Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Bayer Türk Kimya San. Ltd. Şti.
Marka CYCLO-PROGYNOVA
Etken Madde Kodu SGKFGV-NORGESTREL+ESTRADIOL VALERAT Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 21
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu G03FB01
ATC Açıklaması Norgestrel ve östrojen
NFC Kodu BA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A02066
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 9,63 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 9,63 TL (2 Mart 2020)
Kurumun Ödediği
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu NULL
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı
Akut toksisite çalışmaları, günlük terapötik dozun yanlışlıkla bir kaç kez alınması halinde dahi akut toksisite riskinin beklenmediğini göstermiştir.
Endikasyonlar
  • Uterusu olan kadınlarda doğal menopoz veya hipogonadizm, kastrasyon veya primer ovaryan yetmezliğe bağlı estrogen eksiklik belirti ve semptomları için hormon replasman tedavisi (HRT);
  • Postmenopozal osteoporozun önlenmesi;
  • Düzensiz menstrüel siklüslerin kontrolu; Primer veya sekonder amenorenin tedavisi.
Farmakodinamik Özellikler
Cyclo-Progynova’nın estrogen içeriği olan estradiol valerat, doğal insan 17β- estradiolunun prodrogudur. Beraberindeki norgestrel ise sentetik bir progestogendir. Kullanımı süresince 11 günlük monofazik estrogen, 10 günlük estrogen progestogen kombinasyonu alımına ve 7 günlük tedavisiz döneme uyulduğu taktirde
Cyclo- Progynova içeriği ve siklik yapısıyla uterusu olan kadınlarda menstrüel kanamayı sağlar.
Cyclo-Progynova kullanımı sırasında ovulasyon baskılanmaz ve endogen hormon üretimi nadiren etkilenir. Ürün daha genç kadınlarda siklus başlatmak ya da düzenlemek için kullanılabileceği gibi perimenopozal kadınlarda düzensiz uterus kanamalarını tedavi etmek amacıyla uygulanabilir. Klimakterik dönemde ovaryum kökenli estradiolun azalması ve sonuçta kesilmesi termoregülasyonun instabilitesine yol açar ve bu da uyku düzensizliği ve aşırı terleme ile birlikte görülen sıcak basmalarına ve vaginal kuruluk, disparoni ve üriner inkontinans bulguları ile ürogenital atrofiye neden olur. Anjinal yakınmalar, çarpıntı, irritabilite, sinirlilik, enerji ve konsantrasyon yetersizliği, unutkanlık, libido kaybı ve eklem - kas ağrıları gibi semptomlar daha az spesifik olmakla beraber sıklıkla klimakterik sendromun içinde tanımlanmaktadır. Hormon replasman tedavisi (HRT) menopozal kadınlardaki bu semptomların çoğuna etki gösterir.
Cyclo-Progynova’da olduğu gibi yeterli estrogen dozu ile HRT uygulanması kemik rezorpsiyonunu azaltır ve postmenopozal kemik kaybını yavaşlatır veya durdurur. Uzun dönem HRT tedavisinin, postmenopozal kadınlarda periferik kırık riskini azalttığı gösterilmiştir. HRT kesildiğinde kemik kitlesi postmenopozal dönemdeki ile karşılaştırılabilir bir hızla azalır. HRT’nin kemik kitlesini premenopozal devredeki düzeylere getirdiği yolunda bir kanıt yoktur. HRT’nin aynı zamanda deri kollagen içeriği ve deri kalınlığı üzerinde olumlu etkileri vardır ve derinin kırışma sürecini yavaşlatabilir.HRT lipid profilini değiştirir. Total kolesterol ve LDL-kolesterolu azaltır ve HDLkolesterol ve trigliserid düzeylerini yükseltebilir. Metabolik etkiler,
Cyclo- Progynova’daki gibi bir progestogenin eklenmesi sonucu bir dereceye kadar azalabilir.
