Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Novartis Sağlık Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.
Marka RITALINE
Etken Madde Kodu SGKFDH-METIL FENIDAT HCL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 30
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu N06BA04
ATC Açıklaması Metilfenidat
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Tabletler
Kamu Kodu A06817
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 17,26 TL (5 Şubat 2020)
Kurumun Ödediği
Reçete Tipi Kırmızı Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E670A
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçer !
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı
Belirtiler ve semptomlar
Akut doz aşımının belirti ve semptomları başlıca merkezi ve sempatik sinir sistemlerinin aşırı uyarılmasına bağlıdır ve aşağıdaki belirtiler görülebilir: kusma, ajitasyon, tremor, hiperrefleksi, kas seğirmesi, konvülsiyonlar (muhtemelen komanın  izlediği), öfori, konfüzyon, halüsinasyonlar, deliryum, terleme, ateş basması, baş ağrısı, hiperpireksi, taşikardi, palpitasyon, kardiyak aritmiler, hipertansiyon, midriyazis ve mukoz membranlarda kuruluk.
 
Tedavi
Tedavi, destekleyici önlemler ve hipertansif kriz, kardiyak aritmiler, konvülziyonlar gibi hayati tehlikesi olan durumların semptomatik tedavisinden ibarettir. Hekimler, doz aşımı semptomlarının tedavisindeki en güncel bilgi desteğini alabilmek için bir zehir danışma merkezine ya da güncel toksikolojik yayınlara başvurmalıdır.
 
Tedavi destekleyici önlemlerden oluşur. Hasta kendine verebileceği zarara ve halen mevcut aşırı uyarılmayı daha da ağırlaştıracak dış uyarıcılara karşı korunmalıdır. Eğer doz aşımı oral yolla olmuşsa ve hasta bilinçli ise, aktif kömür verilmesini takiben kusturma ile mide boşaltılabilir. Hiperaktif veya bilinç kaybı olan hastalarda ya da solunum depresyonu olanlarda  hava yolu korumalı gastrik lavaj gereklidir. Yeterli dolaşım ve solunumun sürdürülmesi için çok özen gösterilmelidir; hiperpireksi için dışarıdan soğutma işlemleri gerekebilir.
 
Ritalin ile doz aşımında periton diyalizinin veya ekstrakorporal hemodiyalizin etkinliği tespit edilmemiştir.
Endikasyonlar
Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD, DSM-IV)
 
ADHD önceleri, dikkat eksikliği bozukluğu veya beyinde minimal düzeyde işlev bozukluğu olarak bilinirdi; hiperkinetik bozukluk, minimal beyin hasarı, minimal serebral disfonksiyon, minör serebral disfonksiyon ve çocuklardaki psiko-organik sendrom; bu davranış sendromunun tanımlanması amacıyla kullanılan diğer terimlerdi. Ritalin; orta-ileri derecede dikkat dağınıklığı, dikkat süresinin kısa olması, hiperaktivite, emosyonel labilite ve impulsivite gibi özelliklere sahip bir davranış sendromu olan çocukların stabilizasyonu amacıyla uygulanan ve psikolojik, eğitimle ilişkili ve sosyal önlemleri içeren, geniş kapsamlı bir tedavi programının bir bölümü olarak kullanılır. Teşhis, DSM-IV’e göre veya ICD-10 rehberliğiyle konur. Lokalizasyon göstermeyen nörolojik bozukluklar, öğrenim yetersizliği veya EEG anormallikleri mevcut olabilir veya olmayabilir ve merkez sinir sistemi disfonksiyonu şeklindeki bir teşhis, konulabilir ya da konulamayabilir.
 
