Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Zentiva Sağlık Ürünleri San.ve Tic.A.Ş.
Marka PIOGTAN
Etken Madde Kodu SGKFK3-PIOGLITAZON HCL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 90
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu A10BG03
ATC Açıklaması Pioglitazon
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Tabletler
Kamu Kodu A10453
Patent Jenerik
Satış Fiyatı 209,01 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 188,07 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 84,23 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E353A
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Hastalara önerilen en yüksek doz olan 45 mg/gün dozundan daha yüksek dozda pioglitazon uygulanmıştır. Dört gün boyunca bildirilen maksimum doz (120 mg/gün), ardından 7 gün boyunca uygulanan 180 mg/gün dozu herhangi bir semptomla ilişkili bulunmamıştır.

Sülfonilürelerle veya insülinle kombinasyon halinde uygulamada hipoglisemi ortaya çıkabilir. Doz aşımı durumunda semptomatik veya genel destekleyici önlemler alınmalıdır.

Endikasyonlar

Tip II diyabeti (insülin bağımsız diyabet, NIDDM) olan hastalarda insülin direncinin azaltılması ve kan glukoz düzeninin sağlanmasında endikedir. Tedavi, diyet ve egzersizle birlikte uygulanmalıdır. Monoterapi ya da sülfonilüre, insülin veya metforminle kombine tedavide kullanılabilir.

Farmakodinamik Özellikler

Pioglitazon, yüksek seçicilik ve güçlü etki gösteren bir PPAR-γ (peroksizom proliferator-aktivasyonlu reseptör-gamma) agonistidir.

PPAR-γ reseptörleri, karaciğer, yağ dokusu ve iskelet kasında bol miktarda bulunur ve dokuların insüline karşı hassasiyetini düzenlemede görev alırlar. İnsülin, belirli bir düzen içinde salgılanan ve dokuların lipid ve glukozu işleyebilmeleri için gerekli bir hormondur. Pioglitazon, PPAR-γ reseptörlerini uyararak, dokuların insüline karşı duyarlılığını artırır. Sonuç olarak, duyarlılığı artmış olan dokular mevcut insülini daha verimli kullanarak, daha fazla glukoz ve lipidin hücreler tarafından işlenmesini sağlar. Pioglitazonun antidiyabetik etkisinin oluşabilmesi için insülin gereklidir. Bu nedenle, endojen insülin salgısı olmayan ve dışarıdan insülin verilmeyen hastalarda, pioglitazon kan glukoz düzeyini düşüremez.

Pioglitazonun insüline karşı dirençli hastalarda insüline duyarlılığı artırdığı gösterilmiştir. Pioglitazon, ayrıca insüline-bağlı glukoz taşınmasını ve karaciğer dokusunun insüline duyarlılığını artırarak, bozulmuş glukoz dengesini düzeltir. Tip II diyabetik hastalarda, pioglitazonun etkisiyle kandaki glukoz, insülin ve hemoglobin A1C (HbA1C) miktarı azalır. Bununla birlikte, lipid anormalliği olan tip II diyabetik hastalarda, kan trigliserit düzeylerinin düştüğü, HDL-kolesterol düzeyinin arttığı gözlenmiştir. Ancak LDL-düzeylerinde anlamlı bir artış olmadığı saptanmıştır.

İnsüline duyarlılık, transkripsiyon mekanizmalarının yavaş ilerlemesi nedeniyle kısa sürede artmamaktadır. Bu nedenle pioglitazonun en az 3 ay süreyle kullanılması önerilmektedir.

Pioglitazonun transkripsiyon mekanizmalarına etkisini doğrudan ve kısa sürede ölçümlemek mümkün olmadığından, tedavinin etkinliğini saptamak için kan HbA1C düzeylerinin takibi önerilmektedir. Yapılan klinik çalışmalarda, tedavinin olumlu bir göstergesi olan HbA1C düzeyindeki düşüşün 3 ay sonra belirgin hale geldiği saptanmıştır.

Sülfonilüre, metformin veya dış kaynaklı insülinin verilmesi, pioglitazonun glukoz metabolizmasını düzeltmedeki etkinliğini artırmaktadır.

Farmakokinetik Özellikler

Oral alımı takiben pioglitazon hızla emilir ve 30 dakika içinde plazmada saptanabilir duruma gelir. Zirve plazma konsantrasyonuna ulaşma süresi 2 saattir. Gıdalarla alınması, zirve plazma konsantrasyonuna ulaşma süresini 3-4 saate çıkarırken, emilim oranını etkilemez.

