Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Sanofi Aventis İlaçları Ltd. Şti.
Marka FABRAZYME
Etken Madde Kodu SGKEPD-AGALSIDAZ BETA Parenteral
Ambalaj Miktarı 1
Ambalaj AMPUL-FLAKON/AMBALAJ
ATC Kodu A16AB04
ATC Açıklaması Agalsidaz beta
NFC Kodu QD
NFC Açıklaması Parenteral İnfüzyon İçin Kuru Flakonlar/Şişeler
Kamu Kodu A10221
Patent Orjinal
Satış Fiyatı 19205,05 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 17135,4 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu NULL
Soğuk Zincir Soğuk Zincir İlacıdır.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Doz aşımı vakası bildirilmemiştir. Klinik çalışmalarda vücut ağırlığına göre 3 mg / kg dozuna kadar kullanılmıştır.

 

Endikasyonlar

Fabrazyme, Fabry hastalığı ( alfa-galaktosidaz A eksikliği ) teşhisi konmuş hastalarda uzun süreli enzim replasman tedavisinde endikedir.

Farmakodinamik Özellikler

Fabry hastalığı heterojen ve multisistemik bir bozukluktur ve a - galaktosidaz eksikliği ile karakterizedir. a - galaktosidaz, glikosifingolipidlerin hidrolizini sağlayan, özellikle de globotriaosilseramidi ( GL-3 ) terminal galaktoz ve seramid dihekzozide hidrolizini katalize eden lizozomal bir hidrolazdır. Azalmış veya yok olmuş a - galaktosidaz aktivitesi, GL-3'ün endotelyal ve parankimal hücreler de dahil olmak üzere, bir çok hücre tipinde birikmesi ile sonuçlanır.
 
Enzim replasman tedavisinin nedeni, birikmiş olan maddeyi hidrolize etmeye yeterli enzim aktivitesi seviyesini sağlamaktır.
 
İntravenöz infüzyondan sonra, agalsidaz beta sistem tarafından hızlıca taşınır ve muhtemelen vasküler endotelyal ve parankimal hücrelerdeki mannoz - 6 fosfat, mannoz ve asialoglikoprotein reseptörleri ile lizozomlara alınır.
 
Faz 1 - 2 doz belirleme çalışmalarında her iki haftada bir 0.3 mg/kg, 1.0 mg/kg ve 3.0 mg/kg uygulanan doz rejimi ile her iki günde bir 1.0 mg/kg ve 3.0 mg/kg uygulanan doz rejimi değerlendirilmiştir. Kullanılan tüm doz rejimlerinde böbrek, kalp, deri ve plazmada GL-3'ün önemli derecede azaldığı gözlenmiştir. Plazma GL-3 doza bağlı olarak atılmakta fakat 0.3 mg/kg doz kullanımında bu atılım daha hızlı olmaktadır. Buna ek olarak infüzyona bağlı reaksiyonlar doza bağlı olarak oluşmaktadır.
 
Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda, ışık mikroskopu ile yapılan değerlendirmeler sonucu 20 haftalık tedavi sonrasında Fabrazyme, böbrek vasküler endotelyumundan GL-3 atılımında etkili bulunmuştur. Bu atılım Fabrazyme ile tedavi edilen hastaların % 69'unda gözlenmiş fakat hiçbir plasebo hastasında gözlenmemiştir. Bu bulgu daha sonra plasebo ve agalsidaz beta uygulanmış hastaların karşılaştırıldığı çalışmada, kalp, deri ve böbrekte kombine olarak ve herbir organda tek başına gözlenen GL-3 birikmesindeki anlamlı derecede düşüş ile desteklenmiştir.
 
Bu sonuçlar, ek olarak 18 ay daha Fabrazyme alan ve randomize edilerek her iki gruptanda alınan hastalarda yapılan plasebo kontrollü açık çalışmanın yapılan ara analiz sonuçları ile de doğrulanmıştır. Bilgi alınabilen hastaların % 98'inde böbrek vasküler endotelyumunda GL-3 atılımı sağlanmıştır.
 