Cyclo-Progynova’da olduğu gibi estrogen replasmanına siklus başına en az 10 gün progestogen eklenmesi, uterusu olan kadınlarda endometrial hiperplazi ve bununla ilişkili olarak adenokarsinom riskini azaltır. Estrogen replasman tedavisine eklenen bir progestogenin, estrogenin onaylanmış endikasyonlarına ilişkin etkinliği ile etkileştiği gösterilememiştir. Gözlemsel çalışmalarda ve geniş kapsamlı bir klinik çalışmada HRT alan postmenopozal kadınlarda kolon kanseri morbiditesinde azalma gösterilmiştir. Mekanizma bilinmemektedir
Farmakokinetik Özellikler
Estradiol valerat
Estradiol valerat hızla ve tam olarak absorbe edilir. Absorbsiyon ve ilk karaciğer geçişi sırasında, steroid ester, estradiol ve valerik aside ayrılır. Bu sırada, estradiol estron, estriol ve estron sulfat gibi diğer metabolik ürünlere ayrılır.
Plazmada maksimum estradiol konsantrasyonları olan yaklaşık 30 pg / ml’ye genellikle tablet alımından 4-9 saat içinde ulaşılır. Cyclo-Progynova tedavisinin kesilmesini takip eden 24 saat içerisinde estradiol serum düzeyleri yaklaşık 15 pg / ml düzeyine geriler. Estradiol albumin ve seks hormon bağlayıcı globuline (SHBG) bağlanır.
Eksojen olarak uygulanan estradiol valeratın esteri ayrışmasından sonra, ilacın metabolizması endojen estradiolün biyotransformasyon yolunu izler. Estradiol esas olarak karaciğerde metabolize olur. Estradiol’ün metabolitleri esas olarak sülfatlar ve glukuronidleri şeklinde böbrekler yoluyla atılırlar.
Norgestrel
Oral alımı takiben norgestrel hızla ve tam olarak absorbe edilir. Rasemat norgestrelin aktif bileşeni olan levonorgestrel, norgestrel dozunun yaklaşık yarısını meydana getirir ve rasemattan tam olarak biyoyararlanır hale geçer.
Cyclo-Progynova’nın tek doz uygulamasından sonra, 1-1.5 saat içinde plazmada maksimum levonorgestrel konsantrasyonu ortalama 7-8 ng / ml olur.
Levonorgestrel albumin ve SHBG’e bağlanır.
Norgestrel tam olarak metabolize olur. Yaklaşık olarak 1 günlük yarılanma ömrüyle, yaklaşık benzer oranlarda metabolitler idrar ve safra ile atılır. Etkin madde levonorgestrelin biyotransformasyonu steroid metabolizmasının bilinen yollarını takip eder. Farmakolojik olarak aktif metabolitleri bilinmemektedir.
Farmasötik Şekli
Draje
Formülü
Cyclo-Progynova ambalajında, beherinde 2 mg estradiol valerat içeren 11 beyaz renkli draje; ve beherinde 2 mg estradiolvalerat ve 0.5 mg norgestrel içeren 10 açık kahverengi draje bulunur.
Yardımcı maddeler: Şeker Demir oksid pigmenti (E 172) Titanyum dioksid (E 171)
İlaç Etkileşmeleri
HRT başlandığında hormonal kontrasepsiyon kesilmeli ve eğer gerekiyorsa hastanın hormonal olmayan kontraseptif önlemler alması önerilmelidir.
Karaciğer enzimleri ile etkileşen ilaçlarla (Bir çok antikonvülzan ve antibiyotik) uzun süreli tedavi seks hormonlarının klerensini artırabilir ve klinik etkinliğini azaltabilir. Bu tür karaciğer enzimi ile etkileşme özelliği hidantoinler, barbitüratlar, primidon, karbamazepin ve rifampisinde gösterilmiştir ve okskarbazepin, topiramat, felbamat ve griseofulvin için de kuşkular vardır. Maksimal enzim indüksiyonu genellikle 2-3 haftadan önce görülmez ancak tedavi kesildikten sonra en az 4 hafta sürebilir. Nadir olguda, eş zamanlı olarak belli antibiyotiklerin (örn. penisilinler ve tetrasiklin) kullanılması durumunda estradiol düzeylerinde düşme gözlenmiştir.
Konjugasyona uğrayan maddeler (örn. parasetamol) emilim sırasında konjugasyon sisteminin kompetetif inhibisyonu ile estradiolun biyoyararlılığının artmasına yol açabilirler.
 
