Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Umut İlaç Tic. ve San. Ltd. Şti.
Marka ROFLAZIN
Etken Madde Kodu SGKFP8-SIPROFLOKSASIN Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 14
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu J01MA02
ATC Açıklaması Siprofloksasin
NFC Kodu BC
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Film Kaplı Tabletler
Kamu Kodu A06846
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020)
Kurumun Ödediği 5,43 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E067B
Anne Sütü İlaç Anne Sütüne Geçer !
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Böbrek Yetmezliği
Geriatride renal fonksiyon zayıfladığından doz ayarlanması gereklidir. Fototoksisite görülebilir. Bu durumda ilaç kesilmelidir.
Doz Aşımı

Spesifik bir antidotu yoktur. Doz aşımı durumunda semptomatik ve supportif tedavi yapılır. Mideye gastrik lavaj uygulanır ve daha sonra aktif kömür bulamacı verilir. Doktorunuza danışmadan kullanmayınız.

Endikasyonlar
Yetişkinler
Siprofloksasine duyarlı patojenlerin neden olduğu komplike ve komplike olmayan enfeksiyonlarda
 
Solunum yolu enfeksiyonları:
Klebsiella, Enterobacter, Proteus, E.coli, Pseudomonas, Haemophilus, Branhamella, Legionella ve Staphylococcus’un neden olduğu pnömonilerin tedavisinde endikedir, ancak pnömokoklara bağlı gelişen pnömoninin ayakta tedavisinde ilk seçilecek ilaç olarak önerilmemektedir.
 
Özellikle Pseudomonas dahil gram negatif organizmaların ya da Staphylococcus’un neden olduğu orta kulak enfeksiyonları (otitis media) ve paranazal sinüslerin enfeksiyonlarında (sinüzit) endikedir.
 
Akut tonsillit (angina tonsilaris) tedavisinde endike değildir.
 
Göz enfeksiyonlarında (bakteriyel endoftalmitis tedavisi ve profilaksisinde )
 
Böbrek ve/veya idrar yolları enfeksiyonlarında
 
Adneksiti, gonore, prostatit dahil genital organların enfeksiyonlarında
 
Gastrointestinal sistem, safra yolları enfeksiyonları, peritonit gibi karın boşluğu enfeksiyonlarında
 
Cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarında
Kemik ve eklem enfeksiyonlarında
Septisemide
İmmün sistemi zayıflamış hastaların enfeksiyonlarında (örneğin immünosupresiflerle tedavi gören veya nötropenik hastalarda) veya enfeksiyon riskinin yüksek olduğu durumlarda profilaktik olarak.
İmmün sistemi baskılanmış hastaların selektif intestinal dekontaminasyonunda
 
Çocuklar
Siprofloksasin 1-17 yaş aralığındaki çocuklarda ve adolesanlarda, komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefritin 2. ve 3. basamak tedavisinde kullanılabilir. Siprofloksasinin komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefriti olan pediatrik hastalardaki kullanımı, antimikrobiyal duyarlılık verilerine göre sadece siprofloksasine duyarlı organizmaların neden olduğu enfeksiyonlar ile kısıtlanmalıdır.
Siprofloksasin çocuklarda, kistik fibrozisin P.aeruginosa enfeksiyonuna bağlı akut pulmoner alevlenmesinin tedavisinde (klinik çalışmalardaki yaş aralığı: 5-17 yaş) kullanılabilir.
Tedaviye, eklemler ve/veya çevre dokularla ilgili olası istenmeyen etkilerden dolayı, dikkatli bir risk/yarar değerlendirilmesinden sonra başlanmalıdır.
Çocuklardaki klinik çalışmalar sadece yukarıda bahsedilen endikasyonlar için mevcuttur. Diğer endikasyonlar için yeterli veri mevcut değildir.
Yetişkinlerde ve çocuklarda solunum yoluyla geçen (Bacillus anthracis’e maruz kalma sonrası görülen) şarbon
Havaya dağılmış Bacillus anthracis’e maruz kalmayı takiben, hastalığın ortaya çıkışını azaltmak veya ilerlemesini yavaşlatmak için endikedir.
Farmakodinamik Özellikler
Siprofloksasin; geniş spektrumlu, kuvvetli antibakteriyel etkiye sahip bir karboksilik asit türevidir.
 
