Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Serum Fiyat Listesi
Firma Polifarma İlaç San. ve T.A.Ş.
Marka IZOLEN
Etken Madde Kodu SGKEZ1-ELEKTROLIT SOL serum
Ambalaj Miktarı 1
Ambalaj ŞİŞE/AMBALAJ
ATC Kodu B05BB01
ATC Açıklaması Elektrolitler
NFC Kodu QC
NFC Açıklaması Parenteral İnfüzyon Flakonları/Şişeleri
Kamu Kodu A04058
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 8,84 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 7,9 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 3,19 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E215B
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı
Parenteral tedavi sırasında aşırı sıvı veya solüt yüklenmesi durumunda hastanın durumu yeniden gözden geçirilerek gerekli tedavi uygulanmalıdır.

 

Endikasyonlar
1.Ağız yoluyla su, elektrolit alamayan kimselerde,Akıl hastalarıiMental konfüzyon,koma,özofageal obstrüksiyon gibi durumlarda,
 
2.Kısa süreli parenteral sıvı ve elektrolit tedavisi için.Hasta akut olarak su ve elektrolit alamayacak veya kaybeden duruma girmişse henüz plazma ve ekstrasellüler sıvıda derin elektrolit dengesizlikleri belirmeden.Postoperatif devre,diare,kusma, yanıklar,travmalar,enfeksiyonlar.
 
3.muhtelif dehidratasyon hallerinde,
 
 4.Hafif Metabolik asidozda;Asidozun hafif ve orta şekiller;Özellikle organik asit prodüksiyonu ve birikimi artmamışsa,bikarbonat vermaden,sitrat,asetat,laktat veya glükonatladaha emniyetli bir şekilde tedavi edilebilir.Çünkü bikarbonat enfüzyonlarının yarattığı geçici alkaloz,serum potasyum ve kalsiyumunda ani düşmelere neden olur.kronik hafif asidoz tipleri,kronik böbrek yetmezliği,renal tübüler asidosis, bikarbonat kaybıyla beraber olan gastrointestinal sıvı kayıplarında görülür.

 

Farmakodinamik Özellikler
Vücudun normal hidratasyonu, içeçekler ve yiyecekler içinde su alınışı (günde duruma göre1000-1500ml veya daha fazla) ve vücuttaki kimyasal reaksiyonlar sonucunda su oluşumu (günde ortalama 200-300 ml ) ile, su kaybı (idrar, feçes, ter ve önemsenmeyen buharlaşma şeklinde) arasındaki dengeye bağlıdır. Vücut suyu, vücut ağırlığının, erişkinlerde ortalama bir değer olarak %58’ini oluşturur. Total vücut suyunun yaklaşık 2/3’si intrasellüler, geri kalan 1/3’i ekstrasellüler sıvı kompartımanındadır. Vücudun su içeriği böbreklerin etkinliği, susama mekanizması ve böbreklerin etkinliğinin kontrolünde önemli yeri olan ADH (Antidiüretik hormon)-anjiyotensin-aldosteron sistemi yardımıyla sabit tutulmaya çalışılır. Normal durumda ekstrasellüler sıvının (plazma dahil) osmolaritesi 290 mOsm/kg su kadardır ve yukarıda sayılan düzenleme mekanizmalarının yardımıyla sabit tutulur.Suyun hücre membranından serbest olarak geçişi nedeniyle normal durumda intrasellüler sıvının osmolaritesi de bu değere eşittir. Plazmanın osmolaritesinin oluşmasında, elektrolit düzeyinin, üre ve glukozun önemli rolü vardır. Günlük su ve elektrolit ıtrahı, yaklaşık olarak bu maddelerin günlük alınan miktarlarına eşittir. Bu eşitliğin sağlanmasında birinci derecede sorumlu olan,böbreklerdir. Elektrolit alımının gününe göre farklılık göstermesi nedeniyle,idrar içinde atılan günlük elektrolit miktarı fazla değişkenlik gösterir. Normal durumda ve bazı patolojik durumlarda vücuttan çeşitli şekillerde olan su ve elektrolit kaybının,su alınışından daha fazla olması dehidratasyona neden olur.
Farmakokinetik Özellikler
Sodyum :
Sıvı hacminde meydana gelen değişmeler vücuttaki sodyum miktarı ve tutulmaları ile ilişkilidir. Sodyum ile potasyum arasında karşılıklı bir denge ilişkisi vardır. Böbreklerde sodyum , potasyumun yerine geri emilir,hücre içi sıvısının potasyumunun eksildiği durumlarda,sodyum hücre içine girer.
Serumdaki bikarbonat düzeyi, hücre içi sıvısındaki sodyum miktarı ile ilişkili olarak değişir. Solüsyonla birlikte alınan sodyumun hemen hemen hepsi idrarla atılır. Feçes ile günde 1-3 mEq Sodyum atılır. 
Klorür :
Vücuttaki sodyum kayıplarını klorür kayıpları izler. Klorür eksikliğinin dengelenmesi için bikarbonat düzeyi artar. Klorür yoğunluğundaki değişmeler asit-baz dengesinin durumunu yansıtır. Klorür, ayrıca eritrositlerle plazma arasındaki klorür-bikarbonat alışverişinde de önem kazanır. Kanın oksijenasyonu sırasında bikarbonat plazmadan eritrositlere geçerken, klorür de eritrositlerden plazmaya geçerek osmotik dengeyi sağlar.

