Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.
Marka LOPRESOR
Etken Madde Kodu SGKFDX-METOPROLOL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 20
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C07AB02
ATC Açıklaması Metoprolol
NFC Kodu BC
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Film Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A04738
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 17,26 TL (18 Şubat 2019) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 14,02 TL (12 Haziran 2018)
Kurumun Ödediği 5,56 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E172A/E172F
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçmez.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu

İlaç Etken Maddeleri

İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği

Böbrek fonksiyon bozukluğunun metoprololün biyoyararlanımı veya eliminasyonu üzerine etkisi yoktur. Ancak metabolitlerinin itrahını azaltır. Kreatinin klirensi yaklaşık 5 mL/dak veya daha az olan hastalarda metabolitlerin biriktiği gözlenmiştir. Ancak bu birikme metoprololün beta bloker özelliklerini etkilemez.

Ambalajın Niteliği Ve İçeriği

PVC/Alu blister ambalaj içerisinde 20 tablet

Araç Ve Makine Kullanımı Üzerindeki Etkiler

LOPRESOR baş dönmesi, yorgunluk ya da görme bozukluklarına neden olabilir (bkz. İstenmeyen etkiler) ve bu nedenle hastanın araba ya da makine kullanma yeteneğini olumsuz yönde etkileyebilir.

İlacı Kullanmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

LOPRESOR size sadece bir doktor tarafından yazılabilir.

Doktorunuzun tüm talimatlarına – bu kullanma talimatındaki genel bilgilerden farklı olsalar bile – dikkatle uyunuz.

LOPRESOR’u aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

Eğer:

  • Metoprolole, bu kullanma talimatının başında sayılmış LOPRESOR içindeki maddelerden herhangi birine ya da bir başka beta bloköre karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa.
  • Kalp hastalığı nedeniyle ayak bileklerinizde şişme, nefes darlığı ve/veya yorgunluğunuz varsa.
  • Kalp atımınız alışılmadık ölçüde yavaşsa ya da sizde kalp bloğu olduğu söylenmişse.
  • Bazen aniden bilinciniz kapanıyorsa.
  • Kol ve bacaklarınızdaki kan dolaşımı zayıfsa (örneğin, çok soğuk, soluk el ve ayaklar, ya da yürüdüğünüzde bacak kaslarınızda ağrı).
  • Kan basıncınız alışılmadık ölçüde düşükse. 
  • Astımınız varsa ya da bazen nefes darlığı ve hırıltı oluyorsa.

LOPRESOR’u aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ

Eğer:

  • Diyabetiniz varsa.
  • Karaciğer hastalığınız varsa.
  • Ciddi alerjik reaksiyonlarınız varsa (örneğin böcek ısırması ve sokmalarına alışılmadık ölçüde şiddetli reaksiyonlar).
  • İstirahat esnasında göğüs ağrınız varsa.
  • Aşırı çalışan bir tiroid beziniz varsa.

Durumunuz bunlardan herhangi birine uyuyorsa doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz LOPRESOR kullanmaya başlayıp başlayamayacağınıza/devam edip edemeyeceğinize karar verecektir.

Herhangi bir cerrahi ya da dişle ilgili tedaviden önce, sorumlu doktor ya da diş hekiminize LOPRESOR almakta olduğunuzu söyleyiniz.

Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın. 

LOPRESOR’un  yiyecek ve içecek ile kullanılması

LOPRESOR bazı kişilerde yorgunluğa neden olabilir. İlaç kullanılırken alkol alımı bu yorgunluğu arttırabilir. 

Hamilelik

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. 

Hamileyseniz ya da hamile kalmayı düşünüyorsanız, bunu doktorunuza söyleyiniz. LOPRESOR çok gerekli olmadıkça gebelik süresince, özellikle de gebeliğin ilk 3 ayında kullanılmamalıdır. Doktorunuz gebelik sırasında LOPRESOR kullanımının olası risklerini size açıklayacaktır.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Bebeğinizi emziriyorsanız bunu doktorunuza söyleyiniz. LOPRESOR emzirme döneminde dikkatle kullanılmalıdır. 

Araç ve makine kullanımı

LOPRESOR bazı kişilerde baş dönmesi, yorgunluk ya da bulanık görmeye neden olabilir. Bu tür belirtilerle karşılaşırsanız araç ya da iş makineleri kullanmayınız ve tam dikkat ve hızlı tepki verebilmeyi gerektiren başka işler yaparken dikkatli olunuz. Alkol alımı yorgunluğu arttırabilir. 

LOPRESOR’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler

LOPRESOR’un içeriğinde bulunan yardımcı maddelere karşı aşırı bir duyarlılığınız yoksa, bu maddelere bağlı olumsuz bir etki beklenmez. 

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı

Şu anda başka herhangi bir ilaç alıyorsanız ya da yakın zamanda aldıysanız –bitkisel ve reçetesiz ilaçlar da dahil olmak üzere – dozun değiştirilmesi ya da bazı durumlarda ilaçlardan birinin kesilmesi gerekebilir.

Bazı başka ilaçlar LOPRESOR ile etkileşime girebilir. Bunlardan bazıları:

  • Yüksek kan basıncının (ör. Prazosin, klonidin, verapamil, diltiazem), göğüs ağrısının (angina) (ör. Nitrogliserin) ya da düzensiz kalp atımının (ör. Amiodaron, propafenon, kinidin, disopiramid, digoksin gibi dijital glikozidleri, lidokain) tedavisinde kullanılan ilaçlar,
  • Bazı inhalasyon anestezikleri,
  • Bazı göz ve burun damlaları ile bazı öksürük ilaçları ya da soğuk algınlığı ilaçlarının içinde bulunan adrenalin ya da benzeri maddeler,
  • Insülin ya da diyabet için ağızdan alınan ilaçlar,
  • Ağrı ya da enflamasyon ilaçları (indometazin gibi nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar),
  • Bazı mide ülseri ilaçları (ör. Simetidin),
  • Bazı antibiyotikler (ör. Rifampisin),
  • Bazı antiviraller (ör. Ritonavir),
  • Bazı antihistaminikler (ör. Difenhidramin),
  • Bazı sıtma ilaçları (ör. Hidroksiklorokin ya da kinidin), bazı antipsikotik ilaçlar (ör. Tioridazin),
  • Bazı antidepresanlar (ör. Fluoksetin, paroksetin ya da bupropion),
  • Bazı antifungaller (ör. Terbinafin). 

