Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Bilim İlaç San. Ve Tic. A.Ş.
Marka CORONIS
Etken Madde Kodu SGKF86-KARVEDILOL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 28
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C07AG02
ATC Açıklaması Karvedilol
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Tabletler
Kamu Kodu A09139
Patent Jenerik
Satış Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 17,26 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 7,27 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E340C
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçmez.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği
Değişik derecelerde böbrek fonksiyon bozukluğu (böbrek yetmezliği dahil) olan hastalarla ilgili mevcut farmakokinetik verilere göre, orta ve ağır şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda karvedilol doz şemasında değişiklik önerilmez.
Karaciğer Yetmezliği
Karvedilol karaciğer fonksiyon bozukluğu klinik olarak belirgin olan hastalarda kontrendikedir
Doz Aşımı

İntoksikasyon semptomları:

Doz aşımı durumunda ağır hipotansiyon, bradikardi, kalp yetmezliği, kardiyojenik şok ve kalp durması görülebilir. Ayrıca solunum problemleri, bronkospazm, kusma, bilinç bozukluğu ve jeneralize nöbetler de görülebilir.

 

İntoksikasyon tedavisi:

Genel prosedürlerin yanısıra gerekirse yoğun bakım şartlarında yaşamsal parametreler izlenmeli ve düzeltilmelidir. Aşağıdaki destekleyici tedaviler de uygulanabilir:

 

Hasta yatar pozisyonda olmalıdır.

 

Atropin: 0.5-2 mg i.v. (aşırı bradikardi için)

 

Glukagon: Başlangıçta 1-10mg i.v., sonra uzun süreli infüzyon olarak 2-5mg/saat  (kardiyovasküler fonksiyonu desteklemek amacıyla). Vücut ağırlığına ve etkilerine bağlı olarak kullanılabilecek sempatomimetikler: Dobutamin, izoprenalin, orsiprenalin ya da adrenalin. Pozitif inotropik etki gerekiyorsa, milrinon gibi fosfodiesteraz inhibitörleri kullanılması düşünülmelidir. Zehirlenme profilinde periferik vazodilatasyon öne çıkıyorsa, dolaşım koşulları sürekli izlenerek norfenefrin ya da noradrenalin verilebilir. İlaca dirençli bradikardi durumunda “pacemaker” uygulanmalıdır.

 

Bronkospazm Tedavisi: Bronkospazm durumunda, b-sempatomimetikler (aerosol veya i.v.) ya da aminofilin i.v. verilmelidir.  

 

Nöbet tedavisi: Nöbetlerde, diazepam ya da klonazepamın yavaş i.v. enjeksiyonu önerilir.

 

Önemli Not:

Şok semptomları görülen ağır zehirlenmede, yeterince uzun bir süre destekleyici tedaviye devam edilmelidir, çünkü karvedilolün eliminasyon yarı ömrünün uzaması ve daha derin kompartmanlardan yeniden dağılımı beklenebilir. Destekleyici/antidot tedavisinin süresi aşırı dozun şiddetine bağlıdır. Hastanın durumu stabilize olana kadar destekleyici tedavi sürdürülmelidir.

Endikasyonlar

Hipertansiyon

Coronis öncelikle esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir. Tek başına ya da diğer antihipertansif ajanlarla (kalsiyum kanal blokerler ve diüretikler; özellikle tiyazid diüretikler) birlikte kullanılabilir.

 

Koroner kalp yetmezliği

Coronis’in, koroner kalp hastalığında klinik etkinliği kanıtlanmıştır. Sessiz miyokard iskemisi ve unstabil anjinası olan hastalarda güvenilirliği ve etkinliği gösterilmiştir.

 

Kronik kalp yetmezliği

Karvedilol, iskemik ya da iskemik kökenli olmayan stabil, hafif orta ve ağır kronik kalp yetmezliği tedavisinde endikedir. Anjiyotensin Dönüştürücü enzim (ADE) (ACE, Angiotensin Converting Enzyme) inhibitörleri, diüretikler ve opsiyonel olarak dijitallerle (standart tedavi) birlikte karvedilol; kronik kalp yetmezliği tedavisinde morbidite ve mortaliteyi azaltırken aynı zamanda hastalık ilerleyişini de geciktirir.

 

Karvedilol standart terapiye ek olarak kullanılabileceği gibi dijital, hidralazin ve nitrat tedavisi görmeyen hastalarda da kullanılabilir.

