemodinamik risklerinin artmasına neden olabilir. Bunlar özellikle bradikardik ve hipotansif etkiler, azalmış kardiyak output ve ileti bozukluklarıyla ilgili yan etkilerdir.
 
Bunlara ek olarak, amiodaronla tedavi edilen hastalarda, nadir vakalarda cerrahiden hemen sonra akut solunum sıkıntısı gözlenmiştir. Bu nedenle, böyle hastalara suni solunum uygulanırken, hastaların dikkatle gözlenmesi önerilir. (BKz. “Yan Etkiler/Advers Etkiler”).
 
GEBELİK VE LAKTASYON
 
Gebelik :
 
Gebelik Kategorisi D’dir.
 
Klinik olarak, gebeliğin ilk üç aylık döneminde uygulanan amidaronun potansiyel malformatif etkisini değerlendirmeyi mümkün kılacak yeterli veri henüz bulunmamaktadır.
 
Fötal tiroid bezi, son adet döneminden 14. hafta sonra iyot bağlamaya başladığından, ilacın bu dönemden önce uygulanması halinde fötal tiroid bezi üzerinde herhangi bir etki oluşturması beklenmez.
Bu dönemden sonra ilacın kullanımına bağlı aşırı iyot yüklenmesi, fötusta biyolojik veya hatta klinik (guatr) hipotiroidizme neden olabilir. Sonuç olarak, amiodaron’un gebeliğin ilk üç ayından sonra kullanılması kontrendikedir.
 
Laktasyon :
 
Amiodaron ve metaboliti, iyotla beraber, anne sütüne maternal plazmadan daha yüksek konsantrasyonlarda geçer. Yenidoğanda hipotiroidizm riski nedeniyle, bu ilaçla tedavi sırasında emzirme kontrendikedir.
 
Araç ve Makina Kullanmaya Etkisi
 
Bildirilmemiştir.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Oftalmolojik belirtiler:
  • Vakaların hemen hemen hepsinde gelişen mikro birikimler genellikle pupillanın altındaki bölgeyle sınırlıdır ve tedavinin kesilmesini gerektirmez. Şiddetli ışıkta renkli halkaların görülmesi veya bulanık görme, nadiren bu tabloya eşlik eder. Korneal mikro birikimler kompleks lipit çökeltilerinden oluşur ve tedavinin kesilmesinden sonra tamamen geriler.
  • Birkaç vakada, bulanık görme, görmede azalma ve göz dibinde papilla ödemi ile birlikte optik nöropati (optik nörit) bildirilmiştir. Bu durum, görme keskinliğinde az veya çok şiddette bir azalmayla sonuçlanabilir. Ancak bugünkü bilgilere göre amiodaronla ilişkisi kesinlik kazanmamıştır. Bununla beraber, durumu açıklayacak belirli başka bir neden yoksa, tedavinin kesilmesi önerilir.
Dermatolojik belirtiler:
  • Fotosensitivite: hastalara tedavi boyunca güneş ışığından (ve genel anlamda UV ışınlarından) kaçınmaları öğütlenmelidir. Radyoterapi sırasında eritem vakalarının oluştuğu da bildirilmiştir.
  • Genellikle özellik göstermeyen deri döküntüleri ve nadiren birkaç vakada eksfoliyatif dermatit bildirilmiş, ancak bunların ilaçla ilişkili olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır.
  • Uzun süreli ve yüksek dozda tedavide, deri üzerinde mavimsi veya kurşuni renkte pigmentasyonlar ortaya çıkabilir; bu pigmentasyonlar tedavinin kesilmesinden sonra yavaş yavaş kaybolur (10-24 ay).
Tiroid ile ilgili belirtiler:
  • Tiroid fonksiyon bozukluğuna ait herhangi bir klinik belirtinin bulunmadığı durumlarda, bozulmuş serum tiroid hormon seviyeleri (serum T4 düzeyi artmış, T3 düzeyi normal veya hafifçe azalmış olabilir) tedavinin kesilmesini gerektirmez.
  • Hipotiroidizm klasik şekilde kendini gösterir: Tanı, kilo alma, apati, uyku hali ve TSH düzeyinde belirgin bir yükselmeye dayanarak konur. Tedavinin kesilmesinden 1-3 ay sonra kademeli olarak normal tiroid fonksiyonlarına geri dönüş sağlanır; ancak ilacın kesilmesi zorunlu değildir. İlacın endikasyonu hayati önem taşıyorsa, L-tiroksin bazlı yerine koyma tedavisiyle birlikte, amiodarona devam edilebilir; L-tiroksin dozu TSH düzeylerine göre belirlenir.
  • Hipertiroidizmin teşhisi daha zordur: az sayıda semptom (açıklanamayan hafif kilo kaybı, antiaritmik etkinin ve/veya anti-anjinal etkinin azalması), yaşlı hastalarda psikiyatrik bulgular veya tirotoksikoz ortaya çıkabilir. Serum TSHus düzeyinde belirgin bir azalma tanıyı destekler. Bu durumda amiodaron hemen kesilmelidir. Genellikle tedavinin kesilmesinden 3-4 hafta sonra klinik iyileşme sağlanır. Ciddi vakalar ölümle sonuçlanabileceğinden, acil olarak uygun bir tedaviye başlanmalıdır. Tirotoksikozun kendisi veya miyokard kasının dengesini bozma etkisi endişe verici bir boyuttaysa, sabit olmayan bir etki sağlayan sentetik antitiroid tedavisi yerine, yeterince uzun bir süre (3 ay) kortikosteorid tedavisi (1 mg/kg) tercih edilmelidir.
Amiodaron tedavisinin kesilmesinden aylar sonra ortaya çıkan hipertiroidizm vakaları bildirilmiştir.
 