Mikrobiyoloji :
Yapılan in vitro çalışmalarda bir çok gram negatif ve gram pozitif mikroorganizmalara karşı tesirli olduğu anlaşılmıştır. Bu mikroorganizmalar şunlardır: Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae, Enterobacter cloacae, Citrobacter freundil, Proteus mirabilis, Proteus (indol pozitif-indol negatif), Morganella morganii, Providencia türlerine ve Serratia marcescens’e karşı aktiftir. Siprofloksasin’in tesirli olduğu diğer mikroorganizmalar Haemophilus influenzae (beta laktamaz üreten ırklar dahil), Neisseria gonorrhoeae (Penisilin rezistanslı ırklar dahil), staphylococcus aureus (methicilin rezistanslı ırklar dahil), S.epidermidis, H.ducreyi, Pseudomonas aeruginosa ve N.meningitidis’dir. Siprofloksasin; steptococcus ve pseudomonas’ın diğer türleri ile, enterococcus ve S.Pneumoniae, Chlamydia trachomatis ve Mycobacterium tuberculosis mikroorganizmalarına karşı daha az duyarlıdır.
Siprofloksasin’e hassas olan (invitro olarak) diğer organizmalar, Salmonella ve Shigella türleri ve Campylobacter jejuni’dir. Siprofloksasin genel olarak Bacteriodes sp., Clostridium sp. ve Candida albicans’lar gibi anaerobik bakteri türlerine karşı etkili değildir. Pseudomonas aeruginosa, Serratia marcescens ve methisilin rezistanslı staphylococcus aureus ırklarına karşı direnç oluştuğu kabul edilmiştir.
Farmakokinetik Özellikler

Oral yolla alındıktan sonra gastro-intestinal sistemden hızlı ve iyi bir şekilde absorbe olur ve 1-1.5 saatte maksimum kan konsantrasyonuna erişir. Biyoyararlanım yaklaşık %70-80’dir. Yemeklerle beraber alındığında absorbsiyon gecikir. Fakat bütün absorbsiyon etkilenmez. Oral dozun yaklaşık %40-50’si parenteral dozun %50-70’i idrarla değişmeden atılır. Atılım 24 saat içinde olur.

