Grubu Beşeri İthal İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd. Şti.
Marka SIMPONI
Etken Madde Kodu SGKFYF-GOLIMUMABParenteral
Ambalaj Miktarı 1
Ambalaj ENJEKTÖR-KARTUŞ/AMBALAJ
ATC Kodu L04AB06
ATC Açıklaması Golimumab
NFC Kodu NA
NFC Açıklaması Parenteral Kullanıma Hazır Enjektörler
Kamu Kodu A13589
Patent Orjinal
Satış Fiyatı 3418,43 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 3052,6 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu NULL
Soğuk Zincir Soğuk Zincir İlacıdır.
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Ambalajın Niteliği Ve İçeriği
Paslanmaz çelikten, sabitlenmiş bir iğneyle birlikte kullanıma hazır enjektör (1.0 ml Tip 1 cam) içerisinde 0.5 ml çözelti ve kauçuk içeren lateksten üretilmiş bir iğne muhafazası. Simponi, kullanıma hazır 1 enjektör veya 3 (3 x 1) enjektör içeren ambalajlarda mevcuttur.
Pazarda tüm ambalaj boyutları mevcut olmayabilir.
 
Çözelti renk değiştirmişse, bulanıksa ya da çıplak gözle görülen yabancı partiküller içeriyorsa kullanılmamalıdır.
 
 

 

Araç Ve Makine Kullanımı Üzerindeki Etkiler
SIMPONI’nin araç veya makine kullanma yeteneğinizi üzerinde hafif bir etkisi olabilir. SImponI aldıktan sonra baş dönmesi oluşabilir. Eğer bu olursa, araç veya makine kullanmayız.
İlacı Kullanmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
SIMPONI’yi aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ:
Eğer,
 
  • Golimumaba veya SIMPONI’nin içerdiği yardımcı maddelere karşı alerjiniz varsa,
  • Verem (tüberküloz) hastasıysanız veya ağır bir enfeksiyon geçirmekteyseniz,
  • Orta derecede veya şiddetli kalp yetmezliğiniz varsa.
SIMPONI’yi aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ:
 
Enfeksiyonlar (iltihap oluşturan mikrobik hastalıklar): 
Ateş, öksürük, nefes darlığı, gribe-benzeyen semptomlar, ishal, yaralar, diş sorunları veya idrar yaparken yanma hissi gibi enfeksiyon bulgularınız varsa tedavi öncesinde veya sonrasında gelişirse doktorunuza haber vermeniz önemlidir.
  • Enfeksiyonlara daha kolay yakalanabilirsiniz.
  • Enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir ve daha şiddetli seyredebilir. Ayrıca; daha önce geçirmiş olduğunuz bazı enfeksiyonlar tekrarlayabilir.
Verem (Tüberküloz):
Tedavi sırasında veya sonrasında verem (tüberküloz) bulguları (inatçı öksürük, kilo kaybı, yorgunluk, ateş veya gece terlemeleri) gelişirse, hemen doktorunuza haber veriniz.
  • Doktorunuz sizde verem (tüberküloz) olup olmadığınızı anlamak amacıyla test yapacaktır, çünkü SIMPONI ile tedavi edilen hastalarda verem (tüberküloz) vakaları bildirilmiştir.
  • Daha önce verem (tüberküloz) geçirdiyseniz ya da verem (tüberküloz) geçirmiş veya geçirmekte olan bir kimseyle yakın temastaysanız, bunu doktorunuza bildirmeniz çok önemlidir.
Doktorunuz verem (tüberküloz) açısından risk altında olduğunuzu düşünürse, SIMPONI tedavisine başlamadan önce verem (tüberküloz) ilaçlarıyla tedavi edilebilirsiniz
 
Hepatit B virüsü (HBV):
SIMPONI gibi TNF blokerleriyle tedavi uygulanması, bazı durumlarda hayatı tehdit edebilen bu virüsü taşıyan kimselerde hepatit B virüsünün tekrar aktifleşmesiyle sonuçlanabilir. Hepatit B virüsü taşıyıcısı iseniz ya da bundan şüphe ediyorsanız veya sizde aktif Hepatit B varsa doktorunuza söyleyiniz.
 
İnvazif mantar enfeksiyonları:
Eğer, akciğerlerinizi veya vücudunuzun diğer bölümlerini etkileyen belirli tipte mantarın neden olduğu enfeksiyonların (histoplazmoz, koksidioidomikoz veya blastomikoz adı verilen) yaygın olarak bulunduğu yerlerde yaşamış veya oralara seyahat etmişseniz, hemen doktorunuza söyleyiniz. Eğer, yaşadığınız veya seyahat ettiğiniz bölgelerde bu mantar enfeksiyonlarının yaygın olup olmadığını bilmiyorsanız doktorunuza sorunuz.
 
Aşılar:
Belirli aşıları, SIMPONI kullanırken yaptıramazsınız.
  • Yakın zamanda herhangi bir aşı olduysanız veya olmayı planlıyorsanız, lütfen doktorunuza bilgi veriniz.
Ameliyatlar veya diş operasyonları:
  • Eğer ameliyat veya diş operasyonu olacaksanız doktorunuza söyleyiniz.
  • Operasyonu gerçekleştirecek cerrah veya diş hekimine Simponi ile tedavi edildiğinizi söyleyiniz.
Kanser/Lenfoma:
SIMPONI kullanmadan öncesizde lenfoma (bir çeşit kan kanseri) veya diğer herhangi bir kanser varsa, doktorunuza söyleyiniz.
  • Eğer Simponi veya diğer TNF blokerleri kullanıyorsanız, lenfoma veya diğer bir kanser gelişimi riskiniz artabilir.
  • Uzun zamandır devam eden ciddi romatoid artriti ve diğer süregelen (kronik) iltihabi (inflamatuvar) hastalıkları olan hastalarda, ortalamanın üstünde lenfoma riski taşıyor olabilirler.
  • TNF-blokerleriyle tedavi edilen çocuklarda ve genç erişkinlerde bazen ölümle sonuçlanan alışılmadık türleri de içeren kanser vakaları bildirilmiştir
  • Ciddi, kalıcı astım, süregelen (kronik)  tıkayıcı akciğer hastalığı (COPD) olan veya ağır sigara içicisi olan hastalar, Simponi tedavisi sırasında kanser riskinde artış olabilir. Eğer, ciddi kalıcı astımınız, süregelen (kronik) tıkayıcı akciğer hastalığınız (COPD) varsa veya ağır sigara içicisi iseniz, doktorunuzla bir TNF blokerü ile tedavi edilmenizin uygun olup olmadığını konuşunuz.
Kalp yetmezliği:
Yeni ya da kötüleşen kalp yetmezliği bulgularınız (nefes daralması, ayaklarınızın şişmesi gibi) varsa doktorunuzla hemen temasa geçmelisiniz.
  • TNF blokerleriyle kalp yetersizliğine bağlı olarak solunum yetmezliğinde (konjestif kalp yetmezliğinde) kötüleşme ve yeni başlayan kalp yetersizliğine bağlı olarak solunum yetmezliği (konjestif kalp yetmezliği) vakaları bildirilmiştir.
  • Eğer sizde hafif kalp yetmezliği varsa ve SIMPONI ile tedavi oluyorsanız kalp yetmezliğinizin durumu doktorunuz tarafından yakından izlenmelidir.
Sinir Sistemi hastalıkları:
Eğer daha önce size çoğul bağ dokusu gelişmesi (multipl skleroz) gibi bir sinir kılıf (miyelin) kaybı hastalığı tanısı konmuş veya sizde belirtileri gelişmişse, hemen doktorunuza söyleyiniz. Belirtiler görme değişiklikleri, kollarınızda veya bacaklarınızda güçsüzlük, vücudunuzun herhangi bir bölümünde uyuşma veya karıncalanmayı içerebilir . Doktorunuz SImponI alıp almayacağınıza karar verecektir
 
Otoimmun (vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturma durumu) hastalıklar:
Eğer sizde tüm vücudu etkileyen bağ dokusu hastalığı (lupus) adı verilen bir hastalığın belirtileri meydana gelmişse doktorunuza söyleyiniz. Belirtiler, kalıcı döküntü, ateş, eklem ağrısı ve yorgunluğu içerir.
  • Nadir durumlarda, TNF blokerleri ile tedavi edilen kişilerde lupus görülmüştür.
Kan hastalıkları:
Bazı hastaların vücutları, vücudun enfeksiyonla savaşmasına veya kanamayı durdurmaya yardım eden yeter miktarda kan hücresi üretiminde başarılı olamayabilir. Eğer hiç giderilemeyen ateşiniz, çürük veya kolayca kanamanız olursa veya çok solgun görünüyorsanız, hemen doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz tedaviyi durdurmaya karar verebilir.
 
“Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse, lütfen doktorunuza danışınız.”
 
SIMPONI’nin yiyecek ve içecek ile kullanılması
SIMPONI, aç ya da tok karnına alınabilir,
 
Hamilelik
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamile iseniz veya SImponI kullanırken hamile kalmayı planlıyorsanız, doktorunuza bilgi veriniz. Hamile kadınlarda bu ilacın etkileri bilinmemektedir. Hamile kadınlarda SImponI kullanımı önerilmemektedir. Eğer SImponI ile tedavi ediliyorsanız, tedaviniz sırasında ve son SImponI enjeksiyonunuzdan en az 6 ay sonrasına kadar, uygun bir doğum kontrolü kullanarak, hamile kalmaktan kaçınmalısınız
 
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
 
Emzirme
İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirmeye başlamadan önce, SImponI ile son tedavinizin 6 ay önce yapılmış olması gerekmektedir. Size SImponI uygulanacaksa, emzirmeyi durdurmalısınız.
 
Araç ve makine kullanımı
SIMPONI’nin araç veya makine kullanma yeteneğinizi üzerinde hafif bir etkisi olabilir. SImponI aldıktan sonra baş dönmesi oluşabilir. Eğer bu olursa, araç veya makine kullanmayız.
 
SIMPONI’nin içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
  • Lateks duyarlılığı: Kullanıma hazır enjektörün bir bölümü, iğne kapağı, lateks içerir. Lateks, ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabildiğinden sizde veya bakımınızdan sorumlu kişide lateks duyarlılığı varsa, SIMPONI kullanmadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
  • Sorbitol (früktoz) intoleransı:SIMPONI, sorbitol (E420) içerir. Bazı şekerlere karşı intoleransınız varsa, SIMPONI kullanmadan önce doktorunuza söyleyiniz.
Diğer ilaçlar ile birlikte kullanılması
SIMPONI, anakinra veya abatacept etken maddelerini içeren ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar romatizmal hastalıkların tedavisi için kullanılırlar.
 