Diğer çeşitli hücre tiplerinde yapılan histolojik değerlendirme sonuçları, hücrelerin GL-3'den temizlendiğini doğrulamasına rağmen, bazı hücrelerde tam temizlenme elde edilmesi için daha uzun süreli tedavi periyodları gerektiğini doğrulamıştır.
Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda klinik ve laboratuar etkinlik analizleri ve devamı, böbrek fonksiyonları, ağrı değerlendirmesi ( Short Form McHill ), yaşam kalitesi sorgulaması( SF-36 ) ve plazma GL-3'ü içermiştir. Glomerüler filtrasyon hızı ve serum kreatinin ile ölçülerek saptanan ortalama renal fonksiyon 2 yıllık agalsidaz beta tedavisi sırasında stabil kalmıştır.
 
Her ne kadar da etkin madde ile tedavi edilen grupta ilk 6 ay içerisinde ağrı skorunda bazı gelişmeler gözlenmişse de, bu gelişme plasebo ile tedavi edilen grupta da görülmüştür. Bu nedenle, enzim replasman tedavisinin ağrı üzerindeki etkisiyle ilgili bir sonuca ulaşılamamıştır.
 
Yaşam kalitesi skorları 2 yıla kadar olan tedavi sırasında sayısal olarak gelişme göstermiş ama bu gelişme istatistiksel olarak görülmemiştir. Bu nedenle, enzim replasman tedavisinin yaşam kalitesi üzerine etkisiyle ilgili bir sonuca ulaşılamamıştır.
 
Replasman tedavisinin hastalığın nörolojik bulgu ve belirtileri üzerine etkisi görülmemiştir. Fakat bununla ilgili sistemik çalışmalar da yapılmamıştır.
 
Plazma GL-3 seviyelerinin tedavi ile hızla normale döndüğü görülmüştür.
 
Plasebo kontrollü klinik çalışmalarda ve devamında, PR-aralığı süresini değerlendirmek için, çalışmalara katılan hastalarda ECG ile retrospektif analizler yapılmıştır. PR-aralığı < 130 msn olan hastalarda, çift kör yapılarak 18 ay süre ile agalsidaz beta uygulaması sonrasında PR süresinde artış olduğu gözlenmiştir. Aynı çift kör çalışmada plasebo alan hastalarda 18 ay sonunda PR aralığında bir değişiklik gözlenmemiştir.

Farmakokinetik Özellikler

Vücut ağırlığına göre 0.3 mg/kg, 1 mg/kg ve 3 mg/kg olarak intravenöz uygulanan agalsidaz beta sonrasında, klerensde düşüş dolayısıyla EAA değerleri orantılı olan dozdan daha fazla artmıştır. Bu da doymuş klerensi göstermektedir. Eliminasyon yarı ömrü doza bağlıdır ve 45-100 dakika arasında değişmektedir.

İki haftada bir, vücut ağırlığına göre 1 mg/kg dozunda yaklaşık 300 dakika süren intravenöz infüzyon yolu ile uygulama sonrasında, ortalama Cmax plazma konsantrasyonu 2000 - 3500 ng/ml değerleri arasında, AUCinf 370-780 ug.dk/ml değerleri arasında bulunmuştur. Vss değeri 0.12-0.57 l/kg, plazma klerensi 1.7 - 4.9 ml/dk/kg ve eliminasyon yarı ömrü ise 80-120 dk arasında bulunmuştur.

Agalsidaz beta bir proteindir ve peptid hidrolizi ile metabolik olarak bozunması beklenmektedir. Dolayısıyla, karaciğer fonksiyon bozukluğunun klinik olarak anlamlı ölçüde agalsidaz beta farmakokinetiğini etkilemesi beklenmemektedir. Agalsidaz betanın renal eliminasyonu ise, atılım için minör bir yol olarak gözükmektedir.

 

Farmasötik Şekli

Infüzyonluk Çözelti İçin Konsantre Toz

Formülü
7.2 ml enjeksiyonluk su ile çözülmesi sonrasında:

Agalsidaz beta............................. 5 mg / ml
 
İlaç Etkileşmeleri

İn-vitro metabolizma çalışması yapılmamıştır. Metabolizması nedeniyle agalsidaz betanın ilaç-ilaç etkileşiminden oluşarak salgılanan sitokrom P450 için uygun bir aday olduğu söylenemez.