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

İlacın Olası Yan Etkileri Nelerdir

Tüm ilaçlar gibi, LOPRESOR’un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdaki istenmeyen etkilerden herhangi birini görürseniz en kısa zamanda doktorunuzla birlikte kontrol ediniz:

Yaygın: Çok yavaş kalp atımı; nefes darlığı ve/veya hışıltı.

Seyrek: Ayak bileğinde şişme; düzensiz kalp atımı; ellerde ve ayaklarda normale göre soğukluk; depresyon ya da kişilik değişikliği; halüsinasyonlar; ciltte döküntü ya da kaşınma; gözlerde kuruma ya da yanma; kolay kanama ya da çürüme; gözün beyaz kısmında karaciğerin enflamasyonunun (hepatit) belirtisi olan sararma ile birlikte veya tek başına, karnın üst sağ tarafında (mide) ağrı.

Bunlardan herhangi birini görürseniz, hemen doktorunuzla konuşunuz.

LOPRESOR’un tıbbi müdahaleye gerek göstermeyen ve tedavi süresince vücut ilaca alıştıkça ortadan kalkan istenmeyen etkileri olabilir. Ancak aşağıdaki istenmeyen etkilerden herhangi biri devam eder ya da sorun yaratmaya başlarsa doktorunuza söylemelisiniz:

Yaygın: Yorgunluk; baş dönmesi (bazen ayağa hızlı kalktığınızda baş dönmesi ya da bayılma); baş ağrısı; bulantı ve kusma; mide ağrısı.

Seyrek: Kas krampları ya da eklem ağrısı; ürperme hissi; göğüs kemiğinin arkasında ağrı (angina ağrısından farklı); gün boyu uyku hissi, uyumada güçlük ya da kabuslar; ishal ya da kabızlık; ağız kuruluğu; terleme; saç dökülmesi; sedef hastalığı olarak bilinen tekrarlayıcı bir deri hastalığı olan psoriazisin kötüleşmesi; burun akıntısı veya tıkanması; cinsel sorunlar; bulanık görme; kulak çınlaması ya da diğer işitme güçlükleri; kilo alma; anormal karaciğer fonksiyon testi sonuçları.

Bazı hastalarda LOPRESOR tedavisi süresince bilinç bulanıklığı, trigliserid ya da kolesterol düzeylerinde anormallik görülmüştür.

Bunlardan herhangi biri sizi ciddi olarak etkilerse, doktorunuza söyleyiniz. 

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz .

İlaç Nasıl Kullanılır

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

Doktorunuzun talimatlarına dikkatle uyunuz. Önerilen dozu aşmayınız.

Doktorunuz size tam olarak kaç tablet LOPRESOR almanız gerektiğini söyleyecektir. 

Genelde günlük doz şu aralıktadır: günde bir kez (sabah) ya da iki ayrı doza bölünmüş olarak (sabah bir ve akşam bir) günde 100 ila 200 mg. LOPRESOR tiroid bezinin aşırı çalışmasının tedavisinde kullanıldığında, doz genelde üç ya da dört ayrı doz şeklinde verilen 150 - 200 mg’dır. Düzensiz kalp atımında doz genelde iki ya da üç ayrı doz şeklinde verilen günde 100 - 150 mg’dır.

Tedaviye verdiğiniz yanıta göre doktorunuz daha yüksek ya da daha düşük bir doz önerebilir. 

Uygulama yolu ve metodu:

LOPRESOR bir miktar sıvı ile çiğnenmeden yutulmalıdır.

LOPRESOR tablet çiğnenmeden bütün olarak, biraz sıvıyla yutulmalıdır. 

Değişik yaş grupları:

Çocuklarda kullanımı: Çocuklarda LOPRESOR kullanımıyla ilgili deneyim sınırlıdır. Bu nedenle, LOPRESOR’un çocuklarda kullanımı önerilmez.

Yaşlılarda kullanımı: LOPRESOR 65 yaş üzerindeki kişilerce kullanılabilir. 65 yaşından büyükseniz, size diğer erişkinlerle aynı doz verilecektir. 

Özel kullanım durumları:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği: LOPRESOR’un böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanımıyla ilgili deneyim mevcut değildir.

Bu ilacı kullanırken doktorun talimatına tam olarak uyunuz.

Doktorunuzla konuşmadan dozu değiştirmeyiniz ve tedaviyi bırakmayınız. LOPRESOR almayı çok ani keserseniz, durumunuz bir süre için daha kötü olabilir. Doktorunuz tedaviyi tamamen kesmeden önce dozu yavaş yavaş azaltmanızı isteyebilir.  

Eğer LOPRESOR’un etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden daha fazla LOPRESOR kullandıysanız

Kazayla çok fazla tablet alırsanız, hemen doktorunuzla konuşunuz. Tıbbi bakım görmeniz gerekebilir.

LOPRESOR doz aşımının bazı etkileri şunlardır: anormal derecede yavaş kalp atımı, çok düşük kan basıncı, düşük kan şekeri, düzensiz kalp atımı, nefes darlığı, kalp kanı yeterince hızlı pompalayamadığından şuur kaybı, nöbetler (konvülsiyonlar).

LOPRESOR’dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

LOPRESOR’u kullanmayı unutursanız: 

Bir LOPRESOR dozunu almayı unutursanız, kaçırdığınız dozu hatırladığınızda hemen alınız. Ancak neredeyse bir sonraki dozun zamanı gelmişse, kaçırılan dozu atlayınız ve normal doz düzeninize geri dönünüz. Bu konuyla ilgili herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza danışınız.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

LOPRESOR ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler 

LOPRESOR tedavisini kesmek hastalığınızın bir süre boyunca daha kötüye gitmesine neden olabilir. Doktorunuz tarafından size söylenmedikçe, tedaviyi kesmeyiniz.