Bağışıklık sisteminizi etkileyen herhangi bir diğer ilaç, kullanıyorsanız, doktorunuza veya eczacınıza bunu da söylemelisiniz.
 
Belirli (canlı) aşıları, SImponI kullanırken yaptırmamalısınız.
 
Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandıysanız lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
İlacın Olası Yan Etkileri Nelerdir
Tüm ilaçlar gibi, SIMPONInin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
 
Bazı hastalarda ciddi yan etkiler görülebilir ve tedaviye ihtiyaç duyabilirler. Yan etkiler son enjeksiyondan sonraki aylarda görülebilir.
 
Yan etkiler, aşağıda tanımlanan belirli sıklıklar ile meydana gelebilir:
Çok yaygın (10 hastada 1 kişiden fazla görülen)

Yaygın (100 hastada 1 ila 10 kişide görülen)

Yaygın olmayan (1000 hastada 1 ila 10 kişide görülen)
Seyrek (10000 hastada 1 ila 10 kişide görülen)
Çok seyrek (10000 hastada 1 kişiden az görülen)
Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor)
 
Aşağıdaki yan etkiler, SIMPONI tedavisine eşlik etmiştir:
 
Çok yaygın yan etkiler:
  • Üst solunum yolu enfeksiyonları, boğaz ağrısı veya ses kısıklığı, burun akıntısı
Yaygın yan etkiler:
  • Doktorunuz tarafından yapılmış kan testleri esnasında bulunan anormal karaciğer testi sonuçları (artmış karaciğer enzimleri)
  • Baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Yüzeysel mantar enfeksiyonları
  • Bakteri enfeksiyonları (selülit gibi)
  • Düşük kırmızı kan hücresi sayısı
  • Pozitif kan lupus testi
  • Uyumada zorluk
  • Depresyon
  • Kabızlık
  • Saç dökülmesi
  • Alerjik reaksiyonlar (yüzünüzde, dudaklarınızda, ağzınızda veya gırtlağınızda yutmanızı veya nefes almanızı zorlaştırabilen şişme, deri döküntüsü, kurdeşen, ellerinizin, ayaklarınızın veya ayak bileklerinizin şişmesi)
  • Deride döküntü ve kaşıntı
  • Hazımsızlık
  • Mide ağrısı
  • Uyuşukluk ve karıncalanma hissi
  • Grip
  • Bronşit
  • Sinüs enfeksiyonları
  • Uçuk
  • Yüksek tansiyon
  • Ateş
  • Enjeksiyon yeri reaksiyonları (kızarıklık, sertlik, ağrı, kaşıntı, karıncalanma ve tahriş)
  • Güçsüz hissetme
  • İyileşmede gecikme
  • Göğüs kafesi rahatsızlıkları
Yaygın olmayan yan etkiler:
  • Ciddi kan enfeksiyonları
  • Tüberküloz(ateş, yorgunluk, (inatçı) öksürük, nefes darlığı, gribe-benzeyen semptomlar, kilo kaybı, gece terlemeleri, ishal, yaralar, diş sorunları ve idrar yaparken yanma hissi)
  • Alt solunum yolu enfeksiyonu (zatürre dahil)
  • Eklemlerde veya etrafındaki dokuda enfeksiyon
  • Böbrek enfeksiyonu
  • Apse
  • Akciğerlere veya vücudun diğer bölgelerini etkileyen mantar enfeksiyonları gibi zayıf bağışıklık sistemine sahip insanlarda meydana gelebilen enfeksiyonlar
  • Kanserler, deri kanseri ve kanser olmayan büyümeler veya yumrular dahil, derideki koyu renkli benler dahil
  • Sedef hastalığı (deride kabarcıklar şeklinde avuçlarda ve/veya tabanlardaolan dahil)
  • Sinir sistemi hastalığı (görme değişiklikleri, kol ve bacaklarda güçsüzlük gibi belirtiler)  
  • Düşük trombosit sayısı
  • Düşük beyaz kan hücresi sayısı
  • Birleşik düşük trombosit, kırmızı ve beyaz hücre sayısı
  • Tiroid hastalıkları
  • Kandaki şeker seviyesinde artış
  • Kandaki kolesterol seviyesinde artış
  • Denge bozukluğu
  • Tat alma bozukluğu
  • Görme bozuklukları
  • Konjestif kalp yetmezliğinde kötüleşme olması veya ilk kez gelişmesi
  • Kalp ritminde düzensizlik hissi
  • Kalp damarlarında daralma
  • Kan pıhtıları
  • El veya ayak parmaklarında ağrı ve renk değişikliği
  • Ateş basması
  • Astım, nefes darlığı, hırıltı
  • Mide yüzeyi ve bağırsak kanalında enflamasyonu içeren, ateşe neden olabilen, mide-bağırsak hastalığı
  • Reflü
  • Ağızda ağrı ve yaralar
  • Safra kesesi taşları
  • Karaciğer hastalıkları
  • İdrar torbası hastalıkları
  • Meme hastalıkları
  • Adet kanaması düzensizlikleri
  • Kemik kırılmaları
Seyrek yan etkiler:
  • Lenf sistemi kanseri
  • Hepatit B enfeksiyonunun yeniden oluşması (derinizin veya gözlerinizin sararması, koyu kahve rengi idrar, karnınızın sağ tarafında ağrı, ateş, hasta hissetme, hasta olma ve çok yorgun hissetme)
  • Akciğerlerin kronik inflamatuar durumu
  • Tüm vücudu etkileyen bağ dokusu hastalığına benzer (Lupus) sendrom
  • Böbrek rahatsızlıkları
Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemeyen yan etkiler:
  • Kan hücreleri üreten kemik iliği yetersizliği
  • Kan kanseri (Lösemi)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
İlaç Nasıl Kullanılır
Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:
SIMPONI’yi her zaman tam olarak, doktorunuzun size söylediği şekilde kullanın. Emin değilseniz, doktorunuzla birlikte kontrol etmelisiniz.
  • Önerilen doz, 50 mg (1 kullanıma hazır enjektör içeriği) olup her ayın aynı tarihinde, ayda bir kere uygulanmalıdır.
  • Dördüncü dozunuzu almadan önce doktorunuzla görüşünüz. Doktorunuz, SIMPONI tedavisine devam edip etmeyeceğinizi tespit edecektir. 

Eğer kilonuz 100 kg.dan fazlaysa, doz her ayın aynı tarihinde, ayda bir kere olmak üzere 100 mg’a çıkartılabilir.

Uygulama yolu ve metodu:
  • SIMPONI deri altına enjeksiyonla verilebilir (subkutanöz olarak).
  • Tedavinizin başlangıcında doktorunuz veya hemşireniz SIMPONI’yi size enjekte edebilir. Ancak siz ve doktorunuz, SIMPONI enjeksiyonlarınızı kendi kendinize yapıp yapamayacağınızı kararlaştırabilirsiniz. Bu durumda kendinize nasıl SIMPONI enjeksiyonu yapacağınızı öğrenmek için eğitim alacaksınız.
Kendinize SIMPONI enjeksiyonlarını yapmanızla ilişkili, herhangi bir soru sormak isterseniz, doktorunuzu arayınız. Kullanma Talimatının sonunda detaylı “Uygulama Talimatını” bulacaksınız.
 
Değişik yaş grupları:
 
Çocuklarda kullanımı:
Söz konusu yaş grubunda incelenmemiş olduğundan, SIMPONI’nin çocuklarda ve ergenlerde (18 yaş altı) kullanılması önerilmemektedir.
 
Yaşlılarda kullanımı:
Yaşlılar için doz ayarlanmasına ihtiyaç yoktur.
 
Özel kullanım durumları:
 
Böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği:
Özel kullanımı yoktur.
 
Eğer SIMPONInin etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
 
Kullanmanız gerekenden daha fazla SIMPONI kullandıysanız
SIMPONI’yi fazla kullanırsanız veya size fazla verilirse (bir defada çok fazla doz enjekte etmek veya enjeksiyonu normalden daha sık uygulamak suretiyle), hemen doktorunuzla veya eczacınızla temasa geçiniz. Boş bile olsa ilacın dış kutusunu daima yanınızda bulundurunuz.
 
SIMPONI’den kullanmanız gerekenden daha fazlasını kullanmışsanız, bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.
 
SIMPONI kullanmayı unuttuysanız
SIMPONI enjeksiyonunu planlanmış olan tarihte yapmayı unuttuysanız, hatırlar hatırlamaz unutulan dozu enjekte ediniz. 
 
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.
 
Daha sonraki dozu:
  • Eğer unutulan doz ile bir önceki uygulanan dozun arasında geçen süre 2 haftadan fazla değilse, hatırlar hatırlamaz unutulan dozu enjekte ediniz ve tedavi takviminize bağlı kalınız.
  •  Eğer unutulan doz ile bir önceki uygulanan dozun arasında geçen süre 2 haftadan fazla ise, hatırlar hatırlamaz unutulan dozu enjekte ediniz ve bir sonraki dozunuzu ne zaman almanız gerektiğine dair doktorunuz veya eczacınıza danışınız.
Eğer ne zaman yapmanız gerektiğinden emin değilseniz, doktorunuzla veya eczacınızla temasa geçiniz.
 
 
SIMPONI ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
Eğer SIMPONI tedavisini durdurmayı düşünüyorsanız, öncelikle doktorunuz veya eczacınıza danışınız.
 
Bu ilacın kullanımına dair herhangi başka bir sorunuz varsa, doktorunuz veya eczacınızla temasa geçiniz.
İlaç Nedir Ve Niçin Kullanılır
SIMPONI TNF blokerleri adı verilen ilaç grubundandır. SIMPONI erişkinlerde romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit gibi iltihabi (inflamatuvar) hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilmiştir.
 
Golimumab, tümör nekroz faktörü alfa (TNFα) olarak adlandırılan spesifik bir proteinin etkisini bloke eder.
Vücuttaki iltihabi (inflamatuvar) süreçlerde rol oynayan bu proteinin bloke edilmesi, vücudunuzdaki inflamasyonu azaltabilir.
 
