Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Ucb Pharma A.Ş.
Marka KEPPRA
Etken Madde Kodu SGKFAW-LEVETIRASETAM
Ambalaj Miktarı 1
Ambalaj ŞİŞE/AMBALAJ
ATC Kodu N03AX14
ATC Açıklaması Levetirasetam
NFC Kodu GA
NFC Açıklaması Ağızdan Sıvı Likitler
Kamu Kodu A11231
Patent Orjinal
Satış Fiyatı 128,99 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 115,17 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği 65,71 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E372F
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Aşırı dozda Keppra alımını takiben somnolans, ajitasyon, agresyon, bilinç bulanıklığı, solunum depresyonu ve koma bildirilmiştir. Akut doz aşımından sonra, gastrik lavajla veya kusturarak mide boşaltılabilir. Levetirasetamın spesifik antidotu yoktur. Doz aşımı tedavisi semptomatik olmalıdır. Hemodiyaliz uygulanabilir. Diyaliz ekstraksiyon etkinliği levetirasetam için %60 ve primer metabolit için %74’tür. Doktora danışılmadan kullanılmamalıdır. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Endikasyonlar
Keppra, yeni epilepsi tanısı konmuş 16 yaş ve üzerindeki hastalarda, ikincil jeneralize olan veya olmayan parsiyel başlangıç nöbetlerinin tedavisinde monoterapi olarak kullanılır.
 
Keppra aşağıda belirtilen durumlarda ek-tedavi endikasyonuna sahiptir:
  • Yutma zorluğu olan yaşlı hastalarda ve 4 yaştan itibaren çocuklarda, sekonder ve jeneralize veya parsiyel başlangıçlı nöbetlerin tedavisinde,
  • 12 yaşın üstündeki Juvenil Myoklonik Epilepsili adölesan ve erişkin hastalarda miyoklonik nöbetlerin tedavisinde,
  • İdiyopatik jeneralize epilepsili 4 yaş ve üzeri çocuklarda ve erişkinlerde primer jeneralize tonik-klonik nöbetlerin tedavisinde.
 
Farmakodinamik Özellikler
Levetirasetam bir pirolidon türevidir (a-etil-2-okso-1-pirolidin asetamidin S-enansiyomeri) ve bilinen antiepileptik ilaçlarla kimyasal benzerliği bulunmamaktadır.
Levetirasetam’ın etki mekanizmasının hala tam olarak açığa kavuşturulamamış olmasına rağmen mevcut antiepileptik ilaçların etki mekanizmasından farklı olduğu ortaya çıkmıştır. İn vitro ve in vivo çalışmalar, levetirasetamın temel hücre karakteristiklerini ve santral sinir sisteminin normal nörotransmisyonunu değiştirmediğini göstermektedir. 
 
In vitro çalışmalar levetirasetam’ın intranöral Ca+2 seviyelerini, N tipi Ca+2 akımını kısmi olarak inhibe ederek ve intranöral depolardan Ca+2 salınımını azaltarak etkilediğini göstermiştir. Ek olarak, çinko ve β-karbolinler ile indüklenen GABA- ve glisin-kapılı akımlardaki azalmayı kısmen tersine çevirmektedir. Ayrıca, in vitro çalışmalar levetirasetamın kemirgenlerin beyin dokusunda spesifik bir bölgeye bağlandığını göstermiştir. Bu bağlanma bölgesi, vezikül birleşmesi ve nörotransmitter ekzositozu ile ilgili olduğuna inanılan sinaptik vezikül proteini 2A’dır. Epilepsinin fare odyojenik modelinde, levetirasetam ve ilişkin analoglarının, sinaptik vezikül proteini 2A’ya bağlanma afiniteleri ile nöbete karşı koruma potansiyelleri arasında ilişki mevcuttur. Bu bulgular, levetirasetam ve sinaptik vezikül proteini 2A arasındaki etkileşimin, ilacın antiepileptik etki mekanizmasına katkıda bulunduğunu göstermektedir.
 