İlaç Nedir Ve Niçin Kullanılır

LOPRESOR tabletler, beyaz, yuvarlak, bir yüzünde “CG” diğer yüzünde “I/P” baskılı iki yüzeyi dışa doğru eğimli film kaplı tabletlerdir.

Her bir tablet etkin madde olarak 100 mg metoprolol tartarat içerir.

LOPRESOR, 20 adet tablet içeren ambalajlarda takdim edilmektedir.

LOPRESOR beta-blokörler olarak adlandırılan ilaç grubuna dahildir. Bu ilaçlar çeşitli tıbbi sorunlarda kullanılırlar:

  • Yüksek kan basıncının tedavi edilmesi için
  • Egzersiz ile tetiklenen göğüs ağrısı (Angina) tedavisi için
  • Düzensiz kalp atımlarının düzeltilmesi ve kalbin düzenli atmaya devam etmesinin sağlanması için
  • Bir kalp krizi sonrasında kalbin korunmasına yardımcı olmak için
  • Tiroid bezinin aşırı çalışmasının tedavisinin bir parçası olarak
  • Migrenin önlenmesi için
  • Sinirsel gerginlik ya da anksiyetenin neden olduğu çarpıntının (kalbin çok hızlı atması ya da çarpması hissi) tedavi edilmesi için

LOPRESOR’un nasıl etki gösterdiği ya da neden verildiği hakkında herhangi bir sorunuz varsa doktorunuza danışınız.

İlaç Saklanma Koşulları Nasıldır

LOPRESOR’u çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

LOPRESOR, 30º C’nin altındaki oda sıcaklığında ve nemden korumak için orijinal ambalajında saklanmalıdır. 

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız. 

Blister veya ambalajın üzerinde belirtilen son kullanma tarihinden sonra LOPRESOR’u kullanmayınız.

Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz LOPRESOR’u kullanmayınız

Beşeri Tıbbi Üründen Arta Kalan Maddelerin İmhası

Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

Beşeri Tıbbi Ürünün Adı

LOPRESOR 100 mg film kaplı tablet

Diğer Tıbbi Ürünler İle Etkileşimler Ve Diğer Etki

Diğer ilaçların metoprolol üzerindeki etkisi

LOPRESOR ve diğer antihipertansif ilaçların kan basıncı üzerine aditif etkisi vardır. Aynı zamanda katekolamin tüketen ilaçları, diğer beta-blokörleri (göz damlası şekli de dahil) veya MAO inhibitörleri alan hastalar gözetim altında tutulmalıdırlar.

Metoprololün etkisini ya da plazma konsantrasyonlarını arttırabilme ihtimali olan ilaçlar:

Kalsiyum kanal blokörleri:

Verapamil ve diltiyazem gibi kalsiyum kanal blokörleri, beta-blokörlerin kan basıncı, kalp hızı, kardiyak kontraktilite ve atriyoventriküler ileti üzerindeki depresan etkilerini güçlendirebilir. Kalp durma riski nedeniyle LOPRESOR kullanan hastalarda intravenöz yoldan verapamil tipinde (fenilalkilamin) kalsiyum kanal bloköri verilmemelidir. LOPRESOR ile birlikte verapamil tipte oral kalsiyum kanal bloköri kullanan hastalar gözetim altında tutulmalıdırlar.

Sınıf I anti-aritmik İlaçlar ve amiodaron: 

Amiodaron, propafenon ve kinidin ve dizopiramid gibi diğer sınıf I anti-aritmik ajanlar, beta-blokörlerin kalp atımı ve atriyoventriküler iletim üzerindeki etkilerini güçlendirebilir.

Nitrogliserin:

Nitrogliserin LOPRESOR'un hipotansif etkisini artırabilir.

Genel anestezikler:

Bazı inhalasyon anestezikleri beta-blokörlerin kardiyodepresan etkilerini artırabilir.  (bkz. Özel uyarılar ve özel kullanım tedbirleri).

CYP2D6 inhibitörleri

Bu enzimin güçlü inhibitörleri metoprololün plazma konsantrasyonunu artırabilir. CYP2D6’nin güçlü inhibisyonu zayıf metabolize edici fenotipine degisimle sonuçlanabilir (bkz. Bölüm 5.2 Farmakokinetik özellikler). Bu nedenle metoprolol ile güçlü CYP2D6 inhibitörleri uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Bilinen klinik açıdan önemli güçlü CYP2D6 inhibitörleri fluoksetin, paroksetin ya da bupropion gibi antidepresanlar, tiyoridazin gibi antipsikotikler, kinidin ya da propafenon gibi antiaritmikler, ritonavir gibi antiretroviraller, difenhidramin gibi antihistaminikler, hidroksiklorokin ya da kinidin gibi antimalaryaller, terbinafin gibi antifungaller ve simetidin gibi mide ülseri ilaçlarıdır.

Aşağıdaki tıbbi ürünler metoprololün etkisini ya da plazma konsantrasyonlarını azaltabilir:

Prazosin:

İlk prazosin dozunu takip eden akut postüral hipotansiyon, daha önce bir beta-blokör almakta olan hastalarda artabilir

Digitalis glikozidleri:

Dijital glikozitleriyle birlikte kullanımı bradikardide artış ve/veya atriyoventriküler iletim süresinde artmaya neden olabilir.

Sempatomimetikler:

Adrenalin veya diğer sempatomimetik bileşikler (örn: antitüssifler veya kulak ve göz damlaları içindeki) beta-blokörlerle birlikte kullanıldıklarında hipertansif reaksiyonlari uyarabilirler. Ancak bu, seçici olmayan beta-blokörlere oranla terapötik dozlarda beta1-seçici ilaçlarla daha az meydana gelmektedir.

Non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar:

Indometasin gibi non-steroidal antienflamatuvar ilaçlarla birlikte kullanımı metoprololün antihipertansif etkisini azaltabilir.

Hepatik enzim indükleyiciler:

Enzim indükleyici ilaçlar metoprololün plazma konsantrasyonlarını etkileyebilir. Örneğin metoprololün plazma konsantrasyonları rifampisin tarafından azaltılır.