Romatoid artrit
Romatoid artrit, eklemlerin iltihabi (inflamatuvar) hastalığıdır. Eğer sizde aktif romatoid artrit varsa, size ilk olarak başka ilaçlar verilecektir. Bu ilaçlara yeterli yanıt vermezseniz; metotreksat adıyla bilinen bir diğer ilaçla birlikte size, aşağıdaki amaçlarla SIMPONI verilecektir:
  • Hastalığınızın belirtilerini ve bulgularını azaltmak
  • Fiziksel fonksiyonunuzu iyileştirmek
Psoriyatik artrit
Psoriyatik artrit, genellikle derinin iltihabi (inflamatuvar) bir hastalığı olan psoriasisin eşlik ettiği, iltihabi (inflamatuvar) bir eklem hastalığıdır Eğer sizde aktif psoriyatik artrit varsa, size ilk olarak başka ilaçlar verilecektir. Bu ilaçlara yeterli yanıt vermezseniz size, aşağıdaki amaçlarla SIMPONI verilecektir:
  • Hastalığınızın belirtilerini ve bulgularını azaltmak
  • Fiziksel fonksiyonunuzu iyileştirmek
Ankilozan Spondilit
Ankilozan spondilit, omurganın iltihabi (inflamatuvar) hastalığıdır. Eğer sizde ankilozan spondilit varsa, size ilk olarak başka ilaçlar verilecektir. Bu ilaçlara yeterli yanıt vermezseniz size, aşağıdaki amaçlarla SIMPONI verilecektir:
  • Hastalığınızın belirtilerini ve bulgularını azaltmak
  • Fiziksel fonksiyonunuzu iyileştirmek
İlaç Saklanma Koşulları Nasıldır
SIMPONI’yi çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
Buzdolabında (2°C - 8°C) saklayınız. Dondurmayınız. Çalkalamayınız. Kullanıma hazır enjektörü ışıktan korumak amacıyla, dış kutusunun içerisinde saklayınız.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.
Ambalajdaki veya kartondaki veya şişedeki son kullanma tarihinden sonra SIMPONI’yi kullanmayınız/son kullanma tarihinden önce kullanınız.
Çevreyi korumak amacıyla; kullanmadığınız SIMPONI’yi şehir suyuna veya çöpe atmayınız. Bu konuda eczacınıza danışınız
Beşeri Tıbbi Üründen Arta Kalan Maddelerin İmhası
Simponi, kullanıma hazır bir enjektör içerisindedir. Her Simponi ambalajında enjektörün nasıl kullanılacağını tam olarak anlatan talimat vardır. Kullanıma hazır enjektör buzdolabından çıkarıldıktan sonra Simponi enjeksiyonunu yapmadan önce 30 dakika beklenerek çözeltinin oda sıcaklığına ulaşması sağlanmalıdır. Kullanıma hazır enjektör, çalkalanmamalıdır.
 
Berrak, hafif opak, renksiz açık sarı renkte olan çözelti, beyaz renkte, ışığı geçiren bazı yarı saydam veya beyaz protein partikülleri içerebilir. Bu, protein içeren çözeltilerde alışılmış olan bir görünümdür.
 
Kullanıma hazır enjektör içerisindeki Simponi’nin kullanıma hazırlanmasını ve kullanılmasını anlatan eksiksiz talimat, kullanma talimatında yer almaktadır.
 
Kullanılmamış ürünler yada atık materyaller ‘Tıbbi Atıkların Kontrolü yönetmeliği’ ve ‘Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmelikleri’ne uygun olarak imha edilmelidir.

 

Beşeri Tıbbi Ürünün Adı

SIMPONI 50 mg enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır enjektör

Diğer Tıbbi Ürünler İle Etkileşimler Ve Diğer Etki
Hiçbir etkileşim çalışması yapılmamıştır.
 
Anakinra ve abatacept ile birlikte kullanılması
SIMPONI ve anakinra ya da abatasept kombinasyonu önerilmemektedir(bkz.Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)
Canlı aşılar
Canlı aşılar, SIMPONI ile birlikte kullanılmamalıdır (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri)
 
Metotreksat  
SIMPONI’nin romatoid artrit, psoriyatik artrit veya ankilozan spondilit hastalarına metotreksatla birlikte verilmesi, (bir sonraki) doz öncesi kararlı plazma düzeylerinin daha yüksek olmasına yol açmaktaysa da bu veriler, SIMPONI ya da metotreksat dozunun ayarlanması gerektiği izlenimini vermemektedir.
Doz Aşımı Ve Tedavisi
Bir klinik çalışmada 10 mg/kilograma varan tek doz golimumab intravenöz olarak, doz sınırlandırıcı toksisite olmaksızın kullanılmıştır. Doz aşımı durumunda hastanın, advers etkilere ait belirti ve bulgular açısından izlenmesi ve hemen gerekli semptomatik tedaviye başlanması önerilmektedir.
Etkin Maddeler

Golimumab 50 mg.

 

Farmakodinamik Özellikler
Farmakoterapötik grup:Tümör nekroz faktörü alfa (TNF-α)inhibitörleri,
ATCkodu:L04AB06
 
Etki mekanizması
Golimumab; insan tümör nekroz faktörünün (TNF) hem çözünebilir, hem de transmembran biyoaktif formlarıyla yüksek afiniteli stabil kompleksler oluşturan ve böylece tümör nekroz faktörün reseptörlerine bağlanmasını önleyen bir insan monoklonal antikorudur.
 
Farmakodinamik etkiler 
İnsan tümör nekroz faktörünün golimumab ile bağlanmasının; insan endotel hücreleri tarafından E-selektin, vasküler hücre adezyon molekülü (VCAM-1) ve intersellüler adezyon molekülü (ICAM-1) adlı adezyon moleküllerinin hücre yüzeyindeki TNF’e bağlı ekspresyonunu nötralize ettiği gösterilmiştir. Golimumab ayrıca, insan endotel hücrelerinden TNF etkisiyle interlökin (IL)-6, IL-8 ve granülosit-makrofaj koloni stimülan faktör (GM-CSF) salgılanmasını, in vitro inhibe etmiştir.
 
C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin plasebo gruplarına kıyasla düzeldiği gözlenmiş ve SIMPONI tedavisi kontrol tedavisiyle karşılaştırıldığında; başlangıçtaki serum IL-6, ICAM-1, matriks metalloproteinaz (MMP-3) ve Vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) düzeylerinin anlamlı şekilde azalmasına neden olmuştur. Ayrıca romatoid artrit ve ankilozan spondilit hastalarında TNFα, psoriyatik artrit hastalarında IL8 düzeyleri azalmıştır. Bu değişiklikler başlangıçtaki SIMPONI dozundan sonra yapılan ilk (4. haftadaki) değerlendirmede gözlenmiş 24. haftaya kadar aynı şekilde devam etmiştir.
Farmakokinetik Özellikler
Emilim:
100 miligramlık tek bir subkutan enjeksiyon şeklinde verilen golimumabın üst kol, karın, kalça bölgelerinden gerçekleşen emilimlerinin birbirine yakın ve ortalama mutlak biyoyararlanımının 51 olduğu hesaplanmıştır. Golimumab, subkutan enjeksiyon sonrası dozla yaklaşık orantılı farmakokinetik sergilediğinden, 50 miligramlık golimumab dozunun biyoyararlanımının da buna yakın olması beklenmektedir.
 
Sağlıklı deneklere veya romatoid artrit hastalarına tek bir subkutan golimumab enjeksiyonunun yapılmasından sonra maksimum plazma konsantrasyonlarına ulaşılmak için geçen medyan süre Tmaks değeri, 2-6 gün arasında değişmiştir. Sağlıklı deneklere verilen 50 mg subkutan ile elde edilen en yüksek ortalama ± SD serum düzeyleri (Cmaks), 3.1 ± 1.4 µg-ml olmuştur.
 
Dağılım:
Romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarına her 4 haftada bir subkutan olarak 50 mg golimumab verildiğinde serum konsantrasyonları, 12. haftada kararlı düzeylere ulaşmıştır. Aynı zamanda metotreksat da kullanan hastalara her 4 haftada bir 50 mg subkutan golimumab verilmesiyle elde edilen (bir sonraki) doz-öncesi ortalama ± SD kararlı serum konsantrasyonunun; metotreksat tedavisine rağmen aktif romatoid artriti olan hastalarda yaklaşık 0.6 ± 0.4 μg/ml, aktif psoriyatik artrit hastalarında yaklaşık 0.5 ± 0.4 μg/ml, ankilozan spondilit hastalarında yaklaşık 0.8 ± 0.4 μg/ml olduğu gözlenmiştir.
 
0.1-10.0 mg/kg arasında değişen tek intravenöz dozlar şeklinde verilen golimumab, romatoid artrit hastalarında dozla yaklaşık orantılı farmakokinetik sergilemiştir.
 
Aynı zamanda metotreksat da kullanmayan romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarındaki (bir sonraki) doz-öncesi ölçülen kararlı-düzey konsantrasyonları, aynı zamanda metotreksat kullanan hastalardakinden %30 daha düşük bulunmuştur. Romatoid artrit hastalarındaki popülasyon farmakokinetiği analizi de beraberce metotreksat kullanılmasının, görünürdeki golimumab klerensini %17.1 oranında azalttığını göstermiştir. Ancak golimumabla birlikte NSAID, oral kortikosteroid veya sülfasalazin kullanılmasının bu parametreyi etkilediği gösterilmemiştir.
 
Eliminasyon:
Golimumabın sistemik klerensinin günde 6.9 ± 2.0 mg/kg, ortalama dağılım hacminin 115 ± 19 ml/kg olduğu hesaplanmıştır. Sağlıklı deneklerde yaklaşık 12 ± 3 gün olarak hesaplanan terminal eliminasyon yarı-ömrünün romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarında buna yakın değerlerde olduğu gözlenmiştir.
 
Doğrusallık / Doğrusal Olmayan Durum
Popülasyon farmakokinetiği analizleri görünürdeki golimumab klerensinin, vücut ağırlığıyla doğru orantılı olarak artma eğilimi taşıdığını göstermiştir(bkz.Pozoloji ve uygulama şekli).
 
Anti-golimumab antikorları gelişen hastalardaki doz-öncesi ölçülen kararlı düzey serum konsantrasyonlarının, genellikle düşük olduğu bildirilmiştir (bkz. Farmakodinamik özellikler).

 

Farmasötik Form
Enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır enjektör.
Berrak, hafif opak, renksiz açık sarı renkte çözelti.
Gebelik Ve Laktasyon
Genel tavsiye
Gebelik kategorisi B’dir.
 