Parsiyel ve birincil jeneralize nöbetli hayvan modellerinde yapılan çok sayıda çalışma ile levetirasetamın prokonvülzan etkileri olmaksızın epilepsi nöbetlerine karşı korunmayı arttırdığı gösterilmiştir. İlacın primer metaboliti aktif değildir. İnsanlarda, hem parsiyel, hem de jeneralize epilepsilerdeki etkinliği ile (epileptiform boşalım / fotoparoksismal yanıt) klinik öncesi farmakolojik profilin geniş spektrumu doğrulanmıştır.
 
Farmakokinetik Özellikler
Çözünürlüğü ve permeabilitesi yüksek bir madde olan levetirasetamın farmakokinetik profili doğrusal ve zamandan bağımsız olup, bireysel ya da bireyler arası değişkenliği düşüktür. Tekrarlanan dozlarda, klerensinde bir değişiklik olmaz. Geçerli herhangi bir cinsiyet, ırk veya sirkadiyen değişkenlik kanıtı yoktur. Farmakokinetik profili sağlıklı gönüllüler ile epilepsili hastalar arasında karşılaştırılabilir düzeydedir. Tam ve doğrusal emilimi sayesinde, levetirasetamın plazma seviyesi, mg/kg vücut ağırlığı ile ifade edilen oral dozundan öngörülebilir. Bu nedenle, plazma seviyesi takibine gerek yoktur.
 
Yetişkinlerde ve çocuklarda tükürük ve plazma konsantrasyonları arasında belirgin bir bağlantı olduğu görülmektedir (Oral çözeltinin alınmasından 4 saat sonra ve oral tablet için tükürük/ plazma konsantrasyon oranları 1 ila 1.7 arasında değişmektedir).
 
Erişkinler ve adölesanlar
 
Absorpsiyon
Levetirasetam oral yolla alındıktan sonra gastrointestinal kanaldan hızla emilir ve biyoyararlanımı %100’e yakındır. Doruk plazma konsantrasyonuna (Cmax) 1,3 saat sonra ulaşır. İki gün boyunca günde iki defa uygulamanın ardından kararlı duruma geçilmiştir. 1000 mg'lık tek dozun ve günde iki defa tekrarlanan 1000 mg'lık dozun uygulanmasını takiben saptanan doruk konsantrasyonları (Cmax) sırasıyla 31 ve 43 μg/ml'dir.
Emilimi dozdan bağımsızdır ve gıdalarla değişmez.
 
Dağılım
İnsanlarda doku dağılımına ait bir bilgi bulunmamaktadır. Levetirasetam ve primer metaboliti plazma proteinlerine %10’dan düşük oranda bağlanır. Levetirasetamın dağılım hacmi yaklaşık olarak 0,5 – 0,7 l/kg’dır (toplam vücut su hacmine yakın bir değerdir).
 
Biyotransformasyon
Levetirasetam, insanlarda yaygın bir biçimde metabolize olmamaktadır. Major metabolik yolağı (dozun % 24'ü), asetamid grubunun enzimatik hidrolizidir. Primer metaboliti ucb L057'nin açığa çıkarılmasında, insan karaciğer sitokrom P450 izoformları rol oynamamaktadır. Asetamid grubunun hidrolizi, kan hücreleri dahil çok sayıda dokuda ölçülebilir düzeydedir. Ucb L057 farmakolojik olarak aktif değildir.
 
Ayrıca iki minör metaboliti tanımlanmıştır. Biri, pirolidon halkasının hidroksilasyonu (dozun % 1.6'sı) ve diğeri ise pirolidon halkasının açılması (dozun % 0.9'u) ile elde edilmiştir. Diğer tanımlanmamış bileşikler sadece dozun % 0.6'sını oluşturmaktadır.
 
İn vivo çalışmalarda Levetirasetam veya primer metaboliti için, enantiyomerik bir dönüşüm kanıtlanmamıştır. 
 