Metoprololün diğer ilaçlar üzerindeki etkisi:

Klonidin:

Klonidinle birlikte LOPRESOR kullanan hastalarda, eğer klonidin tedavisine son verilecekse, LOPRESOR kullanımına klonidinin kesilmesinden birkaç gün önce son verilmelidir. Çünkü, klonidin tedavisinin kesilmesiyle beraber görülebilecek olan hipertansiyon, beraberinde beta-blokör tedavisi gören hastalarda daha yüksek oranda oluşabilir. 

İnsülin ve oral hipoglisemik ilaçlar:

İnsülin kullanan diyabetik hastalarda, b-blokör tedavisi artan veya uzun süre devam eden hipoglisemi ile ilişkili olabilir. Beta-blokörler sulfonil ürelerin hipoglisemik etkilerini antagonize de edebilir. Seçici olmayan b-blokörlere oranla LOPRESOR gibi b1-seçici ilaçlarla bu etki riski daha düşüktür. Ancak; LOPRESOR kullanan diyabetik hastalar diyabet kontrol altına alınıncaya kadar izlenmelidir (bkz. Özel uyarılar ve özel kullanım tedbirleri).

Lidokain (ksilokain):

Metoprolol lidokainin klerensini azaltabilir ve böylece lidokain etkilerinin artmasına neden olabilir.

Alkol:

Birlikte alındıklarında metoprolol alkolün farmakokinetik parametrelerini değiştirebilir. 

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler

Özel popülasyonlara ilişkin herhangi bir klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir. 

Pediyatrik popülasyon: Pediyatrik popülasyonda herhangi bir klinik etkileşim çalışması yürütülmemiştir.

Doz Aşımı Ve Tedavisi

Belirtiler:

LOPRESOR'un aşırı dozuna bağlı zehirlenme şiddetli hipotansiyon, sinus bradikardisi, atriyoventriküler blok, kalp yetmezliği, kardiyojenik sok, kalp durması, bronkospazm, şuur kaybı (ve hatta koma), bulantı, kusma ve siyanoza yol açabilir.

Birlikte alkol, antihipertansifler, kinidin veya barbituratlar alınması belirti ve semptomları ağırlaştırır.

Doz aşımının ilk belirtileri ilaç alındıktan sonra 20 dakika-2 saat içinde görülür. Kuvvetli doz aşımının etkileri plazma konsantrasyonlarında azalmaya rağmen birkaç gün devam eder.

Tedavi:

Hastalar hastaneye yatırılmalı ve genel olarak, yoğun bakım ünitesinde sürekli olarak kardiyak fonksiyon, kan gazları ve kan biyokimyası izlenmelidir. Suni solunum veya kalp pili takılması gibi acil destekleyici ölçümler gerekirse yapılmalıdır. Görünüşte iyi olan ve küçük miktarda doz aşımı bulunan hastalar dahi en az 4 saat süreyle zehirlenme bulguları açısından yakından takip edilmelidir.

Potansiyel hayatı tehdit edici aşırı doz alımında, ilacin gastrointestinal kanaldan uzaklastırılması için kusma uyarılmalı veya mide yıkanmalı (LOPRESOR alımından sonraki 4 saat içindeyse) ve/veya aktif kömür kullanılmalıdır. Hemodiyaliz metoprolol eliminasyonu için yararlı olmamaktadır.

Anlamlı bradikardi geliştiğinde tedavisi için intravenöz yolla atropin verilmelidir. Bradikardi veya hipotansiyonun tedavisinde prenalterol veya isoprenalin gibi intravenöz beta-agonistleri kullanılmalıdır; beta-blokaji aşmak için çok yüksek dozlara gereksinim olabilir. Kan basıncıni iyi halde tutabilmek için dopamin, dobutamin veya noradrenalin verilebilir.
Beta-adrenerjik reseptörlerden bağımsız olarak glukagonun kalp üzerinde pozitif inotropik ve kronotropik etkileri vardır ve beta-blokör aşırı dozuyla ilişkili olarak kalp yetmezliğinde ve dirençli hipotansiyon tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Diazepam nöbetlerin kontrolünde tercih edilen ilaçtir. b2-agonisti veya aminofilin bronkospazmi engellemek için kullanılabilir; hastalar bronkodilatör uygulamasi sırasında ve sonunda kardiyak aritmi olasılığına karşı izlenmelidir.

Aşırı dozajdan sonra beta-blokör yoksunluk fenomeni (bkz. Uyarılar/Önlemler) oluşabilir.

Etkin Maddeler

Her bir film kaplı tablet 100 mg metoprolol tartarat içerir.

Farmakodinamik Özellikler

Farmakoterapötik grup: Kardiyoselektif beta-blokör,

ATC kodu: C07A B02

Metoprolol kardiyoselektif bir beta-blokördir, yani başlıca bronşlarda ve periferik damarlarda bulunan b2-reseptörlerini etkilemek için gereken dozdan daha düşük dozlarda, esas olarak kalpte bulunan b1-reseptörlerini etkiler. Metoprololün ne membran stabilize edici etkisi ne de parsiyel agonistik etkisi (intrinsik sempatomimetik aktivite) vardır.

Katekolaminlerin kalp üzerine olan uyarıcı etkilerini metoprolol azaltır veya inhibe eder. Bunun sonucunda kalp atım hızı, kardiyak kontraktilite ve kalp debisi azalır.

Metoprolol hem ayakta, hem de yatar vaziyette iken yükselmiş kan basıncını düşürür. Kan basıncında egzersize karşı cevap olarak oluşan artışları da azaltır.  Metoprolol ile tedavinin baslangıcında periferik damar direncinde bir artış olur; uzun süreli tedavi sırasında bu normale döner veya bazı vakalarda azalır. Diğer tüm beta blokörlerde olduğu gibi, metoprololün antihipertansif etki mekanizmasi tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak, metoprolol ile kan basıncında uzun süreli görülen azalma total periferal rezistansta bu kademeli azalmayla paralellik göstermektedir.

Angina pektorisli hastalarda, metoprolol iskemik olayların şiddet ve sıklığını azaltır ve fiziksel çalışma kapasitesini artırır. Bu yararlı etkiler kalp atımı veya miyokardiyal kontraktilitede azalma sonucu miyokardiyal oksijen isteginde azalmaya bağlı olabilir.

