Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Farmar İlaç Tekstil Ticaret ve Sanayii A.Ş.
Marka DOXORUBICIN
Etken Madde Kodu SGKEYH-DOKSORUBISIN HCL Parenteral
Ambalaj Miktarı 1
Ambalaj AMPUL-FLAKON/AMBALAJ
ATC Kodu L01DB01
ATC Açıklaması Doksorubisin
NFC Kodu PC
NFC Açıklaması Parenteral IV Flakonlar
Kamu Kodu A09819
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 18,41 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 16,45 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 8,22 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E379A
Soğuk Zincir Soğuk Zincir İlacıdır.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Doxorubicin-DABUR’un akut doz aşımı halinde, mukozit, lökopeni ve trombositopeninin toksik etkileri artar.

 

Akut doz aşımının tedavisi, ileri derecede kemik iliği supresyonu olan hastaların hastaneye yatırılması, antibiyotik tedavisi ve mukozitin semptomatik tedavisi şeklinde yapılır.

Endikasyonlar

Doksorubisin, geniş bir antineoplastik aktivite spekturumuna sahiptir.  Akut lenfoblastik ve akut miyeloblastik lösemiler, hem Hodgkin hem de non-Hodgkin tipte malign lenfomalar, meme, akciğer, mesane, tiroid kanserleri yanında, over karsinomları, kemik ve yumuşak doku sarkomaları, nöroblastom, Wilms  tümörü gibi  pek çok neoplastik durumda başarı ile gerileme sağlamaktadır.  Ayrıca ilacın, endometriyum, testis, prostat, serviks ve mide karsinomalarında da etkin olduğu gösterilmiştir.

Farmakodinamik Özellikler

Doksorubisin hidroklorür, antineoplastik bir antibiyotiktir.  Farmakolojik etkileri, antrasiklin ve antrasenedion gruplarındaki bileşiklere benzer şekildedir.  Doksorubisinin antineoplastik etkisinin mekanizması kesin olarak ortaya konulamamıştır. Deneysel bulgulara göre,  doksorubisin baz çiftleri arasına girerek DNA ile bir bileşik  oluşturur, DNA sentezini ve  DNA’ya bağlı RNA sentezi inhibe eder.  Doksorubisin, hücre içinde serbest radikal oluşumuna neden olur ve bu radikaller de DNA zincirinde kırıklar oluşturarak mitozu engelleyebilirler.  Antrasiklinler ayrıca bakır, çinko ve demir gibi çeşitli metallerle  bağlanma ve şelasyon (kompleks oluşturma) yeteneklerine  de sahiptir. Meydana gelen şelatlardan (komplekslerden) bazılarının sitotoksik olduğu düşünülmektedir.  Doksorubisin ayrıca protein sentezini de inhibe eder. İnterfaz da dahil hücre siklusunda etkindir.

Farmakokinetik Özellikler

Emilim :   Doksorubisin oral yoldan alındığında emilimi çok azdır (< % 50).

Dağılım :  İ.V. uygulamadan sonra, doksorubisin plazma ve dokulara geniş ölçüde dağılır. İ.V. uygulamadan 30 saniye sonra doksorubisin, karaciğer, akciğer, kalp ve böbreklerde bulunur. Doksorubisin, kan-beyin engelini geçmez veya  beyin omurilik sıvısında ölçülebilir düzeye ulaşmaz.

 

Metabolizma :  Doksorubisin veya metabolitlerinin plazma konsantrasyonları trifazik bir azalma gösterirler. İlk fazda, olasılıkla karaciğerden ilk geçiş etkisiyle  hızla metabolize olur; önce aktif metaboliti doksorubisinol, sonra aktif olmayan aglikonlar, konjuge sülfatlar ve glukuronidler oluşur.  İlk  doksorubisin  yarılanma ömrü 10 dakikadır ve bunu ikinci 1-3 saatlik  (metabolitleri için 3-3.5 saat) yarılanma ömrü takip eder.  Terminal yarılanma ömrü doksorubisin için toplam ilaç eğri altında kalan alanın (AUC’nin) % 70’i kadarına tekabül eder ve erkekte 54 saat, kadında 35 saat kadardır. 

 

Atılım :  Doksorubisinin % 40-50’si  değişmeden feçesle, % 3-10 kadarı idrarla metabolitleri şeklinde atılır.  Enjeksiyon sonrası ilk 24-48 saat içinde  atılan ilacın büyük kısmı doksorubisin ve doksorubisinol  şeklindedir.  48 saatten sonra ise başlıca sülfatlar veya glukuronidler olarak atılır.