Potasyum:

Potasyum tuzları,gastrointestinal kanaldan kolayca absorbe olur, öncelikle ekstrasellüler sıvıya girer sonra hücreye taşınır. Potasyumun hücreye taşınmasını dekstroz,hidrojen ve insülin kolaylaştırır. Potasyumun serumdaki yoğunluğu ekstrasellüler sıvıdaki potasyum miktarına aittir,hücre içi potasyum yoğunluğunu göstermez.

Potasyumun hücre içlerine girmesi, glikoz utilizasyonuna ve homeostatik metabolizmaya bağlıdır.
Kalsiyum :
Yetişkin vücutlarda Kalsiyum içeriği 1,2 kg’dır. Yaklaşık % 99’u vücut iskeletinde birleşik halinde bulunur ve sinir sistemi,kan pıhtılaşması , kas faaliyetleri için önemlidir.
Plazmadaki kalsiyum konsantrasyonu normal bir mekanizmada paratiroid hormon, kalsitonin ve Vitamin D tarafından normal olarak dar bir aralıkta ( toplam kalsiyum miktarı yaklaşık litrede 2,15-2,60 mmol ) tutulur. Plazmadaki yaklaşık % 47’si fizyolojik olarak iyonize olmuştur. ( Genel oranı yaklaşık 1,00-1,25 mmol /L ). Yaklaşık % 6’sı anyonlarla birlikte kompleks oluşturmuştur. ( Örneğin : fosfat ve sitrat ile ), geri kalanı ise protein ve albumine bağlıdır. Plazmadaki albumin konsantrasyonu yükselirse ( dehidrasyon ) veya düşerse ( kötü huylu tümöre dönüşme eğilimi ) iyonize kalsiyum oranını etkileyecektir. Toplam plazma kalsiyum konsantrasyonu ,genellikle plazma albumini için ayarlanır.
Kalsiyum çoğunlukla feçes ile atılır. Normal rejim uygulayan sağlıklı yetişkinlerde üriner kalsiyum itrahı günde 250-300 mg’a kadar çıkabilir. Kalsiyumun üriner yolla atılması yaşlanmayla yavaşlamaktadır. Endojen kalsiyumun feçes ile atılması yaşlanmaya bağlı olarak değişmez. Kalsiyum ter bezleri ile de atılmaktadır.
Magnezyum :
Magnezyumun vücutta tutulmasında böbreklerin önemli görevi vardır. Magnezyum tuzlarının absorbsiyonu ince barsaktan olur. Absorbsiyonu,bir Vitamin D bileşeni olan kalsitriolü arttırır. Magnezyum tuzlarının çoğu idrarla çok az miktarı da feçes ile atılır.
Asetat:
Asetat,bikarbonat prekürsörü olup vücutta bikarbonata dönüşür. Organizmaya sodyum tuzu şeklinde ,infüzyon yoluyla verilen asetat,bir hidrojen alarak,tüketilen her asetat iyonu yerine bir bikarbonat iyonu sağlar ve hızla karbonhidrat ve suya metabolize olur.
Sitrat :
Sodyum sitratın aktivitesi bikarbonata dönüşmesine bağlıdır. Sitrat tuzları vücutta okside olarak bikarbonat oluştururlar. 
Farmasötik Şekli
CAM ŞİŞE
Formülü
Her 100ml'lik solüsyonda
 