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon)
Çocuk yapma potansiyeline sahip kadınlara, SIMPONI tedavisi sırasında gebe kalmamaları önerilmelidir.
 
Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar, yeterli kontraseptif önlem almalı ve bu önlemi, en son golimumab enjeksiyonundan sonra 6 ay daha devam ettirmelidir
 
Gebelik dönemi
Golimumab için gebeliklerde maruz kalmaya ilişkin klinik veri mevcut değildir.
 
Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik, embriyonal/ fetal gelişim, doğum ya da doğum sonrası gelişim ile ilgili olarak doğrudan ya da dolaylı zararlı etkiler göstermemektedir.
 
Golimumab gebe kadınlara uygulanırken tedbirli olunmalıdır.
 
Laktasyon dönemi
Golimumabın insanlarda anne sütüne geçip geçmediği veya oral yoldan vücuda girdikten sonra emilip emilmediği bilinmemektedir. Golimumabın maymunlarda anne sütüne geçtiği gösterilmiştir. İnsanlarda immünoglobulinler anne sütüne geçtiklerinden kadınlar golimumab tedavisi sırasında ve bu tedaviyi izleyen 6 ay boyunca bebeklerini emzirerek beslememelidir.
 
Üreme yeteneği/Fertilite
Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar üreme toksisitesinin bulunduğunu gostermistir.
(bkz. Klinik öncesi güvenlilik verileri). İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir.
Geçimsizlikler

Geçimsizlik çalışmalarının yapılmamış olması nedeniyle bu tıbbi ürün, diğer tıbbi ürünlerle karıştırılarak kullanılmamalıdır.

İlk Ruhsat Tarihi/Ruhsat Yenileme Tarihi
İlk ruhsat tarihi: 30.12.2011
Ruhsat yenileme tarihi:-
İstenmeyen Etkiler

Faz IIb ve Faz III çalışmalarında; 1600 romatoid artrit, 394 psoriyatik artrit, 353 ankilozan spondilit, 231 şiddetli, persistan astım hastası olmak üzere golimumabla tedavi edilen toplam 2578 ve plasebo ya da aktif kontrol ilacı verilen toplam 751 hastadan elde edilen güvenlilik verileri mevcuttur.

Golimumabla yapılan klinik çalışmalarda gözlenen advers ilaç reaksiyonları, Tablo 1’de özetlenmektedir. Tabloda belirtilen sistem/organ sınıflarındaki advers ilaç reaksiyonları sıklık bakımından, şu şekilde listelenmiştir: Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100, <1/10); Yaygın olmayan (≥1/1,000, <1/100); seyrek (≥1/10,000, <1/1,000); çok seyrek (<1/10,000). Her sıklık grubundaki istenmeyen etkiler, ciddiyeti gittikçe azalacak şekilde verilmiştir;

Enfeksiyon ve enfestasyonlar

Çok yaygın:

  • Üst solunum yolu enfeksiyonları (nazofarenjit, farenjit, larenjit ve rinit)

Yaygın:

  • Bakteri enfeksiyonları (örneğin sellülit)
  • Viral enfeksiyonlar (örneğin influenza ve herpes)
  • Bronşit
  • Sinüzit
  • Yüzeyel mantar enfeksiyonları

Yaygın olmayan:

  • Septik şok
  • Sepsis
  • Tüberküloz
  • Alt solunum yolu enfeksiyonları (örneğin pnömoni)
  • Fırsatçı enfeksiyonlar (örneğin invazif mantar enfeksiyonları [histoplazmoz,   koksidioidomikoz, pnömosistoz]
  • Bakteri enfeksiyonları,
  • Atipik mikobakteri enfeksiyonları ve protozoal enfeksiyonları), piyelonefrit, apse, bakteriyel artrit, enfeksiyöz bursit

Seyrek: 

  • Hepatit B reaktivasyonu

İyi huylu, kötü huylu veya tanımlanamayan neoplazmalar

Yaygın olmayan:

  • Neoplazmalar (örneğin deri kanseri, yassı hücreli kanser ve melanositik naevus)

Seyrek:

  • Lenfoma

Bilinmeyen:

  • Lösemi*

Kan ve lenfatik sistem bozuklukları

Yaygın:

  • Anemi

Yaygın olmayan:

  • Lökopeni, trombositopeni

Seyrek:

  • Pansitopeni

Bilinmeyen: 

  • Aplastik anemi*

Bağışıklık sistemi bozuklukları 

Yaygın: 

  • Alerjik reaksiyonlar (bronkospazm, aşırı duyarlılık, ürtiker), otoantikor pozitivitesi

Endokrin bozukluklar 

Yaygın olmayan: 

  • Tiroid bozuklukları (örneğin hipotiroidizm, hipertiroidizm ve guatr)

Metabolizma ve beslenme bozuklukları 

Yaygın olmayan: 

  • Kan glikozunun yükselmesi
  • Lipidlerin artması

Psikiyatrik bozukluklar 

Yaygın: 

  • Depresyon
  • Uykusuzluk

Sinir sistemi bozuklukları 

Yaygın:

  • Baş dönmesi
  • Parestezi
  • Baş ağrısı

Yaygın olmayan: 

  • Demiyelinizan hastalıklar
  • Denge bozuklukları
  • Dysguesia

Göz bozuklukları 

Yaygın olmayan: 

  • Görme bozuklukları (örneğin bulanık görme, görme keskinliğinin azalması)
  • Konjonktivit
  • Göz alerjisi (örneğin kaşıntı ve irritasyon)

Kardiyak bozukluklar 

Yaygın olmayan: 

  • Konjestif kalp yetmezliği (yeni başlayan veya kötüleşen)
  • Aritmi

Vasküler bozukluklar 

Yaygın: 

  • Hipertansiyon
  • Tromboz (örneğin derin ven trombozu, aort trombozu)
  • Raynaud fenomeni
  • Deride kızarıklık

Solunum, toraks ve mediasten bozuklukları 

Yaygın olmayan: 

  • Astım ve ilişkili semptomlar (örneğin hırıltılı solunum ve bronşlarda hiperreaktivite)

Seyrek: 

  • İnterstisyel akciğer hastalığı

Gastrointestinal bozukluklar 

Yaygın:

  • Kabızlık
  • Dispepsi
  • Gastrointestinal
  • Abdominal ağrı

Yaygın olmayan: 

  • Gastrointestinal inflamatuvar hastalıklar (örneğin gastrit, kolit)
  • Gastroözofageal reflü hastalığı
  • Stomatit

Hepatobiliyer bozukluklar 

Yaygın:

  • Alanin aminotransferaz artışı
  • Aspartat aminotransferaz artışı

Yaygın olmayan: 

  • Safra taşı
  • Karaciğer bozuklukları

Deri ve deri altı dokusu bozuklukları 

Yaygın:

  • Alopesi
  • Dermatit
  • Kaşıntı
  • Deri döküntüsü

Yaygın olmayan: 

  • Psoriasis (yeni başlayan veya daha önceki mevcut  palmar/plantar psoriasisin kötüleşmesi ve püstüler)
  • Ürtiker

Kas-iskelet ve bağ dokusu bozuklukları 

Seyrek: 

  • Lupus-benzeri sendrom

Renal ve üriner bozukluklar 

Yaygın olmayan:

  • Mesane bozuklukları

Seyrek: 

  • Renal bozukluklar
  • Üreme sistemi ve meme bozuklukları 

Yaygın olmayan: 

  • Meme bozuklukları
  • Menstruasyon bozuklukları

Genel bozukluklar ve uygulama yeri bozuklukları 

Yaygın: 

  • Pireksi
  • Asteni
  • Enjeksiyon yeri reaksiyonu (örneğin enjeksiyon yerinde eritem, ürtiker, sertleşme, ağrı, morarma, kaşıntı, tahriş ve parestezi)
  • İyileşme bozukluğu
  • Göğüste sıkıntı hissi

Yaralanma, zehirlenme ve prosedür komplikasyonları 

Yaygın olmayan: 

  • Kemik kırıkları

* Diğer TNF-blokerlerine eşlik etmiş, ancak klinik çalışmalarda golimumaba eşlik etmemiş olan

Enfeksiyonlar
Kombine Faz III romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit çalışmalarında 16 hafta içerisinde en fazla üst olunum yolu enfeksiyonları görülmüş ve golimumabla tedavi edilen hastaların %7.2’sinde (hasta-yılı başına insidans: 0.26; %95 güven aralığı 0.22,0.31), kontrol hastalarının %5.8’inde (hasta-yılı başına insidans: 0.23; %95 güven aralığı 0.17,0.31) bildirilmiştir. 1-yıllık izleme dönemindeki alt solunum yolu enfeksiyonlarının hasta-yılı başına insidansı (%95 güven aralığı) golimumabla tedavi edilen  hastalarda 0.23 olay (0.21,0.25), kontrol hastalarında 0.25 olay (0.20,0.31) olarak hesaplanmıştır.

Kombine Faz III romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit çalışmalarında 16 hafta içerisinde enfeksiyonlar; golimumabla tedavi edilen hastaların %28.3’ünde (hasta-yılı başına insidans: 1.28; %95 güven aralığı 1.18,1.38), kontrol hastalarının %24.7’sinde (hasta-yılı başına insidans 1.17; %95 güven aralığı 1.02,1.33) gözlenmiştir. 1-yıllık izleme dönemindeki enfeksiyonların hasta-yılı başına insidansı (%95 güven aralığı) golimumabla tedavi edilen  hastalarda 1.32 olay (1.27,1.38), kontrol hastalarında 1.31 olay (1.18,1.44) olarak hesaplanmıştır.

Kombine Faz III romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit çalışmalarında 16 hafta içerisinde ciddi enfeksiyonlar; golimumabla tedavi edilen hastaların %1.4’ünde (hasta-yılı başına insidans: 0.06; %95 güven aralığı 0.04,0.08), kontrol hastalarının %1.3’ünde (hasta-yılı başına insidans: 0.04; %95 güven aralığı 0.02,0.08) bildirilmiştir. Tüberküloz, sepsis ve pnömoni dahil bakteri enfeksiyonları, invazif mantar enfeksiyonları ve diğer fırsatçı enfeksiyonlar, golimumabla tedavi edilen hastalarda gelişen ciddi enfeksiyonlardandır; bunlardan bazıları ölümle sonuçlanmıştır. 1-yıllık izleme dönemindeki enfeksiyonların hasta-yılı başına insidansı (%95 güven aralığı) golimumabla tedavi edilen  hastalarda 0.05 olay (0.04,0.06), kontrol hastalarında 0.06 olay (0.04,0.09) olarak hesaplanmıştır. (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).