İn vitro çalışmalarda, levetirasetamın ve primer metabolitinin major insan karaciğer sitokrom P450 izoformlarının, glukuronil transferaz ve epoksid hidroksilaz aktivitelerini inhibe etmediği gösterilmiştir. Ayrıca levetirasetam, valproik asidin in vitro glukuronidasyonuna etki etmez. Levetirasetam, insan karaciğer hücre kültürlerinde etinilestradiol konjugasyonu veya CYP1A1/2 aktivitesi üzerine çok az etkilidir veya hiç etkili değildir. Levetirasetam yüksek konsantrasyonlarda (680μg/ml), CYP2B6 ve CYP3A4’ün hafif indüksiyonuna neden olmuştur, ancak, levetirasetamın günde iki kez yinelenen 1500 mg doz uygulamasını takiben Cmaks’a yaklaşan konsantrasyonlarında, etkilerin biyolojik olarak ilişkili olmadığı düşünülmektedir.
 
Bu nedenle, Keppra’nın diğer ilaçlarla ya da diğer ilaçlarla enzim indüksiyonu bakımından Keppra ile etkileşimi beklenmemektedir.
 
Eliminasyon
Plazmadaki yarılanma ömrü yetişkinlerde 7±1 saattir ve doz, uygulama yolu veya tekrarlanan uygulamalarla değişmez. Ortalama toplam vücut klerensi 0,96 ml/dak/kg’dır. Verilen dozun %95’i vücuttan idrar yoluyla atılır (yaklaşık olarak dozun %93’ü 48 saat içinde atılır). Dozun sadece % 0.3’ü dışkı yolu ile atılır.
Levetirasetam ve birincil metabolitinin idrar yolu ile kümülatif atılımı, ilk 48 saat boyunca sırasıyla dozun % 66 ve % 24’üne tekabül eder.
Levetirasetam ve ucb L057’nin renal klerensi sırasıyla 0.6 ve 4.2 ml/dak/kg’dır. Bu durum, levetirasetamın glomerüler filtrasyon ve sonrasında tübüler reabsorpsiyon ile ; birincil metabolitinin de glomerular filtrasyona ek olarak aktif tübüler sekresyon ile atıldığını göstermektedir. Levetirasetam eliminasyonu kreatinin klerensi ile ilişkilidir.
 
Yaşlılar
Yaşlılarda yarılanma ömrü, bu popülasyondaki böbrek fonksiyonlarının azalmasına bağlı olarak % 40 artmakta ve 10-11 saate çıkmaktadır.
 
4-12 yaş çocuklar:
6-12 yaş aralığındaki epileptik çocuklara 20 mg/kg tek doz verilmesini takiben, levetirasetamın plazma yarılanma ömrü 6 saat olmuştur. İlacın vücut klerensi epileptik yetişkinlere göre %30 daha yüksektir.
 
4-12 yaş aralığındaki epileptik çocuklara 20 ila 60 mg/kg/gün tekrarlanan oral dozda verilmesini takiben, levetirasetam gastrointestinal sistemden hızla emilir. Doruk plazma konsantrasyonuna 0.5 ila 1.0 saat sonra ulaşır. Eğrinin altındaki alan ve doruk plazma konsantrasyonları için doz orantılı ve doğrusal artışlar gözlenmiştir. Eliminasyon yarı ömrü yaklaşık 5 saattir. Vücut klerensi 1.1 ml/dak/kg’dır.
 
Böbrek yetmezliği
Hem levetirasetam hem onun birincil metabolitinin vücut klerensi, kreatinin klerensi ile ilişkilidir. Bu nedenle orta ve ağır böbrek yetmezliğine sahip hastalarda, kreatinin klerensi baz alınarak Keppra’nın günlük idame doz ayarının yapılması tavsiye edilmektedir.
Anürik son devre böbrek yetmezliğine sahip erişkin hastalarda yarılanma ömrü diyaliz arasındaki ve diyalizdeki dönemlerde sırasıyla yaklaşık 25 ve 3.1 saat’dir. Tipik 4 saatlik bir diyalizde levetirasetamın fraksiyonel uzaklaştırılması % 51'dir.
 
