Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Serum Fiyat Listesi
Firma Polifarma İlaç San. ve T.A.Ş.
Marka IZOLEN
Etken Madde Kodu SGKEZ1-ELEKTROLIT SOL serum
Ambalaj Miktarı 1
Ambalaj ŞİŞE/AMBALAJ
ATC Kodu B05BB02
ATC Açıklaması Karbonhidratlı Elektrolitler
NFC Kodu QC
NFC Açıklaması Parenteral İnfüzyon Flakonları/Şişeleri
Kamu Kodu A09850
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 6,09 TL (18 Şubat 2019) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 4,94 TL (12 Haziran 2018)
Kurumun Ödediği 2,99 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E324C
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu

İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

-Potasyumlu solüsyonların aşırı dozunda, infüzyona son verilerek serumdaki potasyumu azaltacak şu önlemler alınır:
Her 20gr dekstroz için 10 ünite kristalize insülin katılmış %10 ‘luk dekstroz çözeltisinden 300-500 ml uygulanır.
Potasyum içeren besin ve ilaçlar kesilmelidir.

Endikasyonlar

 İzolen – P %5 Dekstrozlu solüsyon aşağıdaki durumlarda endikedir:
1.Bebek ve çocuklarda akut sıvı ve elektrolit kayıplarının düzeltilmesinde,
2.İshal ve kusma nedeniyle oluşan aşırı su kaybının önlenmesinde,
3.Büyüklerde ve çocuklarda böbreklerin idrarı konsantre edemediği durumlarda,
4.Hafif Metabolik Asidoz tedavisinde kullanılır.

Farmakodinamik Özellikler

İzolen – P %5 Dekstrozlu Solüsyon, çocuklarda günlük sıvı ve elektrolit dengesinin idamesi, sıvı, elektrolit ve kalori kayıplarının karşılanması amacıyla hazırlanmış steril ve apirojen bir çoklu elektrolit solüsyonu ve hidrasyon kaynağıdır. İzolen – P %5 Dekstrozlu Solüsyonunun bileşiminde bulunan,
 
SODYUM, hücre dışı sıvının başlıca katyonudur. Organizmadaki sıvıların dağılım ve dengesinde görev alır. Sıvı hacminde meydana gelen değişmeler, vücuttaki sodyum miktarı ve tutulmalarıyla ilişkilidir.
 
Sodyum ile potasyum arasında karşılıklı bir denge ilişkisi vardır. Böbreklerde sodyum potasyumun yerine geri emilir, hücre içi sıvısının potasyumunun eksildiği durumlarda, sodyum hücre içine girer.
 
Sodyum ayrıca, asit-baz dengesini korumada klorür ve bikarbonatla birlikte bulunur. Serumdaki bikarbonat düzeyi, hücre içi sıvısındaki sodyum miktarıyla ilişkili olarak değişir.
 
Klorür, hücre dışı sıvının başlıca anyonudur. Sodyumun fizyolojik düzenini takip eder ve vücuttaki asit-baz dengesindeki değişiklikler serumdaki klorür konsantrasyonundaki değişiklikler tarafından açıklanır.
 
Potasyum, hücre içi sıvının başlıca katyonudur. Hücrenin elektrodinamik karakteristiği, izotoniklik ve asit-baz dengesinin bakımı için karakteristiktir. Potasyum birçok enzimatik reaksiyonlarda önemli bir aktivatördür. Potasyum sinir iletiminde, düz ve iskelet kasları ile kalp kasılmalarında, gastrik secresyon, böbrek fonksiyonlarında, doku sentezlerinde ve karbonhidrat metabolizmasında gereklidir.
 
MAGNEZYUM, hücre içi sıvıların önemli katyonlarındandır. Organizmadaki enzimatik reaksiyonlarda, karbonhidrat metabolizmasında ve protein metabolizmasında magnezyumun önemli görevleri vardır. Ayrıca, adale kasılması ve sinir iletiminde de görev alır.
 
FOSFOR, fosfat şeklinde hücre içi sıvının başlıca anyonudur. Karbonhidrat,     lipid ve protein metabolizmasındaki biyokimyasal olayların düzenli olarak devam etmesi için kandaki fosfat yoğunluğu önemlidir. Fosfat düzeyleri organizmadaki asit-baz dengesini değiştirebilir çünkü, fosfat iyonları, plazmanın ve hücre içi sıvıların önemli tampon sistemleridir, ayrıca hidrojen iyonlarının böbrekler vasıtasıyla atılmasında da önemli rolleri vardır.
 
Dekstroz, organizmanın temel enerji kaynağıdır. Kolayca metabolize olur ve kandaki glukoz konsantrasyonunu artırarak enerji sağlar, aynı zamanda vücut proteinleri ve azot kaybını azaltır, glikojen depolanmasını destekler. Yeterli dozda verildiğinde ketoasidozu önler veya azaltır. Dekstrozun sudaki solüsyonları organizmanın ihtiyacı olan suyu ve gerekli kaloriyi sağlarlar. Dekstroz, karbondioksit ve suya metabolize olduğu için, dekstroz içeren sulu solüsyonların uygulanması, aynı miktarda serbest su uygulanmasına neden olur. Dekstroz eksikliğinde enerji açığını kapamak için protein yıkımı da artar. Bunun için dekstrozun protein koruyucu etkisi de vardır.
 