Farmasötik Şekli
Enjektabl Solüsyon
Formülü

5 ml’lik bir flakon içeriği:

 

Doksorubisin hidroklorür        10 mg

Sodyum klorür                    45 mg

Disodyum edetat                 1 mg

Hidroklorik asit                    pH ayarı için

Sodyum hidroksit                 pH ayarı için

Enjeksiyonluk su  k.m.          5 ml

İlaç Etkileşmeleri

Artan etki / toksisite :  Alopurinol, doksorubisinin antitümör aktivitesini arttırabilir.  Siklosporin, doksorubisin düzeylerini arttırarak hematolojik toksisitenin artmasına, koma veya nöbetlere neden olabilir.  Siklofosfamid, miyokard hücresinde hasar oluşturarak doksorubisinin kardiyak toksisitesini arttırır.  Merkaptopurin, doksorubisin toksisitesinin arttırır.  Streptozosin, lökopeni ve trombositopeniyi çok arttırır.  Verapamil, P-glikoprotein pompasını önlemek suretiyle doksorubisinin hücrede dağılımını etkileyerek hücre toksisitesinde artışa neden olur.  Paklitaksel, doksorubisinden önce verildiğinde doksorubisin klirensini azaltır ve toksisiteyi arttırır.  Yüksek dozda progesteron, toksisiteyi (nötropeni ve trombositopeni) arttırır.

Azalan etki : Doksorubisin, digoksin ve fenitoinin plazma düzeylerini ve etkisini azaltabilir.  Fenobarbital, doksorubisinin atılımını arttırır.  Doksorubisin, zidovudin antiviral aktivitesini azaltabilir.

Nutrasötik / Herb Etkileşmeleri :  Sarı kantaron (St John’s wort) doksorubisin düzeyini azaltabilir.  Östrojene bağlı tümörlerde tahta biti otu (black cohosh) ve melek otu (dong quai) alınmamalıdır.

Geçimsizlikleri

 

Doksorubisin heparin ve 5-fluorourasil ile uyumsuzdur ve karıştırılmamalıdır. Karıştırıldığı taktirde çökelti oluşturur. Ayrıca kombinasyon kemoterapi rejimlerinde doksorubisin diğer sitotoksik ilaçlarla aynı flakonda ya da aynı enjektörde karıştırılmamalıdır.

Kontraendikasyonlar
  • Hidroksibenzoat, doksorubisin veya formül içindeki diğer herhangi bir maddeye aşırı duyarlılık gösteren kimselerde kullanılmamalıdır.  
  • Daha önce verilmiş  kemoterapi veya radyoterapiye bağlı belirgin kemik iliği depresyonu olan hastalarda  ve kümülatif dozda antrasiklin tedavisi  almış hastalarda Doxorubicin-DABUR tedavisi uygulanmamalıdır.
  • Yayınlanmış verilerde, kalp hastalığı olan hastalarda önerilen kümülatif limitten daha düşük dozlarda da kardiyotoksisite oluşturduğu bildirilmiştir. Bu nedenle bu hastalarda Doxorubicin-DABUR tedavisi uygulanmamalıdır.
Kullanım Şekli Ve Dozu

En sık kullanılan doz şeması, her üç haftada bir 60-75 mg/m2’ lik miktarın tek dozda intravenöz enjeksiyon uygulanmasıdır.  Daha az sıklıkla  kalp yetersizliği oluşturduğu bildirilen alternatif doz şeması, haftada 20 mg/m2 dozdur.   3-4 haftada bir, 3 gün süreyle, günde 20-30 mg/m2 olarak ta kullanılmaktadır.  Doz, ileri yaşa bağlı kemik iliği yetersizliği, tedavi öncesi mevcut olan veya neoplastik kemik iliği infiltrasyonuna bağlı kemik iliği yetersizliği olan hastalarda azaltılmalıdır.  Eğer serum bilirübin seviyesi yüksek ise, Doxorubicin-DABUR dozu aşağıdaki şekilde azaltılmalıdır: Serum bilirübini 12-30 µg/ml ise % 50, 30 µg/ml ve üzerinde ise % 75 azaltılmalıdır.