Farmasötik Şekli

Film Kaplı Tablet

Formülü
Bir film tablet;
500 mg Siprofloksasin’e eşdeğer 583 mg Siprofloksasin HCl monohidrat içerir.
Boyar madde : Titandioksit
İlaç Etkileşmeleri
Tizanidin: Tizanidin ile birlikte verildiğinde, tizanidin serum derişimi artmakta, hipotansiyon şiddetlenmekte ve sedatif etkiler artmaktadır. Tizanidin, siprofloksasin ile birlikte kullanılmamalıdır.
Teofilin: Diğer bazı kinolonlarda olduğu gibi, siprofloksasin ile birlikte uygulandığında da teofilin’in serum konsantrasyonu artıp, eliminasyon yarılanma ömrü uzayabilir. Bu da sonuçta teofilin ile bağlantılı advers reaksiyonların sıklığında artışa neden olabilir. Eğer iki ilacın birlikte kullanımı gerekiyor ise teofilin serum düzeyleri izlenmeli ve dozu uygun şekilde ayarlanmalıdır.
Kafein: Siprofloksasin dahil bazı kinolonlar kafein klerensini azaltarak serumdaki eliminasyon yarılanma ömrünü azaltabilir.
Çok değerli (multivalan) katyon içeren ürünler: Siprofloksasin’de dahil kinolonların, çok değerli katyon içeren ürünlerle beraber kullanımı (örn. magnezyum/alüminyum antasitler, sükralfat, didanozin, kinapril, kalsiyum, demir, çinko) ilacın emilimini düşürebilir; serum ve idrar seviyelerinin beklenenden daha düşük çıkmasına neden olabilir.
Fenitoin: Siprofloksasin ile birlik kullanıldığında fenitoin’in serum düzeyinde azalma ya da artış meydana gelebildiği bildirilmiştir.
Gliburid: Birlikte kullanımın nadiren şiddetli hipoglisemiye sebep olduğu bildirilmiştir.
Siklosporin: Siprofloksasin dahil bazı kinolonların siklosporin ile birlikte kullanımı sonucunda serum kreatinin düzeylerinde geçici yükselmelere sebep oldukları bildirilmiştir.
Antikoagulan ilaçlar: Kinolonların, varfarin ve türevleriyle birlikte kullanımının antikoagulan etkide artışa sebep olduğu bildirilmiştir. Bu ürünler birlikte kullanıldığında, hastaları protrombin zamanı veya diğer uygun koagulasyon testleri ile izlemek gerekir.
Probenesid: Birlikte kullanımda siprofloksasin’in renal tübüler sekresyonunu azaltıp serum düzeyinin yükselmesine neden olmaktadır. Her iki ilacı birlikte kullanan kişilerde bu durum göz önünde bulundurulmalıdır.
Metotreksat: Siprofloksasin ile metotreksat’ın beraber kullanımı, metotreksat’ın böbrek tübüler taşınmasını engelleyebilir ve ilacın plazma seviyelerinin yükselmesine neden olabilir. Bu durum metotreksat’a bağlı toksik reaksiyonları artırabilir. Bu nedenle metotreksat ile birlikte siprofloksasin kullanan hastalar, dikkatle takip edilmelidir.
Metoklopramid: Metoklopramid, oral siprofloksasin’in emilimini önemli şekilde hızlandırır ve ilacın maksimum plazma konsantrasyonlarına ulaşma süresini kısaltır. Ancak siprofloksasin’in biyoyararlanımında anlamlı değişiklik olmaz.
Non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçlar: Pre-klinik çalışmalarda, non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçlar (asetil salisilik asit hariç) kinolonlarla birlikte çok yüksek dozlarda kullanıldığında, konvülziyonlara neden olduğu gösterilmiştir.
Antibiyotikler: Siprofloksasin, aminoglikozidler ve beta-laktam antibiyotikler ile birlikte kullanıldığında aditif ve sinerjik etki sağlar.
CYP üzerine etkileri: CYP1A2’yi güçlü, CYP3A4’ü zayıf inhibe eder.
 
Artmış etki / toksisite: Siprofloksasin: glibürid, ropivakain, teofilin ve CYP1A2 substratlarının (örn. aminofilin, fluvoksamin, meksiletin, mirtazapin, ropinirol ve trifluoperazin) etkisini veya toksisitesini artırabilir.
 
Laboratuar Testlerine Etkileri: Laboratuar ölçümlerinde ilaç kullanımı ile ilişkisi olup olmadığı bilinmeyen değişimler şunlardır:
 
Karaciğer – ALT (%1.9),AST (%1.7),alkalen fosfataz (%0.8), LDH (%0.4), serum bilirubin (%0.3) değerlerinde artış.
Hematolojik – eozinofili (%0.6), lökopeni (%0.4), trombositopeni (%0.1), trombositoz (%0.1), pansitopeni (%0.1).
Böbrek – serum kreatinin (%1.1), BUN (%0.9) değerlerinde artış. Kristalüri, silendirüri ve hematüri olguları da bildirilmiştir.
Görülme sıklığı %0.1’in altında olan diğer değişimler ise şunlardır: serum gammaglutamil transferaz ve amilaz düzeylerinde artış, kan şekeri ve hemoglobin düzeyinde azalma, ürik asid artışı, anemi, kanama diatezi, monositoz ve lökositoz.
Kontraendikasyonlar

SİPROFLAKSASİN, siprofloksasin’e ya da kinolon türevi antibakteriyel ilaçlardan herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı bulunan kişilerde kontrendikedir. Tizanidin ile birlikte uygulanması kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu
Hekim tarafından başka şekilde önerilmediği takdirde, aşağıdaki dozlar tavsiye edilir.
 