SODYUM LAKTAT, Bikarbonata dönüşerek alkalize edici rol oynar. Asidoz tedavisinde, bikarbonat iyonu sağlamak ve idrarı alkali yapmak için kullanılır.
 
SODYUM: Sodyum metabolizmasındaki bozukluklarda genellikle klorür metabolizması da bozulur. Vücuttaki sodyum ve klorür kayıpları birbirini izler. Klorür eksikliğinin dengelenmesi için bikarbonat düzeyi artar. Kanın oksijenerasyonu sırasında, bikarbonat plazmadan eritrositlere geçerken klorürde eritrositlerden plazmaya geçerek osmotik dengeyi sağlar. Solüsyonla birlikte alınan sodyumun hemen hepsi idrarla atılır. Feçes ile günde 1-3 mEq sodyum çıkar.
 
KLORÜR: Vücuttaki sodyum kayıplarını klorür kayıpları izler. Klorür eksikliğinin dengelenmesi için bikarbonat düzeyi artar. Klorür yoğunluğundaki değişmeler asit-baz dengesinin durumunu yansıtır. Klorür, ayrıca eritrositlerle plazma arasındaki klorür-bikarbonat alışverişinde de önem kazanır. Kanın oksijenerasyonu sırasında bikarbonat plazmadan eritrositlere geçerken, klorür de eritrositlerden plazmaya geçerek osmotik dengeyi sağlar.
 
POTASYUM: Potasyum tuzları, gastrointestinal kanaldan kolayca absorbe olur, öncelikle hücre dışı sıvıya girer sonra hücreye taşınır. Potasyumun hücreye taşınmasını dekstroz, hidrojen ve insülin kolaylaştırır. Serumdaki düzeyi hücre dışı sıvıdaki potasyum düzeyi ile eşdeğerdir, hücre içi potasyum düzeyini göstermez. Potasyumun hücre içine girmesi, glukoz yararlanımına ve homeostatik metabolizmaya bağlıdır. Potasyum böbrekler yoluyla vücuttan atılır. Böbrekler diürez sırasında vücuttan atılan potasyumu tutamaz.
 
 
MAGNEZYUM: Magnezyumun vücutta tutulmasında böbreklerin önemli rolü vardır. Magnezyum tuzlarının absorbsiyonu ince barsaktan olur. Absorbsiyonu, bir vitamin D bileşeni olan kalsitriol artırır.    Magnezyum tuzlarının çoğu idrarla, çok az miktarı da feçesle atılır.
 
DEKSTROZ: Oral yolla alındıktan sonra aktif bir mekanizma tarafından ince bağırsaktan hızla absorbe olur, dokularda enerji vererek karbondioksit ve suya metabolize olur.
 
Hipoglisemili hastalarda dekstrozun ağız yoluyla uygulanmasından, 10-20 dakika sonra kan glukoz seviyesi artar,40 dakika sonra ise plazma doruk konsantrasyonu oluşur.
 
SODYUM LAKTAT: Karaciğerde, bikarbonat ve glikojene okside olur. Laktat, yavaşça karbondioksit ve suya metabolize olur. Bu reaksiyon hücresel oksidatif aktiviteye bağlıdır.
 

 

Farmakokinetik Özellikler

-

Farmasötik Şekli

CAM ŞİŞE

Formülü

Her 100ml'lik solüsyonda
 
 DEKSTROZ MONOHİDRAT......................5.0 g
 SODYUM LAKTAT....................................0.26   g
 POTASYUM KLORÜR........... ....................0.13 g
 MAGNEZYUM KLORÜR HEKSAHİDRAT.....0.031 g
 DİBAZİK POTASYUM FOSFAT...................0.026 g
 SODYUM BİSÜLFİT....................................0.021 g
 ENJEKSİYONLUK SU k.m...........................100 mL
 
Elektrolit konsantrasyonları(mEq/L)
                                                                               
Sodyum......................................25.2
Potasyum...................................20.4
Magnezyum.................................3
Klorür.........................................20.5
Laktat.........................................23.2
Fosfat(HPO4)................................3
Sülfit.............................................2

İlaç Etkileşmeleri

İzolen –P %5 Dekstrozlu Solüsyonu koruyucu ve stabilizan madde içermez. Potasyum tuzları, spironolakton, amilorid, triamteren gibi diüretik ilaçlarla aynı anda alınmamalıdır.

Kontraendikasyonlar

İzolen – P %5 Dekstrozlu solüsyon, potasyum içermesi nedeniyle;
  • Anüri, ağır oligüri, böbrek yetmezliği, Crush sendromu, ağır hemoliz durumlarında,
  • Sürrenal korteks yetmezliğinde,
  • Kalp blokunda,
  • Hiperpotasemi durumlarında,
  • Sülfitlere duyarlığı olduğu bilinen hastalarda,
  • Diyabetli hastalarda
kontrendikedir.