 

İntravenöz yolla uygulanan Doxorubicin-DABUR’un toplam dozu 550 mg/m2’yi aşmamalıdır.  Göğüs bölgesine radyoterapi yapılmış veya başka kardiyotoksik ilaç tedavisi alan hastalar için, toplam dozun 450 mg/m2’ de sınırlandırılması önerilmektedir.

 

Doxorubicin-DABUR’un  kullanıma hazır çözelti olma avantajı vardır.  Doxorubicin-DABUR’un intravenöz uygulaması sırasında, enfüzyon iğnesinden yeterli  kan dönüşü olsa bile ekstravazasyon olabilir.  Bu durumda yanma ve sızlanma olmayabilir.  Eğer ekstravazasyonu gösteren  herhangi bir semptomu varsa enfüzyon hemen kesilmeli ve uygulama başka bir venden yapılmalıdır.

 

Doxorubicin-DABUR, %0.9 sodyum klorür  veya %5 dekstroz  enfüzyonu setinden yavaş-yavaş uygulanmalıdır.  Serum seti  kelebek bir iğne ile geniş  bir vene uygulanmalıdır.  Uygulama hızı damarın genişliğine ve verilecek  doza bağlıdır.   Öte yandan doz, 3-5 dakikadan daha kısa sürede uygulanmamalıdır.

 

Ven boyunca lokal eritem yada yüzde kızarma oluşması hızlı uygulamanın göstergesi olabilir.  Yanma veya sızlama hissi damar dışına taşmanın göstergesi olabilir ve bu durumda enfüzyon hemen durdurulmalı ve başka bir venden verilmelidir.

Diğer kemoterapötik antineoplastik ajanlarla beraber kullanıldığı takdirde,  ilaçlar aynı enjektör içinde karıştırmamalıdır.

Kullanma talimatı

Doksorubisin kuvvetli bir sitotoksik ajandır ve yalnızca preparatın güvenle kullanımı konusunda eğitilmiş profesyonel kişiler tarafından hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.  Doksorubisinin   kullanımı, hazırlanması ve atılımı sırasında aşağıdaki kılavuz izlenmelidir.

Hazırlama:

  • Enjektöre yada enfüzyon setine aktarma, uygulama bölgesinde yapılmalıdır.
  • Personel uygun giysi, eldiven, maske ve göz koruyucusu ile yeterli şekilde korunmalıdır.
  • Gebe kadınlar sitotoksik ajanların hazırlanması yada kullanılması sırasında alan dışında bulunmalıdır.

Kontaminasyon:

  • Deri veya gözlerle temas halinde, etkilenen alan bol miktarda su veya serum fizyolojik ile yıkanmalıdır. Yumuşatıcı bir krem derinin geçici yanmasını gidermek için kullanılabilir. Gözler etkilenirse tıbbi yardım alınmalıdır.
  • Döküldüğü taktirde, uygulama bölgesinde mevcut bulundurulan bir bez yada sünger kullanılarak %1 sodyum hipoklorit çözeltisi ile silinir. Su ile iki defa yıkanır.  Tüm giysiler bir plastik torbaya konur ve yakılmak üzere mühürlenir.

Atılım:

Tüm hazırlık yada uygulama esnasında kullanılan enjektörler, ambalaj malzemeleri, absorban materyeller ve kalan çözeltiler dahil tüm materyel kalın bir plastik torbaya konularak 700 °C’de yakılmalıdır.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Doxorubicin-DABUR 50 mg/25 ml İ.V. Enjektabl Solüsyon içeren 1 flakonluk ambalajda.

Saklama Koşulları

2 oC - 8 oC’de buzdolabında saklayınız. Işıktan koruyunuz. 

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

Doxorubicin-DABUR 10 mg/5 ml İ.V. Enjektabl Solüsyon içeren 1 flakonluk ambalajda.

Uyarılar/Önlemler

Doxorubicin-DABUR sitotoksik bir antikanser ilaç olduğundan, kullanım ve atılımı sırasında bu tür ilaçlar için önerilen işlemler takip edilmelidir.  Yalnız intravenöz olarak uygulanır.

 

İlaç nedeniyle oluşabilecek  kardiyak toksisiteyi  engellemek  için özel önlemler alınmalıdır.

