Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Abbott Laboratuarları
Marka ISOPTIN
Etken Madde Kodu SGKFV4-VERAPAMIL HCL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 50
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C08DA01
ATC Açıklaması Verapamil
NFC Kodu BC
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Gecikmeli Film Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A03962
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 47,12 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 42,06 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği 8,87 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E074D
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçer !
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği
Verapamil; renal fonksiyonu azalmış olan hastalara dikkatle uygulanmalıdır. Bu hastalar PR aralığının uzaması veya başka aşırı doz belirtileri yönünden dikkatle izlenmelidir.
Karaciğer Yetmezliği
Karaciğer fonksiyonu azalmış olan hastalarda ilacın metabolizması hepatik disfonksiyonun şiddetine bağlı olarak az yada çok miktarda gecikmiş olabilir ve bu, verapamil hidroklorürün etkilerini arttırır veya uzatır. Bu nedenle karaciğer fonksiyonu azalmış olan hastalarda dozaj gereksinimleri özel bir dikkatle ayarlanmalı ve başlangıçta düşük dozlar verilmelidir.
Doz Aşımı

Verapamil aşırı dozu belirgin hipotansiyon, bradikardi ve ileti sistemi anormalliklerine yol açabilir (örn., AV disosiyasyonuyla kavşak ritmi , asistoli dahil yüksek dereceli AV blok, sinüs aresti). Hipoperfüzyona sekonder diğer belirtiler (örn., metabolik asidoz, hiperglisemi, hiperkalemi, renal disfonksiyon  konvülsiyonlar ve stupor) görülebilir. Aşırı dozun sonucu olarak ölümle sonlanan olaylar meydana gelmiştir.

Bütün verapamil aşırı dozları ciddi kabul edilerek tedavi edilmeli ve hastalar tercihen hastanede en az 48 saat gözlenmelidir .

Sürekli salımlı formülasyonla, gecikmiş farmakodinamik sonuçlar ortaya çıkabilir.Verapamilin gastrointestinal geçiş süresini kısalttığı bilinmektedir.

Aşırı dozda, Isoptin tabletlerinin bazen midede veya barsaklarda kütleler oluşturduğu bildirilmiştir. Bu kütleler düz batın grafilerinde görülemez. Her hangi bir tıbbi  gastrointestinal boşaltma yolunun bunları uzaklaştırmada etkili olduğu kanıtlanmış değildir. Belirtilerin olağanüstü uzadığı masif aşırı doz olgularında endoskopi yapılması akılcı olabilir. 

Aşırı dozajın tedavisi destekleyici olmalıdır. Beta adrenerjik uyarı veya parenteral kalsiyum çözeltilerinin verilmesi yavaş kanallardan kalsiyum iyonu akımını arttırabilir ve verapamil aşırı dozunun tedavisinde etkin biçimde kullanılmıştır. Yüksek dozlarda kalsiyumla tedaviye devam edilmesi bir yanıt sağlayabilir. Az sayıda hastada olmakla birlikte , başlangıçta atropine refrakter olan kalsiyum kanal blokerleri aşırı dozunda, yüksek dozda kalsiyum klorür verildiğinde (24 saatten uzun süre saatte 1 grama yakın) hastalar bu tedaviye daha fazla yanıt vermişledir. Verapamil hemodiyalizle uzaklaştırılamaz. Klinik olarak anlamlı hipotansif reaksiyonlar vazopresör ajanlarla veya yüksek dereceli AV blok kardiyak pacemaker ile tedavi edilmelidir. Asistoli, kardiyopulmoner resüsitasyon dahil olağan önlemlerle tedavi edilmelidir.

Endikasyonlar

Verapamil hidroklorür aşağıdakiler dahil koroner arter hastalığının (kalp kasına yetersiz oksijen temini ile karakterize durumların) tedavisi için endikedir: kronik stabil  angina pektoris; stabil olmayan angina pektoris (kreşendo angina, istirahat anginası); vazospastik angina pektoris (prinzmetal angina, varyant angina); kalp yetmezliği olmayan hastalarda beta-blokerler endike değilse post-myokardial enfarktüs anginası.