Günde tek doz kullanıldığında, pioglitazon ve metabolitlerinin toplam plazma konsantrasyonu 24 saat süreyle artmaktadır. Kararlı plazma konsantrasyonuna 7 gün içerisinde ulaşmaktadır. Kararlı plazma konsantrasyonuna ulaştığında, farmakolojik olarak aktif olan iki metaboliti (M-III ve M-IV), kandaki pioglitazon düzeyine eşit duruma gelmektedir. Tip II diyabetli ve sağlıklı gönüllülerde, kararlı denge durumundaki pioglitazon, toplam pioglitazon miktarının (pioglitazon ve metabolitleri) %30 - 50’sini oluşturmaktadır.

Pioglitazon ve metabolitleri, başta albumin olmak üzere % 99 oranında plazma proteinlerine bağlanır.

Pioglitazon sitokrom P450 2C8, CYP 3A4 ve CYP 1A1 tarafından karaciğerde metabolize edilmektedir. Ketokonazol, pioglitazonun karaciğerde metabolizasyonunu %85 oranında inhibe eder.

Alınan dozun %15-30 kadarı idrarla atılmaktadır. Dozun geri kalan kısmı, değişmeden ya da metabolit olarak feçes yoluyla atılmaktadır. Plazma yarılanma süresi pioglitazon için 3-7 saat, metabolitleri için 16-24 saattir.

Orta ve ağır böbrek yetmezliğinde, pioglitazonun plazma yarılanma süresinde herhangi bir değişme olmadığı saptanmıştır. Bu nedenle, böbrek yetmezliğinde pioglitazon dozunun ayarlanması gerekmez.

Karaciğer yetmezliği olan hastalarda pioglitazonun zirve plazma konsantrasyonlarında %45 azalma olduğu saptanmıştır. Bu nedenle, aktif karaciğer hastalığı veya karaciğer enzimleri normalin 2.5 katını aşan hastalarda pioglitazon kullanımı önerilmez.

Yaşlılarda pioglitazonun yarılanma süresi ve zirve plazma konsantrasyonunda klinik olarak anlamlı bir değişiklik olmamaktadır.

Farmasötik Şekli

Tablet

Formülü

Her tablette,

30 mg pioglitazona eşdeğer

Pioglitazon HCl .........………………………….......33.07 mg

İlaç Etkileşmeleri

Yapılan etkileşim çalışmaları, digoksinin, varfarinin, fenprokumonun ve metforminin farmakodinamikleri ve farmakokinetikleri üzerinde pioglitazonun herhangi bir anlamlı etkisi olmadığını ortaya koymuştur. Pioglitazonun sülfonilürelerle birlikte uygulanması, sülfonilürelerin farmakokinetiklerini etkiliyor gibi görünmemektedir. İnsanlarda gerçekleştirilen çalışmalar, en temel uyarılabilen enzim sitokrom P450, 1A, 2C8/9 ve 3A4 üzerinde herhangi bir uyarıcı etkiye işaret etmemektedir. In vitro çalışmalar, sitokrom P450’nin herhangi bir alt tipinin inhibisyonunu düşündürmemiştir. Bu enzimlerle metabolize olan substratlarla (örneğin, oral kontraseptifler, siklosporin, kalsiyum kanal blokerleri ve HMGCoA redüktaz inhibitörleri) etkileşim beklenmemektedir.

Pioglitazonun, gemfibrozil (bir sitokrom P450 2C8 inhibitörü) ile birlikte uygulanmasının pioglitazonun EAA (Eğri Altında Kalan Alan) değerinde 3 kat artışa neden olduğu bildirilmiştir. Dozla ilişkili advers olay riskinde bir artış potansiyeli mevcut olduğundan, gemfibrozil ile birlikte uygulama durumunda pioglitazon dozunda azaltma yapılması gerekli olabilir. Glisemik kontrolün yakın takibi düşünülmelidir (bkz. bölüm 4.4). Pioglitazonun, rifampisin (bir sitokrom P450 2C8 uyarıcısı) ile birlikte uygulanmasının pioglitazonun EAA değerinde % 54 azalma ile sonuçlandığı bildirilmiştir. Rifampisinin birlikte uygulanması durumunda pioglitazon dozunun artırılması gerekebilir. Glisemik kontrolün yakın takibi düşünülmelidir (bkz. bölüm 4.4).