Endikasyon
 
Yetişkinler için günlük ve tek dozlar
(500 mg siprofloksasin)
 
Oral
Solunum yolu enfeksiyonları*
 
hastalığın şiddetine ve patojene göre
 
 
2 x 1 tablet
Üriner sistem enfeksiyonları
 
    akut, komplike olmayan
1-2 x ½ tablet
    kadınlarda sistit (menapoz öncesi)
Tek doz ½ tablet
    komplike olan
2 x 1 tablet 
Gonore
 
    genital bölge dışında
Tek doz ½ tablet
    akut, komplike olmayan
Tek doz ½ tablet
Enfeksiyöz diyare
1 - 2 x 1 tablet
Diğer enfeksiyonlar (endikasyonlara bakınız)
2 x 1 tablet
 
    Özellikle ağır ve hayati tehlike söz konusu olan enfeksiyonlar, örneğin;
    Streptokokkal pnömoni
    Kistik fibrozda tekrarlayan enfeksiyonlar
    Kemik ve eklem enfeksiyonları
    Septisemi
    Peritonit
özellikle, psödomonas, stafilokok veya
streptokokların mevcudiyetinde
 
 
2 x 1 ½ tablet
Solunum yoluyla geçen (Bacillus anthracis’e maruz kalma sonrası görülen) şarbon
2x1 tablet
 
 
Doz, akut komplike olmayan sistitte günde 2 x 250 (½ tablet 500 mg) mg'dır.
Chlamydia' ların sebep olduğu üriner sistem enfeksiyonlarında, günlük doz, gerektiğinde 2 x 750 (1 ½ tablet 500 mg) mg'a çıkartılmalıdır.
Yaşı ilerlemiş hastalar, hastalığın şiddeti ve kreatinin klerensi göz önüne alınarak mümkün olduğunca düşük dozlar almalıdırlar.
Çocuklar
Kistik fibrozis
5-17 yaşlarındaki pediatrik hastalarda, kistik fibrozisin P. aeruginosa enfeksiyonuna bağlı akut pulmoner alevlenmesinin tedavisinde elde edilen klinik ve farmakokinetik veriler, oral yolla günde iki defa 20 mg/kg  dozunda (maksimum günlük doz 1500 mg) veya günde üç defa intravenöz 10 mg/kg dozunda (maksimum doz 1200 mg) kullanımının uygun olduğunu göstermiştir.
Komplike üriner sistem enfeksiyonları ve piyelonefrit
Komplike üriner sistem enfeksiyonları veya piyelonefrit için önerilen doz, 8 saatte bir intravenöz 6-10 mg/kg (maksimum doz 400 mg) veya 12 saatte bir oral yolla 10-20 mg/kg (maksimum doz 750 mg)’dır.
Solunum yoluyla geçen (Bacillus anthracis’e maruz kalma sonrası görülen) şarbon
Yetişkinler: Günde 2 defa 1 tablet ( 2x 500 mg)
Çocuklar: Günde 2 defa 15 mg/kg’lık oral doz uygulanır. Bir defada uygulanan maksimum doz 1 tableti (500 mg’ı) aşmamalıdır (Maksimum günlük doz 2 tablettir (1000 mg’dır )).
B.anthracis’e maruz kalındığından şüphelenilmesinden veya B. anthracis’e maruz kalmanın doğrulanmasından sonra, mümkün olan en kısa sürede siprofloksasin uygulanmasına başlanmalıdır.
 
Renal ve hepatik bozukluk
 
1.
Renal fonksiyon bozukluğu
1.1.
Kreatinin klerensinin 31 ve 60 ml/dak/1.73 m2 veya serum kreatinin konsantrasyonunun 1.4 ve 1.9 mg / 100 ml olduğu durumlarda maksimum günlük doz oral 1000 mg/gün veya i.v. 800 mg/gün olmalıdır.
 
1.2.
Kreatinin klerensinin 30 ml/dak./1.73 m2’ye eşit veya daha az veya serum kreatinin konsantrasyonunun 2.0 mg/100 ml’ye eşit veya daha yüksek olduğu durumlarda maksimum günlük doz oral 500 mg/gün veya i.v. 400 mg/gün olmalıdır.
 
