Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Deva Holding A.Ş.
Marka KAPTORIL
Etken Madde Kodu SGKF7Y-KAPTOPRIL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 50
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C09AA01
ATC Açıklaması Kaptopril
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Tabletler
Kamu Kodu A04199
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 17,26 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği 6,56 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E029B
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçer !
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği
Kaptopril, böbrek fonksiyonları bozuk olanlarda nötropeniye yol açabileceğinden dikkatle kullanılmalıdır.
Doz Aşımı
Hipotansiyonun düzeltilmesi öncelikle dikkate alınmalıdır. Kan basıncının yükseltilmesi konusunda normal tuzlu suyun damar içinden infüzyonu ile volümün arttırılması kullanılan tedavi yöntemidir. Kaptopril genel dolaşımdan hemodiyaliz ile uzaklaştırılabilir.
Endikasyonlar
KAPTORİL Tablet hipertansiyonun başlangıç tedavisinde, böbrek fonksiyonları bozuk olan hipertansif hastalarda (kreatinin 3 mg/dl değerinin altında olanlarda veya kreatinin klerensi < 40 ml/dk olanlarda), kalp yetmezliğinde ve sol ventrikül disfonksiyonunda endikedir.
Farmakodinamik Özellikler
KAPTORİL Tablet’in etkin maddesi olan kaptopril güçlü bir kompetatif ADE (Anjiyotensin-dönüştürücü enzim) inhibitörüdür. İlaç etkisini renin-angiotensin-aldosteron sistemini suprese ederek göstermektedir. Renin, sentezi böbreklerde yapılan bir enzimdir. Kana verildikten sonra anjiyotensin’in anjiyotensin I’e dönüşümünde rol oynar. Anjiyotensin I, ADE tarafından anjiyotensin II’ye çevrilir. Anjiyotensin II güçlü bir vazokonstriktör olup, ayrıca adrenal korteksteki aldosteron salımını stimule ederek vücutta sodyum ve sıvı retansiyonuna yol açar. Kaptopril, ADE’yi inhibe ederek anjiyotensin I’in anjiyotensin II’ye dönüşümünü engeller. Kaptopril, renin miktarının düşük olduğu hipertansiyon vakalarında da etkilidir ancak bu tesirini ne yolla gösterdiği bilinmemektedir.
 
ADE kininaz II ile aynı etkiyi gösterir. Kininaz II vazopressör bir peptid olan bradikinin degradasyonuna neden olur. Kaptopril bu enzimi inhibe ederek bradikinin veya prostaglandin E2 konsantrasyonlarının artmasına neden olur.
 
ADE inhibisyonu anjiyotensin I‘in güçlü bir vazokonstriktör olan anjiyotensin II’ye dönüşümünü engelleyerek periferde vazodilatasyona; beraberinde plazma renin aktivitesinde artışa ve aldesteron salgılanmasında azalmaya sebep olur. Böylece sodyum ve sıvı retansiyonu da azalarak antihipertansif etki ortaya çıkar.
 
Kaptopril kalp debisini değiştirmeden veya yükseltmeden hipertansif hastalarda periferik arter direncini düşürür. Kaptopril kullanımını takiben renal kan akışında artış görülmüştür. Kaptoprilin oral uygulamasından maksimum 60-90 dakika sonra kan basıncında düşme görülür. Etkinin süresi dozla ilişkilidir. Kan basıncını düşürücü etki aşamalı olarak görülür. Maksimum terapötik etkiye ulaşmak için tedaviye haftalarca devam edilmesi gerekebilir. Kaptopril ve tiazid grubu diüretikler aditif etki göstererek kan basıncını düşürürler. Kaptopril ve beta-blokörlerin aditif etkileri daha azdır.
Farmakokinetik Özellikler
Kaptopril, oral yoldan verildiğinde süratle emilir ve alındıktan 1 saat sonra doruk plazma konsantrasyonuna ulaşır. Yiyeceklerle beraber alınması ilacın absorpsiyonunu % 30-40 oranında düşürür. Bu nedenle kaptopril yemeklerden 1 saat önce alınmalıdır. Kaptopril karaciğerde metobolize olur. 24 saat içinde absorbe edilen dozun % 95’i idrarla itrah edilir. Maddenin % 40-50’si değişmeden, kalanı kaptoprilin disülfit ve kaptopril-sistein disülfit bileşikleri halinde atılır.
 