Farmakodinamik Özellikler

Karvedilol, alfa 1, β1 ve β2  adrenerjik reseptör blokajı özelliği olan bir adrenerjik reseptör blokeridir. Karvedilolün organ koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir. Karvedilol etkili bir antioksidandır ve reaktif oksijen radikallerini ortadan kaldırır. Karvedilol rasemiktir ve hem R (+), hem S(-) izomerlerinin alfa 1 adrenerjik reseptör blokajı ve antioksidan özellikleri vardır. Karvedilolün insan damar düz kas hücreleri üzerine antiproliferatif etkisi vardır. Yürütülen klinik çalışmalarda kronik karvedilol tedavisi süresince çeşitli parametrelerle ölçülerek oksidatif streste bir azalma olduğu gösterilmiştir. β – adrenerjik reseptör blokaj özelliği , β1 ve β2  adrenoseptörleri için selektif  olmayıp karvedilolün S(-) enansiomeriyle ilişkilidir. Karvedilolün intrinsik sempatomimetik aktivitesi yoktur ve propranolol gibi membran stabilize edici özelliklere sahiptir. Karvedilol, renin salıverilmesini azaltan β – bloker etkisiyle renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini baskılar; dolayısıyla sıvı tutulması nadiren görülür. Karvedilol, selektif alfa 1 blokajı etkisine bağlı olarak periferik damar direncini azaltır. Karvedilol bir alfa 1 adrenoreseptör agonisti olan fenilefrinin neden olduğu kan basıncındaki artışı azaltırken anjiyotensin II’ nin neden olduğu artışı azaltmaz. Karvedilolün lipid profili üzerine olumsuz etkisi yoktur. Yüksek yoğunluklu lipoproteinler ile düşük yoğunluklu lipoproteinler arasındaki oran (HDL/LDL) korunur.

 

Etkinlik

Klinik çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre:

 

Hipertansiyon

Karvedilol hipertansif hastalarda β – bloker etkisi ile birlikte alfa 1  aracılığıyla gerçekleşen vazodilatör etkisiyle kan basıncını düşürür. β – bloker ajanlarla gözlendiği gibi, kan basıncında sağlanan düşüşe, birlikte gözlenen total periferik direnç artışı eşlik etmez. Kalp hızı hafifçe düşer. Hipertansiyon hastalarında böbrek kan akımı ve böbrek fonksiyonu korunur. Karvedilolün atım hacmini koruduğu ve total periferik direnci azalttığı gösterilmiştir. Böbrek, iskelet kası, önkol, bacak, deri, beyin veya karotid arterler dahil olmak üzere belirli organ ve damar yataklarına gelen kan miktarı karvedilol tarafından olumsuz etkilenmez. Ekstremitelerde soğukluk ve fiziksel aktivite sırasında erken yorgunluk görülme sıklığı azalmıştır. Karvedilolün hipertansiyon üzerindeki uzun süreli etkisi çift kör kontrollü çalışmalarda gösterilmiştir.

 

Koroner Kalp Hastalığı

Koroner kalp hastalığı olanlarda karvedilol, uzun süreli tedavi boyunca kalıcı anti-iskemik (total egzersiz zamanında, 1 mm ST segment depresyonuna kadar olan sürede ve anjinaya kadar olan sürede iyileşme) ve anti-anjinal etkiler göstermiştir. Akut hemodinamik çalışmalar karvedilolün anlamlı ölçüde miyokard oksijen ihtiyacını ve sempatik aşırı aktiviteyi azalttığını göstermiştir. Ayrıca karvedilol miyokard ön yük (pulmoner arter basıncı ve pulmoner kapiller wedge basıncı) ve ard yükü (total periferik direnç) azaltır.

 

Kronik Kalp Yetmezliği

Karvedilol tüm nedenlere bağlı mortaliteyi ve kardiovasküler nedenli hastane tedavisi ihtiyacını anlamlı oranda azaltır. Karvedilol ayrıca ejeksiyon fraksiyonunu artırır. İskemik ya da iskemik kökenli olmayan kronik kalp yetmezliği hastalarının semptomlarını iyileştirir. Karvedilolün bu etkisi doza bağımlıdır.