2.
 
 
Renal fonksiyon bozukluğu + hemodiyaliz :
 
1.2. de belirtilen doz uygulanır. Ancak diyaliz günlerinde, ilaç diyalizden sonra verilmelidir.
 


 
3.
Renal fonksiyon bozukluğu + CAPD:
a) Diyalizata siprofloksasin intravenöz infüzyon çözeltisi ilavesi (intraperitonal): mg Diyalizatın her litresi için 50 mg siprofloksasin olup 6 saatte bir, günde 4 kez uygulanır.
b) Oral olarak 1x500 mg Roflazin Film Tablet veya 2x250 mg Roflazin  Film Tablet verilir.
        
4.
Karaciğer fonksiyon bozukluğu:
Herhangi bir doz ayarlaması gerekmez.
 
 
Çocuklar:
 
Renal ve/veya hepatik bozukluğu olan çocuklarda doz çalışması yapılmamıştır.
 
Uygulama şekli:
 
Tabletler bir miktar sıvı ile yutulmalıdır. Roflazin yemeklere bağımlı olmaksızın alınabilir, ancak mide boşken alınması absorbsiyonu çabuklaştırır.
 
Tedavi süresi:
 
Tedavi süresi, hastalığın ciddiyetine, klinik seyrine ve mikrobiyolojik sonuçlara bağlıdır. Esasen, tedaviye ateşin düşmesi veya klinik semptomların kaybolmasından sonra 3 gün daha devam edilmelidir.
 
Roflazin 500 mg Film Tablet son kullanma tarihinden sonra kullanılmamalıdır.
Ortalama tedavi süreleri:
Yetişkinler
 
Böbrek, idrar yolları ve karın içi enfeksiyonlarında 7 güne kadar; immun sistemi zayıflamış hastalarda tüm nötropenik dönem; ostoemiyelitte maksimum 2 ay ve diğer enfeksiyonlarda 7 - 14 gündür.
 
Chlamydia ve geç komplikasyon riskinden ötürü Streptococcus enfeksiyonlarında tedavi en az 10 gün sürmelidir.
Çocuklar
Kistik fibrozis
5-17 yaşlarındaki pediyatrik hastalarda, kistik fibrozisin P.aeruginosa enfeksiyonuna bağlı akut pulmoner alevlenmesinde tedavi süresi, 10-14 gündür.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

250 mg’lık film tablet (14 film tabletlik blister ambalajda) , 750 mg’lık film tablet (14 film tabletlik blister ambalajda)

Saklama Koşulları

Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. Direkt ışıktan uzakta,25°C’nin altındaki oda sıcaklığında ve rutubetsiz yerde muhafaza ediniz.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği
14 film tabletlik blister ambalajda (500 mg)
Uyarılar/Önlemler
GEBE KADINLARDA VE EMZİREN ANNELERDE SİPROFLOKSASİN’İN GÜVENİLİRLİĞİ VE ETKİNLİĞİ KANITLANMAMIŞTIR.
 
Siprofloksasin pediatrik hastalarda (18 yaşından küçüklerde) sadece, endikasyonlar kısmında belirtildiği durumda kullanılmalıdır.
 
Siprofloksasin dahil kinolon türevleri ile tedavi edilen hastalardan bazılarında konvülsiyonlar, kafa içi basıncında artış ve toksik psikoz geliştiği bildirilmiştir. Siprofloksasin ayrıca merkezi sinir sistemi (MSS) ile ilgili baş dönmesi, konfüzyon, tremor, sanrı, depresyon ile nadiren intihar düşünceleri ve girişimleri gibi bazı olaylara neden olabilir. Bu reaksiyonlar ilk dozun alımını takiben de ortaya çıkabilir. Hastalarda bu reaksiyonlar ortaya çıktığında ilaç alımı derhal kesilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Tüm kinolonlar gibi, siprofloksasin de nöbete neden olabilecek veya nöbet eşiğini düşürecek MSS ile ilgili problemleri bulunan (örn. ciddi serebral ateroskleroz, epilepsi), belirli ilaçları kullanan ya da böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