Fabrazyme'ın intrasellüler alfa galaktosidaz aktivitesinin teorik inhibisyon riski nedeniyle ; kloroquin, amiodaron, benoquin veya gentamisinle birlikte uygulanmamalıdır.

 

Kontraendikasyonlar

Etkin maddeye veya formülasyonda yer alan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı hayatı tehdit edici boyutlarda aşırı duyarlılık ( anaflaktik reaksiyon ).

Kullanım Şekli Ve Dozu

Fabrazyme tedavisi, Fabry hastalığı veya diğer kalıtımsal metabolik hastalıkların tedavisinde deneyimli olan doktorlar tarafından takip edilmelidir.

Fabrazyme 'ın tavsiye edilen dozu, intravenöz infüzyon yoluyla, vücut ağırlığına göre, her 2 haftada bir kez uygulanacak olan 1 mg / kg'dır. ( Bkz. Kullanma Talimatı ).

Başlangıçtaki infüzyon hızı, infüzyona bağlı reaksiyonların oluşma potansiyelini en aza indirgemek için, 0.25 mg /dakika'dan ( 15 mg/saat ) daha hızlı olmamalıdır. Hastanın toleransı oluştuktan sonra, infüzyon hızı birbirini izleyen infüzyonlarla kademeli olarak arttırılabilir.

Böbrek yetersizliği olan hastalarda doz ayarlanması gerekli değildir. Karaciğer yetersizliği olan hastalarda çalışma yapılmamıştır.
16 yaşın altındaki çocuklarda ve 65 yaşın üstündeki hastalarda Fabrazyme'ın güvenilirliği ve etkinliği henüz belirlenmemiştir. Dolayısıyla bu hastalarda herhangi bir doz rejimi tavsiyesi yapılamamaktadır.
 
Kullanma talimatı:
İnfüzyonluk çözelti için konsantre toz önce enjeksiyonluk su ile çözülür ve % 0.9 NaCl (i.v.) ile seyreltilerek intravenöz infüzyon yolu ile uygulanır. Hastanın vücut ağırlığına göre belirlenen miktardaki flakon buzdolabından çıkarılır ve oda sıcaklığına gelmesi beklenir.
Herbir Fabrazyme flakonu tek kullanımlıktır.

Aseptik teknik kullanılmalıdır

Çözme
Herbir Fabrazyme 35 mg flakonu 7.2 ml Enjeksiyonluk Su ile, toz ile birden bire karışmasını önlemek amacıyla yavaşca karıştırılarak ve köpük oluşmamasına dikkat edilerek çözülür. Elde edilen berrak, renksiz çözeltinin hacmi 7.4 ml'dir ve 5 mg enzim/ml içermektedir. Çözülmüş ürünün pH'ı ise yaklaşık 7.0'dir.
 
Çözelti seyreltilmeden önce, herbir flakon yabancı maddeler ve renklenme açısından göz ile kontrol edilir. Yabancı madde içeren veya renklenme görülen flakonlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Çözülmüş flakonlar hemen seyreltilmelidir.
 
Kullanılmamış çözeltiler ve atıklar lokal prosedürler doğrultusunda atılmalıdır.
 
Seyreltme
Çözülmüş flakon herbir ml'sinde 5 mg agalsidaz beta içermektedir. Herbir flakondan 7.0 ml ( 35 mg'a eşdeğer ) çözelti alınarak, gerekli miktarda çözelti birleştirilir. Bu çözelti % 0.9 NaCl (i.v.) çözeltisi ile tavsiye edilen final hacim olan 500 ml'ye seyreltilir. İnfüzyon çözeltisi yavaşca karıştırılır.
 