Supraventriküler taşikardi veya atriyum fibrilasyonunda, ventriküler ekstrasistollerin veya diğer ventriküler aritmilerin varlığında, metoprololün kalp atım hızı üzerine düzenleyici bir etkisi vardır. Antiaritmik etkisi, başlıca pacemaker hücrelerinin otomatikliğinin inhibisyonuna ve atriyoventriküler kondüksiyon zamanının uzamasına bağlıdır.

Miyokard enfarktüsü olduğu şüphe edilen veya teyid edilen hastalarda, metoprolol mortaliteyi azaltır. Bu etki, infarktin büyüklügünün sınırlanmasına olduğu kadar, şiddetli ventriküler aritmilerin sıklığının azalmasına da bağlanabilir. Metoprololün fatal olmayan miyokard enfarktüsünün tekrarlama sıklığını da azalttığı gösterilmiştir.

Beta-blokör etkisi sayesinde, metoprolol palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıklarının tedavisi, migren profilaksisi ve hipertiroidizmde yardımcı bir ilaç olarak kullanım için uygundur.

Metoprolol ile uzun süreli tedavi insülin hassasiyetini azaltabilir. Ancak metoprolol, insülin salınmasını ve karbonhidrat metabolizmasını selektif olmayan beta-blokörlerden daha az etkiler.

Kısa süreli çalışmalarda metoprololün kan lipid profilini değiştirebileceği gösterilmiştir. Trigliseridlerde bir artışa ve serbest yağ asitlerinde azalmaya neden olabilir ve bazı vakalarda HDL fraksiyonunda selektif olmayan beta-blokörler ile gözlenenden daha az olan küçük azalmalar gözlenmistir. Birkaç yıl süren uzun süreli bir çalışmada, kolesterol düzeylerinin azaldığı görülmüştür.

Farmakokinetik Özellikler

Genel özellikler

Emilim:

Metoprolol bağırsağın tüm kısımlarından emilir. Emilim hızlı ve tamdır. Tabletlerin alınmasından yaklaşık 1.5-2 saat sonra kanda doruk plazma konsantrasyonlarına ulaşılır. Metoprololün plazma konsantrasyonları 50-200 mg doz aralığında hemen hemen dozla orantılı olarak artar.  Yoğun ilk geçiş metabolizması nedeniyle metoprololün oral tek dozunun ancak yaklaşık % 50’si sistemik dolaşıma ulaşır. Oksidatif metabolizmadaki genetik farklılıktan dolayı presistemik eliminasyonun süresi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Plazma profilleri kişiler arasında geniş değişkenlik göstermesine ragmen aynı kişide tekrarlanabilir.  Tekrarlanan uygulamalardan sonra dozun sistemik dolaşıma ulasan miktarı tek dozdan sonra dolaşıma geçen miktardan %40 fazladır (bu da yaklaşık %70’dir). Bu, ilk-geçiş metabolizmasinin kısmı doygunluğuna veya hepatik kan akışında azalma sonucu azalan klerense bağlıdır. Besinlerle birlikte alınması oral tek dozun sistemik dolaşıma geçen miktarını % 20-40 oranında artırabilir.

Dağılım:

Metoprolol hızla 3.2 ila 5.6 L/kg dağılım hacminde dağılır. Yarı-ömrü doza bağımlı olmayıp tekrarlanan dozla değişmez. Plazmadaki metoprololün yaklaşık %10’u proteinlere bağlanır. Metoprolol plasentayı geçer ve anne sütünde bulunur
(bkz. Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanımı). Hipertansiyonu olan hastalarda serebrospinal sıvıdaki metoprolol konsantrasyonları plazmadaki ile benzerdir.

Biyotransformasyon:

Metoprolol karaciğerde sitokrom P450 sistemi enzimleriyle büyük oranda metabolize olur. Metoprololün oksidatif metabolizmasi genetik kontrol altındadır. Zayıf metabolize edici (ZM) fenotipi prevalansında belirgin etnik farklılıklar bulunmaktadır. Beyaz ırkın yaklaşık % 7’si ve uzak doğuluların % 1’nden azı ZM’dir.

Zayıf CYP2D6 metabolize edicilerde, normal CYP2D6 aktivitesiyle birlikte hızlı metabolize edicilere kıyasla birkaç kat daha yüksek plazma metoprolol konsantrasyonu gözlenmektedir. Bununla birlikte, metoprololün P450 2D6’ya bağımlı metabolizmasının, ilacın güvenilirlik ya da tolerabilitesi üzerinde etkisi çok az ya da yok gibi görünmektedir. Metoprololün metabolitlerinden hiçbiri anlamlı olarak beta-blokör etkisine katkıda bulunmamaktadır.

Eliminasyon:

Metoprololün ortalama eliminasyon yarı ömrü 3-4 saattir; metabolizması yavaş çalışanlarda yarı ömrü 7-9 saat arasındadır. Dozun yaklaşık %95’i idrarda saptanabilir. Çoğu kişide (metabolizması hızlı çalışanlar), oral dozun % 5’inden az kısmı değişmemiş halde atılır. Metabolizması yavaş çalışanlarda, dozun % 30 kadarı değişmemiş halde atılabilir.

Doğrusallık / doğrusal olmayan durum:

LOPRESOR için doğrusallık / doğrusal olmayan durum konusunda veri mevcut değildir. 

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği: Böbrek fonksiyon bozuklugunun metoprololün biyoyararlanimi veya eliminasyonu üzerine etkisi yoktur.  Ancak metabolitlerinin itrahini azaltır. Kreatinin klerensi yaklaşık 5 mL/dak veya daha az olan hastalarda metabolitlerin biriktigi gözlenmistir. Ancak bu birikme metoprololün beta blokör özelliklerini etkilemez.

Karaciğer yetmezliği:  Karaciğer sirozu metoprololün biyoyararlanımını artırabilir ve total klerensi azaltabilir.

Pediyatrik popülasyon: Pediyatrik popülasyonda farmakokinetik veri mevcut değildir.

Geriyatrik popülasyon: Metoprololün yaşlı hastalardaki plazma konsantrasyonlari, genç hastalara göre önemli bir değişiklik göstermez.