Kontraendikasyonlar

Pioglitazon veya katkı maddelerine karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde, bariz kalp yetmezliği (NYHA Evre I-IV) veya kalp yetmezliği öyküsü olanlarda ve karaciğer yetersizliğinde kullanımı kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu

PİOGTAN tabletin önerilen dozu, günde bir defa 15 veya 30 mg’dır. Başlangıç dozuna yeterli yanıt alınamayan hastalarda, doz aşamalı olarak günde 45 mg’lık 1 tablete çıkarılabilir. Tabletler yemek öncesi veya sonrasında alınabilir.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Piogtan 15 mg Tablet: 30 ve 90 tabletlik ambalajlarda

Piogtan 45 mg Tablet: 30 ve 90 tabletlik ambalajlarda

Saklama Koşulları

25˚ C altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Çocukların göremeyeceği , erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

30 ve 90 tabletlik ambalajlarda

Uyarılar/Önlemler

İnsülin ile birlikte sadece metformin kontrendike olduğu durumlarda sıkı kontrol altında kullanılabilir.

Sıvı retansiyonu ve kalp yetmezliği:

Pioglitazon, sıvı retansiyonuna neden olarak kalp yetmezliğinin ortaya çıkmasına veya şiddetlenmesine yol açabilir. Konjestif kalp yetmezliği gelişimi için en az bir risk faktörü bulunan (örneğin, geçirilmiş miyokard infarktüsü veya semptomatik koroner arter hastalığı) hastaların tedavisinde, hekimlerin mümkün olan en düşük dozla tedaviye başlamaları ve dozu yavaş yavaş artırmaları gerekir. Hastaların, kalp yetmezliği belirtileri ve semptomları, kilo alımı veya ödem, özellikle azalmış kardiyak rezerv ile ilişkili olan belirtiler açısından gözlenmeleri gerekir.

Pioglitazonun insülinle birlikte kullanıldığı hastalarda veya kalp yetmezliği öyküsü bulunan hastalarda kalp yetmezliği olguları bildirilmiştir. Bu yüzden insilün ve piaglitazonun beraber kullanldığı ve kalp yetmezliği hikayesi olan hastalarda, kalp yetmezliği belirtileri, kilo alımı veya ödem oluşup oluşmadığı gözlenmelidir.İnsülin ve pioglitazon sıvı retansiyonuyla ilişkili olduğu için, insülinin ve metformin+pioglitazon kombinasyonunun birlikte uygulanması ödem riskini artırabilir. Kalbin çalişmasında bir düzensizlikolduğunda metformin+pioglitazon kombinasyonu kesilmelidir.

Tip 2 diabetes mellitus ve önceden varolan majör makrovasküler hastalık bulunan, 75 yaş altındaki hastalarda pioglitazon ile bir kardiyovasküler sonlanım çalışması gerçekleştirilmiştir. Pioglitazon veya plasebo, 3,5 yıla kadar mevcut antidiyabetik ve kardiyovasküler tedaviye eklenmiştir. Bu çalışma, kalp yetmezliği raporlarında bir artış olduğunu, fakat bu durumun çalışmadaki mortalite oranında bir artışa yol açmadığını göstermiştir. Bu hasta grubunda edinilen deneyimlerin sınırlı olması nedeniyle 75 yaş üzeri hastalarda dikkatli olunması gerekir.

Karaciğer fonksiyonunun izlenmesi:

Pioglitazon ile ilgili pazar sonrası deneyimde nadiren hepatosellüler disfonksiyon olguları bildirilmiştir (bkz. bölüm 4.8). Bu nedenle, pioglitazon ile tedavi edilen hastaların karaciğer enzimlerinin düzenli olarak izlenmesi gereklidir. Bütün hastalarda pioglitazon ile tedaviye başlamadan önce karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir. Başlangıç karaciğer enzim seviyeleri yükselmiş (ALT >2.5 X normal üst sınır) hastalarda veya başka karaciğer hastalığı bulgusu saptananlarda pioglitazon tedavisine başlanmamalıdır.

Pioglitazon tedavisine başlanmasını takiben, karaciğer enzimlerinin klinik kararlar doğrultusunda düzenli olarak izlenmesi önerilir. Eğer pioglitazon tedavisi sırasında ALT seviyeleri normal üst sınırın 3 katından daha fazla seviyelere ulaşırsa, karaciğer enzim seviyeleri mümkün olan en kısa sürede yeniden değerlendirilmelidir. Eğer ALT seviyeleri >3 X normal üst sınır düzeyinde kalırsa, tedavi sonlandırılmalıdır. Eğer herhangi bir hastada hepatik disfonksiyonu düşündüren semptomlar ortaya çıkarsa (açıklanamayan bulantı, kusma, abdominal ağrı, halsizlik, anoreksi ve/veya koyu renkli idrar gibi) karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir. Hastanın pioglitazon tedavisine devam edip etmemesi ile ilgili karar, ilgili laboratuvar değerlendirmelerine dayanan klinik hükme göre belirlenmelidir. Sarılık gözlenmesi durumunda tedavi sonlandırılmalıdır.