ADHD Teşhisi için özellikle göz önünde bulundurulması gereken noktalar
 
Etiyolojisi bilinmeyen bu sendromun teşhisini tek başına sağlayan herhangi bir test yoktur. Hatasız bir ADHD teşhisi için tıbbi, nöropsikolojik, eğitimle ilişkili ve sosyal tetkiklerin yapılması gerekir. Dikkat süresinin kısalığı, dikkat dağınıklığı, emosyonel labilite, impulsivite ve orta-ileri derecede hiperaktivite anamnezi; minör nörolojik bulgular ve anormal EEG; bu hastalarda genellikle bildirilen özelliklerdendir. Öğrenme fonksiyonu bozulmuş olabilir veya olmayabilir. Teşhis yalnızca bu özelliklerden birinin veya birkaçının varlığına bakılarak değil, tam bir anamnez alınarak ve değerlendirme yapılarak konulmalıdır. İlaç tedavisi, bu sendromun bulunduğu çocukların tümünde gerekli olmayabilir. Semptomların çevre faktörlerinden (özellikle çocukları kötüye kullanma) ve/veya psikoz dahil primer psikiyatrik bozukluklardan kaynaklandığı çocuklarda uyarıcı ilaçlar kullanılmaz. Gereken eğitimin verilmesi temeldir ve psikososyal girişime genellikle ihtiyaç duyulur. İlaçsız önlemlerin yetersiz kaldığı anlaşıldığında; çocuktaki semptomların şiddeti temel alınarak, uyarıcı ilaç kullanılması kararlaştırılmalıdır.
 
Narkolepsi
 
Gündüz saatlerindeki uyku, uygun olmayan uyku atakları ve kas tonusunun birdenbire kaybolması gibi semptomlarla karakterizedir.
Farmakodinamik Özellikler
Ritalin bir merkezi sinir sistemi uyarıcısı olup belirgin etkisi motor aktivite yerine mental aktivite üzerinedir. İnsandaki etki mekanizması tamamen anlaşılmamıştır, fakat beyin kökü aktivasyon sistemini ve korteksi aktive ederek uyarıcı etkisini gösterdiği düşünülmektedir. Ritalin’in çocuklardaki mental ve davranışsal etkilerinin mekanizması açıklıkla belirlenmemiştir ve  bu etkilerin merkezi sinir sisteminin durumu ile ilişkilerini gösteren kesin bir kanıt bulunmamaktadır.
Farmakokinetik Özellikler
Ritalin 1:1 oranında d-metifenidat ve l-metilfenidat karışımından oluşan bir rasemattır.
 
Emilim
 
Tablet:Oral yoldan alındıktan sonra etkin madde (metilfenidat hidroklorür) hızla ve hemen hemen tamamen emilir. Yoğun ilk geçiş metabolizması nedeniyle sistemik biyoyayarlanımı dozun ancak % 30’ u (% 11-51) kadardır. Besinlerle alınması emilimini hızlandırır fakat emilen miktarı etkilemez. 0.30 mg/kg alınmasından ortalama 1-2 saat sonra yaklaşık 40 nmol/L (11 ng/mL) olan doruk konsantrasyonlara erişilir. Ancak doruk konsantrasyonlar hastalar arasında belirgin derecede farklılıklar gösterir. Konsantrasyon-zaman eğrisi altında kalan alan (AUC) ve doruk plazma konsantrasyonları (Cmax) doz ile orantılıdır.

Dağılım

Kanda metilfenidat ve metabolitleri plazma (% 57) ve eritrositler (%43) arasında dağılır. Metilfenidat ve metabolitleri plazma proteinlerine düşük oranda (% 10 - 33) bağlanırlar. Sağlıklı yetişkin gönüllülerde rasemat için oral dozu takiben  sanal dağılım hacmi yaklaşık 13.1 L/kg’dir. İntravenöz dozu takiben dağılım hacmi (Vss) 2.23 L/kg’dır. 

Biyotransformasyon
 
Metilfenidatın biyotransformasyonu hızlı ve geniş kapsamlıdır. Ana metabolit olan, ester grubu uzaklaştırılmış, a-fenil-2-piperidin asetik asit metaboliti metilfenidatın alınmasından yaklaşık 2 saat sonra plazmada, değişmemiş maddeninkinden 30 - 50 defa daha yüksek olan doruk konsantrasyonlara ulaşır. a-fenil-2-piperidin asetik asidin yarılanma ömrü metilfenidatin yarılanma ömrünün yaklaşık iki katıdır ve ortalama sistemik klirensi 0.17 L/saat/kg’dır. Hidroksillenmiş metabolitler (yani, hidroksimetilfenidat ve hidroksiritalinik asit) ancak küçük miktarlarda tespit edilirler. Terapötik etkinliğinin esas olarak ana maddeye bağlı olduğu sanılmaktadır.
 