Karaciğer yetmezliği
Hafif ve orta derecede karaciğer yetmezliğine sahip hastalarda levetirasetamın klerensi ile ilgili bir değişiklik yoktur. Ağır karaciğer yetmezliğine sahip hastaların çoğunda, eş zamanlı böbrek yetmezliğine bağlı olarak levetirasetam klerensi, %50’den fazla bir azalma göstermiştir.
Farmasötik Şekli

ORAL ÇÖZELTİ

Formülü

Etken Madde : Her bir ml’de 100 mg Levetirasetam

Yardımcı maddeler: Metil p-hidroksibenzoat (E218) propil p-hidroksi benzoat (E216) maltitol (E 965)

İlaç Etkileşmeleri
Yetişkinlerde yürütülen klinik çalışmalardan elde edilen veriler, Keppra’nın diğer antiepileptik ilaçların (fenitoin, karbamazepin, valproik asid, fenobarbital, lamotrijin, gabapentin ve pirimidon) serum konsantrasyonlarını ve bu ilaçların da Keppra’nın farmakokinetiğini etkilemediklerini göstermektedir.
 
Yetişkinlerde gerçekleştirilen resmi farmakokinetik çalışmalar ile uyumlu olarak, 60 mg/kg/gün’e kadar dozlarla tedavi edilen pediyatrik hastalarda klinik olarak belirgin bir ilaç etkileşimi bulunmamıştır.
 
Çocuk ve adölesan (4 ila 17 yaş) epilepsi hastalarında retrospektif bir farmakokinetik etkileşim değerlendirmesi, levetirasetam ile ek tedavi uygulanmasının, beraberinde uygulanan karbamazepin ve valporik asidin dengeli-durum serum konsantrasyonlarını etkilemediğini doğrulamıştır.
Ancak veriler enzim indükleyen antiepileptik tıbbi ürünlerin, levetirasetam klerensini, % 22 oranında arttırdığını göstermiştir. Doz ayarlaması gerekmemektedir.
 
Böbrek tübüllerinin salgısını bloke eden bir ajan olan probenesid’in (Günde 4 kere 500 mg) levetirasetamın değil ama primer metabolitinin renal klerensini inhibe ettiği gösterilmiştir. Buna rağmen bu metabolitin konsantrasyonu düşük kalır. Aynı zamanda aktif tubüler sekresyonla atılan ilaçlarında metabolitin renal klerensini düşürmesi umulur.
 
Levetirasetamın probenesid üzerindeki etkisi çalışılmamıştır ve levetirasetamın diğer aktif olarak sekrete edilen steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar, sulfonamidler ve metotreksat gibi ilaçlar üzerindeki etkisi bilinmemektedir.
 
Levetirasetamın günlük 1000 mg’lık dozu, oral kontraseptiflerin (etinil-östradiol, levonorgestrel) farmakokinetiklerini ve endokrin parametreleri (lüteinizan hormon ve progesteron) değiştirmemektedir. Digoksin, oral kontraseptifler ve varfarin’in birlikte kullanımının levetirasetamın farmakokinetiğine etkisi yoktur. Levetirasetam 2000mg/gün digoksin ve varfarinin farmakokinetiğini etkilememiştir. Protrombin zamanı değişmemiştir.

Antasidlerin levetirasetamın emilimi üzerine etkisi saptanamamıştır. Gıdalar, levetirasetamın emilim miktarını etkilememektedirler, ancak emilim hızı hafifçe azalmaktadır. Levetirasetamın alkol ile etkileşimine yönelik bir veri bulunmamaktadır

Kontraendikasyonlar

Levetirasetam, diğer pirolidon türevleri veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu
Keppra 100 mg / ml oral çözelti bir bardak su ile seyreltilerek alınmalıdır.Yemeklerle birlikte ve yemek harici alınabilir. Günlük doz iki eşit miktarda verilmelidir.
 
Kullanma Klavuzu:  
  • Şişeyi açınız: Kapağı bastırınız ve çevirerek kilidi açınız (Şekil 1).
  • Enjektörü alarak, şişeye koyunuz (Şekil 2).
  • Doktorun reçetelediği mg miktara eşdeğer işarete kadar pistonu çekerek enjektörü doldurun (Şekil 3).
  • Enjektörü şişeden çıkarın (Şekil 4).
  • Pistonu ittirerek çözeltiyi su dolu bardağın içine boşaltın (Şekil 5).
  • Bardaktaki sıvının tamamını için. 
  •  Enjektörü su ile yıkayın (Şekil 6).
  • Şişeyi plastik kapak ile kapatın.
 