  

Doxorubicin-DABUR’un kümülatif dozu, aralıklı uygulamalarla 550 mg/m2 ile sınırlandırılmalıdır. Önceden veya beraberinde daunorubisin, siklofosfamid ile tedavi edilen veya kardiyak radyasyon tedavisi gören hastalarda toplam doz 400 mg/m2’yi aşmamalıdır. Hipertansiyon yada herhangi bir bilinen kalp hastalığı varsa, Doxorubicin-DABUR daha düşük dozlarda klinik olarak belirgin kalp rahatsızlığının ortaya çıkmasına neden olabilir.  Kardiyak radyasyon  da kalbin antrasiklinlere duyarlığını artırır.  Doksorubisin ile kardiyak toksisite gelişme riski  doruk ilaç düzeyinin bir fonksiyonu olduğundan, bolus tarzında ilaç uygulanması yerine haftalık dozlarla veya uzatılmış enfüzyonlarla uygulama, kardiyak toksisite insidansını anlamlı şekilde azaltır. 

 

Her bir hastaya uygulanacak toplam Doxorubicin-DABUR dozu hesaplanırken, benzer yada  ilişkili ilaçlarla  önceden yapılan yada birlikte yapılacak tedavileri de dikkate almak gerekir. Konjestif kalp yetmezliği / kardiyomiyopati, Doxorubicin-DABUR uygulamasının sonlandırılmasından haftalar sonra ortaya çıkabilir.  Hastalığın dijital, diüretikler, tuz kısıtlaması ve yatak istirahati ile etkin bir şekilde tedavi edilebilmesi için erken tanı önemlidir.

 

Kemik iliği depresyonu sıklığı fazla  olduğundan sürekli hematolojik takip  gereklidir. Önerilen dozlarda,  lökopeni  genellikle geçiçi olup, tedaviye başlandıktan sonra 10-14. günlerde en yüksek değere ulaşır ve genellikle 21. günde düzelir.  Doksorubisinin uygun dozlarda tedavisi sırasında lökosit sayıları 1000 hücre /mm3’e kadar düşebilir.  Eritrosit ve trombosit sayıları da takip edilmelidir.  Hematolojik toksisite nedeniyle doksorubisin tedavisinde doz azatılması, tedaviye ara verilmesi veya tedavinin geciktirilmesi gerekebilir.  Ciddi miyelosupresyonun sürekli olması süperenfeksiyon veya hemorajiye neden olabilir.

 

Doxorubicin-DABUR, diğer antikanser ilaçların toksisite olasılığını arttırabilir. Siklofosfamide bağlı  hemorajik sistit alevlenmesini ve 6-merkaptopurinin hepatotoksisitesini arttırdığı bildirilmiştir.

 

Doxorubicin-DABUR uygulaması ile birlikte radyasyona bağlı miyokard, mukoza, cilt ve karaciğer toksisitesinin arttığı bildirilmiştir.

Heparin ile karıştırılmamalıdır.  

Karaciğer yetmezliğinde, önerilen dozlarda  Doxorubicin-DABUR uygulamasına bağlı toksisite olasılığı yükselmektedir, bu nedenle bireysel doz ayarlaması yapılmadan önce karaciğer fonksiyonların değerlendirilmesi önerilmektedir.

 

Doxorubicin-DABUR’un intravenöz uygulaması sırasında ekstravazasyon oluşursa (eşlik eden yanma veya sızlama olsa da olmasa da), enjeksiyon veya enfüzyon hemen kesilmeli ve başka bir ven kullanılarak tedaviye devam edilmelidir.

 

Doxorubicin-DABUR uygulandıktan 1-2 gün sonra idrar renginin kırmızıya boyanmasına neden olur ve hastalara aktif tedavi sırasında bu bulgunun oluşabileceği belirtilmelidir.

 

Gebelik ve Emzirme Döneminde kullanımı

Gebelik kategorisi D’dir.  Doksorubisinin gebelikte güvenli kullanımı kanıtlanmamıştır.

 

Bu nedenle, gebe kadınlarda fötusa potansiyel zararları düşünülerek yararlı etkileri dikkatle değerlendirilmelidir.

 

Kısıtlı veriler, doksorubisinin süte geçtiği  ve sıklıkla plazmadan daha yüksek konsantrasyonda bulunduğunu gösterilmiştir, bu nedenle Doxorubicin-DABUR tedavisi alan hastalar emzirmemelidir.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Hematolojik:

 

İlaç, kemik iliğinin hematopoetik  fonksiyonunu inhibe ederek, trombosit ve lökositlerin azalmasına neden olur.  İlaç uygulandıktan 10-15 gün sonra lökopeni en yüksek düzeydedir.  Kan sayımlarının düzelmesi uygulamadan 21 gün sonra oluşur.