Eliminasyon

Metilfenidat plazmadan ortalama 2 saatlik bir yarı ömür ile elimine edilir. Sağlıklı yetişkin gönüllülerdeki rasemat dozunun oral dozu takiben sanal ortalama sistemik klirensi 10 L/saat/kg ; intravenöz dozu takiben ise 0.565 L/saat/kg’dır. Oral alınmasından sonra 48-96 saat içinde dozun % 78-97’si idrar, % 1-3’ü dışkı ile, metabolitleri şeklinde atılır. Değişikliğe uğramamış metilfenidat ancak küçük miktarlarda (< % 1) idrarda görülür. Dozun çoğunluğu (% 60-86) idrarla, a-fenil-2-piperidin asetik asit şeklinde atılır.

Özel hasta grupları

Metilfenidatın hiperaktif çocuklarda ve normal erişkinlerde farmakokinetik davranışları arasında görünür fark yoktur. Eliminasyon bilgileri, böbrek fonksiyon bozukluğu olması halinde böbrek fonksiyonları normal olan hastalardakine göre değişmemiş metilfenidatın böbreklerden atılmasının çok az miktarda azalacağını göstermektedir. Bununla birlikte a-fenil-2-piperidin asetik asit metabolitinin böbreklerden atılması azalabilir.
Farmasötik Şekli
Tablet
Formülü
Bir tablet 10 mg metilfenidat hidroklorür içerir.
Yardımcı madde: laktoz.
İlaç Etkileşmeleri
Ritalin, pressör maddeler ve MAO inhibitörleri ile dikkatle kullanılmalıdır.  İnsanlarda yapılan farmakolojik çalışmalar Ritalin’in kumarin grubu antikoagülanların, bazı antikonvülsanların (ör: fenobarbiton, fenitoin, primidon), fenilbutazon ve trisiklik antidepresanların metabolizmalarını inhibe edebileceğini göstermiştir.  Bu ilaçların dozunu azaltmak gerekebilir.
Ritalin, guanetidinin antihipertansif etkisini zayıflatabilir.
Alkol, Ritalin dahil psikoaktif ilaçların merkezi sinir sistemi yan etkilerini artırabilir.  Bundan dolayı, tedavi esnasında hastaların alkol almaktan kaçınmaları tavsiye edilir.
Metilfenidat, amfetaminler için özellikle immünolojik testlerde yanlış laboratuvar testlerine neden olabilir.
Kontraendikasyonlar
Metilfenidata veya içerdiği diğer maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmaz. Anksiyete, gerilim, ajitasyon, hipertiroidizm, kardiyak aritmiler, şiddetli angina pectoris ve glokom mevcudiyetinde Ritalin kontrendikedir. Ayrıca, motor tik teşhisi ve kardeşlerinde tik olan hastalarda veya ailesinde veya kendisinde Tourette Sendromu tanısı veya ailesel hikayesi olan hastalarda kontrendikedir.
Kullanım Şekli Ve Dozu
Dozaj hastanın ihtiyaçlarına ve cevaplarına göre ayarlanmalıdır.
ADHD tedavisi için ilacın veriliş zamanı hasta için en büyük akademik, davranış ve sosyal açıdan en zor olan gün içi dönemlere rastlatılmaya çalışılmalıdır.
Ritalin’e düşük dozlarla başlanarak haftalık aralarla artışlar yapılmalıdır.  60 mg’dan daha yüksek günlük doz tavsiye edilmemektedir.
Doz ayarlamasından bir ay sonra semptomlar düzelmezse ilaç kesilmelidir.
Semptomlar kötüleşir veya diğer yan etkiler görülürse ilacın dozu azaltılır veya gerekirse ilaç kesilir.
Eğer ilacın etkisi akşam çok erken ortadan kalkarsa, davranış bozukluğu ve/veya   uykusuzluk görülebilir. Normal tabletin akşam dozu bu problemin çözümünde yardımcı olabilir. Çocuğun durumunu değerlendirmek için Ritalin periyodik olarak kesilmelidir. İlaç geçici veya kalıcı olarak kesildiğinde düzelme devam edebilir.
İlaç ile tedavi süresi belirsiz olmamalıdır. İlaç genellikle ergenlik sırasında veya ergenlikten sonra kesilebilir. Ancak, ADHD ergenlik döneminde devam edebilir bu nedenle puberte sonrası bu hastalara Ritalinle tedaviye devam edimesi yararlı olabilir.
 
Çocuklar (6 yaş ve üzeri)
Günde bir veya iki defa (örneğin kahvaltıda ve öğlende) 5 mg (1/2 tablet) ile başlanır ve haftada 5 -10 mg’lık artışlarla kademeli olarak artırılır. Toplam günlük doz bölünmüş dozlar halinde uygulanmalıdır.
 