Monoterapi
 
Yetişkinlerde ve 16 yaş üzeri adölesanlarda
Tavsiye edilen başlangıç tedavi dozu günde iki kere 250 mg'dır. 2 haftadan sonra başlangıç tedavi dozu günde iki kere 500 mg olacak şekilde arttırılmalıdır. Klinik cevaba göre doz, iki haftada bir günde iki kez 250 mg'lık artışlarla arttırılabilir. Maksimum doz günde iki kere 1500 mg'dır.
 
Ek-tedavi
 
Yetişkinlerde (≥18) ve 50 kg veya üzerindeki adelösanlarda (12-17 yaş):
Başlangıçtaki tedavi dozu günde iki kere 500 mg’dır. Bu doza tedavinin ilk gününden itibaren başlanabilir.
Klinik cevap ve tolerabiliteye göre doz günde iki kez 1500 mg’a kadar çıkartılabilir. Doz değişimleri 2 – 4 haftada bir, günde iki kere 500 mg olmak üzere arttırılabilir veya azaltılabilir.
Yaşlılarda (65 yaş üstü kişilerde):
Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dozun ayarlanması tavsiye edilmektedir  ("Böbrek yetmezliği Olan Hastalar" bölümüne bakınız).
 
4-11 yaş arası çocuklarda ve 50 kg’ın altındaki adölesanlarda (12-17 yaş):
Başlangıçtaki tedavi dozu günde iki kere 10 mg/kg’dır.
Klinik cevap ve toleransa göre, doz günde iki kez 30 mg/kg’a çıkartılabilir. Doz değişimleri 2 haftada bir, günde iki kere 10 mg/kg’ı geçmemek şartıyla arttırılabilir veya azaltılabilir.
50 kg üzerindeki çocuklarda dozaj yetişkinler ile aynıdır.
Hekim ağırlık ve doza göre en uygun farmasötik şekli ve dozu reçetelemelidir.
Çocuklar ve adölesanlar için tavsiye edilen dozaj

Ağırlık
Başlangıç dozu
Günde iki kere 10 mg/kg
Maksimum doz
Günde iki kere 30 mg/kg
15 kg(1)
Günde iki kere 150 mg
Günde iki kere 450 mg
20 kg(1)
Günde iki kere 200 mg
Günde iki kere 600 mg
25 kg
Günde iki kere 250 mg
Günde iki kere 750 mg
50 kg üzeri(2)
Günde iki kere 500 mg
Günde iki kere 1500 mg

(1) 20 kg ve bu ağırlığın altındaki çocukların, tedaviye Keppra 100 mg/ml oral çözelti ile başlaması tavsiye edilir.
(2) 50 kg veya üzeri ağırlığa sahip çocuklarda dozaj yetişkinler ile aynıdır.
Dereceli oral enjektör 1000 mg levetirasetam (10 ml’ye) alabilir. Derecelendirme her 25 mg (0.25 ml)’dadır.
 
Yeni doğan ve 4 yaşından küçük çocuklarda:
Keppra’nın 4 yaşın altındaki çocuklarda, güvenlilik ve etkinlik ile ilgili yeterli veri bulunmaması sebebiyle kullanılması önerilmez
 
Böbrek Yetmezliği Olan Hastalarda:
Günlük doz kişinin böbrek fonksiyonlarına göre ayarlanır. Yetişkin hastalar için bu tablo kullanılır ve tabloda belirtildiği şekilde doz ayarlaması yapılır. Bu tabloyu kullanabilmek için hastanın kreatinin klerensi (CLcr) ml/dak. hesaplanmalıdır.
CLcr ml/dak. değeri aşağıdaki formülü kullanarak serum kreatinin (mg/dl) üzerinden saptanabilir.
 