Verapamil; paroksismal supraventriküler taşikardi, hızlı atrioventriküler iletili atriyal fibrilasyon/atriyal çarpıntı (Wolff-Parkinson-White sendromu dışında) ve esansiyel  hipertansiyon  tedavisi için de endikedir.

Farmakodinamik Özellikler

İsoptin (Verapamil HCl), bir kalsiyum kanal blokeri olup kalsiyum iyonlarının arteriel kasların hücre membranlarından ve  kondüktil ve kontraktil myokard hücrelerinden geçişini düzenleyerek  farmakolojik etkisini gösterir.

İsoptin, genelde kan basıncını ortostatik olarak azaltmadan, sistemik vasküler direnci azaltarak antihipertansif etki gösterir. Bradikardi (50 atış/dak.’dan az) çok nadirdir (%1.4).

İsoptin (Verapamil HCl), hem normal hem de iskemik bölgelerde ana koroner arterleri ve koroner arteriolleri genişletir ve spontan veya ergonovinle uyarılmış koroner arter spazmlarının potent bir inhibitörüdür. Bu özellik, koroner arter spazmları olan hastalarda myokardial oksijen sevkini artırır ve vazospastik (Prizmental veya varyantı) ve de  istirahat sırasında gözlenen stabil olmayan anjina durumlarında İsoptin’in etkinliğinden sorumludur.

İsoptin, periferal arteriolleri genişletmesiyle kalbin dinlenme ve belirli bir seviyede hareketliliğine karşı toplam sistemik direncini (afterload) düzenli bir şekilde azaltmaktadır.

AV nodu vasıtasıyla elektriksel aktivite oluşması, önemli ölçüde yavaş kanallarda kalsiyum akışına bağlıdır. İsoptin, kalsiyum akışını azaltmasıyla, AV nodu içerisinde etkin refraktör süreyi uzatmakta ve hıza bağlı bir şekilde A V iletkenliğini yavaşlatmaktadır.

Isoptin kullanımı ile normal sinüs ritmi genellikle etkilenmemektedir. Fakat hasta sinüs sendromu olan hastalarda Isoptin, sinüs nodunun uyarı oluşturmasıyla etkileşime girebilir ve sinüs arresti veya sinoatriyal blok gelişmesini indükleyebilir. Atriyoventriküler blok, daha önceden ileti kusuru olmayan hastalarda meydana gelebilir.(Bkz. UYARILAR/ÖNLEMLER).

İsoptin, normal atriyal aksiyon potansiyelini, veya intraventriküler iletkenlik süresini değiştirmemekle beraber amplitüd, depolarizasyon hızı ve bastırılmış atriyal liflerde azalma oluşturabilmektedir. İsoptin, tali by-pass yollarında antegrad etkin refraktör süreyi de azaltmaktadır.

Farmakokinetik Özellikler

Emilim: Hızlı salınım formülasyonu ile, oral olarak uygulanan İsoptin’in % 90’ından fazlası emilmektedir. Verapamil’in portal sirkülasyondan ilk geçişinde hızlı biyotransformasyonu nedeniyle biyoyararlanım, % 20 ile % 35 arasında artmaktadır. Oral uygulama sonrası  1-2 saat içerisinde pik plazma konsantrasyonlarına ulaşılmaktadır. 120 mg İsoptin’in  6 saatte bir kronik oral uygulaması, verapamil plazma seviyelerinin 125-400 ng/ml’ye çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Zaman zaman daha yüksek değerler de bulunmuştur. Uygulanan verapamil dozu ve plazma seviyeleri arasında non-lineer bir korelasyon mevcuttur.


Dağılım: Verapamilin yaklaşık % 90’ı da plazma proteinlerine bağlanmaktadır.


Metabolizma: Tek doz çalışmalarında ortalama yarı-ömür eliminasyon değerleri, 2.8 ile 7.4 saat arasında değişmektedir.

Tekrarlayan dozlarla yapılan çalışmalarda uygulamalar sonrasında yarı ömür değerlerinin, 4.5 ile 12.0 saat arası değerlere ulaştığı görülmüştür.

( 6 saatlik ara ile ardışık 10 dozdan daha az). Verapamil’in yarı ömrü titrasyon esnasında artabilmektedir. Verapamil’in eliminasyon yarı ömrü ise, yaşlı hastalarda daha da uzayabilmektedir.