Uygulama
Seyreltilmiş çözeltinin infüzyonu sırasında herhangi bir protein partikülünün geçişini engellemek için, agalsidaz beta aktivitesini etkilemeyen, 0.2 um protein bağlayıcı filtre kullanımı önerilmektedir. Başlangıçtaki infüzyon hızı, infüzyona bağlı reaksiyonların oluşma potansiyelini en aza indirgemek için, 0.25 mg / dakika'dan ( 15 mg/saat ) daha hızlı olmamalıdır. Hastanın toleransı oluştuktan sonra, infüzyon hızı birbirini izleyen infüzyonlar ile kademeli olarak arttırılabilir.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

-

Ruhsat Sahibi

GENZYME Sağlık Hizmetleri ve Tedavi Ürünleri Ticaret Limited Şirketi

Muhittin Üstündağ Caddesi No: 31 34718 Koşuyolu Kadıköy İstanbul

Ruhsat Tarihi Ve Numarası

21.11.2005 - 118/76

Saklama Koşulları
2 °C - 8oC'de, buzdolabında saklayınız.
 
Çözülmüş ve Seyreltilmiş Ürün
Mikrobiyolojik açıdan ürün hemen kullanılmalıdır. Hemen kullanılmayacaksa, saklama ve kullanım öncesi koşulları kullanıcının sorumluluğunda olup, 2 - 8 °C'de 24 saatten fazla saklanmamalıdır.
 
ÇOCUKLARIN   GÖREMEYECEĞİ,   ERİŞEMEYECEĞİ   YERLERDE   VE AMBALAJINDA SAKLAYINIZ.
Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

20 ml'lik flakonlar ile 1 flakonluk ambalajlarda.

Uyarılar/Önlemler

Çoğunlukla tedavinin başlangıcından sonraki ilk 3 ay içerisinde, tavsiye edilen dozlarda, hemen hemen bütün hastaların agalsidaz betaya karşı IgG antikorları geliştirmesi beklenmektedir.

2 yıl boyunca tedavi edilen ve antikor gelişen hastaların % 63'ünde, zaman içerisinde oluşmuş olan antikor düzeylerinde önemli bir azalma görülmüştür.

Geriye kalan % 37 hastada ise antikor düzeylerinde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir.

Sınırlı sayıda hastada IgE antikorları saptanmıştır. Bu hastalardan iki tanesi Fabrazyme ile bir problem oluşmaksızın tedavi almaya devam etmiştir.

Agalsidaz betaya karşı antikor geliştiren hastalar, infüzyon uygulanan günün sonuna kadar veya infüzyon sırasında oluşan advers etkiler olarak tanımlanan infüzyona bağlı reaksiyonlar açısından yüksek risk taşımaktadır ( Bkz. Yan Etkiler / Advers Etkiler ). Bu hastalar agalsidaz betanın yeniden uygulanması sırasında dikkatle tedavi edilmelidir.

Başlangıçta, yaklaşık hastaların yarısında, infüzyona bağlı reaksiyonlar görülmüştür ( Bkz. Yan Etkiler/ Advers Etkiler ). Faz 3 klinik çalışmalarda ve devamında, infüzyona bağlı reaksiyonlar; infüzyon hızının düşürülmesi ve antihistaminikler, parasetamol, ibuprofen ve / veya kortikosteroidlerle yapılan ön-tedavi ile kontrol altına alınmıştır.

Diğer intravenöz uygulanan proteinlerde olduğu gibi, alerjik tipte aşırı duyarlılık reaksiyonlarının görülmesi olasıdır.

Klinik çalışmalarda agalsidaz beta ile tedavi edildiğinde hafif veya orta derecede aşırı duyarlılık reaksiyonları gösteren hastalarda tedaviye infüzyon hızının düşürülmesi ( yaklaşık 0.15 mg/dk; 10 mg/saat ) ve antihistaminikler, parasetamol, ibuprofen ve /veya kortikosteroidlerle yapılan ön-tedaviden sonra devam edilmiştir.

Eğer ciddi alerjik veya anaflaktik tipte reaksiyonlar oluşursa, Fabrazyme tedavisinin hemen kesilmesi düşünülmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır. Acil tedavideki mevcut medikal standartlar gözden geçirilmelidir.

İleri derecede böbrek hastalığı olan hastalarda, Fabrazyme tedavisinin böbrekler üzerine etkisini sınırlı olabilir.

Fabrazyme'ın fertilite bozulması üzerine potansiyel etkilerini değerlendiren çalışma yapılmamıştır.

