Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Sandoz İlaç San. ve Tic. A.Ş.
Marka SANELOC
Etken Madde Kodu SGKFDX-METOPROLOL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 20
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C07AB02
ATC Açıklaması Metoprolol
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Gecikmeli Tabletler
Kamu Kodu A10905
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 9,99 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 8,91 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 4,38 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E172C/E172H
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri
İlaç Eşdeğerleri (Muadilleri)

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı
Belirtiler: Aşırı doz metoprolol kullanımı, şiddetli hipotansiyon, sinüs bradikardisi, atrioventriküler blok, kalp yetmezliği, kardiyojenik şok, kardiyak arrest, bronkospazm, bilinç kaybı, mide bulantısı, kusma ve siyanoza sebep olabilir. Belirtiler alkol, antihipertansif ajanlar, kinidin ya da barbitüratlarla eş zamanlı kullanımda şiddetlenebilir. Aşırı dozun ilk belirtileri ilacın alımını takiben 20 dakika ile 2 saat içerisinde gözlemlenebilir.
 
Tedavi: Aktif kömür, gerekli durumlarda gastrik lavaj uygulanır. Şiddetli hipotansiyon, bradikardi ya da kardiyak yetmezlik tehlikesi varsa, hastaya intravenöz yolla bir β1-agonist 2 ila 5 dakika aralıklarla ya da istenen etki elde edilinceye dek tekrarlayan infüzyonlar halinde verilmelidir. Şayet bir selektif β1-agonist verilemiyorsa dopamin kullanılabilir. Atropin sülfat (0.5-2 mg) da nervus vagusu bloke etmek amacıyla intravenöz olarak verilebilir.
İstenilen etki elde edilemezse diğer  sempatomimetik ajanlar (örneğin dobutamin) veya noradrenalin kullanılabilir.
1-10 mg dozunda glukagon da verilebilir. Bir pacemaker kullanımı da gerekebilir. Bronkospazmdan kaçınabilmek için hastaya intravenöz olarak bir β2-agonist de uygulanabilir.
β-bloker doz aşımı durumunda gereken antidot dozları, β-reseptörleri β-blokeri tarafından bloke edildiği  için terapötik  dozların çok üstünde olduğu göz önüne alınmalıdır.
Endikasyonlar
Saneloc 50 mg Değiştirilmiş Salımlı Tablet aşağıdaki durumlarda endikedir:
  • Hipertansiyon
  • Angina pektoris
  • Taşikardi, özellikle supraventriküler taşikardi
  • Miyokard infarktüsü sonrası idame tedavi
  • Hiperkinetik kalp sendromu
  • Migren profilaksisi
  • Sol ventriküler fonksiyonu azalmış (EF≤%40), stabil, kronik, hafif-orta şiddette kalp yetmezliğinde, ACE inhibitörleri ve diüretiklerle yapılan standart tedaviye ek olarak ve gerekli durumlarda kardiyak glikozitlerle birlikte kullanılır. 
Farmakodinamik Özellikler

Metoprolol, β1 selektif adrenerjik reseptör blokeridir. β2 reseptörlerini bloke etmek için gereken dozdan çok daha düşük dozlarda β1 reseptörlerini bloke eder.

 

Metoprololun membran stabilize edici etkisi ihmal edilebilecek kadar düşüktür ve parsiyel  agonist etki göstermez. Metoprolol intrinsik sempatomimetik aktiviteye sahip değildir.

 

Metoprolol katekolaminlerin (özellikle fiziksel ve mental stres sırasında salınan) kalp üzerindeki stimüle edici etkilerini azaltır veya bloke eder. Metoprolol, katekolaminlerin ani yükselişi ile meydana gelen taşikardiyi, kalp kontraktilitesindeki artışı ve kardiyak output artışını azaltır ve kan basıncını düşürür.

 

Diğer geleneksel tablet formülasyonlarına sahip β-selektif beta blokerlere göre, Saneloc Değiştirilmiş Salımlı Tablet’in plazma konsantrasyonu ve β reseptörleri bloke edici etkisi 24 saatten daha uzun sürer.

 

Plazma konsantrasyonları stabil olduğu için klinik β1 selektivitesi, geleneksel β1  selektif β-bloker tablet formlarından daha iyidir. Bu durum, plazma doruk konsantrasyonuna bağlı bradikardi ve bacaklardaki güçsüzlük gibi yan etkileri de azaltır.