 

Kullanım Şekli Ve Dozu

Tavsiye edilen mutad doz, her hastanın günlük su ve elektrolit ihtiyacı, klinik durumu göz önüne alınarak bireysel olarak tayin edilmelidir.
 
HEKİM TARAFINDAN BAŞKA ŞEKİLDE TAVSİYE EDİLMEDİĞİ TAKDİRDE;
 
Genel Doz:1300-3000 ml/m2/gün
Uygulama Hızı:120-240 ml/m2/saat
Uygulama Yolu: İzolen – P %5 Dekstrozlu Solüsyon, intravenöz yoldan uygulanır.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

PVC TORBA

Saklama Koşulları

25°C‘nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

500ml ve 1000ml’lik vakumlu cam şişeler

Uyarılar/Önlemler

1.    Solüsyondaki potasyum düzeyi yüksek olduğundan uygulama yavaş yapılmalıdır.
2.    Aşırı Sodyum kayıpları İzolen – P %5 Dekstrozlu solüsyonu ile düzeltilemez, %0.9’luk sodyum klorür solüsyonu kullanılmalıdır.
3.    Potasyumlu solüsyonların verilebilmesi için, böbrek fonksiyonlarının normal olması gerekir, bu nedenle tedaviye başlamadan önce hastanın kandaki potasyum düzeyi ve böbrek fonksiyonları incelenmelidir. Böbrek fonksiyonlarının normale dönmesi için, diürez başlayana kadar hastaya %0,2 Sodyum klorür’deki %5 Dekstroz solüsyonu verilmelidir.
4.    Böbrek veya adrenal yetersizliği olan hastalarda, kalp ile ilgili rahatsızlığı bulunanlarda, akut dehidrasyon, kramplar ve şiddetli yanıklar sonucu oluşan büyük doku kayıplarında potasyum tuzlarının uygulanımı çok dikkatle yapılmalıdır.
5.    İzolen –P %5 Dekstrozlu solüsyon, magnezyum veya potasyum yetmezliğini tedavi edecek miktarda magnezyum ve potasyum içermez.
6.    Solüsyon, sülfit içermesi nedeniyle, özellikleastımlı hastalarda, anafilaksi dahil, alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
7.    İçerdiği magnezyumdan dolayı dijital tedavisi gören ve böbrek fonksiyonları zayıf olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.
8.    Böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalara fosfat içeren solüsyonlar uygulanmamalıdır.
 
GEBELİKTE VE LAKTASYONDA KULLANIMI;
 
HAMİLELİK KATEGORİSİ C: Solüsyonun içerdiği maddelerin, hamilelere uygulandığında fetüse zararlı olup olmadığı veya üreme kapasitesini etkileyip etkilemediği bilinmemektedir, o nedenle hamilelere çok gerekli değilse verilmemelidir.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Solüsyona ya da uygulama tekniğine bağlı olarak, uygulama sırasında ateş reaksiyonları, enjeksiyon bölgesinde enfeksiyon, venöz tromboz, flebit, damar dışına sızma ve hipervolemi görülebilir. Belirtiler, solüsyondaki iyonların bir veya birkaçına ilişkin eksiklik veya fazlalıktan dolayı ortaya çıkabilir. Kan elektrolitleri sık kontrol edilmelidir. Hipernatremi durumlarında su tutulması ve hücre dışı sıvı hacminin genişlemesine bağlı olarak ödem görülebilir, var olan konjestif kalp yetmezliği ağırlaşabilir.

 

Potasyum eksikliği, nöro-müsküler işlevin bozulması, barsak dilatasyonu ve ileus ile kendini gösterir.
Magnezyum azlığında, taşikardi, hipertansiyon, aşırı sinirsel duyarlılık ve psikotik davranışlar görülebilir. Magnezyumun plazmada aşırı yükseldiği hallerde hipermagnesemi oluşur. Bulantı, kusma, titreme, susuzluk, periferal vazodilatasyon sonucu hipotansiyon, uyuşukluk, zihin bulanıklığı, sinir iletiminin kesilmesi ile tendon reflekslerinin kaybı, kaslarda güçsüzlük, solunumda yetersizlik, kalpte aritmiler, koma ve kalp durması hipermagnesemi belirtilerindendir.
Fosfatın aşırı uygulanımı hiperfosfatemi oluşmasına neden olabilir, ancak bu durum böbrek yetmezliği olmayanlarda çok sık oluşmaz. Uygulama sırasında yan etki görüldüğünde, infüzyon durdurulmalı, hastanın durumu değerlendirilmeli ve uygun tedavi önlemleri alınmalıdır

 

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.

Potasyumlu solüsyonların uygulanımı sırasında bulantı, kusma, karın ağrısı ve diyare gibi yan etkiler bildirilmiştir. Potasyum intoksikasyonuna bağlı belirti ve bulgular arasında, ekstremitelerde paresteziler, refleks kaybı, kas ya da solunum felci, mental konfüzyon, halsizlik, hipotansiyon, kalp aritmileri, kalp bloku, elektrokardiyografik anormallikler ve kalp durması görülebilir.