İsoptin, karaciğerde yoğun bir şekilde metabolize olur. Plazmada 12 adet metabolit tespit edilmiştir. Norverapamil dışında bunların tümü, eser miktarlarda bulunmuştur. Norverapamilin kardiyovasküler aktivitesi, verapamil’in yaklaşık % 20’si kadardır.


Atılım: Uygulanan dozun 5 gün içerisinde yaklaşık % 70’i , metabolit olarak idrarla ve % 16 ve daha fazlası da metabolit olarak dışkı ile atılmaktadır.

Yaklaşık % 3 ile % 4 arası miktarlar da değişime uğramadan idrarla atılmakta, hepatik yetersizliği olan hastalarda hızlı salınım verapamilin metabolizması gecikmekte ve eliminasyon yarı ömrü, 14 ile 16 saat arasında uzamaktadır  (Bkz. UYARILAR/ÖNLEMLER).

Aynı zamanda dağılım hacmi artmakta ve plazma klirensi normalin yaklaşık % 30'u kadar düşmektedir. Verapamil klirensi değerleri, karaciğer fonksiyon bozuklukları olan hastalarda, karaciğer fonksiyonu normal olan hastalara uygulanan günlük oral dozun 1/3’ü kadar terapötik verapamil plazma konsantrasyonuna ulaşıldığını göstermektedir

Farmasötik Şekli

Yavaş Salımlı Film Tablet

Formülü

Beher yavaş salımlı film tablet 120 mg verapamil hidroklorür içerir. Özel farmasötik formülasyon etkin maddenin mide bağırsak kanalında yavaş ve sürekli salımını sağlar.

İsoptin KKH (Koroner Kalp Hastalığı) Yavaş Salımlı Film Tablet’in bileşimindeki yardımcı maddeler, mikrokristalize selüloz, sodyum aljinat, kollidon 30 (polividon 30), magnezyum stearat, hidroksipropil metil selüloz, polietilen glikol 400, polietilen glikol 6000, talk, montanglikol mumu, titanyum dioksit (E 171)’ dir..

İlaç Etkileşmeleri

Beta blokerler:

 

Beta-adrenerjik blokerler ve verapamilin birlikte kullanımı kalp hızı üzerinde, atriyoventriküler iletide ve/veya kardiyak kontraktilitede ek negatif etkilere neden olabilir. 

Hipertansif hastalarda kombine tedavinin riski, potansiyel faydalarına baskın çıkabilir. Bu nedenle kombinasyon, çok dikkatli ve gelişmeler sürekli izlenerek uygulanmalıdır.

Timolol göz damlası (beta-adrenerjik bloker) ve oral verapamil’in beraber kullanımı esnasında gezgin atriyal pace-maker’li asemptomatik bradikardi (36 atış/dak.) gözlemlenmiştir.

Verapamil ile beraber kullanıldığında metaprolol ve propranolol klirensinde düşme gözlemlenmiştir. Verapamil ile atenolol beraber uygulandığında değişken bir etki görülmüştür.


Dijital:

Verapamil’in dijitalize hastalara klinik uygulaması, digoksin dozu iyi ayarlandığı takdirde kombinasyonun çok iyi tolere edilebildiğini göstermiştir.

Kronik verapamil tedavisi, serum digoksin seviyelerini, tedavinin birinci haftasında % 50 ile % 75 arasında yükseltebilmektedir. Bunun sonucu olarak da digitalis toksisitesi oluşabilmektedir.

Hepatik sirozu olan hastalarda verapamil’in digoksin kinetiği üzerindeki etkisi artmaktadır.  Verapamil, digoksinin toplam vücut klirensini ve ekstra renal klirensini % 27 ve % 29 olarak azaltmaktadır.

İdame digitalis dozları, verapamil uygulandığında azaltılmalı ve hastanın aşırı dijitalizasyonu dikkatle izlenmelidir. Aşırı dijitalizasyon şüphesi olan durumlarda günlük digitalis dozu azaltılmalı veya geçici olarak durdurulmalıdır. Isoptin tedavisi sona erdiğinde hastanın durumu tekrar değerlendirilerek yetersiz dijitalizasyon önlenmelidir.