Farmakokinetik Özellikler

Emilim

Karvedilol oral uygulama sonrasında hızla emilir. Maksimum plazma konsantrasyonuna sağlıklı gönüllülerde yaklaşık 1 saatte ulaşır. Etkisi 1-2 saat içinde başlar. Maksimum antihipertansif etki yaklaşık 1-2 saat içinde elde edilir. Karvedilolün insanlarda mutlak biyoyararlanımı yaklaşık % 25-35’tir.

Dağılım

Karvedilol yüksek oranda lipofilik bir bileşiktir; plazma proteinlerine yaklaşık %98-99’u bağlanır. Dağılım hacmi yaklaşık 2L/kg’dir.

Metabolizma 

Karvedilolün büyük kısmı, temel olarak safrayla elimine edilen çeşitli metabolitlere dönüşür. Oral uygulamadan sonra ilk geçiş etkisi ortalama % 60-75 civarındadır. Karvedilol büyük ölçüde karaciğerde metabolize olur ve temel reaksiyonlardan biri glukuronidasyondur. Fenol halkasının demetilasyon ve hidroksilasyonu ile β reseptör blokeri aktivitesine sahip 3 metabolit ortaya çıkar. Klinik öncesi çalışmalara göre, 4'-hidroksifenol metaboliti karvedilolden 13 kat daha güçlü β bloker etkiye sahiptir. Karvedilol ile karşılaştırıldığında üç aktif metaboliti zayıf vazodilatör aktivite gösterir. İnsanda üç aktif metabolitin konsantrasyonları ana maddeden 10 kat daha düşüktür. Karvedilolün hidroksi-karbazol metabolitlerinden ikisi karvedilolden 30-80 kat daha güçlü olan aşırı potent antioksidanlardır.

Eliminasyon

Karvedilolün ortalama eliminasyon yarı-ömrü yaklaşık 6 saattir. Plazma klerensi yaklaşık 500-700 mL/dak’dır. Ana atılım yolu feçestir. Eliminasyon daha çok safra yoluyla olur. Küçük bir bölümü böbrekler yoluyla değişik metabolitler biçiminde elimine edilir.

Özel gruplarda farmakokinetik

Böbrek bozukluğu olan hastalar: Karvedilol ile kronik tedavi sırasında otoregülatör kan akımı korunur ve glomerüler filtrasyon değişmez. Hipertansiyon ve böbrek yetmezliği olan hastalarda, plazma seviyesi-zaman eğrisi altındaki alan, eliminasyon yarı ömrü ve maksimum plazma konsantrasyonu önemli derecede değişmez. Değişmemiş haldeki ilacın böbrekten atılımı böbrek yetersizliği olan hastalarda azalır; ancak farmakokinetik parametrelerdeki değişiklikler fazla değildir. Yapılan açık çalışmalar karvedilolün böbrek kaynaklı hipertansiyon hastalarında etkili bir ajan olduğunu göstermiştir. Aynı etkinlik, kronik böbrek bozukluğu olan veya hemodiyaliz altındaki veya böbrek transplantasyonu sonrası hastalar için de geçerlidir. Karvedilol kan basıncında gerek diyaliz günlerinde gerekse diyaliz olmayan günlerde kademeli bir düşüşe yol açar ve kan basıncını düşürme etkisi böbrek fonksiyonları normal olan hastalarda gözlenen ile karşılaştırılabilir düzeydedir. Karvedilol, muhtemelen plazma proteinlerine yüksek derecede bağlanması nedeniyle diyaliz membranını geçemediğinden diyaliz sırasında elimine olmaz. Hemodiyaliz uygulanan hastalar üzerinde gerçekleştirilen karşılaştırmalı çalışmalardan elde edilen sonuçlara dayanarak karvedilolün kalsiyum kanal blokerlerinden daha etkili olduğu ve daha iyi tolere edildiği sonucuna varılmıştır.

Karaciğer yetmezliği olan hastalar: Karaciğer sirozu hastalarında, ilacın sistemik yararlanımı ilk geçiş etkisindeki azalmadan % 80’e kadar bir artış göstermiştir. Bu yüzden karvedilol klinik olarak belirgin karaciğer yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir (Bakınız kontrendikasyonlar).

Yaşlılarda kullanım: Karvedilolün hipertansif hastalardaki farmakokinetiği yaştan etkilenmez. Yaşlı hipertansif hastalarda yapılan bir çalışma advers olay profilinde bir fark olmadığını göstermiştir. Koroner kalp hastalığı olan yaşlı hastaların katıldığı bir başka çalışma bildirilen advers olaylarda bir fark göstermemiştir.