Kilo alımı:

Pioglitazon ile gerçekleştirilen klinik çalışmalarda, dozla ilişkili kilo alımı bulgularına rastlanmıştır; bu durum, yağ birikimine ve bazı olgularda sıvı retansiyonuna bağlı olabilir. Bazı olgularda kilo alımı kalp yetmezliğinin bir belirtisi olabilir; bu nedenle vücut ağırlığının yakından takip edilmesi gerekir. Diyabet tedavisinin bir bölümünü diyet kontrolü oluşturur. Hastaların kalori kontrollü diyetlerine sıkı sıkıya bağlı kalmaları tavsiye edilmelidir.

Hematoloji:

Pioglitazon tedavisi sırasında, hemodilüsyonla uyumlu bir bulgu olarak ortalama hemoglobin (% 4 göreceli azalma) ve hematokrit (% 4,1 göreceli azalma) seviyelerinde hafif bir azalma olmaktadır. Pioglitazon ile gerçekleştirilen karşılaştırmalı, kontrollü klinik çalışmalarda, metformin tedavisinde (hemoglobinde % 3 - 4 ve hematokritte % 3,6 – 4,1 göreceli azalma) ve daha küçük bir boyutta sülfonilüre ve insülin tedavilerinde (hemoglobinde % 1-2 ve hematokritte % 1- 3,2 göreceli azalma) benzer değişiklikler gözlenmiştir.

Hipoglisemi :

Artmış insülin duyarlılığının bir sonucu olarak, bir sülfonilüre ile birlikte ikili veya üçlü oral tedavi biçiminde ya da insülin ile birlikte ikili tedavi biçiminde pioglitazon verilen hastalarda dozla ilişkili hipoglisemi riski olabilir ve sülfonilüre veya insülin dozunda bir azaltma yapılması gerekebilir.

Göz bozuklukları:

Pioglitazon da dahil olmak üzere tiazolidindion kullanımında, görme keskinliğinde azalma ile birlikte yeni başlayan veya kötüleşen diyabetik maküler ödeme ilişkin pazar sonrası raporları bildirilmiştir. Bu hastaların birçoğu, aynı zamanda periferik ödem bildirmiştir. Pioglitazon ile maküler ödem arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığı belirli değildir, fakat görme keskinliği ile ilgili rahatsızlıklar bildiren hastalarda reçete yazan hekimlerin maküler ödem olasılığını göz önünde bulundurmaları gerekir; uygun oftalmolojik değerlendirme düşünülmelidir.

Diğerleri:

3,5 yıla kadar pioglitazon ile tedavi edilen 8100 hastayı ve diğer ilaçlarla tedavi edilen 7400 hastayı kapsayan randomize, kontrollü, çift kör klinik çalışmalarda bildirilen kemik kırığı advers olay olgularının toplu analizinde, kadınlarda kemik kırığı insidanslarının arttığı görülmüştür.

Diğer ilaçları kullanan kadınlarda % 1,7, pioglitazon verilen hastalarda % 2,6 oranında kırık gözlenmiştir. Diğer ilaçlarla karşılaştırıldığında (%1,5), pioglitazon ile tedavi edilen hastalarda kırık oranlarında artış gözlenmemiştir.

Kırık insidansı, pioglitazon ile tedavi edilen kadınlarda 1,9 kırık/100 hasta yılı, diğer ilaçlarla tedavi edilen hastalarda 1,1 kırık/100 hasta yılı olarak bulunmuştur. Pioglitazon konusundaki bu veri setinde kadınlar için gözlenen aşırı kırık riski, 0,8 kırık/100 hasta kullanım yılı olarak bulunmuştur.

3,5 yıllık kardiyovasküler risk PROactive çalışmasında, kırık insidansı pioglitazon ile tedavi edilen bayan hastalarda 44/870 oranında (% 5,1; 1,0 kırık/100 hasta yılı), karşılaştırma ilacı ile tedavi edilen bayan hastalarda ise 23/905 oranında (% 2,5; 0,5 kırık / 100 hasta yılı) bulunmuştur. Diğer ilaçla karşılaştırıldığında (% 2,1) pioglitazon ile tedavi edilen erkek hastalarda (% 1,7) kırık oranlarında bir artış saptanmamıştır.