Antihipertansif ilaçlar:

Oral antihipertansif ilaçlarla (örneğin, vazodilatörler, anjiyotensin-dönüştürücü enzim inhibitörleri, diüretikler, beta-blokerler) beraber uygulamada verapamil’in genelde, kan basıncının azalmasına ilave bir etkisi olmaktadır. Kombinasyonların uygulandığı hastalar uygun bir şekilde izlenmelidirler. Verapamil ile beraber kullanıldığında alfa-adrenerjik fonksiyonu azaltan ilaçlar bazı hastalarda aşırı kan basıncı düşmesine neden olabilirler. Bu tür bir etki, verapamilin prazosin ile beraber uygulanması esnasında gözlemlenmiştir.


Anti-aritmik ilaçlar:

Disopyramide: Verapamil ile disopyramide fosfat arasında olası etkileşim ile ilgili veriler elde edilinceye kadar disopyramide, verapamil uygulanmasının 48 saat öncesi ve 24 saat sonrası süreler içerisinde kullanılmamalıdır.


Flekainid: Beraber uygulanan verapamil, flecainide tedavisi ayrıca ilave bir inotropik etki ve atriyoventriküler iletkenliğin uzaması ile sonuçlanabilmektedir.


Kinidin: İdiopatik Hipertrofik Kardiyomiyopati (IHSS) rahatsızlığı olan  az sayıda hastada, verapamil ve kinidin’in beraber uygulanması sonunda önemli hipotansiyon semptomları oluşmuştur. Tamamlayıcı bilgiler elde edilinceye kadar hastalarda Verapamil ile  beraber kullanımı önlenmelidir.

Verapamil ile  AV iletkenliği üzerindeki elektrofizyolojik etkisi, incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Verapamilin   AV  iletkenliği üzerindeki etkisine, önemli ölçüde karşı etki yarattığı tespit edilmiş olup verapamil tedavisi esnasında kinidin seviyelerinde artış olduğu da rapor edilmiştir.


Nitratlar: Tepkileşmeyle karşılaşılmamıştır. Her iki ürünün farmakolojik profili ve klinik deneyler, olumlu bir etkileşim olduğunu göstermiştir.

Kısa ve uzun süre etkili nitratlar ile beraber yapılan uygulamalarda arzu edilmeyen bir etkileşmeyle karşılaşılmamıştır

 

Alkol:

Verapamil, etanol eliminasyonunu inhibe ederek alkolün intoksikasyon süresini uzatmakta ve dolayısıyla kandaki etanol konsantrasyonunu artırmaktadır


Simetidin:

Simetidine ile kronik olarak beraber uygulanan verapamil arasındaki etkileşme henüz incelenmemiştir. Yapılan çalışmalarda  verapamil klirensinin düştüğü veya değişmediği görülmüştür.


Lityum:

Verapamil ve lityum kombine tedavilerinde, lityumun etkilerine karşı aşırı bir duyarlılık gözlemlenmiştir (nörotoksisite). Lityum seviyeleri bazen artmakta, bazen azalmakta ve bazen de değişmemektedir. Bu iki ürünü beraber kullanan hastalar dikkatle izlenmelidir.


Karbamazepin:

Verapamil, kombine tedavi esnasında karbamazepin konsantrasyonlarını artırabilir. Bu da, karbamazepinin, diplopi, baş ağrısı, ataksi veya baş dönmesi gibi yan etkilerine neden olabilir.


Rifampin:

Rifampin tedavisi, belirgin olarak verapamilin biyoyararlanımını azaltmaktadır.


Fenobarbital:

Fenobarbital tedavisi, verapamil klirensini artırmaktadır.


Siklosporin:

Verapamil, siklosporinin serum seviyelerini artırmaktadır.


Teofilin:

Verapamil tedavisi, teofilinin klirensini ve plazma seviyesinin artmasını inhibe eder.


Solunum Anestezikleri:

Solunum anestezikleri ve verapamil gibi kalsiyum antagonistleri beraber kullanıldığında aşırı kardiyovasküler depresyonu önlemek için dikkatli titre edilmelidirler.


Nöromusküler Blokerler:

Beraber kullanıldığı takdirde verapamil  ve/veya nöromusküler blokerin dozunu düşürmek gereklidir.