Pediyatrik kullanım: 18 yaş altı kişilerde farmakokinetiği hakkında veri sınırlıdır

Diyabetik hastalar: İnsüline bağımlı olmayan diyabetli hipertansiyon hastalarında karvedilolün açlık veya post-prandiyal kan glikoz konsantrasyonu, glikollenmiş hemoglobin A1 veya antidiyabetik ajanların doz değişimi ihtiyacı üzerinde bir etkisi görülmemiştir.

İnsüline bağımlı olmayan diyabet hastalarında karvedilolün glikoz tolerans testi üzerinde istatistiksel açıdan önemli bir etkisi olmamıştır. İnsülin duyarlılığı azalmış (Sendrom X) olan hipertansif, diyabetik olmayan hastalarda, karvedilol insülin duyarlılığını iyileştirmiştir. Aynı sonuçlar insüline bağımlı olmayan diyabetli hipertansiyon hastalarında da bulunmuştur.

Farmasötik Şekli

Tablet

Formülü

Bir tablet 25 mg karvedilol içerir.

İlaç Etkileşmeleri

Farmakokinetik Etkileşmeler

 

Digoksin: Digoksin ve karvedilolün birlikte uygulanmasında digoksinin konsantrasyonları %15 kadar artar. Hem karvedilol hem de kalp glikozidlerin AV iletimini yavaşlatır. Karvedilol’e başlandığında, doz ayarlandığında ya da tedavi kesildiğinde digoksin düzeylerinin daha dikkatle izlenmesi önerilir.

 

İnsülin ve ağız yoluyla alınan hipoglisemikler: b-bloker etkili ilaçlar insülin ve ağız yoluyla alınan hipoglisemiklerin kan şekerini düşürücü etkisini artırabilirler.

Hipoglisemi belirtileri maskelenebilir yada azalabilir (özellikle taşikardi) Bu nedenle insülin ya da oral yolla alınan hipoglisemik kullanan hastaların kan glikozunun düzenli olarak izlenmesi önerilir.

 

Karaciğer metabolizması indükleyici ve inhibitörleri: Rifampisin karvedilol plazma konsantrasyonlarını yaklaşık %70 azaltır. Simetidin eğri altında kalan alanı yaklaşık %30 artırır. Fakat maksimum konsantrasyon (C maks) da değişikliğe yol açmaz. Rifampisin gibi karma fonksiyonlu oksidaz indükleyici alan hastalarda karvedilolün serum düzeyleri azalabileceğinden ve simetidin gibi karma fonksiyonlu inhibitörleri alanların serum düzeyleri artabileceğinden bu hastalar dikkatle izlenmelidir. Simetidin karvedilol düzeyleri üzerindeki etkisi düşük olduğundan herhangi bir klinik etkileşme olasılığı minimumdur.

 

Katekolamin-deplesyonuna neden olan ilaçlar: b-bloker özellikleri olan ilaçlarla birlikte katekolamin deplesyonuna neden olan bir ilaç (ör. Rezerpin ve/veya monoamin oksidaz inhibitörleri) alan hastalar hipotansiyon ve/veya şiddetli bradikardi belirtileri açısından yakından izlenmelidir.

 

Siklosporin: Kronik vasküler rejeksiyon görülen 21 böbrek transplant hastası üzerinde karvedilol tedavisi sonrası ortalama siklosporin konsantrasyonlarında hafif artışlar gözlenmiştir. Hastaların yaklaşık %30’unda siklosporin konsantrasyonlarını terapötik aralıkta tutmak amacıyla siklosporin dozunun azaltılması gerekirken diğer hastalarda herhangi bir ayarlama gerekmemiştir. Ortalamada, bu hastalarda siklosporinin dozu yaklaşık %20 azaltılmıştır. Gereken doz ayarlamasının kişiden kişiye geniş ölçüde değişkenlik göstermesi nedeniyle, siklosporin konsantrasyonlarının karvedilol tedavisine başlanmasından sonra yakından izlenmesi ve siklosporin dozunun uygun şekilde ayarlanması önerilir.