SİPROFLOKSASİN İLE BİRLİKTE TEOFİLİN KULLANAN HASTALARDA CİDDİ VE ÖLÜMCÜL REAKSİYONLAR GELİŞTİĞİ BİLDİRİLMİŞTİR. Bunlar arasında kardiyak arrest, nöbet, status epileptikus ve solunum yetmezliği gibi reaksiyonlar vardır. Yalnızca teofilin kullanan hastalarda da benzer ciddi advers etkiler oluştuğu bildirilmekle birlikte, bu reaksiyonların siprofloksasin kullanımıyla artabilme ihtimali henüz dışlanamamıştır. Birlikte kullanımdan kaçınmak mümkün olamadığında, teofilin serum düzeyleri izlenmeli ve doz ayarlaması uygun şekilde yapılmalıdır.
Kinolon tedavisi uygulanan hastalarda ilk dozun alınmasını takiben ciddi, nadiren de öldürücü olabilen aşırı duyarlılık (anaflaktik) reaksiyonlarının gelişebildiği bildirilmiştir. Oluşan reaksiyonlardan bazısına kardiyovasküler kollaps, bilinç kaybı, ürperme, farenks ya da yüzde ödem, dispne, ürtiker ve kaşıntı eşlik etmiştir. Olgulardan çok azının özgeçmişinde aşırı duyarlılık reaksiyonu deneyimi olduğu bilinmektedir. Ciddi anaflaktik reaksiyonlar meydana geldiğinde hastaya acil olarak epinefrin tedavisi uygulanmalıdır. Hava yolu açık tutularak oksijen desteği verilmeli, intravenöz yoldan steroid uygulanmalıdır.
 
Diğer ilaçlar gibi siprofloksasin kullanımı sırasında da kızarık döküntüler, ateş, eozinofili, sarılık veya ölümcül hepatik nekroz ile kendini belli eden az sayıda şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonu olgusuna rastlanmıştır. Anılan reaksiyonların siprofloksasin kullanımıyla ilişkili olma ihtimali henüz dışlanabilmiş değildir. Deride kızarık döküntü ya da aşırı duyarlılığa ait başka bir işaret oluştuğunda siprofloksasin tedavisi hemen durdurulmalıdır.

Siprofloksasin dahil tüm antibakteriyel ajanların kullanımı sırasında psödomembranöz kolit olguları bildirilmiştir ve bu komplikasyonun şiddeti hafif-orta dereceden hayatı tehdit edici düzeye kadar uzanabilir. Bu yüzden, antibakteriyel ajan ile tedavi başlangıcını takiben ishal gelişen hastalarda bu tanıyı göz önünde bulundurmak önemlidir. 

Antibakteriyel ajanlarla yapılan tedavide kolonun normal florası değişerek Clostridia türü bakterilerin aşırı çoğalması için uygun bir ortam oluşur. Araştırmalar Clostridium difficile tarafından üretilen bir toksinin antibiyotiğe bağlı kolitin primer nedeni olduğunu göstermiştir.
Psödomembranöz kolit tanısı konduktan sonra hastaya uygun olan tedaviler başlatılmalıdır. Hafif psödomembranöz kolit vakalarında neden olan ilacın kesilmesi genellikle tedavi için yeterlidir. Orta ve yüksek şiddet ile seyreden vakalarda sıvı-elektrolit uygulaması, protein desteği ve Clostridium difficile kolitine karşı klinik olarak etkili bir antibakteriyel ilaç ile tedavi uygulanmalıdır.
 
Siprofloksasin ve diğer kinolonların, kullanan kişilerde cerrahi müdahaleyi gerektirecek ve uzun süre fonksiyon kaybına neden olabilecek şiddette aşil ve diğer tendonlarda rüptürlere neden olduğu bildirilmiştir. Tendonlarından birinde ağrı, inflamasyon veya rüptür gelişen hastalarda siprofloksasin tedavisi durdurulmalıdır.
 