Diğer: Enflamatuvar hastalığın metoprololün farmakokinetigi üzerine hiçbir etkisi yoktur. Hipertiroidizm metoprololün presistemik klerensini artırabilir.

Farmasötik Form

Film kaplı tablet.

LOPRESOR 100 mg film kaplı tabletler, beyaz, yuvarlak, bir yüzünde “CG” diğer yüzünde “I/P” baskılı iki yüzeyi dışbükey film kaplı tabletlerdir.

Gebelik Ve Laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: C (İlk trimester) D (2. ve 3. trimesterler)

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)

LOPRESOR’u reçete eden sağlık profesyonelleri, çocuk sahibi olma potansiyeli olan kadınlara bu ilacın gebelik sırasındaki olası risklerini anlatmalıdırlar.

Gebelik dönemi

Genel bir kural olarak, gebeliğin ilk 3 ayında hiçbir ilaç alınmamalı ve tüm gebelik süresince ilaç almanın yararları ve riskleri dikkatle düşünülmelidir.

LOPRESOR’un gebe kadınlarda kullanımına ilişkin yeterli veri mevcut değildir fakat metoprolole bağlı fetal malformasyon bildirilmemiştir. Bununla birlikte, beta-blokörler plasental perfüzyonu azaltabilirler. Metoprolol plasentaya geçer. Mümkün olan en düşük doz kullanılmalı ve uterus kontraktilitesindeki artışı ve beta-blokajının bebek üzerindeki etkilerini (örneğin bradikardi, hipoglisemi) önlemek için tedavi doğumdan en az 2-3 gün önce kesilmelidir.

Laktasyon dönemi

Az miktarda metoprolol anne sütüne geçmektedir; terapötik dozlarla günde 1 L anne sütü tüketen bir bebek 1 mg’dan az bir metoprolol dozu almış olacaktır. Yine de anne sütü ile beslenen bebekler beta- reseptörlerin blokajina ait belirti veya semptomlar yönünden yakından takip edilmelidir. 

Üreme yeteneği / Fertilite

500 mg/kg ‘a kadar oral dozlarda yapılan çalışmalarda, sıçanlarda fertilite bozukluğuna dair herhangi bir delil bulunmamıştır. 

Geçimsizlikler

Bilinen geçimsizliği yoktur.

İlk Ruhsat Tarihi/Ruhsat Yenileme Tarihi

İlk ruhsatlandırma tarihi: 21 Temmuz 1980

Son yenileme tarihi: 02 Ekim 2006 tarihinde ruhsat yenileme başvurusu yapılmıştır.

İstenmeyen Etkiler

Advers ilaç reaksiyonları, en sık görülen advers reaksiyon ilk sırada olacak şekilde sıklıklarına göre aşağıda sıralanmıştır: çok yaygın (1/10); yaygın (1/100, <1/10); yaygın olmayan (1/1000, <1/100); seyrek (.1/10000, <1/1000); çok seyrek (<1/10000), bilinmiyor (eldeki verilerle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi bozuklukları

Çok seyrek: Trombositopeni 

Psikiyatrik bozukluklar

Seyrek: Depresyon, kabuslar

Çok seyrek: Kişilik bozuklukları, halüsinasyonlar.

Sinir sistemi bozuklukları

Yaygın: Baş dönmesi, baş ağrısı

Seyrek: Mental uyanıklıkta azalma, uyuklama veya uykusuzluk, parestezi,

Göz bozuklukları

Çok seyrek: Görme bozuklukları (ör: bulanık görme), göz kuruluğu veya gözde tahriş

Kulak ve iç kulak bozuklukları

Çok seyrek: Kulak çınlaması ve tavsiye edilen dozların aşılması halinde işitme güçlükleri (ör: hipoakuzi ve sağırlık).

Kardiyak bozukluklar 

Yaygın: Bradikardi,

Seyrek: Kalp yetmezliği, kardiyak aritmiler, palpitasyon

Çok seyrek: Kardiyak iletim bozuklukları, prekordiyal ağrı

Vasküler bozukluklar

Yaygın: Ortostatik hipotansiyon (bazen senkop ile birlikte);

Seyrek: Ödem, Raynaud fenomeni,

Çok seyrek: Önceden şiddetli periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda gangren.

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal bozukluklar

Yaygın: Efora bağlı nefes darlığı

Seyrek: Bronkospazm (obstrüktif akciğer hastalığı öyküsü olmayan  hastalarda da ortaya çıkabilen)

Çok seyrek: Rinit.

Gastro-intestinal bozukluklar

Yaygın: Bulantı ve kusma, karın ağrısı

Seyrek: Diyare veya konstipasyon

Çok seyrek: Ağız kuruluğu, retroperitoneal fibrozis (LOPRESOR ile ilişkisi tam olarak kanıtlanmamıştır).

Hepatobilier bozukluklar

Çok seyrek: Hepatit

Deri ve derialtı doku bozukluklar

Seyrek: Deri döküntüleri (ürtiker şeklinde, psoriaziform ve distrofik deri lezyonları)

Çok seyrek: Fotosensitivite, hiperhidrozis, alopesi, psoriasisin kötüleşmesi.

Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik bozuklukları

Seyrek: Kas krampları

Çok seyrek: Artrit,

Üreme sistemi bozuklukları

Çok seyrek: Libido ve potens bozukluğu, Peyroni hastalığı (LOPRESOR ile ilisşkisi tam olarak kanıtlanmamıştır).

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin bozukluklar

Yaygın: Yorgunluk 

Araştırmalar

Çok seyrek: Kilo artışı, karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik

Kalitatif Ve Kantitatif Bileşim

Etkin madde:

Metoprolol tartarat                      100 mg

Yardımcı maddeler:

Yardımcı maddeler için yardımcı maddeler listesine bakınız.

Klinik Öncesi Güvenlilik Verileri

Üreme sistemi üzerine toksik etkiler

Fare, sıçan ve tavşanlarda gerçekleştirilen üreme sistemi üzerindeki toksisite çalışmaları metoprolol tartrat ile ilgili teratojenik bir potansiyel ortaya koymamıştır. Yüksek dozlar, bir miktar maternal toksisite oluşturmuş, hem uterus içinde hem de doğumdan sonra yavrunun büyümesinde gecikme görülmüştür. 500 mg/kg ‘a kadar oral dozlarda yapılan çalışmalarda, sıçanlarda fertilite bozukluğuna dair herhangi bir delil bulunmamıştır.