Maligniteler

Lenfoma
Faz IIb ve Faz III klinik çalışmalarda SIMPONI ile tedavi edilen romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarında; çalışmalar sırasındaki ve 1-yıllık izleme dönemindeki lenfoma insidansı, toplum genelinde beklenenden daha yüksek olmuştur. Lenfoma tanısı; her ikisi de 100 mg golimumab kullanmakta olan iki hastada konulmuş ve 100 hasta-yılı izleme dönemi başına hesaplanan lenfoma insidansı (%95 güven aralığı) golimumabla tedavi edilenlerde 0.10 (0.01,0.37) olay, plasebo verilenlerde 0.00 (0.00,0.90) olay olmuştur. Bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Lenfoma dışındaki diğer maligniteler
Faz IIb ve Faz III klinik çalışmalarda romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarında; çalışmalar sırasındaki ve 1-yıllık izleme dönemindeki lenfoma dışında kalan diğer malignitelerin insidansının (melanoma dışı deri kanseri hariç), SIMPONI ve kontrol gruplarında birbirine yakın olduğu görülmüştür.

Romatolojik endikasyonlardaki Faz IIb ve Faz III çalışmalarının 1-yıllık izleme döneminde melanoma dışı deri kanseri tanısı; 5’i plasebo, 6’sı golimumab 50 mg ve 8’i golimumab 100 mg grubundan olmak üzere toplam  19 denekte konulmuş ve söz konusu kanserlerin 100 hasta-yılı başına insidansı (%95 güven aralığın) golimumab kullananlarda 0.72 (0.39,1.20) olay, plasebo verilenlerde 1.51 (0.49,3.52) olay olarak  hesaplanmıştır.

Romatolojik endikasyonlardaki Faz IIb ve Faz III çalışmalarının 1-yıllık izleme döneminde melanoma dışı deri kanseri ve lenfoma dışında kalan kanser tanısı; 2’si plasebo, 6’sı golimumab 50 mg ve 4’ü golimumab 100 mg grubundan olmak üzere toplam 12 denekte konulmuş ve söz konusu kanserlerin 100 hasta-yılı başına insidansı (%95 güven aralığı) golimumab kullananlarda 0.51 (0.24,0.94) olay, plasebo verilenlerde 0.60 (0.07,2.17) olay olarak hesaplanmıştır. Bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri

Astımlı hastalardaki klinik çalışmalarda bildirilen vakalar
Eksplorasyon amaçlı bir klinik çalışmada şiddetli, inatçı astım hastalarına başlangıçta (sıfır haftasında), belirlenen tedavi dozunun %150’sine eşit bir yükleme dozu subkutan olarak verilmiş ve daha sonra da tedaviye, elli ikinci haftanın sonuna kadar her 4 haftada bir 200 mg, 100 mg veya 50 mg golimumabla devam edilmiştir. Kombine golimumab tedavi gruplarında (n=230) sekiz malignite bildirilmiş, plasebo grubunda (n=79) ise malignite hiç bildirilmemiştir.Bir hastada lenfoma, 2 hastada melanom olmayan deri kanseri ve 5 hastada diğer malignansiler bildirilmiştir. Herhangi bir kanser tipinin spesifik olarak kümelendiği gözlenmemiştir

Bu çalışmanın plasebo-kontrollü bölümünde tüm malignitelerin golimumab kullanan hastalardaki 100 hasta-yılı başına insidansı (%95 güven aralığı) 3.19 (1.38, 6.28) olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada, golimumabla tedavi edilen hastalardaki 100 hasta-yılı başına hesaplanan insidans (%95 güven aralığı) lenfoma için 0.40 (0.01, 2.20), melanoma dışı deri kanseri için 0.79 (0.10, 2.86) ve diğer maligniteler için 1.99 (0.64, 4.63) olduğu hesaplanmıştır. Plasebo grubunda 100 hasta-yılı başına hesaplanan insidansın (%95 güven aralığı), 0.00 (0.00, 2.94) olduğu bulunmuştur. Söz konusu bulgunun klinik anlamlılığı bilinmemektedir.

Karaciğer enzimlerinde yükselme
Kontrollü Faz III çalışmalarında 16 hafta içerisinde, ALT düzeylerindeki hafif (normalin üst sınırının >1 - <3 katı) yükselmeler; romatoid artrit ve psoriatik artrit çalışmalarında golimumab kullanan hastalarla kontrol hastalarında birbirlerine yakın oranlarda (hastaların %22.1-%27.4’ünde) görülmüş; ankilozan spondilit çalışmasında golimumabla tedavi edilen hastalardaki hafif ALT yükselmeleriyle, kontrol hastalarındakinden daha yüksek oranlarda (hastaların %3.9’una karşılık %25.6’sında) karşılaşılmıştır. Romatoid artrit ve psoriyatik artrit çalışmalarında hafif ALT yükselmelerinin 1-yıllık izleme dönemindeki insidansının, golimumab ve kontrol hastalarında yine birbirine yakın olduğu gözlenmiş; ankilozan artrit çalışmasında hafif ALT yükselmelerinin golimumab grubundaki insidansı, kontrol grubundakinden daha yüksek olmuştur.

Romatoid artrit ve ankilozan spondilit çalışmalarında ; ALT düzeyi normalin üst sınırının en az 5 katı yükselen hastalarla seyrek olarak karşılaşılmış ve bu hastaların golimumabla tedavi edilen gruptaki oranının, kontrol hastalarındakinden daha yüksek (sırasıyla %0.4-%0.9 ve %0.0)  olduğu gözlenmiştir. Psoriyatik artrit popülasyonunda, böyle bir eğilim gözlenmemiştir. Bu düzeydeki ALT yükselmeleri 1-yıllık izleme dönemi içerisinde; Faz III romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit çalışmalarındaki golimumab ve kontrol gruplarında birbirine yakın olarak şekillenmiştir. Bu ALT yükselmelerine genel olarak herhangi bir semptom eşlik etmemiş ve söz konusu ALT yükselmeleri, golimumab tedavisine devam edildiğinde veya golimumab tedavisi bırakıldığında ya da birlikte kullanılan ilaçlarda değişiklik yapıldığında azalmış ya da normale dönmüştür.

Romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarındaki Faz II ve Faz III programı sırasında; golimumab kullanan, ancak karaciğer anormallikleri daha önceden de mevcut olan ve daha başka ilaçlar da alan bir hastada, sarılık eşliğinde, enfeksiyöz olmayan ve ölümle sonuçlanan hepatit gelişmiştir. Golimumabın bu gelişmelere katkıda bulunma ya da bunları kötüleştirme olasılığı, uzaklaştırılamamıştır.

Enjeksiyon yeri reaksiyonları
Romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarındaki kontrollü Faz III çalışmalarında enjeksiyon yerinde reaksiyon gelişme insidansının golimumab kullanan hastalarda %5.8, kontrol hastalarında %2.2 olduğu hesaplanmıştır. Golimumab antikorlarının varlığı, bu reaksiyonların gelişme riskini artırabilir. Enjeksiyon yeri reaksiyonlarının büyük bölümü hafif-orta derecede şiddetli olarak gelişmiş ve kendilerini en fazla, enjeksiyon yerindeki eritem olarak göstermiştir. Enjeksiyon yeri reaksiyonları, tıbbi ürün kullanımına devam edilmemesine genellikle neden olmamıştır.

Romatoid artrit, psoriyatik artrit, ankilozan spondilit ve ciddi persistan astım hastalarındaki kontrollü Faz IIb ve III çalışmalarında golimumabla tedavi edilen hiçbir hastada anafilaktik reaksiyonlar gelişmemiştir.

Otoimmun antikorlar
Romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarındaki Faz III çalışmalarında ve 1-yıllık izleme döneminde; antinükleer antikor-pozitif (en az 1:160 titrede)  bulunanların oranları golimumab kullanan hastalarda % 4.0, kontrol hastalarında % 2.6 olmuştur. Tedavi başlangıcında anti-dsDNA negatif bulunan hastalarda 1-yıllık izleme dönemi içerisinde serokonversiyon görüldüğü, seyrek bildirilmiştir.

Kalitatif Ve Kantitatif Bileşim
Golimumab, faregillerdeki bir hibridoma hücre sistemi tarafından üretilen bir insan IgG1 κ monoklonal antikorudur.
 
0,5 ml’lik SIMPONI;
 
Etkin madde:
Golimumab 50 mg 
 
Yardımcı maddeler:
Sorbitol E420  20.5 mg
 
Yardımcı maddeler için bkz.Yardımcı maddelerin listesi.
Klinik Öncesi Güvenlilik Verileri
Klinik dışı veriler geleneksel güvenlilik farmakolojisi, yinelenen doz toksisitesi ve üreme toksisitesi bakımından insanlar için spesifik bir tehlikenin söz konusu olmadığını göstermektedir.
 
Golimumab ile ne mutajenisite, ne hayvanlarda fertilite ne de uzun süreli karsinojen etki çalışmaları yapılmıştır.
 
Farelerde, bu türdeki TNF-alfayı selektif olarak inhibe eden analog bir antikor kullanılarak yapılan bir çalışmada, gebe kalan farelerin sayısında azalma görülmüştür. Bu sonucun erkekler ve/veya dişiler üzerindeki bir etkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı bilinmemektedir. Aynı analog antikorların yine farelerde yapılan bir gelişme toksisitesi çalışmasında ve cynomolgus maymununda golimumab kullanılarak yapılan benzer bir çalışmada hiçbir maternal toksisite, embriyotoksisite veya teratojenisite kanıtı görülmemiştir.
Kontrendikasyonlar
  • Etkin maddeye veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık (bkz. Yardımcı maddelerin listesi).
  • Aktif tüberküloz veya sepsis gibi, diğer şiddetli enfeksiyonlar ve fırsatçı enfeksiyonlar
  • (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).
  • Orta veya ileri derecede şiddetli (NYHA sınıf III/IV) kalp yetmezliği (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri).
Kullanım Yolu
Deri altına enjekte edilir.
Küb' Ün Yenileme Tarihi

-

Müstahzar Adı
SIMPONI 50 mg Enjeksiyonluk çözelti içeren kullanıma hazır enjektör.
Özel Kullanım Uyarıları Ve Önlemleri

Enfeksiyonlar
SIMPONI tedavisi öncesinde, sırasına ve sonrasında hastalar, tüberküloz dahil enfeksiyonlar bakımından yakından izlenmelidir. Golimumabın eliminasyon süresi 5 aya kadar uzayabildiğinden söz konusu hastaların, bu süre boyunca da izlenmesi gerekir. Ciddi bir enfeksiyon ya da sepsis gelişen bir hastada, SIMPONI tedavisine daha fazla devam edilmemelidir (bkz. Kontrendikasyonlar)

SIMPONI, klinik bakımdan önemli, aktif enfeksiyonu olan hastalara verilmemelidir. Kronik bir enfeksiyonu olan ya da yineleyen enfeksiyon anamnezi veren hastalarda SIMPONI, dikkatle kullanılmalıdır. Hastalar, enfeksiyon konusundaki risk faktörleri ve bunlardan sakınmaları konusunda uygun  şekilde bilgilendirilmelidir.