 

Gerektiğinde, metoprolol obstrüktif pulmoner rahatsızlık semptomları gösteren hastalara bir β2-agonist ile birlikte verilebilir. Bir β2-agonist ile birlikte terapötik dozlarda verilen metoprolol, β2-agonistinin sağladığı bronkodilatasyonu, selektif olmayan beta blokerlerden daha az etkiler.

 

Metoprolol, selektif olmayan beta blokerlere göre insülin salgılanmasını ve karbonhidrat metabolizmasını daha az etkiler.

 

Metoprolol selektif olmayan beta blokerlere göre hipoglisemi karşısında kardiyovasküler yanıtı daha az etkiler.

Farmakokinetik Özellikler
Absorbsiyon ve dağılım:
Metoprolol oral olarak alındıktan sonra tamamen emilir. Metoprolol büyük oranda ilk geçiş etkisine uğradığından dolayı, tek oral dozun biyoyararlanımı yaklaşık %50’dir.
 
Kontrollü salım tabletlerinin biyoyararlanımı geleneksel tabletlerden %20-30 oranında daha azdır. Ancak EAA (eğri altında kalan alan) değerleri geleneksel tabletlerin kullanımıyla aynı olduğu için bu durum klinik etki açısından anlamlı bir fark oluşturmaz. Metoprololun yalnızca küçük bir miktarı (yaklaşık %5-10) plazma proteinlerine bağlanır.
 
Her metoprolol kontrollü salım tableti çok sayıda metoprolol süksinat kontrollü salım pelleti içerir. Her pellet metoprololün salım oranını kontrol eden bir polimer film ile kaplanmıştır.
 
Kontrollü salım tabletleri hızla dağılarak metoprolol granülleri gastrointestinal kanala yayılır ve metoprololün salınımı  yaklaşık 20 saat boyunca aralıksız devam eder. Metoprololün eliminasyon yarılanma ömrü ortalama 3.5 saattir. Günde bir kez uygulanması ile stabil metoprolol plazma düzeyi elde edilir.
 
Metabolizma:
Metoprolol karaciğerde oksidasyon yoluyla metabolize olur. Bilinen üç temel metabolitin klinik olarak anlamlı bir β-bloker aktivitesi yoktur.
Metoprolol başlıca karaciğerde bulunan sitokrom CYP2D6 enzimi ile metabolize olur. CYP2D6 gen polimorfizminden ötürü, metoprolol metabolizasyon oranı bireyler arası farklılıklar gösterir. Yavaş metabolize edicilerde (yaklaşık %7-8), normal metabolize edicilere kıyasla daha yüksek plazma konsantrasyonları ve daha yavaş eliminasyon hızı gösterir.  
 
Atılım:
Oral dozun %95’ten fazlası idrarla atılır. Oral dozun yaklaşık %5’i ise değişmeden atılır, bu değer çok ender olarak bazı hastalarda %30’a kadar yükselebilir. Metoprololün plazma eliminasyon yarılanma ömrü 3.5 saattir (1-9 saat arasında değişir). Total klerensi yaklaşık 1 L/dak.’dır. 
 
Metoprololün farmakokinetiğinde yaşlı ve genç hastalar arasında anlamlı bir farklılık görülmez. Böbrek yetmezliği olan hastalarda metoprololün sistemik biyoyararlanımı ve eliminasyonu normaldir bununla beraber metabolitlerin eliminasyonu normalden daha yavaştır. Glomerüler filtrasyon hızı 5ml/dak’dan az olan hastalarda metabolitler belirgin bir şekilde birikim göstermekle birlikte bu birikim beta bloker etkiyi güçlendirmez.  
 
Karaciğer sirozu olan hastalarda metoprololün biyoyararlanımı artabilir ve total klerensi azalabilir. Bu durum, yalnızca ağır karaciğer yetmezliği olanlarda veya portakaval şantlı hastalarda klinik olarak anlamlıdır. Portakaval şantlı hastalarda total klerens hızı 0,3 L/dak’dır ve sağlıklı kişilere göre EAA değeri yaklaşık 6 kat daha fazladır.
Farmasötik Şekli

Değiştirilmiş Salımlı Tablet

Formülü
Her kontrollü salım tableti;
50 mg metoprolol tartarata eşdeğer 47.5 mg metoprolol süksinat içeir.
Yardımcı maddeler: Boyar madde; titanyum dioksit, sarı demir oksit (E172)
Tatlandırıcı; şeker
İlaç Etkileşmeleri
Farmakodinamik Etkileşimler
 
Sempatik gangliyon blokerleri, diğer β-blokerler veya MAO inhibitörleri ile birlikte metoprolol kullanan hastalar yakından takip edilmelidir.
 