Alkolle etkileşim
 
HRT kullanımı sırasında akut alkol alınması dolaşan estradiol düzeylerinde yükselmelere yol açabilir.
Laboratuvar Testleri
Seks steroidlerinin kullanılması, karaciğer, tiroid, adrenal ve renal fonksiyonların biyokimyasal parametrelerini, kortikosteroid bağlayıcı protein ve lipid / lipoprotein fraksiyonları gibi (taşıyıcı) proteinlerin plazma düzeylerini ve karbonhidrat metabolizması, koagulasyon ve fibrinoliz parametrelerini içeren bir grup laboratuvar testinin sonuçlarını etkileyebilir.
Kontraendikasyonlar
Aşağıdaki koşullardan herhangi birinin varlığında HRT’ye başlanmamalıdır. HRT kullanımı sırasında bu koşullardan herhangi birinin ortaya çıkması durumunda tedavi derhal kesilmelidir:
  • Gebelik ve laktasyon
  • Tanı konmamış vajinal kanama
  • Meme kanseri ya da şüphesi
  • Seks hormonlarından etkileniyorsa pre-malign durumlar veya maligniteler ya da şüphesi
  • Karaciğer tümörü varlığı ya da öyküsü (benign veya malign)
  • Şiddetli karaciğer hastalığı
  • Akut arteriyal tromboembolizm (Ör. miyokard enfarktüsü, inme)
  • Aktif derin ven trombozu, tromboembolik bozukluklar veya bunlara ilişkin belgelendirilmiş öykü
  • Şiddetli hipertrigliseridemi
  • Cyclo-Progynova’nın bileşenlerinden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık.
Kullanım Şekli Ve Dozu
HRT kullanımına tekrar başlayacak ya da yeni başlayacak olanların “Kontrendikasyonlar” ve “Uyarılar/Önlemler” bölümleri dikkate alınarak anamnezi tam olarak alınmalı ve fizik muayenesi yapılmalı, ve periyodik olarak tekrarlanmalıdır. Bu değerlendirmelerin sıklığı ve içeriği genel deneyime bağlıdır her kadın için farklılılar gösterebilir ancak genel olarak rutin servikal sitoloji dahil olmak üzere pelvik organları, batını, memeleri ve kan basıncını içermelidir.
Eğer hastada halen menstrüel kanama mevcutsa tedavi siklusun beşinci günü başlamalıdır (Menstrüel kanamanın birinci günü = siklusun birinci günü).
Amenoresi veya seyrek kanamaları olan kadınlarda veya postmenopozal olanlar, gebeliğin ekarte edilmesi şartıyla herhangi bir zaman başlayabilirler (bkz: gebelik ve laktasyon).
 
Doz
İlk 11 gün boyunca hergün bir beyaz tablet alınır. Bunu izleyen 10 gün boyunca hergün bir açık kahverengi tablet alınır. 21 günlük tedaviyi 7 günlük tablet alınmayan bir dönem izleyecektir.
 
Uygulama
Her kutu 21 günlük tedavi sağlar. Yeni bir kutu Cyclo-Progynova’ya 7 günlük tabletsiz dönemi takiben, bir önceki hafta başlanan gün başlanmalıdır. Tabletler bir miktar su ile tamamen yutulmalıdır.
Hastanın tableti günün hangi saatinde aldığı önemli değildir, ancak bir kez belirli bir zaman seçildikten sonra her gün aynı saatte alınmalıdır. Herhangi bir tablet hergün alınan zamanda alınamazsa izleyen 12-24 saat içinde alınabilir. Tedavi daha uzun süre kesintiye uğrarsa düzensiz kanama görülebilir.
Kanama sıklıkla 7 günlük tabletsiz dönem sırasında, son tablet alındıktan birkaç gün sonra başlar.
Akut toksisite çalışmaları, günlük terapötik dozun yanlışlıkla bir kaç kez alınması halinde dahi akut toksisite riskinin beklenmediğini göstermiştir. 
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
-
Saklama Koşulları
25 °C’nin altında oda sıcaklığında saklanmalıdır.
Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
21 drajelik orijinal takvimli ambalajlar
Uyarılar/Önlemler
Cyclo-Progynova kontraseptif olarak kullanılamaz.

Gerektiğinde kontrasepsiyon için, (takvim ya da temperatür yöntemleri dışında) hormonal olmayan yöntemler uygulanmalıdır. Gebelik oluştuğuna ilişkin bir şüphenin varlığında, ilaca olasılık ekarte edilene kadar ara verilmelidir (Bakınız: Gebelik ve laktasyon).

Venöz tromboemboli

Hem randomize-kontrollu hem de epidemiyolojik çalışmalar, HRT'nin venöz tromboembolizm (VTE; derin ven trombozu veya pulmoner emboli) gelişmesine ilişkin relatif bir risk artışı oluşturabileceğini işaret etmektedir. Venöz tromboemboli riski taşıyan kadınlarda HRT tedavisi uygulaması önerilirken yarar-risk oranı dikkatle değerlendirilmelidir. 