TNF-blokerleri kullanan hastalar, ciddi enfeksiyonlara karşı daha duyarlıdır. SIMPONI alan hastalarda bakteri (sepsis ve pnömoni dahil), mikobakteri (tüberküloz dahil), fatalleri de içeren invazif mantar enfeksiyonları ve fırsatçı enfeksiyonlar bildirilmiştir. Bu ciddi enfeksiyonlardan bazıları; aynı zamanda, arka plandaki hastalığa ilave olarak enfeksiyonlara zemin hazırlayan immünosupresif tedavi de kullanmakta olan hastalarda görülmüştür. SIMPONI tedavisi altındayken yeni bir enfeksiyon gelişen hastalar, yakından izlenmeli ve tanı amacıyla tam bir değerlendirmeden geçirilmelidir. Yeni bir ciddi enfeksiyon ya da sepsis gelişen hastalarda SIMPONI verilmesi durdurulmalı ve bu enfeksiyon denetim altına alınıncaya kadar, uygun antimikrobik veya antifungal tedaviye başlanmalıdır. Histoplazmoz, koksidioidomikoz veya blastomikoz gibi invazif mantar enfeksiyonlarının mevcut olduğu bölgelerde yaşayan ya da bu bölgelere yolculuk yapan hastalarda SIMPONI tedavisine başlanmadan önce, bu tedavinin faydaları ve riskleri dikkatle düşünülmelidir.

Tüberküloz
SIMPONI alan hastalarda tüberküloz bildirilmiştir. Bildirilen tüberkülozun,  bu raporların büyük bölümünde kendisini lokal ya da yaygın enfeksiyon şeklinde gösteren, akciğer dışı tüberküloz olduğunun altı çizilmelidir.

SIMPONI tedavisine başlanmadan önce tüm hastalar, aktif ve inaktif (‘latent’) tüberküloz bakımından değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme, kişisel tüberküloz anamnezi veya tüberkülozla olası temas ve önceki ve/veya güncel immünosupresif tedavi dahil ayrıntılı bir anamnez alınmasını içermelidir. Tüm hastalarda aktif tarama testleri, örneğin tüberkülin deri veya kan testi ve göğüs radyografilerin çekilmesi gerçekleştirilmelidir (lokal önerilere uyulması gerekebilir). Bu testlerin yapıldığı ve alınan sonuçların neler olduğu, hastanın alarm kartına kaydedilmelidir. Doktorlara, özellikle şiddetli hasta veya bağışıklık sorunları olan hastalarda olmak üzere yalancı-negatif tüberkülin testi sonuçlarının  taşıdığı risk anımsatılmalıdır.

Aktif tüberküloz tanısı konulursa, SIMPONI tedavisine başlanmamalıdır (bkz. Kontrendikasyonlar).

Latent tüberkülozdan şüphelenildiğinde, tüberküloz tedavisinde uzman bir doktora danışılmalıdır. SIMPONI tedavisinin fayda/risk dengesi, aşağıda anlatılan bütün durumlarda son derece dikkatle değerlendirilmelidir.

İnaktif (‘latent’) tüberküloz tanısı konulursa, SIMPONI tedavisinden önce ve yerel öneriler uyarınca anti-tüberküloz tedaviyle latent tüberküloz tedavisi başlatılmalıdır.

Çok sayıda veya önemli tüberküloz risk faktörleri mevcut olan ve latent tüberküloz testi negatif sonuç veren hastalarda, SIMPONI’ye başlanmadan önce anti-tüberküloz tedavi uygulanması düşünülmelidir. SIMPONI tedavisine başlanmadan önce anti-tüberküloz tedavi uygulanması, latent veya aktif tüberküloz anamnezi veren, ancak yeterli bir tedavi kürünün uygulandığı doğrulanamayan hastalarda da düşünülmelidir.

Bütün hastalara, SIMPONI tedavisi sırasında veya sonrasında, tüberküloz düşündüren belirtiler/semptomlar (örneğin inatçı öksürük, aşırı zayıflama/kilo kaybı, fazla yüksek olmayan ateş) ortaya çıkarsa doktora başvurmaları gerektiği bildirilmelidir.

Hepatitis B virüsü reaktivasyonu
Virüsün kronik taşıyıcısı (yani yüzey antijeni pozitif) olanlarda SIMPONI dahil TNF-antagonistlerinin kullanılması sırasında hepatit B reaktivasyonu bildirilmiştir. Bazı vakalar ölümle sonuçlanmıştır. HBV enfeksiyonu riski mevcut hastalar SIMPONI tedavisine başlanmadan önce, kendilerinde daha önce HBV enfeksiyonu kanıtlarının mevcut olup olmadığı açısından değerlendirilmelidir. SIMPONI tedavisine ihtiyaç duyan HBV taşıyıcıları, tedavi süresinde ayrıca tedavi bittikten sonra aylar boyunca, aktif HBV enfeksiyonuna ait belirtiler ve semptomlar açısından yakından izlenmelidir.  HBV taşıyıcılarında  HBV reaktivasyonunu önlemek için TNF-antagonistiyle birlikte anti-viral tedavi kullanılması konusundaki veriler yetersizdir. HBV reaktivasyonu gelişen hastalarda SIMPONI verilmesi durdurulmalı ve uygun destek tedavisiyle birlikte etkili anti-viral tedavi uygulanmalıdır.

Maligniteler ve lenfoproliferatif hastalıklar
TNF-blokeri tedavisinin, malignite gelişmesindeki potansiyel rolü bilinmemektedir. Bir TNF-antagonistiyle tedavi edilen hastalardaki lenfoma, lösemi veya diğer malignite riski olasılığı, bugünkü bilgilerimizle uzaklaştırılamaz. Malignite anamnezi veren hastalarda TNF-blokeri tedavisi veya malignite gelişen hastalarda tedaviye devam düşünülürken, ihtiyatlı olmak gerekir.

Pedriatrik maligniteler
Pazarlama sonrası, TNF-blokerleri kullanan çocuklar, tedaviye ≤18 yaşında başlanan ergenler ve 22 yaşına kadar olan genç erişkinler arasında bazıları ölümle sonuçlanan maligniteler bildirilmiştir. Bu hastaların yaklaşık yarısında malignite olarak lenfoma gelişmiş; diğerlerinde ise seyrek görülen ve genellikle immünosupresyona eşlik edenler de dahil olmak üzere çeşitli ve farklı maligniteler geliştiği bildirilmiştir. TNF blokerleriyle tedavi edilen çocuklarda ve ergenlerdeki malignite gelişme riski dışlanamaz.

Lenfoma ve lösemi
SIMPONI dahil bütün TNF-blokerleriyle yapılan klinik çalışmaların kontrollü bölümlerinde; anti-TNF tedavi gören hastalar arasında gelişen lenfoma vakalarının sayısının, kontrol hastalarıyla karşılaştırıldığında daha fazla olduğu gözlenmiştir. SIMPONI Faz IIb ve Faz III klinik çalışmaları sırasında SIMPONI ile tedavi edilen hastalardaki lenfoma insidansı, toplum genelinde beklenenden daha yüksek bulunmuştur. Pazarlama sonrası, bir TNF-antagonistiyle tedavi edilen  hastalarda lenfoma vakaları bildirilmiştir.

İleri derecede aktif,  risk tahminini zorlaştıracak inflamatuvar hastalığı olan romatoid artritli hastalarda lenfoma ve lösemi gelişme  riski vardır.

Lenfoma dışındaki diğer maligniteler
Romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarındaki Faz IIb ve Faz III SIMPONI çalışmalarının kontrollü bölümlerinde, lenfoma dışındaki diğer malignitelerin (melanoma-dışı deri kanseri hariç) insidansı, SIMPONI ve kontrol gruplarında benzer bulunmuştur.
SIMPONI’nin ciddi, persistan astım hastalarında kullanılmasını değerlendiren, eksplorasyon amaçlı bir klinik çalışmada, SIMPONI verilen hastalardan malignite gelişenlerin sayısının, kontrollerden daha fazla olduğu bildirilmiştir. Bu bulgunun anlamlılığı bilinmemektedir.

Başka bir TNF-blokeri olan infliksimabın, orta ila ciddi derecede kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) vakalarında kullanıldığı, eksplorasyon amaçlı bir klinik çalışmada; çok büyük bölümü akciğerlerde veya baş ve boyunda olmak üzere malignite gelişen hastaların infliksimabla tedavi edilen gruptaki sayısının, kontrol grubundakinden daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bunların hepsinin anamnezinde, fazla sayıda sigara içildiği bildirilmiştir.  KOAH hastalarında, ayrıca aşırı sigara içmeleri nedeniyle malignite riski artmış olan hastalarda herhangi bir TNF-blokeri kullanılırken ihtiyatlı olmak gerekir.

Konjestif Kalp Yetmezliği
Başka bir TNF-antagonistinin kullanıldığı,  klinik bir çalışmada konjestif kalp yetmezliğinin ağırlaştığı ve bu yetmezliğe bağlı mortalitenin yükseldiği gözlenmiştir. SIMPONI, konjestif kalp yetmezliği hastalarında incelenmemiştir. SIMPONI, hafif (NYHA sınıf I/II) kalp yetmezliği olan hastalarda ihtiyatla kullanılmalıdır. Hastalar dikkatle izlenmeli ve yeni semptomlar gelişen veya mevcut semptomları kötüleşen hastalarda SIMPONI tedavisine devam edilmemelidir (bkz.Kontrendikasyonlar).