Klonidin ile birlikte sürdürülen tedavi kesilmek zorunda ise β-bloker tedavisi klonidin tedavisinden birkaç gün önce sonlandırılmalıdır.
 
Metoprolol, verapamil veya diltiazem türü bir kalsiyum kanal blokeri veya antiaritmik bir ajan ile birlikte kullanıldığında hasta, negatif inotropik ve kronotropik etki ihtimaline karşı izlenmelidir. Verapamil tipi kalsiyum kanal blokerleri, β-bloker alan hastalara intravenöz olarak verilmemelidir.
 
Sınıf I antiaritmik ajanlar ve β-reseptör blokerler birbirlerinin negatif inotropik etkilerini artırabilir, bu da sol ventriküler fonksiyonları zayıflamış hastalarda şiddetli hemodinamik istenmeyen etkilere yol açabilir. Bu kombinasyon, hasta sinüs sendromu ve patolojik AV iletimi olanlarda da kullanılmamalıdır.
 
β-bloker kullanan hastalarda inhaler anestezikler, β-blokerlerin bradikardiyak etkisini artırır.
 
Metoprolol, birlikte uygulandığında, kan basıncını düşüren ilaçların etkisini güçlendirebilir.
 
Metoprolol ve noradrenalin, adrenalin ya da diğer sempatomimetikler birlikte kullanıldığında kan basıncında önemli bir yükselme olabilir.
 
Metoprolol, rezerpin, α-metildopa, klonidin ve kardiyak glikozitlerle birlikte verildiğinde kalp atım hızında ve kardiyak iletide belirgin bir düşüş meydana gelebilir.
 
Diğer β-adrenerjik bloker ajanlarla (ör: timolol içeren göz damlaları) birlikte metoprolol kullanan hastalar hekim tarafından yakından takip edilmelidir.
 
Metoprolol hipogliseminin semptomlarını azaltabilir. β-reseptör blokerleri tip-II diyabette insülin salımını inhibe edebilir. Kan glukoz seviyeleri düzenli olarak kontrol edilmeli ve antidiyabetik tedavi (insülin ve oral antidiyabetikler) buna göre ayarlanmalıdır.
 
İndometazin veya diğer bazı prostaglandin sentez inhibitörleri ile β-blokerlerin birlikte kullanımı β-blokerlerin antihipertansif etkisini azaltabilir.
 
β-bloker kullanan bir hastaya belli durumlarda adrenalin verildiğinde, kardiyoselektif β-blokerlerin kan basıncına etkisi nonselektif β-blokerlerden oldukça azdır.
 
β-bloker kullanan hastalarda adrenalinin anafilaktik reaksiyon tedavisindeki etkisi bozulabilir.
 
Farmakokinetik etkileşmeler:
 
Enzim indükleyen veya inhibe eden ilaçlar metoprololün plazma konsantrasyonunu etkileyebilir. Metoprololün plazma konsantrasyonunu rifampisin azaltır, simetidin, alkol, hidralazin artırır. Metoprolol başlıca karaciğerdeki sitokrom (CYP) 2D6 enzimi tarafından metabolize olur. Sitokrom (CYP) 2D6 üzerinde inhibitör etkisi olan paroksetin, fluoksetin ve sertralin gibi selektif serotonin reuptake inhibitörleri, difenhidramin, selekoksib, terbinafin, nöroleptikler (örneğin klorpromazin, triflupromazin, klorprotiksen) ve muhtemelen propafenon gibi ilaçlar, metoprololün plazma konsantrasyonunu yükseltebilir.
 