 

Verapamil, diltiazem ve diğer antiaritmikler: Karvedilol ile kombinasyon halinde AV iletim bozuklukları riskini artırabilirler. ( Bkz. Uyarılar/önlemler)

 

Farmakodinamik etkileşmeler

 

Klonidin: Klonidinin b-bloker ilaçlarla birlikte uygulanması kan basıncını ve kalp atım hızını düşürücü etkilerini potansiyalize edebilir. Klonidinin b-bloker ilaçlarla birlikte uygulandığı tedavi sonlandırılmak istendiğinde, b-bloker ajan önce kesilmelidir. Klonidin tedavisi birkaç gün sonra doz kademeli olarak düşürülerek kesilebilir.

 

Kalsiyum kanal blokerleri: (Bkz. Uyarılar/önlemler) Karvedilol ve diltiazem birlikte oral yolla uygulandığında izole olgularda ileti bozukluğu (nadiren hemodinamik denge bozukluğu ile birlikte) gözlenmiştir. b-bloker aktivitesi olan diğer ilaçlarda olduğu gibi, verapamil yada diltiazem türü kalsiyum kanal blokerleri oral yoldan karvedilol ile birlikte uygulandığında, EKG ve kan basıncı dikkatle izlenmelidir. b-bloker aktivitesi olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol, birlikte uygulanan antihipertansif etkili (örn. Alfa 1 reseptör antagonistleri), ya da advers etki profilinin bir parçası da hipotansiyon olan ilaçların etkisini güçlendirebilir. Anestezi sırasında karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotropik ve hipotansif etkilerine çok dikkat edilmesi gerekir.

Kontraendikasyonlar

Coronis aşağıdaki hastalarda kullanılmamalıdır:

  • Karvedilol veya ilacın içerdiği diğer yardımcı bileşenlere aşırı duyarlılık
  • Stabil olmayan/dekompanse kalp yetmezliği
  • Klinik olarak belirgin karaciğer disfonksiyonu

Diğer b-blokerlerle olduğu gibi, karvedilol şu hastalarda kullanılmamalıdır:

  • 2. ve 3. derece AV bloğu (kalıcı pacemaker yerleştirilmediyse)
  • Ağır bradikardi (<50 atım/dak)
  • Hasta sinüs sendromu (sino-atriyal blok dahil)
  • Ağır hipotansiyon (sistolik kan basıncı <85mmHg)
  • Kardiyojenik şok
  • Bronkospazm ya da astım öyküsü olan hastalar
Kullanım Şekli Ve Dozu

Tedavi süresi

Coronis tedavisi uzun süreli bir terapidir.

Tedavi birdenbire kesilmemeli ve haftalar içinde gittikçe azaltılarak kesilmelidir. Bu durum özellikle aynı zamanda koroner arter hastalığı olan hastalar için önemlidir.

 

Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;

 

Esansiyel hipertansiyon

Tedavinin başlangıcında ilk iki gün için önerilen doz günde 1 kez 12.5 mg dır. Bundan sonrası için önerilen doz günde 1 kez 25mg’dır. Gerekirse doz en az iki haftalık aralıklarla artırılarak günde bir kez ya da ikiye bölünerek günlük maksimum doz olan 50 mg’a çıkarılabilir.

 

Koroner kalp hastalığı

Tedavinin başlangıcında ilk iki gün için önerilen doz günde 2 kez 12.5 mg dır. Bundan sonrası için önerilen doz günde 1 kez 25mg’dır. Gerekirse doz en az iki haftalık aralıklarla artırılarak günlük maksimum doz olan 100mg’a çıkarılabilir (günde iki kez).

 

Semptomatik, stabil, kronik kalp yetmezliği:

Dozaj kişiye göre ayarlanmalı ve dozun artırılması sırasında bir doktor tarafından yakından izlenmelidir. Dijital, diüretik ve ADE inhibitörleri kullanan hastalarda karvedilol tedavisine başlamadan önce bu ilaçların dozları stabilize edilmelidir. Tedavi başlangıcında önerilen doz, iki hafta boyunca günde iki kez 3.125 mg bu doz tolere edilirse, en az iki haftalık aralıklarla önce günde iki kez  6.25 mg, sonra günde iki kez 12.5 mg ve sonrada günde iki kez 25 mg a çıkarılabilir.Doz hastanın tolere edebildiği en yüksek düzeye kadar artırılmalıdır. Hafif, orta yada ağır kronik kalp yetmezliği olan 85 kg' ın altındaki hastalarda önerilen maksimum doz günde iki kez 25 mg dır. Hafif ya da orta şiddette kalp yetmezliği olan 85 kg’ın üzerindeki hastalarda önerilen maksimum doz ise günde iki kez 50 mg dır. Her doz artırımından önce hasta, ağırlaşan kalp yetmezliği ya da vazodilatasyon semptomları açısından bir doktor tarafından değerlendirilmelidir. Kalp yetmezliğinde geçici kötüleşme veya sıvı retansiyonu diüretik dozu artırılarak tedavi edilmelidir; nadiren karvedilolün dozunu azaltmak ya da geçici olarak karvedilol tedavisini durdurmak gerekebilir. Karvedilol tedavisine 1 haftadan uzun bir süre ara verilmişse, tedaviye günde 2 kez daha düşük dozla başlanması ve yukarıda belirtilen doz artırımının uygulanması önerilir. Karvedilol tedavisine iki haftadan uzun bir süre ara verilmişse tedaviye günde iki kez 3.125mg ile başlanması ve yukarıda belirtilen doz artırımının uygulanması önerilir. Vazodilatasyon semptomlarının tedavisinde başlangıç olarak diüretiklerin dozu azaltılmalıdır. Semptomlar devam ederse, Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim (ADE) inhibitörü (eğer kullanılıyorsa) dozu düşürülebilir, bunun devamında da gerekirse karvedilol dozu azaltılabilir. Bu şartlar altında, ağırlaşan kalp yetmezliği ya da vazodilatasyon semptomları stabilize oluncaya kadar karvedilol dozu artırılmamalıdır.

 

Özel doz talimatları

Böbrek yetmezliği

Değişik derecelerde böbrek fonksiyon bozukluğu (böbrek yetmezliği dahil) olan hastalarla ilgili mevcut farmakokinetik verilere göre, orta ve ağır şiddette böbrek yetmezliği olan hastalarda karvedilol doz şemasında değişiklik önerilmez.

 

Karaciğer yetmezliği

Karvedilol karaciğer fonksiyon bozukluğu klinik olarak belirgin olan hastalarda kontrendikedir (Bkz. Kontrendikasyonlar).

 

Yaşlılar

Doz ayarlamasını destekleyecek veri mevcut değildir.

 

Kullanım Talimatı

Tabletler yeterli miktarda sıvı ile yutulmalıdır.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Coronis 6,25 mg Tablet

Coronis 12,5 mg Tablet

Saklama Koşulları

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında. Işıktan ve nemden koruyarak saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

28 tablet içeren ambalajlarda sunulmaktadır.

Uyarılar/Önlemler

Kronik konjestif kalp yetmezliği: Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda, karvedilolün doz artırımı sırasında kalp yetmezliğinde kötüleşme ya da sıvı tutulması görülebilir. Bu durumda, diüretikler artırılmalı, klinik denge oluşuncaya kadar karvedilol dozu artırılmamalıdır. Bazen karvedilol dozunu azaltmak ya da nadir olarak ilacın kullanımını geçici olarak durdurmak da gerekebilir. Bu tür dönemler, karvedilolün sonradan başarıyla uygulanmasını engellemez. Her iki ilacın da AV iletiyi yavaşlatması nedeniyle, karvedilol dijital glikozidleri ile kombine olarak kullanıldığında dikkat edilmelidir.

Konjestif kalp yetmezliğinde böbrek fonksiyonu: Konjestif kalp yetmezliği ile birlikte düşük kan basıncı (sistolik KB<100 mmHg), iskemik kalp hastalığı ve yaygın damar hastalığı ve/veya altta yatan böbrek yetmezliği olan hastalarda karvedilol tedavisiyle böbrek fonksiyonlarında geri dönüşlü kötüleşme saptanmıştır.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı: Bronkospazm gözlenen kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan ve oral ya da inhalasyon yolu ile ilaç almayan hastalarda karvedilol ancak potansiyel yarar potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. Bronkospazm eğilimi olan hastalarda, solunum yolundaki olası bir direnç artışı nedeniyle solunum distresi gözlenebilir. Karvedilol’e başlangıç aşamasında ve doz artırımı sırasında hastalar yakından izlenmeli ve tedavi sırasında bronkospazm görülürse karvedilol dozu azaltılmalıdır.