Pulmoner belirtiler : 
 
Diffüz interstisyel veya alveoler pnömopati ve bronşiolitis obliterans organize pnömoni (BOOP) vakaları bildirilmiştir. Genel durum bozukluğuna (halsizlik, kilo kaybı, hafif ateş) eşlik eden veya yalnız başına ortaya çıkan efor dispnesinde göğüs filmi çekilmeli ve gerekirse tedaviye ara verilmelidir. Bu tür pnömopatiler, pulmoner fibrozise ilerleyebilir .
 
Pulmoner patolojiler, -kortikositeroid tedavi eşlik etsin veya etmesin-amiodaronun erken dönemde kesilmesiyle geriler. Klinik belirtiler genellikle 3-4 hafta içinde kaybolur, ancak radyolojik düzelme ve akciğer fonksiyonlarının normale dönmesi daha uzun zaman alır (birkaç ay).
 
Birkaç vakada, genellikle interstisyel pnömopatilere eşlik eden plörezi bildirilmiştir.
 
Özellikle astmatik hastalarda, birkaç bronkospazm vakası bildirilmiştir.
 
Birkaç vakada, bazen fatal sonuçlanabilen ve bazen cerrahi girişimden hemen sonra ortaya çıkan (yüksek dozda oksijenle etkileşme olasılığı üzerinde durulmuştur) akut solunum sıkıntısı sendromu gözlenmiştir (Bkz. “Uyarılar/Önlemler”)
 
Nörolojik belirtiler ve SSS üzerine etkiler: 
  • Baş dönmesi, yorgunluk, başağrısı, hafıza zayıflığı, koordinasyon zayıflığı
Nadir olarak; 
  • Uzun süreli amiodaron uygulaması, duyusal, motor veya mikst tipte periferik nöropati ve miyopatiye neden olabilir. Bunlar tedaviden birkaç ay sonra, bazen de birkaç yıl sonra ortaya çıkabilir ve genellikle tedavinin kesilmesiyle düzelirler. Bununla beraber, düzelme tam olmayabilir, çok yavaş gerçekleşebilir ve tedavi kesildikten ancak birkaç ay sonra meydana gelir.
  • Bildirilen diğer bozukluklar, tremor veya diğer ekstrapiramidal semptomlar, serebellar tipte ataksi, nadiren intrakranyal hipertansiyon (psödotümör serebri), kabuslar da dahil olmak üzere uyku bozukluklarıdır.
Hepatik belirtiler:
 
Karaciğer bozukluğu vakaları bildirilmiştir. Bu vakalara, serum transaminazlarındaki yükselmeye dayanarak tanı koyulmuştur. Aşağıdaki bulgu ve vakalar bildirilmiştir:
  • Transaminaz düzeylerinde, dozun azaltılmasıyla, hatta kendiliğinden gerileyebilen, izole ve genellikle orta dereceli (normalin 1,5-3 katı) yükselme;
  • Çok nadir olarak (birkaç izole vakada), yükselmiş serum transaminaz seviyeleri ve/veya sarılıkla birlikte görülen, bazen fatal olabilen ve tedavinin kesilmesini gerektiren, akut hepatopati.
  • Tedavinin uzun sürmesi ile görülen nadir kronik hepatopati vakaları. Histolojik görünüm psödo-alkolik hepatitteki gibidir. Belirsiz klinik ve laboratuar bulguları (sürekli olmayan hepatomegali, normal düzeyin 1.5-5 katı serum transaminaz düzeyi), karaciğer fonksiyon parametrelerinin düzenli monitorizasyonunu gerektirir. Serum transaminaz yüksekliği –orta derecede bile olsa- 6 aydan uzun süren bir tedaviden sonra ortaya çıkarsa, kronik karaciğer hasarını akla getirmelidir. Klinik ve laboratuar bulgularındaki bozukluklar, genellikle tedavi kesildikten sonra geriler. Gerilemeyen birkaç vaka bildirilmiştir.
Kardiyak belirtiler: 
  • Hipotansiyon görülebilir.
  • Genellikle orta dereceli ve doza bağlı bradikardi görülebilir. Bazı vakalarda, özellikle yaşlılarda ve sinüs fonksiyon bozukluğu bulunanlarda, belirgin bradikardi ve daha ender olarak sinüs aresti bildirilmiştir.
  • Sinoatrial blok ve değişik derecelerde AV blok gibi ileti bozuklukları nadir olarak bildirilmiştir.
  • Amiodaronun aritmojen etkisi birçok antiaritmiğe göre zayıftır ve belirli ilaç kombinasyonları (Bkz. “İlaç Etkileşmeleri”) ve elektrolit denge bozukluklarında ortaya çıkar.
Diğer yan etkiler :
  • Sindirim sistemine ait bulantı, kusma, anoreksi, konstipasyon, AST veya ALT düzeylerinde artma ve tat alma bozuklukları gibi yan etkiler genellikle yükleme tedavisi sırasında ortaya çıkar ve dozun azaltılmasıyla geriler. Az sayıda vakada epididimit bildirilmiş, ancak ilaçla ilişkili olup olmadığı kesinlik kazanmamıştır. Birkaç vakada alopesi gözlenmiştir.
  • Koku alma yeteneğinde anormallik görülebilir.
  • Vaskülit, serum kreatinin düzeylerinin orta derecede yükseldiği böbrek yetmezliği ve trombositopeni gibi aşırı duyarlık reaksiyonu düşündüren bir kaç vaka bildirilmiştir.
  • Çok nadir olarak: uygunsuz antidiüretik hormon salımı sendromu bildirilmiştir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.