Mutajenisite

Memeli somatik hücreleri ya da erkek farenin germinal hücrelerini içeren in vivo testlerde ve bakteriyel hücre sisteminde (Ames) metoprolol tartarat mutajenik/genotoksik potansiyel göstermemiştir.

Karsinojenisite

21 ila 24 ay süreyle 800 mg/kg’a kadar oral doz uygulamalarının ardından metoprolol tartarat fare ve sıçanlarda karsinojenik olmamıştır. 

Kontrendikasyonlar

  • Metoprolol ve benzer türevlere veya yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı bilinen aşırı duyarlılık, diğer beta-blokörlere aşırı duyarlılık (beta-blokörler arasında çapraz duyarlılık oluşabilir.)
  • İkinci veya üçüncü derece atriyoventriküler blok
  • Dekompanse kalp yetmezliği
  • Klinik olarak anlamlı sinüs bradikardisi (kalp atım hızı dakikada 45 ila 50 ‘den daha az)
  • Hasta sinüs sendromu
  • Şiddetli periferel arteriyel dolaşım bozuklukları
  • Kardiyojenik sok
  • Tedavi edilmemiş feokromasitoma (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)
  • Hipotansiyon
  • Şiddetli bronşiyal astımı veya şiddetli bronkospazm öyküsü olan hastalar
  • Miyokard enfarktüsü geçirmiş, kalp atım hızı dakikada <45-50, P-R aralığı >0.24 saniye,  sistolik kan basıncı <100 mm Hg olan hastalarda ve/veya şiddetli kalp yetmezliğinde LOPRESOR kullanımı kontrendikedir.

Kullanım Yolu

Ağızdan alınır.

Küb' Ün Yenileme Tarihi

18 Haziran 2010

Müstahzar Adı

LOPRESOR® 100 mg film kaplı tablet

Özel Kullanım Uyarıları Ve Önlemleri

Genel olarak bronkospastik hastalıkları olanlara LOPRESOR dahil beta-blokörler verilmemelidir. Ancak, hafif veya orta derecede bronkospastik hastalarda diğer uygun ilaçların tolere edilmediği veya etkisiz oldukları durumlarda, göreceli kardiyoselektif olmasından dolayı LOPRESOR dikkatle verilebilir. b1 seçiciligi tam olmadığından b2 agonisti birlikte uygulanmalı ve LOPRESOR’un etkili olan en düşük dozu kullanılmalıdır.

LOPRESOR, özellikle insülin veya hipoglisemik bileşikleri kullanan diabetes mellituslu hastalarda (bkz. İlaç Etkileşmeleri ve Diğer Etkileşmeler) dikkatle kullanılmalıdır. Diabetik hastalar, LOPRESOR dahil beta-blokörlerin hipoglisemi ile oluşan taşikardiyi maskelediğine dair uyarılmalıdır; ancak hipogliseminin baş dönmesi ve terleme gibi diğer belirtileri anlamlı  olarak baskılanamaz ve terleme artabilir.

LOPRESOR dahil beta-blokörler tedavi edilmemiş olan konjestif kalp yetmezliğinde kullanılmamalıdır (bkz. Kontrendikasyonlar). Öncelikle bu durum stabilize edilmelidir.

Atriyoventriküler iletim üzerine negatif etki göstermesinden dolayı, LOPRESOR dahil beta-blokörler 1. derece atriyoventriküler blok olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır (bkz.  . Kontrendikasyonları).

Eğer hastada bradikardide bir artış meydana gelirse (kalp atımı dakikada 50-55 atımdan az) dozaj kademeli olarak azaltılmalı veya tedavi kademeli olarak kesilmelidir (bkz. Kontrendikasyonları).

Periferik arteriyel dolaşım bozukluğu olan hastalarda (örn. Raynaud hastalığı veya olgusu, intermittan klaudikasyon), beta-blokör tedavisi bu gibi durumları ağırlaştırdığından LOPRESOR dikkatle kullanılmalıdır (bkz.  Kontrendikasyonları).

Feokromositoma olduğu bilinen veya olmasından şüphe edilen hastalarda, LOPRESOR her zaman alfa-blokörle birlikte kombine halde verilmelidir (bkz. Kontrendikasyonları).

Metoprolol güçlü hepatik ilk geçiş metabolizmasına uğrar ve başlıca karaciğerde metabolize olarak elimine edilir (bkz.  Farmakokinetik özellikler). Bu nedenle, karaciğer sirozu metoprololün sistemik biyoyararlanımını artırabilir ve total klerensi azaltabilir; plazma konsantrasyonlarında artışa yol açar.

Yaşlı hastalar dikkatle tedavi edilmelidir. Kan basıncında veya kalp atım hızında çok belirgin bir azalma, hayati organlara giden kanın yetersiz düzeylere düşmesine neden olabilir.

Büyük ameliyatların öncesinde LOPRESOR dahil beta-blokör ajanların bırakılmasının gerekliliği ya da tercih edilirliği tartışmalıdır. Kalbin refleks adrenerjik uyarılara yanıt yeteneğinin bozulması, genel anestezi ve cerrahi prosedürlerin risklerini artırabilir. Bir beta-blokör ile tedaviye devam edilmesinin yararları bırakmanın riskine karşı herbir hastada ayrı ayrı değerlendirilerek kararlaştırılmalıdır. Eğer LOPRESOR ile tedavi edilen hastada genel anestezi gerekiyorsa, hastanin beta-blokör kullandığı anesteziste bildirilmelidir. Mümkün olduğunca düşük kardiyodepresan etkiye sahip bir anestetik ajan kullanılmalıdır (bkz. Diğer tıbbi ürünlerle etkileşim ve diğer etkileşim biçimleri). Ameliyattan önce LOPRESOR dahil beta-blokör ile tedavinin kesilmesi gerekliliği düsünülüyorsa, bu kademeli olarak yapılmalı ve genel anesteziden önce 48 saat içinde bu işlem tamamlanmalıdır.