Metoprolole bağlı olarak diğer ilaçların atılımı azalabilir (örneğin lidokain).
Kontraendikasyonlar
Saneloc 50 mg Değiştirilmiş Salımlı Tablet aşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır:
  • Metoprolol süksinata, diğer β-blokerlere veya Saneloc Değiştirilmiş Salımlı Tablet’in içerisindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık,
  • İkinci veya üçüncü derece atrioventriküler blok
  • Tedavi edilmemiş kalp yetmezliği (pulmoner ödem, kan akışı bozukluğu veya hipotansiyon) ve miyokard kontraktilitesini artıran devamlı veya aralıklı ilaç tedavisi (β-reseptör agonizmi)
  • Açık ve klinik olarak önemli sinüs bradikardisi (kalp atım hızı<50/dak.)
  • Hasta sinüs sendromu
  • Kardiyojenik şok
  • Ağır periferik arteriyal dolaşım bozukluğu
  • Hipotansiyon (sistolik<90mmHg)
  • Şiddetli bronşiyal astım veya kronik obstrüktif pulmoner hastalık
  • MAO inhibitörleriyle beraber kullanımda (MAO-B ihhibitörleri hariç) 
Metoprolol, akut miyokard infarktüsünden şüphelenilen ve kalp atım hızı <45/dak., PQ aralığı >0.24 saniye veya sistolik kan basıncı <100mmHg olan hastalara verilmemelidir.
Kullanım Şekli Ve Dozu
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde;
Saneloc Değiştirilmiş Salımlı Tabletler günde bir defa, tercihen sabahları kahvaltı ile, alınmalıdır. Tabletler veya yarıya bölünmüş tabletler çiğnenmemeli ve ezilmemeli, en az yarım bardak su ile alınmalıdır.
 
Hipertansiyon
Hafif ve orta şiddette hipertansiyonlu hastalarda önerilen doz günde bir defa 50 mg’dır. Gerekirse doz günlük 100-200 mg’a çıkartılabilir, ya da bir başka antihipertansif ajan tedaviye eklenebilir.
 
Angina pektoris
Günde bir defa 50-200 mg önerilir. Gerekirse koroner arter hastalığı tedavisinde kullanılan diğer ilaçlar ile birlikte kullanılabilir.
 
Taşikardi
Günde bir defa 50-200 mg önerilir.
 
Miyokard enfarktüsü sonrası idame tedavi
Günde bir defa 100-200 mg önerilir.
 
Hiperkinetik kalp sendromu
Günde bir defa 50-200 mg önerilir.
 
Migren profilaksisi
Günde bir defa 100-200 mg önerilir. Genellikle günlük 100 mg’lık doz oldukça etkilidir. Bireysel duyarlılığa bağlı olarak doz yukarıda belirtilen doz aralığında değiştirilebilir.
 
Azalmış sol ventriküler fonksiyonun eşlik ettiği hafiften orta şiddete stabil kronik kalp yetmezliği
Diğer bir kalp yetmezliği tedavisi ilacıyla kontrol altına alınmış stabil semptomatik kalp yetmezliği olan hastalarda metoprolol dozu bireyseldir. NYHA III hastalarında tavsiye edilen başlangıç dozu ilk hafta günde bir defa 12.5 mg’dır. Günlük doz ikinci haftada 25 mg’a çıkartılabilir. NYHA II hastaları için tavsiye edilen başlangıç dozu ilk iki hafta günde bir defa 25 mg’dır. İlk iki hafta sonrasında dozun iki katına çıkarılması tavsiye edilir. Doz her hafta artırılarak günde 200 mg’a ya da maksimum düzeyde tolere edilebilen miktara çıkartılır. Uzun süreli tedavide hedeflenen doz günlük 200 mg ya da maksimum tolere edilen doz olmalıdır. Stabil semptomatik kalp yetmezliği tedavisi gören hastanın, doktoru bu durumdan haberdar etmesi gerekir. Her doz artışından sonra hastanın durumu dikkatle incelenmelidir. Kan basıncında bir düşüş gözlenirse kombine edilen diğer ilaç dozunu azaltmak gerekebilir. Kan basıncındaki düşüş uzun süreli metoprolol kullanımına bir engel teşkil etmez, ancak doz hastanın durumu stabil oluncaya dek azaltılmalıdır.  
 
Renal yetmezlik
Herhangi bir doz ayarlaması gerekmez.
 
Karaciğer fonksiyon bozukluğu
Ağır karaciğer yetmezliği olan hastalarda, (örneğin portakaval şantlı hastalar) dozun azaltılması düşünülmelidir.
 
Geriatrik hastalarda
80 yaş üzeri hastalar üzerinde yapılan çalışmalar yetersizdir bu nedenle artışları dikkatle yapılmalıdır.
 