Dolaşımdaki ilacın yaklaşık % 25-30’u plazma proteinlerine bağlanır. Biyolojik yarılanma zamanı 2-5 saat civarındadır.
Farmasötik Şekli
Tablet
Formülü
Her tablet; Kaptopril 50 mg ihtiva eder.
İlaç Etkileşmeleri
Sempatik aktiviteyi etkileyen ilaçlarla birlikte verildiğinde (Ör: Adrenerjik nöron blokörleri veya gangliyon blokörleri), kalp yetmezliği vakalarında vazodilatörlerle beraber kullanıldığında, dikkatli olmak gerekir. Renin salıverilmesine yol açtığından dolayı antihipertansif ajanlar kaptoprilin etkisini arttırabilir. Kaptopril aldosteron salıverilmesini azalttığından serum potasyum düzeylerinde artışa yol açabilir. Spironolakton, triamteren gibi potasyum tutucu diüretikler veya amilorid veya potasyum suplemanları raporlu hipokalemik kişilere verilebilir aksi takdirde serum potasyum düzeyinde önemli artışlara yol açabilir. İndometazin ve diğer NSAİİ’lar (Ör:Aspirin) kaptoprilin antihipertansif etkisinde azalmaya neden olabilir. Lityum ve ADE inhibitörünü birlikte kullanan hastalarda serum lityum seviyelerinde artış ve lityum toksisitesi semptomları bildirilmiştir. İkisinin birlikte kullanılacağı durumlarda serum lityum seviyeleri sıklıkla takip edilmelidir. Diüretik ile birlikte kullanımında lityum toksisitesi riski artmaktadır. Renal fonksiyonlarında bozukluk olan hipertansif hastalarda kaptoprilin furosemid ile birlikte kullanımı kaptoprilin farmakokinetiğini değiştirmemiştir. Kaptopril ve allopurinolün birlikte kullanımı ile önemli bir farmakokinetik etkileşme gözlenmemiştir. Kaptopril idrarda yalancı pozitif aseton testine neden olabilir.
 
KAPTOPRİL Tabletin serum seviyeleri yiyeceklerle beraber alındığında azalır. Uzun süreli kaptopril kullanımında çinko yetmezliği gelişebileceğinden tat alma duyusunda azalma olabilir.
 
Hipertansiyon tedavisi için Dong Qual bitkisinin KAPTOPRİL Tablet ile beraber alınmasından kaçınılmalıdır. Dong Qual bitkisi östrojenik aktiviteye sahiptir. Efedra, Yohimbe, Gingseng bitkileri hipertansiyonu şiddetlendirebileceğinden KAPTOPRİL Tablet ile beraber alınması önerilmez. Sarmısak ile beraber alınması ise antihipertansif etkiyi arttırabilir.
 
KAPTOPRİL Tabletin alkolle beraber alınması antihipertansif etkisini arttırabilir.
Kontraendikasyonlar
KAPTORİL Tablet, müstahzarın terkibindeki herhangi bir bileşene veya diğer ADE inhibitörlerine (ADE inhibitörleri ile tedavi görürken anjiyoödem görülenlerde) karşı hassasiyeti olanlarda ve gebelikte kontrendikedir.
Kullanım Şekli Ve Dozu
KAPTORİL Tablet yemeklerden 1 saat önce alınmalıdır.
 
Hipertansiyonda: Tedaviye günde 2 veya 3 defa 25 mg KAPTORİL Tablet verilerek başlanır. 2 hafta içinde yeterli cevap alınamazsa bu doz günde 3 defa 50 mg’a çıkartılmalıdır. Eğer yine de kan basıncında yeterli düşme sağlanamazsa KAPTORİL Tablet, tiazid grubundan bir diüretikle kombine edilmeli (böbrek yetmezliğinde furosemid ile birlikte verilmesi tavsiye olunur), diüretiğin dozu yeterli cevap sağlanana kadar (maksimum dozu aşılmamak kaydıyla) arttırılmalıdır. Halen bir sonuç alınamazsa KAPTORİL Tablet’in dozu günde 3 defa 100 mg veya 150 mg’a kadar arttırılabilir. Maksimum günlük doz 450 mg’dır. KAPTORİL Tablet tek başına kullanıldığında alınan sodyum miktarının kısıtlanmasında yarar vardır. Habis hipertansiyonda, KAPTORİL Tablet’in dozunu, 24 saatte bir yeterli cevap alınana kadar (maksimum doz aşılmamak kaydı ile) arttırmak gerekebilir.
 