 

Diyabet: Akut hipogliseminin erken belirti ve semptomlarının maskelenebilmesi ya da azalabilmesi nedeniyle diabetes mellitus hastalarında karvedilol kullanımında dikkatli olunmalıdır. Kronik kalp yetmezliği bulunan diyabetli hastalarda, karvedilol kullanımı kan glikozunun kontrolünü güçleştirebilir. İlacın b-bloker özellikleri nedeniyle latent diabetes mellitus belirginleşebilir, belirgin diyabet kötüleşebilir ve kan glikoz regülasyonu inhibe olabilir.

 

Periferik damar hastalığı: b-blokerler arteriyel yetmezlik semptomlarını hızlandırabileceği ya da şiddetlendirilebileceğinden, periferik damar hastalığı olanlarda karvedilol dikkatli kullanılmalıdır.

 

Raynaud fenomeni: Periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda semptomlar şiddetlenebileceğinden karvedilol dikkatli kullanılmalıdır.

 

Tirotoksikoz: b-bloker özelliği olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol de tirotoksikoz semptomlarını gizleyebilir.

 

Anestezi ve genel cerrahi:  Genel cerrahi uygulanan hastalarda, karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotropik etkileri nedeniyle dikkatli olunmalıdır.

 

Bradikardi: Karvedilol bradikardiye neden olabilir. Nabız dakikada 55 atımın altına düşerse karvedilol dozu azaltılmalıdır.

 

Aşırı duyarlılık: b-blokerlerin alerjenlere duyarlılığı ve anafilaktik reaksiyonların derecesini artırabilmesi nedeniyle ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonu öyküsü olan ve desensitizasyon (duyarsızlaştırma) tedavisi uygulanan hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır.

 

Psoriazis: b-blokerlerle tedaviye bağlı psoriazis öyküsü olan hastalarda karvedilol ancak yarar-risk tablosu dikkate alınarak kullanılmalıdır.

 

Kalsiyum kanal blokerleriyle birlikte kullanım: Verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum kanal blokerleriyle veya diğer antiaritmik ilaçlarla birlikte karvedilol tedavisi uygulanan hastalarda, EKG ve kan basıncının dikkatle izlenmesi gerekir.

 

Feokromositoma: Feokromositomalı hastalarda, b-bloker kullanılmadan önce bir alfa-bloker uygulamasına başlanmalıdır. Karvedilol hem alfa-bloker, hem b-bloker farmakolojik aktivite göstermesine rağmen, bu koşullarda kullanımıyla ilgili deneyim yoktur. Bu nedenle, feokromositomadan kuşkulanılan hastalarda karvedilol uygulamasında dikkatli olunmalıdır.

 

Prinzmetal varyant anjina: Prinzmetal varyant anjinası bulunan hastalarda selektif olmayan b-bloker aktivite göğüs ağrısına neden olabilir. Karvedilolün alfa-bloker aktivitesi bu tür semptomları önleyebilse de, böyle hastalarda karvedilol kullanımıyla ilgili klinik deneyim yoktur. Yine de Prinzmetal varyant anjinasından şüphelenilen hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır.

 

Kontakt lens: Kontakt lens kullananlar gözyaşında azalma riskini göz önünde bulundurmalıdır.

 

Kesilme sendromu: Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda, karvedilol tedavisi birdenbire kesilmemelidir. Bu hastalarda karvedilolün kesilmesi aşamalı olmalıdır (2 haftalık süre içinde).

 

Araç ve Makine Kullanma Üzerine Etkileri

Karvedilolün hastaların araç ya da makine kullanma becerisi üzerine etkisi konusunda hiçbir çalışma yapılmamıştır. Kişiden kişiye değişiklik gösteren reaksiyonlar (baş dönmesi, yorgunluk) nedeniyle araç ve makine kullanma ya da yardımsız çalışma yeteneği bozulabilir. Bu durum özellikle tedavinin başlangıcı, doz artımı sonrası, ilaç değişimi ve birlikte alkol kullanıldığı zamanlar için geçerlidir.

 

Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanımı:

 

Gebelik: Gebelikte kullanım kategorisi C’dir. 2. ve 3. trimestirde D’dir. b-blokerler plasentanın perfüzyonunu azaltarak rahimiçi fetal ölüm veya immatür ya da prematür doğumlara yol açabilir. Ek olarak, fetus ve yenidoğanda istenmeyen etkiler (özellikle hipoglisemi ve bradikardi) görülebilir. Yenidoğanda postnatal, dönemde kardiyak ve pulmoner komplikasyon riski fazla ise kullanılmalıdır.