Siprofloksasin’in sifiliz tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmamıştır. Gonore tedavisi sırasında kısa bir zaman süresinde yüksek dozda uygulanan antimikrobiyal ajanların sifilizin kuluçka süresindeki işaret ve bulgularını maskeleyebileceği veya geciktirebileceği bildirilmiştir. Gonore tanısı almış tüm hastalara, sifiliz için uygun serolojik testler de uygulanmalıdır. Siprofloksasin ile tedavi edilen hastalar üç ay süre ile sifiliz açısından serolojik testlerle izlenmelidir.
 
İnsanlarda idrarın genellikle asit olması nedeniyle siprofloksasin kullanımına bağlı kristalüriye nadiren rastlanmaktadır. Siprofloksasin kullanan hastalara idrarın alkali olmasına yönelik girişimler uygulanmamalıdır. İdrarın yoğunluğunu azaltmak amacıyla hastaların bol miktarda sıvı almaları önerilir.
 
Kinolonlar sinirlilik, ajitasyon, uykusuzluk, bunaltı, kabus görme ve paranoya gibi MSS ile ilgili olaylara neden olurlar.
 
Böbrek fonksiyonları bozuk olan hastalarda siprofloksasin dozunun uygun şekilde ayarlanması gerekir (bkz. KULLANIM ŞEKLİ VE DOZAJ).
 
Kinolon sınıfından bazı ilaçları kullanırken doğrudan güneş ışığına maruz kalan hastalarda orta ve hatta ciddi fototoksisite ile kendini gösteren abartılı güneş yanığı reaksiyonları saptanmıştır. Siprofloksasin kullanımı sırasında aşırı güneş ışığından veya yapay ultraviyole ışıktan sakınılmalıdır. Fototoksisite geliştiğinde ilaç alımı sonlandırılmalıdır.
 
Etkili her ilacın kullanımında olduğu gibi, uzun süreli tedaviler uygulanırken hastaların böbrek, karaciğer ve hematopoetik fonksiyonlarının belirli aralıklar ile tetkik edilmesi önerilir.
 
Uzun QT sendromu/Torsades de Pointes’e neden olabilen ilaçlar ile birlikte kullanıldığında uzun QT sendromu veya Torsades de Pointes oluşma oranını ciddi olarak yükseltebilirler. Bu nedenle bu tür ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
 
Gebe kadınlarda ve emziren annelerde kullanımı:
Gebelikte kullanım kategorisi C’dir. Gebe kadınlarda yapılmış yeterli sayıda iyi kontrollü inceleme mevcut değildir. Bu kategorideki ilaçlar eğer hekim ilacın gebe kadına sağlayacağı yararın, fetüs üzerindeki potansiyel riskini haklı göstereceğine inanıyorsa kullanılabilir.
Siprofloksasin anne sütüne geçer. Bu nedenle emziren annelerde güvenilirliği ispat edilmediğinden kullanılmamalıdır. Kullanılması gerekli ise tedavi süresince anne emzirmeye ara vermelidir.
 
Araç ve makine gibi dikkat gerektiren durumlarda kullanımı:

Siprofloksasin hastanın araç ve makine kullanma kabiliyetini azaltabilir. Bu durum özellikle alkolle birlikte alındığında görülür

Yan Etkileri / Advers Etkiler
Bildirilen advers olayların çoğunluğu hafif ya da orta şiddette olaylardır ve ilacın kesilmesini takiben herhangi bir tedaviye gerek olmadan kendiliğinden düzelmişlerdir. Klinik araştırmaya katılan hastaların %3.5’i advers olay nedeniyle siprofloksasin kullanımını bırakmıştır.
 
İlaç ile ilgili olan ya da olmayan ve en sık rastlanan yan etikler şunlardır: bulantı (%5.2), ishal (%2.3), kusma (%2), karın ağrısı (%1.7), baş ağrısı (%1.2), huzursuzluk (%1.1) ve kızarık döküntüler (%1.1).
 