Çocuklar ve adolesanlarda
Çocuklarda ve adolesanlarda Saneloc Değiştirilmiş Salımlı Tablet tedavisi ile ilgili deneyim sınırlıdır.
Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri
Saneloc 100 mg Değiştirilmiş Salımlı Tablet
Saneloc 150 mg Değiştirilmiş Salımlı Tablet
Saneloc 200 mg Değiştirilmiş Salımlı Tablet
Saklama Koşulları

25°C’nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

20, 30 ve 90 değiştirilmiş salımlı tablet içeren blister ambalajlarda

Uyarılar/Önlemler
Astımlı hastalarda β-blokerler dikkatli kullanılmalıdır. β2-agonist (tablet veya inhaler formu) kullanan astımlı hastalarda metoprolol tedavisi başlanacaksa, β2-agonist dozu kontrol edilmeli ve gerekirse artırılmalıdır. Metoprolol kontrollü salım tabletleri, β2-reseptörlere geleneksel β1-selektif beta bloker tablet formlarından daha az etki gösterir.
 
Metoprolol diyabet tedavi dengesini bozabilir ve hipoglisemi semptomlarını maskeleyebilir. Karbonhidrat metabolizması ile etkileşim veya hipoglisemi semptomlarının maskelenme riski metoprolol kontrollü salım tabletleri kullanımında geleneksel β1-selektif beta bloker tabletlerin ve non-selektif β-blokerlerin kullanımına kıyasla daha az görülür.
 
AV ileti bozuklukları metoprolol tedavisi süresince zaman zaman şiddetlenebilir.
 
Metoprolol antihipertansif etkisinden dolayı periferik vasküler bozukluk semptomlarını artırabilir.
 
Metoprolol feokromositomalı hastalara verildiğinde, tedavi öncesinde ve beraberinde bir α-bloker kullanılmalıdır.
 
Metoprolol tedavisi tirotoksikoz semptomlarını maskeleyebilir.
 
β-bloker kullanan bir hastaya cerrahi müdahale yapılacaksa anestezist bu konuda bilgilendirilmelidir. Ameliyata girecek hastalarda β-bloker tedavisinin kesilmesi önerilmez.
 
β-bloker tedavisi aniden kesilmemelidir. Tedavi kesilecekse, metoprolol dozu giderek azaltılmalı ve en az iki haftalık bir periyot sürecinde, doz azar azar yarıya indirilerek en küçük doz kontrollü salım tabletinin, 25 mg’ın yarısına (= 12.5 mg metoprolol tartarata eşdeğer 11.875 mg metoprolol süksinat) ulaşıncaya kadar devam edilmelidir. Tedaviye tamamen son verilmeden önce son doz en az dört gün kullanılmış olmalıdır. Eğer hastada semptomlar gelişirse, doz daha uzun sürede azaltılmalıdır. β-blokerlerle tedavide ilaç birden kesilirse kalp yetmezliği şiddetlenebilir, miyokard infarktüsü geçirme riski artabilir ve ani ölümler görülebilir.
 
Diğer β-blokerler gibi, metoprolol alerjenlere karşı duyarlılığı ve anafilaktik reaksiyonların şiddetini artırabilir. Adrenalin tedavisi β-bloker kullanan hastalarda her zaman istenilen terapötik etkiyi vermez.
 
β-blokerler psöriazisi şiddetlendirebilir veya gelişmesine neden olabilir.
 
Kalp yetmezliği ile birlikte aşağıdaki durumlar gözlenen hastalarda bugüne kadar metoprolol tedavisi ile ilgili yeterli bir deneyim yoktur:
  • stabil olmayan kalp yetmezliği (NYHA IV)
  • son 28 gün içerisinde görülen akut miyokard infarktüsü veya stabil olmayan angina pektoris 
  • renal fonksiyon bozuklukları
  • hepatik fonksiyon bozuklukları
  • 80 yaş üzeri hastalar
  • 40 yaş altı hastalar
  •  hemodinamik etkili kapakçık hastalığı
  • obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopati
  • metoprolol süksinat tedavisi öncesindeki 4 ay içerisinde yapılan kardiyak operasyonlar 
Kalıtsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz eksikliği ya da glukoz-galaktoz malabsorbsiyonu, fruktoz intoleransı ya da sukraz-izomaltaz yetersizliği olan hastalar metoprolol kullanmamalıdır.
 
Gebelik ve laktasyonda kullanımı
Gebelik kategorisi: C
Gebe kadınlarda yeterli kontrollü klinik çalışma olmadığından, metoprolol gebelik döneminde ancak anneye sağlayacağı yarar fetusa vereceği zarardan daha fazla ise kullanılmalıdır.
 
Gebelikte metoprolol kullanılacaksa doğumdan 48-72 saat önce kesilmelidir. Eğer bu mümkün değilse, yeni doğan, β-blokaj semptomlarının görülme riski dolayısıyla 48-72 saat gözlem altında tutulmalıdır (ör: kalp ve akciğer komplikasyonları).
 