 

Emzirme: Karvedilolün insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle karvedilol uygulanması sırasında emzirme tavsiye edilmez.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Yan Etki Sıklığı

Yan etki görülme sıklığı ³ %10 ise çok sık,

Yan etki görülme sıklığı ³ %1 ve < %10 ise sık,

Yan etki görülme sıklığı ³ %0.1 ve < %1 ise seyrek olarak

Yan etki görülme sıklığı ³ %0.01 ve < %0.1 ise nadir,

Yan etki görülme sıklığı < %0.01 ise çok nadir olarak tanımlanır ve izole olguları da içerir.

Yan etkilerin sıklığı baş dönmesi dışında doz bağımlı değildir.

 

Konjestif kalp yetmezliğinde istenmeyen etkiler

Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarla yapılan klinik çalışmalarda karvedilol grubunda en sık görülen ve sıklığı plasebo alan hastalarda görülene eşit olmayan yan etkiler aşağıda tanımlanmıştır:

 

Merkezi sinir sistemi

Çok sık: Özellikle tedavinin başlangıcında bazen hafif derecede baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk görülebilir. Asteni (yorgunluk dahil) de çok sık görülür.

 

Kardiyovasküler sistem

Sık: Bradikardi, postural hipotansiyon, ödem (genel, periferik ve genital ödem, bacaklarda ödem, hipervolemi ve sıvı yükünde artış)

Seyrek olarak: Senkop (presenkopu da içerir.), AV-blok ve doz artırımı sırasında kalp yetmezliği.

 

Gastrointestinal sistem

Sıklıkla mide bulantısı, diyare ve kusma.

 

Hematoloji

Nadiren trombositopeni,izole olgularda lökopeni bildirilmiştir.

 

Metabolizma

Sıklıkla vücut ağırlığında artış ve hiperkolesterolemi. Diabetes mellitus’ u olan hastalarda hiperglisemi ve kan glukozu kontrolünde kötüleşme de sık görülür.

 

Diğer

Sıklıkla, görme bozuklukları, nadiren yaygın damar hastalığı ve/veya böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan hastalarda böbrek yetmezliği ve böbrek işlev anomalileri (Bkz. Uyarılar/Önlemler).

 

Hipertansiyon ve uzun süreli koroner kalp hastalığı tedavisinde istenmeyen etkiler

Hipertansiyon ve anjina pektorisde karvedilol kullanımıyla ilişkili advers olay profili, konjestif kalp yetmezliğinde gözlenenle uyumludur, ancak bu hasta grubunda advers olay insidansı daha düşüktür.

 

Hipertansiyon ve koroner kalp hastalığı olan hastalarda yürütülen klinik çalışmalarda belirtilen yan etkiler:

 

Merkezi sinir sistemi

Özellikle tedavinin başlangıcında sıklıkla hafif derecede baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk görülebilir,  seyrek olarak depresif ruh hali, uyku bozuklukları, parestezi.

 

Kardiyovasküler sistem

Özellikle tedavinin başlangıcında sıklıkla bradikardi, postural hipotansiyon ve nadiren senkop, seyrek olarak periferik dolaşımda bozukluklar (ekstremitelerde soğukluk, Periferik Damar Hastalığı, yaygın kladikasyon ve Raynaud fenomeni hastalarında semptomların şiddetlenmesi), AV blok, anjina pektoris, kalp yetmezliği ve periferik ödem semptomları.

 

Solunum sistemi

Predispoze hastalarda sıklıkla astım ve dispne, nadiren burun tıkanması.

 

Gastrointestinal sistem

Mide bulantısı, abdominal ağrı, diyare, seyrek olarak kabızlık ve kusma.

 

Deri

Seyrek olarak deri reaksiyonları (örneğin nadiren alerjik ekzantem, dermatit, ürtiker, kaşıntı)

 

Kan kimyası ve hematoloji

İzole olgularda ALT, AST ve gama-GT’de yükselmeler, trombositopeni ve lökopeni gözlenmiştir.

 

Diğer

Sıklıkla ekstremitelerde ağrı, göz yaşında azalma ve gözde iritasyon, seyrek olarak cinsel impotans ve görme bozukluğu, nadiren ağız kuruluğu ve işeme bozukluğu, izole olgularda alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir.

 

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.