Nörolojik olaylar
SIMPONI dahil TNF-blokerlerinin kullanılmasına; multipl skleroz dahil merkez sinir sisteminin demiyelinizan hastalıklarına ait yeni klinik semptomların ve/veya radyografik kanıtların ortaya çıkması veya mevcut olanların kötüleşmesi eşlik etmiştir. Demiyelinizan hastalıkları daha önceden de mevcut olan veya yeni başlayan hastalarda SIMPONI tedavisine başlanmadan önce, anti-TNF tedavinin faydaları ve riskleri dikkatle değerlendirilmelidir.

Ameliyat
SIMPONI tedavisinin artroplasti dahil cerrahi girişimler geçiren hastalardaki güvenliliği konusundaki tecrübeler sınırlıdır. Cerrahi girişimler planlanırken, SIMPONI’nin eliminasyon yarı-ömrünün uzun olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. SIMPONI tedavisi altındayken cerrahi girişime ihtiyaç duyan hastalar, enfeksiyonlar açısından yakından izlenmeli ve uygun önlemlere/tedavilere girişilmelidir.

İmmünosupresyon
Tümör nekroz faktörünün (TNF) inflamasyonda aracılık yapması ve hücresel bağışıklık yanıtında modülasyona yol açması nedeniyle; SIMPONI dahil TNF-blokerlerinin, enfeksiyonlar ve malignite karşısındaki konak direncini etkiliyor olma olasılığı vardır.

Otoimmun süreçler
Anti-TNF tedavinin neden olduğu nispi TNF-alfa eksikliği, bir otoimmun süreç başlatabilir. Bir hastada SIMPONI tedavisi sırasında lupus-benzeri bir sendromu düşündüren semptomlar ve çift-şeritli DNA antikor pozitivitesi gelişirse, SIMPONI tedavisine devam edilmemelidir (bkz. İstenmeyen etkiler).

Hematolojik reaksiyonlar
TNF-blokeri kullanan hastalarda pansitopeni, lökopeni, nötropeni, aplastik anemi ve trombositopeni geliştiğinden söz eden pazarlama-sonrası raporlar vardır. Klinik çalışmalar sırasında pansitopeni dahil sitopeniler, SIMPONI tedavisi sırasında seyrek olarak bildirilmiştir. Kan diskrazilerini akla getiren inatçı ateş, morarma, kanama, renk solması gibi işaretler ve semptomlar gelişen bütün hastalar, derhal tıbbi yardım aramalıdır. Önemli hematolojik anormalliklerin varlığı doğrulanan hastalarda, SIMPONI tedavisine devam edilmemesi düşünülmelidir.

TNF-antagonistleri ve anakinranın birlikte verilmesi
Anakinranın diğer bir TNF blokeri olan etanersept ile birlikte kullanıldığı klinik çalışmalarda ciddi enfeksiyonlar, nötropeni  görülmüş ve ilave bir fayda elde edilememiştir. Bu kombinasyon tedavisine eşlik eden advers olayların tabiatı nedeniyle anakinra ile diğer TNF blokerlerinin kombine olarak kullanılması sırasında da benzer toksisitelerle karşılaşılabileceğinden SIMPONI ve anakinra kombinasyonu önerilmemektedir.

TNF-antagonistleri ve abataseptin birlikte verilmesi
Klinik çalışmalarda TNF antagonistlerinin ve abataceptin birlikte verilmesi, TNF-antagonistlerinin yalnız başına verilmesiyle karşılaştırıldığında ciddi enfeksiyonlar da dahil olmak üzere enfeksiyon riskinin artması eşlik etmiş ve ilave bir fayda sağlanmamıştır. SIMPONI ve abatacept kombinasyonu önerilmemektedir.

Biyolojik DMARDlar arasında geçiş yapılması
Bir biyolojik tedaviden başka bir biyolojik tedaviye geçiş yapılırken hastalar, enfeksiyon belirtileri bakımından izlenmelidir.

Aşılar
SIMPONI tedavisi altında olan hastalara canlı aşılar dışındaki aşılar yapılabilir (bkz. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri). Aşıyla elde edilen bağışıklık yanıtı, aşının yapılmasına eşlik eden enfeksiyon riski veya enfeksiyon bulaşması konularında hiçbir veri mevcut değildir.

Alerjik reaksiyonlar
Klinik çalışmalar sırasında subkutan SIMPONI tedavisine ciddi alerjik advers reaksiyonların eşlik ettiği bildirilmemiştir. Klinik çalışmalar sırasında SIMPONI tedavisine ürtiker, bronkospazm ve aşırı duyarlılık dahil, ciddi olmayan alerjik reaksiyonlar eşlik etmiştir. Anafilaktik reaksiyon veya diğer ciddi alerjik reaksiyonlar gelişirse, SIMPONI verilmesinden hemen vazgeçilmeli ve uygun tedaviye başlanmalıdır.

Lateks duyarlılığı 
Kullanıma hazır enjektördeki iğne muhafazası, lateks içeren kuru, doğal kauçuktan yapılmıştır ve latekse duyarlı bireylerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Özel popülasyonlar

Geriyatrik hastalar (65 yaş ve üzeri)
Romatoid artrit, psoriyatik artrit ve ankilozan spondilit hastalarındaki Faz III çalışmalarında SIMPONI verilen 65 yaş ve üzeri hastalardaki (N=155) advers olayların, ciddi advers olayların ve ciddi enfeksiyonların, genç hastalardakinden farklı olmadığı görülmüştür. Ancak ileri yaşlardaki hastaların tedavisi sırasında ihtiyatlı olmak ve özellikle enfeksiyonların gelişmesine dikkat etmek gerekir.

Böbrek ve karaciğer yetmezliği 
SIMPONI’nin böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda kullanıldığı, spesifik çalışmalar yapılmamıştır. SIMPONI, karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ihtiyatla kullanılmalıdır (bkz.Pozoloji ve uygulama şekli)

Yardımcı maddeler
SIMPONI sorbitol (E420) içerir. Nadir kalıtımsal früktoz intolerans problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.

Pozoloji Ve Uygulama Şekli
SIMPONI tedavisi; romatoid artrit, psoriyatik artrit veya ankilozan spondilitin tanı ve tedavisinde tecrübe sahibi doktorlar tarafından başlatılmalı ve denetlenmelidir.
 
Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi:
 
Romatoidartrit
SIMPONI50mg, her ay aynı tarihte olmak üzere ayda bir defa, verilir.
SIMPONI, metotreksatla birlikte verilmelidir.
 
Psoriyatikartrit
SIMPONI50mg, her ay aynı tarihte olmak üzere ayda bir defa, verilir.
 
Ankilozan spondilit
SIMPONI50mg, her ay aynı tarihte olmak üzere ayda bir defa, verilir.
 
Mevcut veriler klinik yanıtın genellikle, 12-14 haftalık tedaviden (3-4 dozdan) sonra elde edildiği izlenimini vermektedir. Bu zaman dilimi içerisinde terapötik fayda kanıtı elde edilemeyen hastalarda tedaviye devam edilmesi, tekrar düşünülmelidir.
 
Vücut ağırlığı > 100 kg olan ve 3 ya da 4 dozdan sonra yeterli klinik yanıt elde edilemeyen hastalarda golimumab dozunun, ayda bir defa 100 mg’a yükseltilmesi düşünülebilir. 100 mg’lık ilave 3 ya da 4 doz aldıktan sonra terapötik fayda kanıtı elde edilemeyen hastalarda tedaviye devam edilmesi, tekrar düşünülmelidir.
 
Unutulan doz
Bir hasta SIMPONI’yi planlanan tarihte enjekte etmeyi unutursa unutulan bu doz, hasta anımsar anımsamaz enjekte edilmelidir. Hastalara, unutulan dozu telafi etmek amacıyla çift-doz enjekte etmeme talimatı verilmelidir.
 
Bir sonraki doz, aşağıdaki kılavuza göre verilmelidir:
  • dozun unutulduğu tarihten itibaren geçen süre < 2 hafta ise hasta, unutulan bu dozu enjekte etmeli ve daha sonra, orijinal aylık tedavi planına uygun hareket etmelidir.
  • dozun unutulduğu tarihten itibaren geçen süre > 2 hafta ise hasta, unutulan bu dozu enjekte etmeli ve daha sonra, bu enjeksiyon tarihinden başlamak üzere yeni bir aylık enjeksiyon planı hazırlamalıdır. 
Uygulama şekli:
SIMPONI, subkutan olarak enjekte edilmelidir. Subkutan enjeksiyon tekniği konusunda uygun eğitim alan hastalar SIMPONI’yi, doktorları uygun olduğunu düşünürse, tıbbi yönden gereken şekilde izlenmek kaydıyla, kendi kendilerine enjekte edebilir. Hastalara SIMPONI’nin, Kullanma Talimatı’nda yer alan eksiksiz uygulama talimatı uyarınca tamamını enjekte etme talimatı verilmelidir. Uygulama talimatı için bkz.Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek ve karaciğer yetmezliği:
SIMPONI, bu hasta popülasyonlarında incelenmemiştir. Herhangi bir doz önerisinde bulunulamaz.
 
Pediatrik popülasyon (18 yaş altı)
SIMPONI’nin çocuklarda ve 18 yaşından küçük ergenlerde kullanılması, etkililik ve güvenlilik verilerinin mevcut olmaması nedeniyle önerilmemektedir.
 
Geriyatrik popülasyon (65 yaş ve üzeri)
Geriyatrik popülasyonda doz ayarlanmasına ihtiyaç yoktur.
 
 
Uygulama Talimatı
 
Simponi enjeksiyonunu eğer kendiniz yapacaksanız, enjeksiyonun hazırlanması ve bunu kendi kendinize uygulamak konusunda bir sağlık mesleği mensubunun vereceği eğitimi almalısınız. Böyle bir eğitim görmediyseniz, lütfen bir eğitim seansı planlamak üzere doktorunuzla, hemşirenizle veya eczacınızla temasa geçiniz.
 
 
Birinci basamak: Kullanıma hazır enjektörün hazırlanması
 
 
 
 
 
Enjektörün kullanıma hazırlanması
 
Kullanıma hazır enjektörü gövdesinden tutunuz.
 