Sodyum asetat 3 H2O.................................................0.640    g
Sodyum klorür............................................................0.500    g
Potasyum klorür.........................................................0.075   g
Sodyum sitrat 2H2O.................................................. 0.075   g
Kalsiyum klorür 2 H2O................................................0.035   g
Magnezyum klorür 6H2O.............................................0.031 g
Enjeksiyonluk su.........................................................100 mL k.m
İlaç Etkileşmeleri
Çözeltinin pH’sı 4.0-8.0 arasında olup, genellikle bütün ilaçlar için tek tek olmak üzere uygundur. Ancak Kalsiyum içerdiğinden elektrolit çözeltilerine tetrasiklin ilave edilemez. Sodyum bikarbonat kalsiyum içeren elektrolit çözeltileri ile geçimsizdir.
Potasyum içeriği az olan diüretikler,ACE inhibitörleri,cyslosporin ve penicilin potasyum tuzları gibi ilaçlar,serum potasyum konsantrasyonunu arttırabileceğinden potasyum içeren elektrolit çözeltileri ile birlikte dikkatle kullanılmalıdır.
Kalsiyum tuzları ile birlikte tiyazid diüretik veya vitamin D kullanıldığında hiperkalsemi meydana gelir. Vitamin D ,kalsiyumun gastrointestinal absorbsiyonunu azaltırken ,tiyazid diüretikler idrar ile dışarıya atılmasını azaltırlar. Kalsiyum tuzları diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında, plazma kalsiyum konsantrasyonu izlenmelidir. Buğday kepeği kalsiyumun gastrointestinal absorbsiyonunu azaltır. Kortikosteroidler kalsiyum absorbsiyonunu azaltır. Kalsiyum digital glikozidlerin kalp hastalıklarındaki etkisini arttırır ve süratle digital zehirlenmesi oluşabilir. Parenteral kalsiyum tedavisinde kardiak glikozidlerin alımından kaçınılmalıdır. Kalsiyum tuzları, bifosfonat, florür,bazı fluorokinon ve tetrasiklinler gibi bazı ilaçların absorbsiyonunu azaltır bu nedenle uygulanımları arasında en az 3 saat olmalıdır.
Kontraendikasyonlar
1-Potasyum muhtevası sebebiyle bu solüsyon, anüri, ağır oligüri, böbrek yetmezliği ,Crush sendromu, ağır hemoliz hallerinde,
 
2-Sürrenal korteks yetmezliğinde,
 
3-Kalp blokunda,
 
4-Plazmadaki potasyumun esasen yüksek olduğu durumlarda kontrendikedir.
 
5-Solüsyon ayrıca plazma bikarbonat değerinin iki mislini temsil ettiğinden,alkalozda kontrendikedir. Bu solüsyonun tatbik edildiği hastalarda plazma CO2 tayin edilmelidir.
 
Kullanım Şekli Ve Dozu
Dengeli Elektrolit Solüsyonu İZOLEN intravenöz uygulanıma yönelik steril, apirojen bir çözeltidir. İçine bakteriyostatik veya antimikrobik madde ya da eklenmiş herhangi bir tampon sistemi yoktur. İnfüzyon hızı 1.5 saaat için 500 ml’yi geçmemelidir.
 
TAVSİYE EDİLEN MUTAD DOZ;
 
Hastanın günlük su ve elektrolit ihtiyacı klinik durumuna göre bireysel olarak tayin edilmelidir. Hastanın laboratuar ve klinik bulgularına göre(Kalp damar, böbrek fonksiyonları, dehidratasyon derecesi, idrardaki elektrolit miktarı, özellikle potasyum ve asit- baz dengesi) 24 saatlik miktar 1-3 litre arasındadır. Çocuklarda daha küçük dozlar kullanılmalıdır. Hekim tarafından başka sekilde tavsiye edilmediği takdirde; Böbrek fonksiyonu düzgün ve plazma potasyum seviyesi normal veya düşük olan hastalarda ;1300ml/m2 /saat ile 3000 ml/ m2 /saat miktarları arasında verilebilir.Çocuklarda bu doz,kg başına 50-100 ml arasındadır.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
PVC TORBA
Saklama Koşulları
Oda ısısında saklanmalıdır. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
500cc ve 1000cc’lik vakumlu şişelerde

 