Kalp Yetmezliğinde: Tedaviye başlanırken hastanın diüretiklerle tedavi altında olup olmadığı tespit edilmelidir. Diüretiklerle tedavi olunanlarda ve hiponatremik veya hipovolemik olabilecek hastalarda tedaviye günde 3 defa 6.25 mg veya 12.5 mg kaptopril verilerek başlanmalıdır. Bu uygulama hipotansiyon riskini minimum düzeye indirecektir. Hastaların çoğunda tedaviye günde 3 defa 25 mg kaptopril verilerek başlanması uygundur. Bu doz, günde 3 defa 50 mg’a çıkartıldıktan sonra en az iki hafta arttırılmamalı ve yeterli cevabın alınıp alınmadığı saptanmalıdır. Genellikle günde 3 defa 50 veya 100 mg kaptopril verilmesi ile yeterli cevap sağlanmaktadır. Maksimum günlük doz 450 mg’dır ve kesinlikle aşılmamalıdır. Kaptopril diüretikler ve dijitalinle birlikte kullanılmalı, hasta hekim kontrolu altında tutulmalıdır.
 
Böbrek Yetmezliğinde: Kaptopril, büyük oranda böbreklerden itrah edildiğinden, böbrek fonksiyonları bozuk hastalarda düşük dozların kullanılması veya doz aralığının uzatılması gerekebilir. Kaptopril ile tedaviye düşük dozlarla başlanmalı, bu doz 2 haftada bir yavaş yavaş arttırılmalı, yeterli cevap sağlandığında, minimum etkin dozu tespit amacı ile yine yavaş yavaş azaltılmalıdır.
 
Kreatin klirensinin 10-50 ml/dk arasında olduğu durumlarda normal dozun %75’i;
 
Kreatin klirensinin 10 ml/dk’dan az olduğu durumlarda normal dozun % 50’si uygulanmalıdır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda düşük dozlar her 8-12 saatte bir verilmeli, renal fonksiyonlar ve lökosit sayımı tedavi boyunca dikkatli olarak izlenmelidir. %20-%50 arasındaki oranlarda dializ edilebilen orta şiddetteki hemodializ hastalarında uygulanacak doz dializ sonrası verilir ya da %25 - %35 arasındaki oranlarda ilave doz uygulanır.
 
Periton dializi olan hastalarda ilave doza gereksinim duyulmaz.
 
Böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalara kaptopril ile birlikte bir diüretik verilmesi gerekiyorsa, furosemid veya benzeri bir diüretik tercih edilmelidir.
 
KAPTORİL Tablet, çocuklarda ancak çok gerekli ise kullanılmalı, başlangıç dozu günde 1 mg/kg (total doz günde 3 eşit dozda verilir) olmalı ve tedavi boyunca bu doz hiçbir zaman 6 mg/kg’ı aşmamalıdır.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
Her tablette 25 mg Kaptopril içeren 50 tabletlik blister ambalajlarda.
Saklama Koşulları
30°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Nemden koruyunuz.
Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
Her tablette 50 mg Kaptopril içeren 50 tabletlik blister ambalajlarda.
Uyarılar/Önlemler
KAPTOPRİL Tablet kullanımında aşırı duyarlılığa bağlı anaflaktik reaksiyonlar oluşabilir. Tedavi sırasında özellikle ilk dozu takiben anjiyoödem oluşabilir. Anjiyoödem boyun, baş ve sindirim organlarını kapsayabilir. Solunum yollarını etkileyebilir ya da karın ağrısı yapabilir. KAPTORİL Tablet’in ilk dozunu takiben hipotansiyon görülebilir. Bu duruma daha ziyade diyalize tabi tutulan hastalarda, düşük sodyumlu bir diyet uygulayanlarda ve diüretik kullananlarda rastlanır. İlk dozu takiben hastanın 2-3 saat kontrol altında tutulması gereklidir.
 
KAPTORİL ile tedaviye başlanmadan 1 hafta önce alınan tuz miktarının arttırılması veya diüretik kullanımına son verilmesi yararlıdır.
 