                            [ 140-yaş (yıl) ] x ağırlık (kg)
CLcr (ml/dak)= ---------------------------------------  (kadınlar için 0.85 ile çarpılır)
                            72 x serum kreatinin (mg/dl)
 
CLcr Vücut Yüzey Alanı (BSA) için aşağıda belirtildiği şekilde ayarlanmıştır:
 
                                                           CLcr (ml/dak)
CLcr (ml/dak/1.73m2)= ------------------------------------------------1.73
                                                           BSA (m2)
 
 
Böbrek Fonksiyon Bozukluğunda yetişkin hastalarda doz ayarlaması

GRUP
 
KREATİNİN KLERENSİ
(ml/dak//1.73 m2)
DOZ VE
DOZ SIKLIĞI
Normal
> 80
Günde iki kere   500-1500 mg
Hafif
50 - 79
Günde iki kere   500-1000 mg 
Orta
30 - 49
Günde iki kere     250-750 mg 
Ağır
< 30
Günde iki kere     250-500 mg
Böbrek yetmezliğinin son evresinde olan ve diyalize giren hastalarda (1)
-
Günde bir kere(2) 500-1000 mg 

(1) Levetirasetam tedavisinin ilk gününde 750 mg’lık yükleme dozu önerilmektedir.
(2) Diyalizi takiben 250 – 500 mg’lık ek doz önerilmektedir.
 <
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

KEPPRA® 250 mg Film Tablet (50 tablet),

KEPPRA® 500 mg Film Tablet (50 tablet),

KEPPRA® 1000 mg Film Tablet (50 tablet),

KEPPRA® 500 mg/5 ml Konsantre İnfüzyon Çözelti İçeren Flakon (10 flakon).

Saklama Koşulları

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.

Şişe açıldıktan sonra 25°C’de saklanmalı ve 2 ay içinde kullanılmalıdır. Işığa hassasiyetinden dolayı orijinal ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

KEPPRA® 100 mg/ml Oral Çözelti 300 ml bal rengi cam şişede (dereceli oral enjektör içeren karton kutuda)

Uyarılar/Önlemler
Mevcut klinik deneyimlere göre, Keppra tedavisinin kademeli bir doz azaltımı ile sonlandırılması önerilmektedir (Örn: yetişkinlerde 2- haftada bir 2 x 500 mg/gün; çocuklarda 2 haftada bir 2 x 10 mg/kg/gün’ü geçmemek şartıyla azaltarak).
 
Çocuklarla ilgili eldeki veriler, ergenlik ve büyümeye etkisinin olmadığını göstermektedir.
Bununla birlikte çocuklarda, öğrenme, zeka, büyüme, endokrin fonksiyonu, ergenlik ve çocuk doğurma potansiyeli üzerindeki uzun süreli etkileri bilinmemektedir.
 
 Parsiyel başlangıçlı nöbetleri olan levetirasetam tedavisindeki yetişkin ve çocuk hastaların %14'ünde epilepsi nöbeti sıklığında %25'in üzerinde artış bildirilirken bu artış plasebo alan yetişkin ve çocuk hastaların sırası ile % 26 ve %21'nde bildirilmiştir.
Keppra, idiyopatik jeneralize epilepsili yetişkinlerde ve adölesanlarda primer jeneralize tonik-klonik nöbetlerin tedavisinde kullanıldığında absansların sıklığında değişiklik olmamıştır.
 
Böbrek yetmezliği olanlarda doz ayarlaması gerekebilir. Bu nedenle böbrek yetmezliği olan hastalara verilecek dozun tespitinden önce böbrek fonksiyonlarının takibi önerilmektedir (bakınız bölüm "Kullanım şekli ve Dozu").
 
Bu ilaçla tedavi edilen hastalarda intihar düşüncesi ve davranışı bildirilmiştir. Bu nedenle hastalar intihar düşüncesi ve davranışı açısından yakından izlenmelidir. İntihar düşüncesi ve davranışı ortaya çıktığında hasta ve hasta yakınının tıbbi destek alması önerilmelidir.
 
Keppra 100 mg/ml oral çözelti metil p-hidroksi benzoat (E218) ve propil p-hidroksi benzoat (E216) içerdiğinden alerji yapabilir (muhtemelen gecikmiş).
Ayrıca maltitol içerir, nadir kalıtsal fruktoz intolerans problemli hastalarda bu ilaç kullanılmamalıdır.
 