Kardiyak toksisite:

 

Doksorubisin ve diğer antrasiklinlerin etkisiyle oluşan kardiyak toksisite, patoloji ve mekanizma açısından farklıdır. Bazı hastalarda, tümör ilaca hala duyarlı iken, kardiyak toksisite gelişebilir.  Ek olarak, bazı tedavi protokollerinde kardiyak toksisitenin yaygın olduğu bildirilmiştir. Çocukların, bu ilacın kardiyak toksisitesine daha duyarlı olduğu gözlemlenmiştir.

Doksorubisinin kardiyotoksisitesi üç şekilde ortaya çıkabilir:

 

Akut Etkiler: Altta yatan bir kalp rahatsızlığı olmadığı durumlarda, klinik önemi olmayan atriyal ve ventriküler disritmilere neden olur. Bu etki genellikle uygulama sırasında veya hemen sonraki saatlerde oluşur.

 

Subakut Etkiler: Uygulamadan sonraki günlerde veya haftalarda toksik miyokardit veya perikardit - miyokardit sendromu (taşikardi, kalp yetmezliği ve perikardit) şeklinde ortaya çıkar.

 

Kronik Etkiler: Bu etkiler, uygulamadan  haftalar veya aylar sonra ortaya çıkar.  Kümülatif doza bağlı olarak miyokard hücresi hasarı sonucunda konjestif kalp yetmezliği gelişebilir. Kronik toksisisite sonucu, geriye dönüşümsüz, fatal kalp yetersizliği ile sonuçlanabilen kardiyomiyopati oluşabilir. Kardiyomiyopati oluşumu, kümülatif dozla ilintilidir ve 550 mg/m2’yi aşan dozlarda %10 oranında ortaya çıkar.

 

Deri:

 

Vakaların çoğunda  geri dönüşümü olabilen, tam saç dökülmesi oluşur.  Başlıca çocuklarda olmak üzere, tırnak diplerinde ve deri kıvrımlarında  hiperpigmentasyon  ve cilt kırışıklıkları da bildirilmiştir.

 

Gastrointestinal:

 

Sıklıkla akut bulantı ve  kusma oluşur  ve şiddetli olabilir. Antiemetik tedavi bu konuda yararlı olabilir.  Uygulamadan 5-10 gün sonra  mukozit (stomatit ve özofajit) oluşabilir.  Bu etki ülserasyona neden olabilecek kadar  şiddetli olabilir ve enfeksiyonlara yol açabilir. Ardarda 3 gün doksorubisin uygulandığı takdirde sık sık ve ciddi mukozit oluşur.  Bazen  anoreksi ve diyare  bildirilmiştir.

 

Vasküler:

 

Tekrarlayan uygulamalarda aynı ven kullanıldığında ve özellikle küçük venler kullanıldığında fleboskleroz (ven duvarlarının sertleşmesi) bildirilmiştir.  Enjeksiyon hızla verilirse yüzde ani kızarıklık oluşabilir.

 

Genitoüriner :

 

İdrar renginin değişmesi, hafif dizüri, idrar sıklığı, hematüri, mesane spazmları.

 

Radyasyon tekrarı:

 

Doksorubisin ile yapılan birçok  çalışmada, hastaların neoplastik hastalıklar nedeniyle  daha önce radyasyon tedavisi aldığı  bildirilmiştir.  Gözlenen reaksiyonlar tipik olarak  doksorubisin uygulanmasından 4-7 gün sonra ortaya çıkar.  Bu reaksiyonlarin tedavisinde topikal kortikosteroid ve soğuk uygulaması en iyi sonucu vermektedir.

 

Lokal Etkiler:

 

Eğer doksorubisin  uygulaması sırasında ekstravazasyon (sızıntı) olursa şiddetli selülit, vezikasyon ve doku nekrozu oluşabilir. Priferik venden haftalık bölünmüş terapi yada subkutan yerleştirilmiş girişi olan dış pompalarla sürekli enfüzyon kullanımı ile damar dışına çıkma olasılığı artmaktadır. Uzun süreli enfüzyon ya da sık enjeksiyon şemaları gerektiğinde, mümkünse tünelli kateterlerin kullanılması önerilir.

 

Aşırı duyarlılık reaksiyonları:

 

Bazen ateş, titreme ve ürtiker bildirilmiştir.  Anafilaksi oluşabilir.

 

Diğerleri:

 

Ender olarak konjunktivit ve göz yaşarması oluşabilir.

 

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.