Kalp yetmezliği vakalarında, kaptopril kullanımı ile normal veya düşük tansiyonlu hastaların 1/2’sinin kan basıncında geçici bir düşme olmaktadır. Bu etki ilk birkaç dozun herhangi birinden sonra görülebilmekte ve genellikle iyi tolere edilmektedir. Tedaviye günde 3 defa 6.25 veya 12.5 mg kaptopril verilerek başlanması, hipotansiyon riskini minimum düzeye indirir.
 
İlaca başlandıktan sonraki 2 hafta boyunca ve kaptopril veya diüretik dozunun her arttırılışında aynı süre ile (2 hafta), hastalar takip edilmelidir. Bütün hastalar uyarılarak fazla terlemenin ve dehidratasyonun sıvı volümü azalmasına ve dolayısı ile aşırı kan basıncı düşmesine neden olabileceği anlatılmalıdır. Volüm kaybının diğer nedenleri olan kusma ve diyarede kan basıncı ileri düzeyde düşebileceğinden, hekime başvurmayı gerektiren koşullardan sayılmalıdır. Bazı şahıslarda kaptopril ile tedaviye başlandıktan sonraki 8 ay içinde proteinüri görülebilmektedir. Bu nedenle tedaviye başlanmadan hemen önce ve tedavinin ilk 9 ayı boyunca her ay, idrardaki protein düzeyi tayin edilmeli, daha sonraları bu tayinler periyodik olarak sürdürülmeli, gereğinde tedavi kesilmelidir. Nefrotik sendrom ya da proteinüri ile ilgili olabilecek ilerleyici ödem saptayan hastalar durumu hemen rapor etmelidirler.
 
Kaptopril, böbrek fonksiyonları bozuk olanlarda, ciddi otoimmün hastalıklarda, kollajen sistem hastalıkları ve lupus erythematosusda, akyuvarları veya immün cevabı etkileyen ilaçlarla tedavi görenlerde nötropeniye yol açabileceğinden dikkatle kullanılmalıdır. Bu durumda tedaviye başlamadan önce lökosit sayımı yapılmalı, lökosit formülü incelenmeli ve bu işlemler tedavinin ilk üç ayı boyunca 2 haftada bir; izleyen dönemde ise periyodik olarak tekrarlanmalıdır.
 
Nötropeni riski yukarıda belirtilen haller dışında daha düşüktür. Hastalar, herhangi bir enfeksiyon belirtisini derhal bildirmeleri konusunda uyarılmalı, böyle durumlarda hemen kan sayımı yapılmalıdır. Tedavi kesildiğinde akyuvar sayısı genellikle normale döndüğünden, nötropeni görülenlerde ilaca son verilmeli ve hasta yakından takip edilmelidir. Hastalar hekimlerine danışmadan antihipertansif tedaviyi kesmeme ya da ara vermeme yolunda uyarılmalıdır.
 
Cerrahi müdahale ve anestezi halinde iken de hastalar hipotansiyon ihtimaline karşı dikkatle izlenmelidir.
 
Böbrek fonksiyonları bozuk bazı hastalarda (özellikle renal arter stenozu ile birlikte seyreden vakalarda) kaptopril kullanımı ile BUN ve serum kreatinin düzeylerinde artma görülmüştür. Böyle hallerde kaptopril dozunun azaltılması ve/veya birlikte uygulanan diüretiğin kesilmesi gerekebilir. Serum kreatinin düzeyinin giderek artması halinde tedaviyi kesmek icap edebilir.
 
Kaptopril, aldosteron üretimini azalttığından serum potasyum düzeyini arttırabilir. Bu nedenle potasyum tutan diüretiklerle ve potasyum preparatları ile ancak kesin bir hipokalemi tespit edilmişse dikkatli olarak verilmelidir. Kaptopril tedavisine başlanmadan önce spironolakton almış hastalarda spironolaktonun etkisi sürüyor olabileceğinden, sık sık serum potasyum düzeyi ölçülmelidir.
 
ADE inhibitörleri plasentadan geçtiği için, fetusun kan basıncını düzenleyen mekanizmaları bozabileceği düşünülebilir.
 