  
Gebelik ve Emzirme Döneminde kullanım:
 
Gebelik kategorisi “C”. Hamile kadınlarda levetirasetam kullanımına yönelik yeterli veri bulunmamaktadır. Hayvan çalışmalarında, üreme toksisitesi olduğu gösterilmiştir İnsanlar için potansiyel risk bilinmemektedir.
Keppra hamilelik boyunca çok gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır. Antiepileptik tedavilerin kesilmesi sonucunda hastalık daha kötüleşebilir, anneye ve fetusa zarar verecek durumlar ortaya çıkabilir. Levetirasetam anne sütüne geçmektedir. Bu nedenle, ilaç kullanırken anne sütü ile besleme önerilmemektedir.
 
Araç ve Makine Kullanma Yeteneği Üzerindeki Etkiler
 
Araç ve makina kullanımı gibi dikkat gerektiren durumlara yönelik etkisine ait bir çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle, kişiden kişiye değişen hassasiyete bağlı olarak tedavinin başlangıcında veya doz artışlarında, uyuklama hali veya diğer santral sinir sistemi ile ilişkili semptomlar görülebilir. Bundan dolayı bu tür görevleri yapacak kişilerin, araç sürücülerinin ve makina operatörlerinin dikkatli olması gereklidir. Bu tür aktiviteleri gerçekleştirecek hastaların yeteneklerinin etkilenmediği kanıtlanıncaya dek araç veya makine kullanması tavsiye edilmemektedir.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Keppra oral formülasyonlar ile parsiyel başlangıçlı nöbetlerin görüldüğü erişkin hastalarda yürütülen klinik çalışmalardan elde edilen güvenilirlik verilerine göre; Keppra grubunda hastaların %46.4'ü; plasebo grubunda ise hastaların %42.2'sinde istenmeyen etkiler gözlenmiştir. Ciddi istenmeyen etkiler, Keppra grubunda hastaların %2.4'ünde, plasebo gruplarında hastaların %2'sinde görülmüştür. En sık bildirilen istenmeyen etkiler; somnolans, asteni ve başdönmesi'dir. Güvenilirlik analizinde, belirgin bir doz-cevap ilişkisi bulunmamaktadır fakat santral sinir sistemine bağlı istenmeyen etkilerin görülme sıklığı ve şiddeti zaman içinde azalmaktadır.
 
Parsiyel başlangıçlı nöbetlerin görüldüğü 16 yaş ve üzeri adelösan ve erişkinlerde yürütülen monoterapi çalışmasında, hastaların %49.8'inde en az bir ilaca bağlı istenmeyen etki görülmüştür. En sık bildirilen istenmeyen etkiler, yorgunluk ve somnolans'dır.
 
Parsiyel başlangıçlı nöbetlerin görüldüğü pediyatrik hastalarda (4 ila 16 yaş) gerçekleştirilen bir çalışma, Keppra ve plasebo ile tedavi edilen pediyatrik hastalarda istenmeyen etki görülme sıklığının sırasıyla %55.4 ve % 40.2, ciddi istenmeyen etki görülme sıklığının ise sırasıyla %0.0 ve % 1.0 olduğunu göstermiştir. Pediyatrik popülasyonda en sık bildirilen istenmeyen etkiler; somnolans, saldırganlık, sinirlilik, duygusal dalgalanmalar, ajitasyon, anoreksi, asteni ve başağrısı’dır. Pediyatrik hastalarda gerçekleştirilen güvenlik çalışmaları, davranışsal ve psikiyatrik istenmeyen etkilerin yetişkinlere oranla çocuklarda daha sık görülmesi dışında (%38.6’ya karşılık %18.6), yetişkinlerde levetirasetamın güvenlik profili ile uyum içindedir. Bununla birlikte, yetişkinler ile karşılaştırıldığında nisbi risk çocuklarda ve yetişkinlerde benzerdir.
 