Sitokrom indükleyicileri/inhibitörleri:  

 CYP3A4 (örn. eritromisin, ritonavir) inhibitörleriyle, verapamilin plazma düzeylerinde yükselmeye neden olan klinik olarak anlamlı etkileşimler bildirilmiştir. Buna karşılık CYP3A4 indükleyicileri (örn. rifampin)  verapamilin plazma düzeylerinde bir azalmaya neden olmuştur. Bu nedenle hastalar ilaç etkileşimleri yönünden izlenmelidir.


Aspirin: 

 Bildirilen az sayıda olguda,  verapamil ve aspirinin birlikte verilmesi kanama zamanında tek başına aspirinle  gözlenenden daha büyük bir artışa yol açmıştır.


Greyfurt suyu: Greyfurt suyu alımı verapamil düzeylerini arttırabilir.


Diüretikler, vazodilatörler:

 Hipotansif etkide artış


Prazosin

Prazosin plazma düzeylerinin yükselmesi


Midazolam

Midazolam plazma düzeylerinin yükselmesi


Nöromüsküler Blokerler

Nöromüsküler blokerlerin etkisi artabilir.


Simvastatin/Lovastatin

Bu ajanların verapamil hidroklorür ile eş-zamanlı kullanımı simvastatin veya lovastatinin  serum düzeylerini arttırabilir.

Kontraendikasyonlar

İsoptin KKH aşağıdaki durumlarda uygulanmamalıdır;

1.Ciddi sol ventriküler fonksiyon bozuklukları (Bkz. UYARILAR/ÖNLEMLER),

2.Hipotansiyon (90 mmHg’den daha az sistolik basınç) veya kardiyojenik şok,

3.Hasta sinüs sendromu (Pace-maker kullanan hastalar hariç),

4.II. ve III. Derece AV blok (Pace-maker kullanan hastalar hariç),

5.Atriyal çarpıntı veya fibrilasyonu olan ve by-pass operasyonu geçirmiş hastalar (Örneğin; Wolf-Parkinson-White Sendromu, Lown-Ganang-Levine Sendromu),

6.Verapamil veya ürünün bileşiminde yer alan yardımcı maddelere karşı bilinen aşırı duyarlılık,

7.Komplikasyon gelişmiş akut miyokard enfarktüs vakalarında,

8.Konjestif kalp yetmezliği.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Verapamil hidroklorür dozu, hastalığın şiddetine uygun olarak, hastaya göre ayarlanmalıdır. Bütün endikasyonlarda ortalama dozaj 240 mg ile 360 mg arasındadır.

Günlük doz, uzun dönemde  480 mg’ı aşmamalıdır ama kısa dönem için daha yüksek doz kullanılabilir. Kullanım süresinde bir kısıtlama yoktur. Verapamil hidroklorür uzun dönemli kullanımdan sonra aniden kesilmemelidir. Dozajın azaltılarak kesilmesi önerilir.

Karaciğer fonksiyonu azalmış olan hastalarda ilacın metabolizması hepatik disfonksiyonun şiddetine bağlı olarak az yada çok miktarda gecikmiş olabilir ve bu, verapamil hidroklorürün etkilerini arttırır veya uzatır. Bu nedenle karaciğer fonksiyonu azalmış olan hastalarda dozaj gereksinimleri özel bir dikkatle ayarlanmalı ve başlangıçta düşük dozlar verilmelidir.

Verapamil hidroklorür 40 mg tabletleri, düşük dozlara yeterli bir yanıt vermesi olası olan hastalarda kullanılmalıdır (örn., hepatik disfonksiyonu olan hastalar veya yaşlı hastalar). Yüksek dozajlara (örn., günde 240 mg - 480 mg verapamil hidroklorür) gereksinimi olan hastalar için aktif ilaç içeriği daha elverişli olan formülasyonlar kullanılmalıdır. Tabletler emilmeden veya çiğnenmeden yeterli sıvıyla beraber, tercihan yemekle veya yemekten kısa süre sonra alınmalıdır. 