GEBELİK VE LAKTASYONDA KULLANIMI

Gebelik Kategorisi: B

Gebelerde agalsidaz betanın kullanımına dair yeterli veri yoktur. Fabrazyme gebelerde mutlak şekilde ihtiyaç olmadıkça kullanılmamalıdır.

Agalsidaz beta süte geçebilir. Yeni doğanların anne sütü yoluyla agalsidaz betaya maruz kalmasının neden olacağı etkiler ile ilgili yeterli veri olmadığından Fabrazyme kullanırken emzirmenin durdurulması tavsiye edilmektedir.

ARAÇ VE MAKİNA KULLANMAYA ETKİSİ
Fabrazyme'ın araç ve makina kullanımı üzerine etkisi incelenmemiştir.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Aşağıdaki tabloda Fabrazyme ile yapılan çalışmalarda 12 aya kadar 1 mg/kg dozu ile tedavi edilen hastalarda, Fabrazyme ile ilişkili advers reaksiyonlar, organ-sistem sınıflaması ve görülme sıklığına göre ( çok sık : >%10, sık : % 5-10 ) listelenerek verilmiştir. Advers reaksiyonlar şiddet olarak çoğunlukla hafif ile orta derecededir.

Tüm vücutta -genel bozukluklar
 
Çok Sık :
Sertlik,     ısı     değişimi     duygusu,     ateş, ekstremitelerde ağrı
Sık :
Göğüs ağrısı, yorgunluk, sırt ağrısı, solgunluk, ağrı, bacak ağrısı, asteni, kırgınlık
Solunum Sistemi Bozuklukları
 
Çok Sık :
Rinit , dispne
Sık :
Bronkospazm, boğaz sıkışması hissi
Gastro-intestinal Sistem Bozuklukları
 
Çok Sık :
Bulantı, kusma
Sık :
Karın ağrısı
Merkezi ve Periferik Sinir Sistemi
 
Çok Sık :
Baş ağrısı, tremor
Sık :
Parestezi, sersemlik
Kardiyovasküler Bozukluklar-genel Çok Sık :
Ekstremitelerde ödem, hipertansiyon
Kas-iskelet Sistemi Bozuklukları Çok Sık :
Miyalji
Kalp Hızı ve Ritm Bozuklukları Sık :
Taşikardi, Bradikardi
Psikiyatrik Bozukluklar Sık :
Somnolans
Deri ve Uzantılarının Bozuklukları Sık :
Kaşıntı
Üriner Sistem Bozuklukları Sık :
Albüminüri
Vasküler Bozuklukları (kalp hariç) Sık :
Sıcak Basması
Görme Bozuklukları Sık :
Görme Bozukluğu, Anormal Gözyaşı oluşumu

Başlangıçda, yaklaşık hastaların yarısında infüzyona bağlı reaksiyonlar görülmüştür. Bu reaksiyonlar sıklıkla ateş ve nezledir. Ayrıca bunlara ek olarak hafiften orta dereceye değişen dispne, boğaz sıkışması, göğüs sıkışması, sıcak basması, kaşıntı, ürtiker, rinit, bronşiyal konstriksiyon, taşipne ve / veya hırıltılı soluma; orta şiddette hipertansiyon, taşikardi, çarpıntı, karın ağrısı, bulantı, kusma ; ekstremitelerde ağrı da dahil olmak üzere infüzyona bağlı ağrı, miyalji ve başağrısı gibi diğer belirtilerde görülmüştür.

İnfüzyona bağlı reaksiyonlar ; infüzyon hızının düşürülmesi ile birlikte non-steroid anti-inflamatuar ilaçların, antihistaminiklerin ve / veya kortikosteroidlerin verilmesi ile kontrol altına alınmıştır. 2 yıla kadar yapılan tedavilerde hastaların % 37'sinden daha azında infüzyona bağlı reaksiyonlar görülmüştür. İnfüzyona bağlı reaksiyonların büyük çoğunluğunun IgG antikorlarının oluşumu ve /veya komplement aktivasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Sınırlı sayıda hastada IgE antikorları saptanmıştır. Bu hastalardan iki tanesi Fabrazyme ile bir problem oluşmaksızın tedavi almaya devam etmiştir. 

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.