Kırık riski, pioglitazon ile tedavi edilen kadın hastaların uzun süreli bakımında göz önünde bulundurulmalıdır.

Pioglitazon klinik çalışma veri tabanı değerlendirildiğinde, pioglitazon ile tedavi edilen kadın hastalar plasebo ya da aktif farklı bir ilaç grubu ile karşılaştırıldığında en az bir kemik kırığı olduğu ve bu kırıkların çoğunluğunun distal alt ekstremite (ayak, ayak bileği, fibula, tibia) ya da distal üst ekstremite (el, kol, bilek) bölgelerini içerdiği saptanmıştır. Bu kırık oluşumunun mekanizması bilinmemektedir. Artış kırık riski erkeklerde gözlenmemektedir.

İnsülinin etkisinin güçlendirilmesinin bir sonucu olarak, polikistik over sendromlu hastalarda pioglitazon tedavisi ovulasyonun tekrar başlamasına yol açabilir. Bu hastalarda gebelik riski ortaya çıkabilir. Hastalar gebelik riski konusunda uyarılmalıdır ve gerekirse uygun doğum kontrolü uygulanmalıdır(bkz. bölüm 4,6). Eğer hasta gebe kalmak istiyorsa veya gebelik oluşmuşsa, tedavi kesilmelidir.

Sitokrom P450 2C8 inhibitörlerinin (örneğin gemfibrozil) veya uyarıcılarının (örneğin rifampisin) birlikte kullanıldığı durumlarda dikkatli olunmalıdır. Glisemik kontrol yakından takip edilmelidir. Önerilen pozoloji içindeki pioglitazon doz ayarlaması veya diyabet tedavisindeki değişiklikler gözden geçirilmelidir (bkz. bölüm 4.5).

Piogtan tabletlerde laktoz monohidrat bulunur; bu nedenle bunlar Lapp laktaz eksikliği, galaktoz intoleransı veya glukoz-galaktoz malabzorbsiyonu gibi nadir kalıtsal problemleri olan hastalarda kullanılmamalıdır.

Hastalara verilmesi gereken bilgiler

Hastalara verilen diyete uymaları ve düzenli ararlıklarla açlık kan glukozu ve HbA1C düzeylerinin ölçülmesinin gerektiği uyarısı yapılmalıdır.

Nedeni bilinmeyen bulantı, kusma, karın ağrısı, yorgunluk, anoreksi ve koyu idrar saptanması durumunda doktorunuza başvurun uyarısı yapılmalıdır.

İnsülin veya diğer anti-diyabetik ilaçlarla kombine olarak kullanıldığında gelişebilen hipoglisemi ve önlemleri konusunda uyarılarda bulunulmalıdır.

Premenopozal dönemdeki kadın hastalarda, tedavi nedeniyle ovulasyonun artabileceği ve uygun kontraseptif yöntemi kullanmaları gerektiği bildirilmelidir.

Gebelik ve emzirmede kullanım:

Gebelik Kategorisi: C

Gebelikte kullanım:

Gebelikte pioglitazonun güvenilirliğini belirlemek üzere herhangi bir çalışma yürütülmemiştir. Pioglitazon ile gerçekleştirilen hayvan çalışmalarında fetal gelişim gerilemesi belirlenmiştir. Bu, pioglitazonun maternal hiperinsülinemiyi azaltma etkisine ve gebelik sırasında oluşarak fetal gelişim için gerekli metabolik substratların yararlanımını azaltan artmış insülin direncine bağlanabilir.

Böyle bir mekanizmanın insanlar açısından önemi belirsizdir, bu nedenle pioglitazon gebelikte kullanılmamalıdır.

Emzirme sırasında kullanım:

Pioglitazonun emziren sıçanlarda anne sütüne geçtiği gösterilmiştir. Pioglitazonun insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle, pioglitazon emziren annelerde kullanılmamalıdır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Ödem: Pioglitazon kullanan hastaların %4.8'inde ödem saptanmıştır. İnsülinle kombine kullanımında ödem sıklığı %15.3'e yükselmiştir.

Miyalji: Yapılan çalışmalarda pioglitazon kullanan hastaların %5.4'ünde miyalji bulguları saptanmıştır.

Anemi: Pioglitazon kullanılan hastaların %1'inde anemi gözlenmiştir. Kombine kullanımda anemi sıklığında hafif bir artış gözlenmiştir.

Hipoglisemi:Kombine kullanımda, pioglitazon kullanımına bağlı olarak hastaların %8'inde hipoglisemi görülmüştür (Bkz. UYARILAR/ÖNLEMLER)

Göz bozuklukları: Görme bozukluğu