Primer jeneralize tonik-klonik nöbetler ile idiyopatik jeneralize epilepsili çocuklar (4-65 yaş) ve erişkinlerde yürütülen bir çalışmaya göre; Keppra grubunda hastaların %39.2'sinde ve plasebo grubunda hastaların %29.8'inde tedaviye bağlı istenmeyen etkiler gözlenmiştir. En sık bildirilen istenmeyen etki yorgunluk'tur.
Myoklonik nöbetlerin görüldüğü erişkin ve adölesanlarda (12-65 yaş) yürütülen bir çalışmaya göre; Keppra grubunda hastaların %33.3'ünde ve plasebo grubunda hastaların %30'unda istenmeyen etkiler gözlenmiştir. En sık bildirilen istenmeyen etki başağrısı ve somnolansdır. Güvenilirlik sonuçları, myoklonik nöbetli hastalarda, parsiyel başlangıçlı nöbetlerin görüldüğü erişkin hastalara göre, levetirasetam ile daha az sıklıkta istenmeyen etkilerin görüldüğünü göstermiştir (%33.3'e karşı % 46.4). 
 
Klinik çalışmalardan (erişkinler ve çocuklar) veya ilacın pazara çıkmasının ardından kazanılan deneyimden elde edilen Keppra ile muhtemelen ilişkili olduğu kabul edilmiş istenmeyen etkiler ve bunların dağılımı şu şekildedir:
 
Çok yaygın (≥ 1/10 ); yaygın (≥ 1/100, <1/10 ); yaygın olmayan (≥ 1/1000, < 1/100 ); seyrek (≥1/10000, < 1/1000 ); çok seyrek (< 1/10000 ) (istisnai raporlar dahildir).
Pazar-sonrası deneyimden elde edilen veriler, tedavi edilen popülasyonda istenmeyen etkilerin görülme sıklığı ile ilgili bir kestirim yapmak için yetersizdir.
Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar
Çok yaygın: asteni / yorgunluk
 
 Sinir sistemi bozuklukları
Çok yaygın: somnolans
Yaygın: amnezi, ataksi, konvülsiyon, sersemlik hissi, baş ağrısı, hiperkinezi, tremor, denge bozukluğu, dikkat dağınıklığı, hafıza yetmezliği
Pazarlama sonrası deneyim: parestezi
 
Psikiyatrik bozukluklar
Yaygın: ajitasyon, depresyon, duygusal labilite/duygudurum dalgalanmaları, düşmanca davranış/ saldırganlık, insomni, sinirlilik/irritabilite, kişilik bozuklukları, anormal düşünceler
Pazarlama sonrası deneyim: davranış bozuklukları, kızgınlık, anksiyete, konfüzyon, hallüsinasyon, psikotik bozukluklar, intihar, intihar girişimi ve intihar düşüncesi.
 
Gastrointestinal bozukluklar
Yaygın: abdominal ağrı, ishal, dispepsi, bulantı, kusma
Pazarlama sonrası deneyim: pankreatit
 
Hepatobiliar bozukluklar
Pazarlama sonrası deneyim: karaciğer yetmezliği, hepatit, karaciğer fonksiyon test bozukluğu
  
Metabolizma ve beslenme bozuklukları
Yaygın: anoreksi (anoreksi riski levetirasetam topiramat ile birlikte uygulandığında daha yüksektir), kilo artışı
Pazarlama sonrası deneyim: kilo kaybı
 
Kulak ve labirentbozuklukları
Yaygın: vertigo
 
Göz bozuklukları
Yaygın: çift görme, bulanık görme
 
İskelet-kas ve bağ dokusu bozuklukları
Yaygın: kas ağrısı
 
Yaralanma, zehirlenme ve prosedural komplikasyonlar
Yaygın: kazaya bağlı yaralanmalar
 
Enfeksiyonlar ve enfastasyonlar
Yaygın: enfeksiyon, nazofarenjit
 
Solunum, göğüs ve mediastinal bozukluklar
Yaygın: öksürük artışı
 
Deri ve subkutanöz doku bozuklukları
Yaygın: eritemli deri döküntüsü, ekzema, kaşıntı
Pazarlama sonrası deneyim: alopesi; bir çok vakada Keppra tedavisi kesildiğinde iyileşme gözlenmiştir.
 
Kan ve lenfatik system bozuklukları
Yaygın: trombositopeni
Pazarlama sonrası deneyim: Lökopeni, nötropeni, pansitopeni (bazı vakalarda tanımlanan kemik iliği supresyonu ile beraber)
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