Erişkinler
İki veya üçe bölünmüş dozlar halinde günlük ortalama doz 20 - 30 mg’dır.
Bazı hastalarda günde 40 - 60 mg gerekli olabilirken diğerlerinde günde 10 -15 mg yeterli olacaktır. İlacı günün ileri saatlerinde aldığı takdirde uyuyamayan hastalar son dozu saat 18.00’den önce almalıdırlar.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
-
Saklama Koşulları
Nemden koruyunuz. 30 ºC’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız.
Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
Ritalin 10 mg, 30 tablet içeren blister ambalajda.
Uyarılar/Önlemler
Önceden varolan yapısal kardiyak anomaliler: Yapısal kardiyak anomalileri olan çocuklarda bilinen dozlarda santral sinir sistemi uyarıcılarının kullanılması ile ani ölümler bildirilmiştir.  Bazı yapısal kardiyak anomaliler tek başına artan ani ölüm riski taşıyabileceğinden dolayı, uyarıcı ürünler ile nedensel bir ilişki kurulmamıştır. Uyarıcı ürünler genel olarak yapısal kardiyak anomalileri olan hastalarda kullanılmamalıdır.
 
Kardiyovasküler durumlar: Ritalin genel olarak orta/ciddi derece hipertansiyon hastalarında kullanılmamalıdır. Ritalin kalp atım hızını, sistolik ve diyastolik kan basıncını artırır. Bu nedenle daha önceden hipertansiyon, kalp yetmezliği, yakın zamanda geçirilmiş miyokard infarktüsü gibi kan basıncını veya kalp atım hızını artıran tıbbi nedenleri olan hastalar dikkatle tedavi edilmelidir. Kardiyak aritmiler ve şiddetli angina pectoris durumlarında kontrendikedir (bkz. Kontrendikasyonlar). Özellikle hipertansiyonlu, Ritalin kullanan tüm hastalarda kan basıncı  uygun aralıklarla izlenmelidir.
 
Suistimal ve kardiyovasküler olaylar: Merkezi sinir sistemi uyarıcılarının suistimali ile ani ölüm ve diğer şiddetli kardiyovasküler advers olaylar görülebilir.
Ritalin 6 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır, çünkü bu yaş grubunda emniyet ve etkinliği tespit edilmemiştir.
Klinik deneyimler psikotik çocuklara Ritalin verilmesinin davranış bozukluğu ve düşünce bozukluğu semptomlarını alevlendirebileceğini düşündürmektedir.
Ritalin’in kronik suistimali belirgin toleransa ve değişik derecelerde anormal davranışlarla birlikte psikolojik bağımlılığa yol açabilir. Aşikar psikotik haller, özellikle parenteral suistimale cevap olarak görülebilir. Mevcut klinik bilgiler çocuklara verilen  Ritalin’in  yetişkin ve ergenlik çağındakilerde  olduğu gibi bağımlılık olasılığını artırmadığını göstermektedir.
Ritalin ile tedavi tüm dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu vakalarında endike değildir ve ancak hastalığın detaylı tanı hikayesi alındıktan ve değerlendirme yapıldıktan sonra düşünülmelidir. Ritalin; yalnızca bir ya da birkac anormal davranışsal özelliğin varlığına göre değil, çocuğun yaşına göre ve semptomların şiddeti değerlendirilerek reçete edilmelidir. Bu semptomlar akut stres reaksiyonları ile ilişkili olduğunda Ritalin ile tedavi genellikle endike değildir.
Ritalin epilepsili hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Klinik deneyim, Ritalin ile tedavi edildiklerinde bu hastaların küçük bir kısmında, nöbet sıklığında artış olabildiğini göstermektedir. Nöbet sıklığı arttığı takdirde Ritalin kullanımına son verilmelidir.
Nedensel bir ilişki teyid edilmemiş olmasına rağmen çocuklarda uyarıcıların uzun süreli kullanımında vücut ağırlığında orta şiddette azalma ve gelişmede hafif bir gecikme bildirilmiştir.
Geçmişinde ilaç bağımlılığı ve alkolizm olan hastalar gibi duygusal olarak kararsız hastalarda dikkatli olmak gerekir, çünkü bu hastalar kendiliklerinden dozu artırabilirler.
Ritalin’in uzun süreli kullanımında emniyet ve etkinlik konusundaki bilgiler tam değildir. Bu nedenle uzun süreli tedavi gerektiren hastalar dikkatle izlenmelidir. Uzun süreli tedavi sırasında periyodik olarak tam ve ayırıcı kan sayımları ve trombosit sayımlarının yapılması tavsiye edilir.
Kronik aşırı aktivite etkileri yanında depresyonu ortaya çıkarabileceğinden ilacın bırakılması sırasında dikkatli denetim gerekmektedir. Bazı hastaların uzun süreli takibi gerekebilir.
 