Vücut ağırlığı 50 kg’ın üstünde erişkinler veya adolesanlarda kullanım:

Koroner arter hastalığı, paroksismal supraventriküler taşikardi, atrial çarpıntı ve atrial fibrilasyon: 120 - 480 mg , üç ya da dört doza bölünmüş olarak.

Hipertansiyon: Yavaş Salımlı: 120 ile  480 mg,  bir yada iki doza bölünmüş olarak.


Çocuklarda kullanım (sadece kardiyak ritm bozukluğu için):

6 yaşına kadar: 80 – 120 mg verapamil hidroklorür, iki yada üç doza bölünmüş olarak.

6-14 yaş: 80 – 360 mg verapamil hidroklorür, iki yada dört doza bölünmüş olarak.

 

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

İsoptin  40 mg;  30 film  tabletlik blister ambalajda.

İsoptin  80 mg;  50 film tabletlik blister ambalajda.

İsoptin  SR 240mg;  50 film tabletlik blister ambalajda.

İsoptin Ampul; 2 ml’lik beheri 5 mg Verapamil hidroklorür içeren 5 ampullük kutu

Ruhsat Sahibi

ABBOTT Laboratories, ABD lisansı ile,                                                         

Abbott  Laboratuarları  İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.,                                                    

Ekinciler Cad., Hedef Plaza,                                                  

34810 Kavacık, Beykoz –İstanbul

Ruhsat Tarihi Ve Numarası

12.10.2001-198/18

Saklama Koşulları

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

İsoptin KKH 120 mg Yavaş Salımlı Film Tablet ; 50 film tabletlik blister ambalajda.

Uyarılar/Önlemler

Kalp Yetmezliği:   Verapamil, hastaların çoğunda art yükteki azalma (azalmış sistemik vasküler direnç) özelliğiyle, ventriküler performansta net bir bozulma olmadan kompanse olan negatif bir inotropik etkiye sahiptir. Şiddetli sol ventrikül disfonksiyonu bulunan (örn., ejeksiyon fraksiyonu %30’dan az veya orta dereceli ya da şiddetli kardiyak yetmezlik belirtileri olan) hastalarda ve beta adrenerjik bloker alıyorlarsa, her hangi bir derecede ventrikül disfonksiyonu olan hastalarda verapamilden kaçınılmalıdır (Bknz. İlaç Etkileşimleri). Daha hafif ventrikül disfonksiyonu olan hastalar, verapamil tedavisinden önce mümkünse optimum dozlarda dijital ve/veya diüretiklerle kontrol edilmelidir. (Bknz. Uyarılar/Önlemler).


Hipotansiyon:   Verapamilin farmakolojik tkisi, bazen kan basıncının normal düzeylerin altına düşmesine neden olabilir ve bu, baş dönmesi veya semptomatik hipotansiyonla sonuçlanabilir. Hipertansif hastalarda, kan basıncının normalin altına düşmesi olağan dışıdır.


Karaciğer Enzimlerinde Yükselme:   Eş zamanlı alkali fosfataz ve bilirubin yükselmeleriyle birlikte olan ve olmayan transaminaz yükselmeleri bildirilmiştir. Bu gibi yükselmeler bazen geçicidir ve verapamil tedavisine devam edilmesine karşın ortadan kalkabilir. Verapamil ile bağlantılı birçok hepatoselüler hasar olgusu ilaca yeniden maruz kalınmasıyla kanıtlanmıştır; bunların yarısında  SGOT, SGPT ve alkali fosfataz yükselmelerine ilave olarak bitkinlik, ateş, ve/veya sağ üst kadranda ağrı gibi klinik semptomlar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, verapamil alan hastalarda karaciğer fonksiyonunun periyodik olarak izlenmesi gerekir.


Aksesuar Baypas İleti Yolu (Wolff-Parkinson-White veya Lown-Ganong-Levine):   Paroksismal ve/veya kronik atriyal fibrilasyonu veya atriyal çarpıntı ve mevcut bir aksesuar AV ileti yolu olan bazı hastalarda intravenöz verapamil (veya dijital) verildikten sonra aksesuar yoldan AV yolunu bypass yaparak çok hızlı bir ventriküler yanıt veya ventriküler fibrilasyon üreten, artmış bir ileriye doğru giden ileti gelişmiştir. Bunun oral verapamil ile oluşma riski belirlenmiş olmamakla birlikte oral verapamil almakta olan bu gibi hastalar  risk altında olabilirler ve verapamilin bu hastalarda kullanımı kontrendikedir (Bknz. Kontrendikasyonlar).