Laktasyon:
Metoprolol, anne sütünde annenin plazmasında bulunduğu konsantrasyondan yaklaşık üç kat daha fazla birikir. Terapötik dozlarda kullanılan ilacın anne sütü ile beslenen bebeklerde advers reaksiyon oluşturma riski düşüktür (yavaş metabolize ediciler hariç).
 
Araç ve Makine Kullanımına Etkisi:
Metoprolol tedavisi esnasında baş dönmesi ve halsizlik görülebileceğinden, araç ve makine kullanımından önce tedavinin hastalar üzerinde oluşturabileceği etki bilinmelidir.
Yan Etkileri / Advers Etkiler
Yan etkiler genellikle hafif ve geçicidir. Aşağıdaki yan etkilerin çoğu, metoprolol tabletler ile yapılan klinik çalışmalar ya da rutin kullanım sırasında bildirilmiştir. Bu yan etkilerin çoğunun metoprolol tablet tedavisi  ile bağlantısı kanıtlanmamıştır.
Yan etkilerin görülme sıklığı şu şekilde tanımlanmıştır: Çok sık (>%10), sık (>%1 ve <%10), seyrek (>%0.1 ve <%1), nadir (>%0.01 ve <%0.1), çok nadir (<%0.01)
 
Hematolojik ve lenfatik sisteme ait yan etkiler:
Çok nadiren; trombositopeni, lökopeni
 
Endokrin sistemine ait yan etkiler:
Nadiren; gizli diyabetin şiddetlenmesi
 
Metabolizma ve beslenme bozukluklarına ait yan etkiler:
Seyrek olarak; kilo artışı
 
Psikiyatrik yan etkiler:
Seyrek olarak; depresyon, konsantrasyon azalması, uyuşukluk veya uykusuzluk,                            
Nadiren; sinirlilik, gerginlik
Çok nadir; unutkanlık veya hafıza zayıflığı, konfüzyon, halusinasyon
 
Sinir sistemine ait yan etkiler:
Sıklıkla; baş dönmesi, baş ağrısı
Seyrek olarak; parestezi
 
Göz hastalıkları:
Nadiren; görme bozukluları, gözlerde kuruluk ya da irritasyon, konjonktivit
 
Kulak rahatsızlıkları:
Çok nadiren; kulak uğultusu, duyma bozukluğu
 
Kardiyovasküler sisteme ait yan etkiler:
Sıklıkla; bradikardi, palpitasyonlar
Seyrek olarak; kalp yetmezliği semptomlarının geçici olarak şiddetlenmesi, birinci derece atrioventriküler blok, prekordial ağrı.
Nadiren; fonksiyonel kardiyak semptomlar, kardiyak aritmiler, kardiyak ileti bozuklukları
 
Vasküler sisteme ait yan etkiler:
Çok sık olarak; kan basıncında düşme, ortostatik hipotansiyon
Seyrek olarak; el ve ayaklarda soğuma
Çok nadiren; tedavi öncesi şiddetli periferal vasküler bozukluğu olan hastalarda nekroz, aralıklı klodikasyon ya da Raynaud sendromu
 
Solunum sistemine ait yan etkiler:
Sıklıkla; egzersiz sırasında solunum güçlüğü
Seyrek olarak; bronkospazm
Nadiren; rinit
 
Gastrointestinal sisteme ait yan etkiler:
Sıklıkla; bulantı, abdominal ağrı, diyare, konstipasyon
Seyrek olarak; kusma
Nadiren; ağız kuruluğu
Çok nadir; tat alma bozukluğu
 
Hepato-biliyer sisteme ait yan etkiler:
Nadiren; karaciğer fonksiyon testlerinde anormal değerler
Çok nadir; hepatit
 
Deri ve yumuşak dokuya ait yan etkiler:
Seyrek olarak; raş, terlemede artış
Nadiren; saç dökülmesi
Çok nadir; fotosensitivite reaksiyonları, psöriyazis oluşması veya şiddetlenmesi
 
Kas ve iskelet sistemine ait yan etkiler:
Seyrek olarak; kas spazmı
Çok nadir;  eklem ağrısı, kaslarda güçsüzlük
 
Üreme sistemine ait yan etkiler:
Nadiren; impotans ve diğer seksüel bozukluklar
 
Genel:
Çok sık olarak; halsizlik
Seyrek olarak; ödem
 
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.