Gebelik ve laktasyonda kullanım
Gebelik kategorisi: C
Gebelik:  Hamile kadınlarda metilfenidatın güvenli kullanımına dair çalışmalar yapılmamıştır. Ritalin, muhtemel yararları fetus için riskinden fazla olmadıkça, gebe kadınlara verilmemelidir.
Laktasyon: Ritalin ve/veya metabolitlerinin anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Güvenlik nedeniyle emziren anneler Ritalin kullanmamalıdırlar.
 
Araç ve makine kullanma yeteneğine etkisi
Ritalin sersemlik ve uyuşukluğa neden olabilir. Bu nedenle, hastalar araç sürmemek, makine kullanmamak veya diğer tehlikeli olabilecek etkinlikler yapmamak konusunda uyarılmalıdır.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Sinirlilik ve uykusuzluk en yaygın istenmeyen etkilerdir. Bunlar tedavinin başlangıcında görülürler ve genellikle dozu azaltmak veya öğleden sonra veya akşam dozunu almamak suretiyle kontrol altına alınabilir.
 
İştah azalması da yaygındır fakat genellikle geçicidir. Karın ağrısı, bulantı ve kusma sık görülür, genellikle tedavinin başında ortaya çıkar ve ilacın besinlerle birlikte alınmasıyla hafifleyebilir.
 
Advers reaksiyonlar şu şekilde listelenmiştir:
 
Sıklık ölçeği: Sık sık: ³ %10; sık: ³ %1 - < %10; seyrek: ³ %0.1 - < %1; ender: ³ %0.01 - < %0.1; çok ender: < %0.01
 
Kan  ve lenf sistemi bozuklukları: Çok ender olarak lökopeni, trombositopeni, anemi.
İmmün sistem bozuklukları: Çok ender olarak aşırı duyarlılık reaksiyonları
Psikiyatrik bozukluklar: Çok ender olarak hiperaktivite, toksik psikoz (bazen görsel ve dokunma duyusu ile ilgili halüsinasyonlar), geçici depresif mizaç
Sinir sistemi bozuklukları : Yaygın olarak baş ağrısı, uyuşukluk, sersemlik, diskinezi; çok ender olarak, konvülsiyonlar, koreotetoid hareketler, tikler veya mevcut tiklerin ve Tourette Sendromu’nun alevlenmesi, serebral arterit ve/veya tıkanma.
Göz bozuklukları: Ender olarak görme uyumunda güçlükler, bulanık görme.
Kardiyak bozukluklar : Sık olarak taşikardi, palpitasyon, aritmiler, kan basıncında ve kalp atım hızında değişiklikler (genellikle artış); ender olarak angina pectoris.  
Gastrointestinal sistem bozuklukları : Sık olarak karın ağrısı, bulantı, kusma, ağız kuruluğu. 
Hepatobiliyer bozukluklar: Çok ender olarak transaminaz yükselmelerinden hepatik komaya kadar değişen anormal karaciğer fonksiyonu.
Deri ve subkutan doku bozuklukları: Sık olarak döküntü, pruritus, ürtiker, ateş, saç kaybı; çok ender olarak trombositopenik purpura, eksfolyatif dermatit, multiform eritem. 
Kas-iskelet ve bağdokusu bozuklukları: Sık olarak artralji, çok ender olarak kas krampları.
Genel bozukluklar ve uygulama yeri durumu: Ender olarak, çocuklarda uzun süreli kullanım süresince gelişmede hafif bir yavaşlama
 
Zayıf dokümante edilmiş nöroleptik malign sendrom (NMS)a ait çok ender raporlar alınmıştır. Bu raporların çoğunda hastalar diğer ilaçlarla da tedavi olmuşlardır. Bu vakalarda Ritalin’in rolü şüphelidir.
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.