Tedavi çoğunlukla DC-kardiyoversiyondur. Kardiyoversiyon oral Isoptin’den sonra güvenli ve etkin bir biçimde kullanılmıştır.


Atriyoventriküler Blok: Verapamilin AV ileti ve SA nodu üzerindeki etkisi, asemptomatik birinci-derece blok ve geçici bradikardiye neden olabilir, bazen buna nodal kaçış ritimleri eşlik edebilir.  PR aralığının uzaması, özellikle terapinin erken titrasyon fazında verapamilin plazma konsantrasyonlarıyla korelasyon göstermektedir. Ancak, daha yüksek derecelerden AV blok sık olmasa da  (%0.8) gözlenmiştir. Belirgin birinci-derece blok veya ikinci- veya üçüncü-derece AV bloğa ilerleyen gelişim olması, dozajın azaltılmasını veya nadiren  verapamil HCl’in kesilmesini ve klinik duruma bağlı olarak uygun tedavinin uygulanmasını gerektirir.


Hipertrofik Kardiyomiyopatili Hastalar (IHSS):    

Hipertropik kardiyomiyopatisi olan (çoğu propranolole refrakter olan veya tolere edemeyen) ve 720 mg/gün’e kadar olan dozlarda verapamil verilen  hastalarda çeşitli şiddetli advers etkiler görülmüştür. Şiddetli sol ventriküler  dışa akım obstrüksiyonu ve geçmişte sol ventrikül disfonksiyonu öyküsü bulununan üç hasta pulmoner ödem nedeniyle ex olmuştur.  Genel olarak görülen advers etkiler ; pulmoner ödem ve/veya şiddetli hipotansiyon , sinüs bradikardisi, ikinci-derece AV blok, sinüs arestidir.

Bu hasta grubunda mortalite oranı yüksek ciddi bir hastalığın bulunduğu dikkate alınmalıdır. Advers etkilerin çoğu dozun azaltılmasına iyi yanıt vermiş ve verapamilin kesilmesi nadiren gerekmiştir.


Hepatik Fonksiyonu Azalmış Hastalarda Kullanım: Verapamil büyük ölçüde karaciğer tarafından metabolize edildiğinden, hepatik fonksiyonu azalmış olan hastalara dikkatle uygulanmalıdır.  Şiddetli karaciğer disfonksiyonu, çabuk salımlı verapamilin eliminasyon yarı-ömrünü  yaklaşık 14 - 16 saat uzattığından; bu hastalara, karaciğer fonksiyonu normal olan hastalara verilen dozun yaklaşık %30’u verilmelidir. PR aralığının anormal uzaması dikkatle izlenmeli veya aşırı farmakolojik etkilerin başka belirtileri (bakınız AŞIRI DOZ ) izlenmelidir.


Nöromüsküler İletisi Zayıflamış (Azalmış) Hastalarda Kullanım: Verapamilin  Duchenne müsküle distrofisi olan hastalarda nöromüsküler iletiyi azalttığı, nöromüsküler blokaj ajanı ve küronyumun etkisinden kurtulmayı uzattığı ve miyastenia graviste kötüleşmeye neden olduğu bildirilmiştir. Nöromüsküler iletisi yavaşlamış olan hastalara uygulandığında verapamil dozajını azaltmak gerekli olabilir.


Renal Fonksiyonu Azalmış Hastalarda Kullanım: Uygulanan verapamil dozunun yaklaşık %70’i idrarda metabolitler olarak atılır. Verapamil hemodiyalizle uzaklaştırılamaz. Verapamil; renal fonksiyonu azalmış olan hastalara dikkatle uygulanmalıdır. Bu hastalar PR aralığının uzaması veya başka aşırı doz belirtileri yönünden dikkatle izlenmelidir (bakınız AŞIRI DOZ ).

 

TAŞIT VE MAKİNE KULLANIMINA ETKİLERİ:

Bireysel farklı reaksiyonlara bağlı olarak bazen araba veya diğer makinaları kullanma yetisi azalabilir. Bu özellikle tedavi başlangıcında, ilaç değişikliğinde ve alkol alınması halinde geçerlidir. 