VTE için genellikle tanımlanan risk faktörleri, aile öyküsü (yakın akrabada nisbeten erken yaşlarda ortaya çıkan VTE, genetik bir dispozisyona işaret edebilmektedir) ve aşırı şişmanlıktır. VTE riski yaşla birlikte de artmaktadır. VTE'de variköz venlerin olası rolü ile ilgili bir görüş bulunmamaktadır.
VTE riski uzun süreli immobilizasyon, majör elektif veya travma sonrası cerrahi girişim ya da majör travma ile geçici olarak artabilir. Olayın durumuna ve immobilizasyonun süresine bağlı olarak HRT uygulamasına geçici olarak ara verilebilir.
Trombotik bir olaya ilişkin bulgular ya da şüphesi söz konusu olduğunda tedavi derhal durdurulmalıdır.
Arteriyel tromboemboli
Sürekli kombine konjuge estrogen ve MPA (Medroksiprogesteron asetat) ile yapılan randomize kontrollu çalışmalarda kardiyovasküler yarara ilişkin bir kanıt gösterilememiştir. Bu kombinasyonla yapılan geniş klinik çalışmalar, kullanımın ilk yılında koroner kalp hastalığı riskinde olası bir artışı göstermiş, sonraki yıllarda ise herhangi bir yarar gösterilememiştir. Sekonder bir sonuç olarak inme riskinde bir artış gözlenmiştir. Diğer HRT ürünlerinin kardiyovasküler mortalite ve morbiditedeki yararlarının gösterilmesi için yapılmış uzun süreli randomize kontrollu çalışmalar mevcut değildir. Bu nedenle, artmış riskin diğer estrogen ve progestogenleri içeren HRT ürünleri için de geçerli olup olmadığı bilinmemektedir.
Endometrium kanseri
Uzun süre karşılanmamış estrogen etkisi endometrial hiperplazi veya karsinom gelişmesi riskini artırır. Çalışmalar tedaviye progestogenlerin uygun bir şekilde eklenmesinin endometrial hiperplazi veya kanser riskini azalttığını göstermiştir.
Meme kanseri
Klinik ve gözlemsel çalışmalarda uzun süre HRT kullanmış kadınlarda meme kanseri tanısı konma riskinde artma bildirilmiştir. Bulgular, erken tanıya, HRT'nin biyolojik etkilerine ya da her ikisinin kombinasyonuna bağlı olabilir. Tedavinin süresiyle birlikte (her kullanım yılına göre %2.3) göreceli risk artmaktadır. Bu, doğal menopozun geciktiği kadınlarda her yıl için saptanan meme kanseri riski artışı ile karşılaştırılabilir (gecikme yılı başına %2.8). Artmış risk oranı, HRT'nin kesilmesini izleyen ilk 5 yıl süresince dereceli olarak ortadan kalkar. HRT kullanan kadınlarda • Karaciğer tümörü
HRT ürünlerinin içerdiğine benzer hormonal etkili maddelerin kullanımı sonucu nadir olgularda iyi huylu, çok nadiren de habis karaciğer tümörleri gözlemlenmiştir. Sınırlı olguda bu tümörler yaşamı tehdit eden batın içi kanamalara yol açar. Şiddetli üst abdominal ağrı, karaciğerde büyüme veya batın içi kanama bulguları ortaya çıkması durumunda ayırıcı tanıda bir karaciğer tümörü göz önüne alınmalıdır.
Safra kesesi
Estrogenlerin safranın litojenitesini artırdığı bilinir. Bazı kadınlar estrogen tedavisi sırasında safra kesesi hastalığına predispozedir.
Diğer durumlar
Migrenöz veya sık ve alışılmadık şiddetli başağrıları ilk kez ortaya çıkarsa veya bir serebrovasküler oklüzyonun olası bulguları olabilecek semptomlar mevcutsa tedavi derhal durdurulmalıdır.
HRT kullanımı ve klinik hipertansiyon gelişimi arasında genel bir ilişki gösterilmemiştir. HRT alan kadınlarda kan basıncında küçük artışlar bildirilmiştir. Klinikle ilişkili artışlar nadirdir. Ancak HRT kullanımı sırasında klinik olarak anlamlı uzamış hipertansiyon görülen olgularda HRT’nin kesilmesi göz önüne alınmalıdır.
Dubin-Johnson sendromu veya Rotor sendromu gibi hiperbilirübinemiler dahil olmak üzere karaciğer fonksiyonlarının şiddetli olmayan bozukluklarında, yakın takip ve karaciğer fonksiyonlarının periyodik olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Karaciğer fonksiyon testlerinin kötüleşmesi durumunda HRT kullanımı durdurulmalıdır.
İlk kez gebelik sırasında veya daha önce seks steroidleri kullanımı sırasında ortaya çıkmış olan kolestatik sarılığın veya kolestatik pruritusun tekrar ortaya çıkması, HRT’nin derhal kesilmesini gerektirir.
Trigliserid düzeyleri orta derecede yüksek kadınlarda yakın takip gerekir. Bu kadınlarda HRT, trigliserid düzeylerinin akut pankreatit riskine neden olabilecek yükselmeler göstermesine yol açabilir.
HRT’nin periferik insülin direnci ve glukoz toleransı üzerinde etkisi olabilirse de, HRT kullanan diabetiklerde genellikle tedavi tablosunda bir değişikliğe gerek yoktur. Ancak diabetik kadınlar HRT kullanımı sırasında dikkatle izlenmelidir. 
HRT kullanımı sırasında bazı hastalarda estrogenik stimülasyonun anormal uterus kanaması gibi istenmeyen belirtileri gelişebilir. Tedavi sırasında sık tekrarlayan ya da inatçı anormal uterus kanamaları endometrial değerlendirme için bir endikasyondur.