Siprofloksasin kullanmakta olan hastaların %1’inden daha azında oluşan olaylar:
Tüm Vücut: ayak ağrısı
Kardiyovasküler Sistem: çarpıntı, atrial flatter, ventriküler ektopi, senkop, hipertansiyon, anjina pektoris, miyokard enfarktüsü, kardiyopulmoner arrest, serebral tromboz
Merkezi Sinir Sistemi: baş dönmesi, uykusuzluk, kabus görme, sanrı, manik reaksiyon, irritabilite, tremor, ataksi, konvülsif nöbetler, letarji, sersemlik hissi, güçsüzlük, kırıklık, anoreksi, fobi, depersonalizasyon, depresyon, parestezi
Sinir Sistemi: ağız içi mukozasında ağrı, ağız içinde kandidiyazis, yutma güçlüğü, bağırsak perforasyonu, kanama, kolestatik sarılık
Kas İskelet Sistemi: eklem ağrısı, sırt ağrısı, eklem katılığı, boyun ya da göğüs kafesi ağrısı, gut bulgularının alevlenmesi
Renal / Ürogenital Sistem: interstisyel nefrit, nefrit, böbrek yetmezliği, poliüri, üriner retansiyon, üretral kanama, vajinit, asidoz, meme ağrısı
Solunum Sistemi: dispne, burun kanaması, larenks ya da akciğer ödemi, hıçkırık, hemoptizi, bronkospazm, akciğer embolisi
Deri / Aşırı Duyarlılık: kaşıntı, ürtiker, ışığa duyarlılık, yüzde kızarma, ateş, anjiyoödem, yüz, boyun, dudaklar, konjonktiva veya ellerde ödem, kütanöz kandidiyazis, aşırı pigmentasyon, eritema nodozum
Alerjik reaksiyonlar, ürtikerden anaflaktik şoka kadar değişen şiddette ortaya çıkabilmektedir.
Duyu Organları: bulanık görme, renklerin algılanmasında bozulma, aşırı parlak görme, görme keskinliğinde azalma, diplopi, gözlerde ağrı, kulak çınlaması, işitme kaybı, dilde kötü tat
Araştırmacılar, karşılaşılan birçok olgudaki bulantı, kusma, tremor, irritabilite ya da çarpıntı gibi yakınmaların, siprofloksasin ile etkileşim sonucunda teofilin düzeyinin artışına bağlı olduğunu belirtmişlerdir.
Pediatrik hastalarla yapılan çalışmada kas iskelet sistemine ait hafif ve orta şiddetli yan etkiler gözlenmiştir. Bu etkiler kontrol grubuna göre daha sık gözlenmesine rağmen, genellikle tedavinin kesilmesini takip eden 30 gün içerisinde ortadan kalkmıştır. Pediatrik hastalarda ortaya çıkan yan etkiler: artralji, anormal yürüyüş, burkulma, bacak ağrısı, sırt ağrısı, artroz, kemik ağrısı, ağrı, miyalji, kol ağrısı ve eklemde azalmış hareket kabiliyeti olarak sayılabilir.
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ
 
Pazarlama sonrası dönemdeki advers olaylar: İlaç kullanımı ile ilişkili olup olmadığına bakılmaksızın, siprofloksasin dahil kinolon sınıfı ilaçların tüm dünyadaki kullanımında oluştuğu bildirilen ilave advers olaylar şunlardır:
ajitasyon, agranülositoz, albuminüri, anaflaktik reaksiyonlar, anosmi, kandidüri, serumda kolesterol düzeyi artışı, konfüzyon, kabızlık, deliryum, hazımsızlık, yutma güçlüğü, eritema multiforme, eksfolyatif dermatit, sindirim sisteminde şişkinlik, hemolitik anemi, hepatik nekroz, postürel hipotansiyon, methemoglobinemi, miyalji, myastenia gravis alevlenmesi, miyoklonus, sitagmus, pankreatit, serumda fenitoin düzeyi değişimleri ve potasyum artışı, protrombin zamanında uzama, psödomembranöz kolit, toksik psikoz, böbrek taşları, Stevens-Johnson sendromu, tat alma duyusunun kaybı, tendinit, tendon hasarı, toksik epidermal nekroliz, serumda trigliserid düzeyi artışı, vajinal kandidiyaz, vaskulit.