GEBELİK VE LAKTASYONDA KULLANIMI: Gebelik kategorisi 1. trimestr için C, 2. ve 3. trimestrlar için ise D’dir.
 
Hamilelerde ADE inhibitörlerinin kullanımı fötal ve neonatal morbiditeye ve ölüme neden olabilir. Hamileliğin fark edilmesi ile birlikte ilaç derhal kesilmelidir. İkinci ve üçüncü trimestrdaki ilaç kullanımı sonrası yeni doğanlarda oligohidroamnioz, hipotansiyon, oligüri, anüri vakaları, kafatası kemikleşmesinde bozukluklar, geri dönüşümlü veya geri dönüşümsüz renal bozukluk ve ölüm vakası bildirilmiştir. Bu dönem içinde ilaç kullanımı prematüre ve düşük kilolu doğumlara yol açabilir.
 
Kaptopril, süte geçtiğinden, süt veren kadınlar ilacı kullanmaya veya emzirmeye son vermelidir.
 
ARAÇ VE MAKİNE KULLANIMINA ETKİSİ: Kan basıncında değişikliklere neden olduğundan ilaç alındığında araç ve makine kullanımı tavsiye edilmez.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Üriner Sistem: Proteinüri (%1), serum kreatin değerlerinde artış, renal fonksiyonlarda bozulma (özellikle bilateral renal arter stenozlu ya da hipovolemik hastalarda) tespit edilmiştir. İlaca bağlı nedensel ilişkisi kesin olarak bilinmemekle birlikte çok nadir (% 0.1-0.2) böbrek yetmezliği, nefrotik sendrom, poliüri, oliguri ve sık idrara çıkma.
 
Hematopoetik Sistem: Nötropeni, agranülositoz, lökopeni, anemi, trombositopeni, pansitopeni.
 
Deri: Cilt kızarıklıkları (%4-%7), alerjik reaksiyonlar, kaşıntı (%2), rahatsızlık hissi, ışığa duyarlılık. ANA değerlerinde pozitiflik ve/veya ezönofili (%7-%10).
 
Solunum Sistemi: Öksürük (% 0.5-% 2).
 
Endokrin ve Metobolik Sistem: Hiperkalemi(%1-%11).
 
Kardiyovasküler Sistem: Hipotansiyon, göğüs ağrısı, taşikardi, palpitasyon. Yüz, dudaklar, dil, yutak, larinks, mukoz membranlar ve ekstremiteler de dahil olmak üzere anjiyoödem.
 
Diğer: Kanda potasyum konsantrasyonunun artması, tat alma duyusunda değişiklik ve gastrik irritasyon.
 
Daha nadir olarak:
 
Kardiyovasküler Sistem: Kardiyak arrest, serebrovasküler yetmezlik, ortostatik hipotansiyon, senkopi, ateş basması, miyokard enfarktüsü, Raynoud Sendromu, konjestif kalp yetmezliği.
 
Endokrin-Metobolik Sistem: Serum transaminaz enzimlerinde artış, serum bilirubin düzeylerinde artış, alkalen fosfataz düzeylerinde artış, jinekomasti.
 
Sinir Sistemi: Ataksi, konfüzyon, depresyon, gerginlik, uyku hali, baş ağrısı, yorgunluk, parestezi.
 
Deri: Eritema multiforme, Bullöz pomfigus, Stevens-Johnson Sendromu, Eksfoliatif dermatit, alopesi.
 
Hepatik-GIS: Hepatit, sarılık, kolestaz, hiponatremi, pankreatit, glottit, dispepsi, ağız mukozası iltihabı, aftlı ülser, karın ağrısı, serum-sickness like sendromu, konstipasyon, peptik ülser, ağız kuruluğu, bulantı, kusma, diyare, anoreksi, karın ağrısı.
 
Hematopoetik Sistem: Anemi, trombositopeni, pansitopeni, agranülositoz.
 
Genitoüriner Sistem: Pollakiüri, impotans, renal yetmezlik, nefrotik sendrome, poliüri, oligoüri.
 
Kas-iskelet Sistemi: Asteni, miyalji, miyasteni.
 
Oküler: Görmede bulanıklık.
 
Solunum Sistemi: Dispne, öksürük, bronkospazm, rinit, ezönofilik pnömoni ve lenf bezleri hastalığı gibi yan etkiler bildirilmiştir.
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.