Genç kadınlardaki düzensiz kanamaların tedavisi başarısız olursa, uygun tanısal yöntemlerle organik hastalıklar ekarte edilmelidir.

Estrogen etkisi altında uterus myomları büyüyebilir. Bu gözlemlenirse tedavi kesilmelidir. Tedavi sırasında endometriozisin reaktive olması durumunda tedavinin kesilmesi önerilir.
Prolaktinoma şüphesi olan durumlarda, tedaviye başlamadan önce bu olasılık ekarte edilmelidir. Özellikle kloazma gravidarum öyküsü olan kadınlarda kloazma bazen gelişebilir. Kloazmaya eğilimi olan kadınlar HRT kullanımı sırasında güneş ışığından veya ultraviyole ışınlarından sakınmalıdır.

Aşağıda belirtilen durumların HRT kullanımı sırasında ortaya çıktığı ya da kötüleştiği bildirilmiştir. HRT kullanımı ile ilişkisi hakkında herhangi bir kanıt olmasa da, bu yakınmaları olan ve HRT alan kadınlar dikkatle izlenmelidir:

  • Epilepsi
  • Benign meme hastalığı
  • Astım
  • Migren
  • Porfiri
  • Otoskleroz
  • Sistemik lupus eritematozus Korea minör

Gebelik ve laktasyon

Gebelik kategorisi X’tir.

HRT’nin gebelik veya laktasyon sırasında kullanımı endike değildir.

Kontrasepsiyon ve hormon replasman tedavisi için kullanılan steroid hormonlarla yapılmış yaygın epidemiyolojik çalışmalar ne gebeliğinden önce bu tür hormonları kullanmış olan kadınların çocuklarında doğumsal defekt riskinde herhangi bir artışı, ne de erken gebeliği süresince yanlışlıkla seks hormonu kullanıldığında oluşan bir teratojenik etkiyi göstermemiştir.

Düşük miktarlarda seks hormonu insan sütüne geçebilmektedir.
Araç ve makina kullanımına etkisi
Yoktur.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
  • Üreme sistemi ve meme hastalıkları:Vajinal kanama paterninde değişiklikler ve anormal kanama veya akıntı, ara kanamaları, lekelenme (kanama düzensizlikleri genellikle tedavinin sürmesi sonucu ortadan kalkar), dismenore, vajinal salgıda değişiklikler, premenstrüel-benzeri sendrom, meme ağrısı, hassasiyeti veya büyümesi.
  • Gastrointestinal bozukluklar :Dispepsi, şişkinlik, bulantı, kusma, abdominal ağrı
  • Deri ve ciltaltı dokusunda bozukluklar :Kızarıklıklar, çeşitli deri rahatsızlıkları (kaşıntı, ekzema, ürtiker, akne, hirsutizm, saç dökülmesi, eritema nodozum gibi)
  • Sinir sistemi bozuklukları : Başağrısı, migren, baş dönmesi, anksiyete/depresif semptomlar, yorgunluk.
  • Çeşitli : Çarpıntı, ödem, kas krampları, vücut ağırlığında değişiklikler, artmış iştah, libidoda değişiklikler, görme bozuklukları, kontakt lenslere intolerans, aşırı duyarlılık reaksiyonu.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.