LOPRESOR tedavisi özellikle iskemik kalp hastalığı olan hastalarda aniden kesilmemelidir. Angina pektorisin ağırlaşmasını önlemek için, dozaj kademeli olarak 1-3 haftada azaltılmalı ve gerekirse aynı zamanda replasman tedavisine başlanmalıdır.

Diğer bileşiklerle artan anafilaktik reaksiyonlar özellikle beta-blokör alan hastalarda şiddetli olabilir ve normal dozlarda adrenaline direnç gösterebilir. Yüksek anaflaksi riski bulunan hastalarda LOPRESOR dahil beta-blokör kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Beta-blokörler Prinzmetal anginada (variant tip angina pektoris) angina ataklarının sayısını ve süresini artırabilir. Bu tür hastalarda LOPRESOR gibi nispeten selektif olan b1-reseptör blokörleri kullanılabilir, ancak son derece dikkatli olunmalıdır.

Beta-blokörler tirotoksikozun bazı klinik belirtilerini maskelerler. Bu nedenle, tirotoksikozu olan veya oluşmasından şüphe edilen hastalarda LOPRESOR kullanırken tiroid ve kardiyak fonksiyonlari yakından izlenmelidir.

Praktolol için tanımlanan tam okulomukokutanöz sendromu LOPRESOR kullanımında bildirilmemiştir. Ancak, bu sendromun bir kısmı (tek başına veya arasıra ciltte kızarıklıkla birlikte gözlerin kuruması) meydana gelmistir. LOPRESOR tedavisine son verildiğinde çogu zaman bu belirtiler ortadan kalkar. Hastalar potansiyel oküler etkilere karşı dikkatle gözlenmelidir. Eğer bu gibi etkiler oluşursa, LOPRESOR’ün bırakılması düşünülmelidir.

Pozoloji Ve Uygulama Şekli

Pozoloji / Uygulama sıklığı ve süresi:

Dozun kişiye göre ayarlanması önerilir. 

Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde aşağıdaki dozlarda kullanılır:

Hipertansiyon : 

Günde 100-200 mg, sabah tek doz halinde veya ikiye bölünmüş dozlar halinde (sabah ve akşam) alınır. Gerekirse ek olarak bir diğer antihipertansif verilebilir. LOPRESOR'un daha yüksek günlük dozlarının ikiye bölünmüş şekilde uygulanması tolerabilitenin devamını sağlar.

Angina pektoris : 

Günde 100-200 mg ikiye bölünmüş dozlar halinde alınır. Gerektiğinde günlük doz 400 mg a kadar yükseltilebilir.

Kardiyak ritm bozuklukları :

Günlük 100-150 mg doz 2-3 e bölünerek uygulanır. Gerekirse günlük doz 300 mg a kadar yükseltilebilir.

Miyokard enfarktüsü :

Önerilen doz hastanın hemodinamik durumuna göre azaltılabilir.

Akut safhanın tedavisinden sonra idame tedavisi LOPRESOR Tablet ile yapılır.  Günlük doz 200 mg dir, iki eşit doza bölünerek verilir. Tedavi en az 3 ay sürdürülmelidir.

Hipertiroidizm :

Günde  150-200 mg (400 mg’a kadar yükseltilebilir) 3-4 e bölünmüş dozlar halinde alınır.

Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları :

Günde 100 mg sabah tek doz halinde uygulanır; gerektiğinde günlük doz 200 mg a çıkarılır ve ikiye bölünmüş dozlar halinde kullanılır (sabah ve akşam).

Migrenin önlenmesi :

Günde 100 mg sabah tek doz halinde uygulanır; gerektiğinde günlük doz 200 mg a çıkarılır ve ikiye bölünmüş dozlar halinde kullanılır (sabah ve akşam). 

Uygulama şekli:

Film kaplı tabletler çiğnenmeksizin yutulmalıdır.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği: LOPRESOR’un böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanımına ilişkin deneyim mevcut değildir.

Pediyatrik popülasyon: LOPRESOR’un çocuklarda güvenliği ve etkililiği kanıtlanmamıştır.

Geriyatrik popülasyon: LOPRESOR’un yaşlı hastalarda kullanımına ilişkin yeterli deneyim mevcut değildir.

Raf Ömrü

Raf ömrü 60 aydır.

Ruhsat Numarası(Ları)

129/15

Ruhsat Sahibi

Novartis Ürünleri 34912

Kurtköy – İstanbul

Ruhsat Sahibi

Novartis Ürünleri      

34912   Kurtköy – İstanbul

Tel:   0 216 560 10 00

Faks: 0 216 482 64 08

Saklamaya Yönelik Özel Tedbirler

30 °C’ nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Rutubetten koruyunuz.

Terapötik Endikasyonlar

  • Hipertansiyon : Monoterapi şeklinde veya diğer antihipertansifler örn: diüretik periferik vazodilatör veya bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü ile birlikte kombinasyon halinde.
  • Angina pektoris : Uzun süreli profilaksi için. Gerektiğinde akut krizleri yatıştırmak için nitrogliserin kullanılmalıdır.
  • Supraventriküler ve ventriküler aritmileri içeren kardiyak ritm bozuklukları
  • Teyid edilmiş veya şüpheli miyokard enfarktüsü, miyokard enfarktüsten sonraki sekonder koruma için
  • Hipertiroidizm (yardımcı tedavi olarak)
  • Palpitasyonlu fonksiyonel kalp hastalıkları
  • Migrenin önlenmesi

Üretici Bilgileri

Novartis Ürünleri 34912

Kurtköy – İstanbul

Yardımcı Maddeler

Aerosil 200, Avicel PH, magnezyum stearat, sodyum karboksimetil nisasta, PVP K90 selüloz HP-M-603, Kremofor RH 40, talk PH , titan dioksit

Yardımcı Maddelerin Listesi

  • Aerosil 200
  • Avicel PH
  • Magnezyum stearat
  • Sodyum karboksimetil nisasta
  • PVP K90 selüloz HP-M-603
  • Kremofor RH 40
  • Talk PH
  • Titan dioksit