  • Piston başı, piston, iğne koruyucu kanatlar ya da iğnenin kapağından tutmayınız.
  • Kullanıma hazır enjektörü sallamayınız.
  • İğnenin kapağını, bu noktada kullanıma hazır enjektörden çıkarmayınız.
  • İğnenin iğne koruyucuyla zamanından önce örtülmesini engellemek için iğne koruyucu aktivasyon klipslerine dokunmayınız (şekilde * ile işaretlenmiştir).
1. Son kullanma tarihini kontrol ediniz
  • Kullanıma hazır enjektörün gövdesinde yer alan gözlem penceresinden bakarak son kullanma tarihini kontrol ediniz.
  • Eğer gözlem penceresinden baktığınızda sıvıyı göremiyorsanız, kullanıma hazır enjektörü gövdesinden tutup, gözlem penceresinde son kullanma tarihi görülene kadar iğneyi çeviriniz.
  • Kutusunun üzerinde yazan son kullanma tarihini kontrol ediniz.
Eğer son kullanma tarihi geçmişse, enjektörü kullanmayınız ve lütfen doktorunuzla ya da eczacınızla temasa geçiniz.

2. 30 dakika bekleyiniz

  • Enjeksiyonu doğru yapacağınızdan emin olmak için, kullanıma hazır enjektörü, kutusu dışında oda sıcaklığında, çocukların erişemeyeceği bir yerde, 30 dakika bekletiniz.

Kullanıma hazır enjektörü, başka bir yolla (örneğin sıcak suya daldırarak veya mikro-dalga fırınına koyarak) ısıtmayınız. 
Kullanıma hazır enjektörün oda sıcaklığında ısınmasını beklerken, iğnesinin kapağını çıkarmayınız. 

3. Diğer malzemeleri hazırlayınız
Beklerken, enjeksiyon sırasında ihtiyaç duyacağınız; alkollü bir tampon, pamuk veya gazlı bez ve içerisine kesici cisimlerin atılacağı, özel çöp kutusu gibi yardımcı malzemeleri hazırlayınız.

4. Enjektör içindeki çözeltiyi kontrol ediniz

  • Kullanıma hazır  enjektörü, gövdesinden henüz yerinde olan iğne kapağı aşağıya bakacak şekilde tutunuz.
  • Enjektörün gözlem penceresinden içindeki sıvıya bakınız ve berrak, hafif opak (inci benzeri parlaklıkta), renksiz ve açık sarı renkte olduğundan emin olunuz. Çözelti az miktarda, küçük, yarı saydam veya beyaz protein partikülleri içerebilir.
  • Eğer gözlem penceresinden baktığınızda sıvıyı göremiyorsanız kullanıma hazır enjektörü gövdesinden tutup, gözlem penceresinde sıvı görülene kadar iğneyi çeviriniz.
  • Çözeltinin rengi değişmişse, bulanıksa ya da yabancı partiküller içeriyorsa kullanmayınız  ve, lütfen doktorunuzla veya eczacınızla temasa geçiniz

Enjeksiyon yerinin seçilmesi ve hazırlanması 
 
1. Enjeksiyon yerini seçiniz

  • Genelde enjeksiyon yeri, bacağınızın uyluk bölümünün ön tarafıdır.
  • Enjeksiyonu, göbek çevresindeki, 5 cm çapında bir dairenin içerisine olmamak koşuluyla, karnınıza da yapabilirsiniz.
  • Vücut tipi ya da beden ölçünüzü gözönüne almaksızın her iki bölgeyi de kullanabilirsiniz. 

Derinin hassas, morarmış, kırmızı, pul pul, sert veya yaralı ya da gergin olduğu yerlere enjeksiyon yapmayınız. 

2. Hasta bakımından sorumlu olan kişiler için enjeksiyon yeri seçimi
 
  • Eğer enjeksiyonu, sizin bakımınızdan sorumlu kişi yapıyorsa, kolunuzun üst bölümünün dış yüzeyini de kullanabilir.
  • Yine, vücut tipiniz ya da beden ölçünüz gözönüne alınmaksızın yukarıda sözü geçen her iki bölge de kullanılabilir.

3. Enjeksiyon yerinin hazırlanması
 
  • Ellerinizi, sıcak su ve sabunla iyice yıkayınız.
  • Enjeksiyon yerini, alkollü bir pamukla siliniz.
  • Enjeksiyondan önce, derinin kuruması için bekleyiniz. Sildiğiniz bölgenin üzerine üflemeyiniz veya bu bölgeye vantilatör tutmayınız.
Bu bölgeye enjeksiyondan önce bir daha dokunmayınız.
 
İlacın enjekte edilmesi
İlacı enjekte etmeye hazır olana kadar iğne kapağını çıkarmayınız. Kapak çıkartıldıktan sonra 5 dakika içinde ilacı enjekte etmelisiniz.
 
İğne kapağını çıkartırken pistona dokunmayınız.

1. İğnenin kapağını çıkarınız

  • Enjeksiyon için hazır olduğunuzda, kullanıma hazır enjektörü bir elinizle gövdesinden tutunuz.
  • İğne kapağını tek hamlede çekip çıkarınız. Bunu yaparken pistona dokunmayınız.
  • Kullanıma hazır enjektörün içinde bir hava kabarcığı ya da iğnenin ucunda bir damla sıvı görebilirsiniz. Bunlar normaldir ve çıkarmanız gerekmez.
  • İğnenin kapağını çıkarttıktan sonra dozu doğru şekilde enjekte ediniz.

İğneye dokunmayınız veya herhangi bir yüzeye temas etmesine izin vermeyiniz.

Eğer enjektör üstünde kapağı yokken yere düşerse enjektörü kullanmayınız ve doktorunuz ya da eczacınızla temasa geçiniz. 

 

2. Enjekte etmek için enjektörün pozisyonu
  • Enjektörü gövdesinden, bir elinizin orta ve işaret parmakları arasında tutarak, başparmağınızı piston başının üstüne yerleştiriniz. Önceden silip temizlemiş olduğunuz bölgeyi diğer elinizin iki parmağı arasında yavaşça kıstırınız. Sıkı tutunuz.
Pistonu geriye doğru itmeyiniz.

3. İlacı enjekte ediniz
İğneye, diğer elinizin parmakları arasında sıkıştırılan derinize yaklaşık 45 derecelik bir açıyla batacak şekilde yön veriniz. İğneyi, tek ve yumuşak bir hareketle gidebildiği kadar batırınız.
 

  • Pistonu, piston başı tümüyle koruyucu kanatların arasına girinceye kadar iterek tüm ilacı enjekte ediniz.

  • Piston gidebileceği yere kadar itildikten sonra piston başına bastırmaya devam ediniz, iğneyi geriye çekiniz ve   deriyi serbest bırakınız.

  • İğnenin üstü tümüyle iğne koruyucuyla kaplanana kadar boş enjektörün yukarı hareket edebilmesi için, baş parmağınınzı piston başının üstünden yavaşça çekiniz.

Enjeksiyon yapıldıktan sonra
 
1.Pamuk veya gazlı bez kullanınız
 
  • Enjeksiyon yerinde küçük bir miktar kan veya sıvı olabilir. Bu normaldir.
  • Bu bölge üzerine pamukla veya gazla bezle 10 saniye kadar bastırabilirsiniz.
  • Gerektiğinde enjeksiyon yerinin üzerine, küçük bir yara bandı yapıştırabilirsiniz.
Enjeksiyon yerini ovalamayınız.
 
2. Boşalan enjektörün imha edilmesi
  • Boşalan enjektörü derhal, içerisine kesici cisimlerin atılacağı, özel çöp kutusuna atınız. İğneyi içerisine kesici cisimlerin atılacağı, özel çöp kutusuna, doktorunuzun ya da hemşirenizinu belirttiği şekilde atınız.

 İğnenin kapağını yerine takmayınız.

  • Kullanılmış olan enjektörleri, kendi güvenlik ve sağlığınız , ayrıca başkalarının güvenliği açısından, asla tekrar kullanmayınız.
Eğer enjeksiyonla ilgili birşeylerin yanlış gittiğini hissederseniz ya da emin olamazsanız, lütfen doktorunuzla veya eczacınızla temasa geçiniz
 

Raf Ömrü

24 ay.

Ruhsat Numarası(Ları)

132/57

Ruhsat Sahibi
Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd.Şti.
Büyükdere Cad. Astoria Kuleleri
No:127 B Blok Kat:8
Esentepe 34394 İSTANBUL
Tel: (0212) 336 10 00
Fax: (0212) 215 27 33       
Ruhsat Sahibi
Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd.Şti.
Büyükdere Cad. Astoria Kuleleri
No:127 B Blok Kat:8
Esentepe 34394 İSTANBUL
Tel: (0212) 336 10 00
Fax: (0212) 215 27 33       
Saklamaya Yönelik Özel Tedbirler

Buzdolabında (2°C – 8°C) saklayınız.
Dondurmayınız.
Kullanıma hazır enjektörü ışıktın korumak amacıyla, dış kutusunun içinde saklayınız.

 

Terapötik Endikasyonlar
Romatoid artrit:
SIMPONI, metotreksatla kombine olarak; orta ila ciddi, aktif, metotreksat dahil hastalığı modifiye eden anti-romatizmal ilaç (DMARD) tedavisine yeterli yanıt alınamamış olan romatoid artrit tedavisinde endikedir.
SIMPONI’nin ayrıca, bu hasta popülasyonundaki fiziksel fonksiyonda düzelme sağladığı gösterilmiştir.
 
Psoriyatikartrit:
SIMPONI, tek başına veya metotreksatla kombine olarak; hastalığı modifiye eden anti-romatizmal ilaç (DMARD) tedavisine yeterli yanıt alınamamış olan aktif ve progresif psoriyatik artrit tedavisinde endikedir. SIMPONI’nin ayrıca, bu hasta popülasyonundaki fiziksel fonksiyonda düzelme sağladığı gösterilmiştir.
 
Ankilozan spondilit:
SIMPONI, konvansiyonel tedaviye yeterli yanıt vermemiş olan ciddi, aktif ankilozan spondilit tedavisinde endikedir.
 
Üretici Bilgileri
Janssen Biologics BV
Einsteinweg 101
2333 CB Leiden
Hollanda
Yardımcı Maddeler

Sorbitol (E420), L-histidin, L-histidin monohidroklorür monohidrat, polisorbat 80 ve enjeksiyonluk su.

 

Yardımcı Maddelerin Listesi
  • Sorbitol (E420),
  • L-histidin,
  • L-histidin monohidroklorür monohidrat,
  • Polisorbat 80
  • Enjeksiyonluk su.