 

GEBELERDE VE EMZİREN ANNELERDE KULLANIMI:


Gebelikte Kullanım:

Gebelik kategorisi C’dir.

Hamilelik esnasında kullanımı ancak çok gerekli olduğunda önerilmelidir. Verapamil, plasenta engelini aşabilmekte ve göbek bağı (umblikal kord) kan damarlarında tespit edilebilmektedir.


Laktasyonda Kullanım:

Verapamil, insan sütüne geçmektedir. Süt veren annelerde ters etki potansiyeli mevcut olabileceğinden, verapamil uygulanması süresince emzirmeye ara verilmelidir.

Üretim Yeri

PharmaVision Sanayi ve Ticaret A.Ş.,

Topkapı/İstanbul

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Önerilen tek ve günlük doz içinde yukarı doğru doz titrasyonuyla başlandığında verapamil tedavisiyle ciddi advers etkiler sık değildir.

Vücüt sistemlerinde görülen yan etkiler aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:


Kardiyovasküler Sistem: Hipotansiyon, ödem, KKY/pulmoner ödem, bradikardi (kalp hızı<50/dak.), AV blok (1°,2°,3°), angina pektoris, atrioventriküler disosiyasyon, göğüs ağrısı, klodikasyon, myokard enfarktüsü, palpitasyonlar, purpura (vaskülit), senkop, sinüs aresti, sinüs bradikardisi, taşikardi, kalp yetmezliği gelişebilir veya mevcut kalp yetmezliği alevlenebilir, yüz kızarması


Sindirim Sistemi: Diyare, ağız kuruluğu, gastrointestinal distres, gingival hiperplazi, bulantı, konstipasyon, kusma, karaciğer enzimlerinde yükselme, prolaktin düzeylerinde yükselme, ileus, abdominal ağrı/rahatsızlık,


Kan ve Lenfatik Sistem Bozuklukları: Ekimoz veya çürük, 


Merkez Sinir Sistemi: Serebrovasküler olay, konfüzyon, denge bozuklukları, uykusuzluk, kas krampları, parestezi, psikotik semptomlar, titreme, somnolans, ekstrapiramidal belirtiler, baş ağrısı, baş dönmesi, titreme (tremor),


Cilt ve Ekleri: Artralji ve döküntü, ekzantem, saç dökülmesi, hiperkeratoz, maküller, terleme, ürtiker, Stevens-Johnson sendromu, erythema multiforme, anjiyoödem, makülopapüler ekzantem, purpura, pruritus,


Duyu Organları: Görme bulanıklığı, tinnitus, vertigo,

Ürogenital Sistem: Jinekomasti, impotans, galaktore/hiperprolaktinemi, ürinasyonda artış, lekelenme tarzında menstrüasyon,

Kas İskelet Sistemi: Kas zaafı veya kas ve eklem ağrısı,


Solunum Sisitemi: Dispne,


Genel Vücut: Halsizlik.


Akut Kardiyovasküler Advers Reaksiyonların Tedavisi: Tedavi gerektiren kardiyovasküler advers reaksiyonların sıklığı seyrek olduğundan bunların tedavisiyle ilgili deneyimler sınırlıdır. Verapamilin oral uygulanmasını takiben şiddetli hipotansiyon veya tam AV blok meydana geldiğinde; intravenöz isoproterenol HCl , norepinefrin bitartrat, atropin sulfat (tümü olağan dozlarda), veya kalsiyum glukonat (%10 solüsyon) uygulanması gibi acil tedavi önlemleri derhal uygulanmalıdır. Hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda (IHSS), kan basıncını idame ettirmek için alfa-adrenerjik ajanlar (fenilefrin HCl, metaraminol bitartrat veya metoksamine HCl) kullanılmalı ve isoproterenol ve norepinefrinden kaçınılmalıdır. Daha fazla destek gerekirse, (dopamin HCl veya dobutamin HCl) uygulanabilir. Tedavi ve dozaj  klinik durumun şiddetine ve tedavi eden doktorun yargısına ve deneyimine bağlı olmalıdır.

 

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.