Uyarılar/Önlemler
1-Solüsyondaki potasyum miktarı,normal plazmadakinin iki misli olduğundan uygulama hızı yavaş olmalıdır.
2-Plazmadaki CO2 ve potasyum miktarının tayini ile elektrokardiyografik tetkikler isteğe bağlı olarak yapılabilir.
3-Ağır hipopotasemi ve asidozda hastaya ayrıca potasyum ve laktat verilmelidir.
4-Solüsyonun içerdiği kalsiyum  ve magnezyum miktarı çok düşük olduğundan,bu iyonların eksikliğinde yerine koyma maksadıyla kullanılamaz.
5-İzotonik sodyum klorür solüsyonu su ve tuz retansiyonu yaptığı halde, Polifleks İzolen Dengeli Elektrolit Solüsyonu su ve tuz diürezine yol açar.
6-Magnezyum tuzlarını içeren parenteral solüsyonlarının,kalp bloku ve şiddetli böbrek bozukluğu olan hastalarda kullanılmasından kaçınılmalıdır. Daha düşük şiddetteki böbrek bozukluğu ve miyasteniagravis hastalarında dikkatle kullanılabilir.
7- Potasyum tuzları içeren parenteral solüsyonlar, kalp hastalıkları, hiperkalemiye neden olabilecek renal veya adrenokortikal bozukluklar, akut dehidrasyon veya şiddetli yanıkların neden olduğu kapsamlı doku yıkımı gibi durumlarda dikkatle uygulanmalıdır. Özellikle böbrek bozukluğu ve kalp ile ilgili problemi olan hastalarda,potasyum tedavisinde klinik değerlendirmeler,serum elektrolitleri ve ECG kontrol edilmelidir.
8- Sodyum klorürün intravenöz uygulanımı, hipertansiyon, kalp yetmezliği, periferal veya pulmoner ödem, gebeliğin son aylarında gelişebilen, kan basıncının yükselişi,proteinüri ve yaygın ödemle belirgin gebelik toksikozuna yol açabilir. 
9- Kalsiyum klorür içeren solüsyonlar tahriş edicidir. İntravenöz enjeksiyonu sırasında damar dışına çıkmasından korunmak için dikkatle kullanılmalıdır. Kalsiyum tuzları içeren solüsyonlar şiddetli böbrek fonksiyon bozukluğu olan veya hiperkalsemi ile birlikte oluşabilen sarkoidoz ve bazı kötü huylu tümör rahatsızlığı olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Böbrek taşı geçmişi olan veya böbrek taşı bulunan hastalarda kalsiyumun kullanımından kaçınılmalıdır. Ayrıca kalsiyum klorür asidik olduğundan hastalarda solunumla ilgili asidoz, solunum yetersizliği ve böbrek yetersizliğine sebep olabileceğinden hipokalsemi’nin tedavisinde kullanılması uygun değildir. Böbrek yetersizliği olan hastalarda, parenteral uygulanım sırasında ve yüksek dozda Vitamin D ile birlikte kullanılmış ise plazma kalsiyum konsantrasyonu dikkatle izlenmelidir.
Hamilelik ve Emzirme Döneminde kullanım :
Hamilelik Kategorisi C :
İzolen Dengeli Elektrolit Solüsyonu ile deneysel üreme çalışmaları yapılmamıştır. Hamile bir kadına verildiğinde fetal zarar verip vermeyeceği veya üreme kapasitesini etkileyip etkilemeyeceği bilinmemektedir. İzolen Dengeli Elektrolit Solüsyonu,ancak kullanımı kesinlikle gerekli olduğu taktirde hamile kadınlarda kullanılmalıdır.
 
Asetatın solunum merkezi üzerindeki depresif solunum adaleleri yavaşlatıcı ve pulmoner vazodilatasyon yapıcı etkileri tam olarak tanımlanmamasına rağmen doğumdan evvel(normal veya sezeryan) kullanılmamalıdır.
Magnezyum plasentaya geçer. Hamile kadınlarda kullanıldığında,fetüsün kalp atım hızı kontrol edilmeli ve enjeksiyon süresi 2 saat olmalıdır.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Asetatın miyokart kontraktilitesi ve kan basıncı üzerine depresif etkisi vardır. Normalde asetat karaciğerde HCO3-‘a dönüştüğünden karaciğer hastalarında asetatın metabolize olması yavaşlamaktadır. Bu gibi tablolarda kan asetat düzeyi yükselir, serum HCO3- düzeyi ve pCO2 ‘ te düşme olur,dolayısıyla çözelti hızla infüze edildiğinde bulantı, kusma ve hipotansiyon sıkça görülen semptomlardır.
Kalsiyum tuzlarını içeren parenteral solüsyonların kullanımı irritasyona neden olabilir. Özellikle kas içi veya deri altı yoluyla enjeksiyon hafif veya ciddi lokal reaksiyonlar veya deride doku ölümüne sebep olabilirler. Kalsiyum klorür içeren solüsyonlar tahriş edicidir ve kas içi veya deri altı yoluyla enjeksiyonu tavsiye edilmez.
Magnezyum tuzlarının aşırı parenteral yüklenmesi hipermagnesemiye neden olur.
Potasyumun aşırı yüklenmesi hiperkalemiye ve böbrek bozukluğuna sebep olur. Özellikle yüksek konsantrasyonda periferal yolla intravenöz uygulanımı sırasında ağrı veya flebit görülebilir.
Sodyum klorürün fazla miktarda uygulanımı hipernatremi ile sonuçlanır. Hipernatremi aşırı su kaybı veya yetersiz su alımı birleştiğinde de meydana gelebilir. Hipernatremi’nin en ciddi etkisi dehidrasyon,koma,solunum yetersizliği ve ölümdür. Aşırı miktarda klorür bikarbonat kaybına yol açar,dolayısıyla asitleştirici bir etkiye sahiptir. Hastalarda aşırı sodyum,oral yolla su alımı ve sodyum alımının kısıtlanması ile tedavi edilir. 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.