Grubu Beşeri Yerli İlaç
Alt Grubu İEGM Tüm İlaç Fiyat Listesi
Firma Astrazeneca İlaç San.ve Tic.Ltd.Şti.
Marka TENSINOR
Etken Madde Kodu SGKESA-ATENOLOL Ağızdan katı
Ambalaj Miktarı 28
Ambalaj ADET/AMBALAJ
ATC Kodu C07AB03
ATC Açıklaması Atenolol
NFC Kodu AA
NFC Açıklaması Ağızdan Katı Tabletler
Kamu Kodu A07768
Patent 20 YIl
Satış Fiyatı 19,33 TL (2 Mart 2020) - Fiyat Geçmişi
Önceki Fiyatı 17,26 TL (18 Şubat 2019)
Kurumun Ödediği 5,83 TL
Reçete Tipi Normal Reçete
Temin İlacınızı sadece eczaneden alınız !
Bütçe Eş Değer Kodu E086B
Durumu Şuan eczanelerde satılıyor.
Barkodu
İlaç Etken Maddeleri

İlaç Prospektüsü

Doz Aşımı

Bradikardi, hipotansiyon, akut kalp yetmezliği ve bronkospazm, doz aşımına bağlı semptomlar arasındadır.

Genel tedavi yaklaşımı : Yoğun bakım ünitesinde yakın takip; gastrik lavaj; gastrointestinal kanalda kalan ilacın absorbsiyonunu engellemek için laksatif veya aktif karbon; hipotansiyon ve şok’un tedavisi için plazma veya plazma benzerlerinin kullanımı. Hemodiyaliz veya hemoperfüzyon düşünülebilir.

Aşırı bradikardi, intravenöz uygulanan 1-2 mg. atropinle ve/veya kardiyak pacemaker ile giderilebilir. Gerekli olduğu takdirde, bunun ardından intravenöz bolus şeklinde 10 mg. glukagon uygulanabilir. İhtiyaç olursa cevaba göre bu doz tekrarlanabilir veya 1-10 mg./saat dozuyla intravenöz glukagon infüzyonu uygulanabilir. Glukagona cevap alınamıyorsa veya glukagon mevcut değilse, intravenöz infüzyonla 2.5-10 mikrogram/kg./dakika dozunda dobutamin gibi bir beta-adrenoseptör stimülan verilebilir. Dolbutamide, pozitif inotrapik etkisi nedeniyle hipotansiyon ve akut kardiyak yetmezliğin tedavisinde de kullanılabilir. Fakat, bazen daha yüksek doz gerekebilir. Çok fazla aşırı doz alınımı varsa, bu dozlar betablokerlerin kardiyak etkisini düzeltmede yetersiz olabilir. Bu nedenle, hastanın klinik durumuna göre gerekli cevabın alınması için gerekli olan miktarda dobutamine dozu arttırılmalıdır. Brokospazm genellikle bronkodilatatörlerle geri döndürülebilir.

Endikasyonlar
  • Hipertansiyonun kontrolü
  • Anjina pektoris tedavisi
  • Semptomatik, stabil kronik kalp yetmezliğe tedavisi
  • Kardiak aritmilerin kontrolü
  • Miyokard infarktüsünün tedavisi
Farmakodinamik Özellikler

Atenolol, selektif bir beta-1 adrenerjik reseptör blokeridir; kalpte beta adrenerjik reseptörler üzerine etkilidir. Selektivite dozun artmasıyla azalmaktadır. İntrensek sempatomimetik ve membran stabilizan etkileri yoktur.

Diğer beta-blokerler gibi, hipertansiyon tedavisindeki etki mekanizması tam bilinmemektedir. Anjinalı hastaların semptomlarını muhtemelen kardiyak hızı ve kontraktiliteyi düşürerek azaltmakta veya geçirmektedir.

Farmakokinetik Özellikler

Oral doz sonrası atenolol’ün absorbsiyonu süreklidir, ancak tam değildir (yaklaşık % 40-50). Pik plazma konsantrasyonlarına oral dozdan 2-4 saat sonra ulaşılmaktadır. Atenolol kan düzeyleri tutarlıdır ve çok az değişkenlik gösterir. Karaciğerde önemli bir metabolizma söz konusu değildir ve absorbe olan miktarın % 90’ından fazlası değişmeden sistemik dolaşıma ulaşmaktadır. Plazma yarı ömrü yaklaşık 6 saattir, fakat böbreğin önemli bir atılım yolu olması nedeniyle, şiddetli renal yetmezlikde bu süre uzayabilir. Yağda çözünürlüğü az olduğu için dokulara nüfuzu azdır ve beyin dokusunda düşük konsantrasyonda bulunmaktadır. Plazma proteinine çok az bağlanır (yaklaşık % 3).

Tensinor günlük tek doz uygulamasından sonra en az 24 saat etkilidir. Bu doz kolaylığı hastanın tedaviye uyumunu arttırmaktadır.

Farmasötik Şekli

Tablet

Formülü
Beher Tablet;
Atenolol: 50 mg
İlaç Etkileşmeleri

Özellikle ventrikül fonksiyonu bozulmuş ve/veya SA yada AV ileti bozukluğu olan hastalarda beta-blokerlerle Verapamil, Diltiazem gibi negatif inotropik etkili kalsiyum kanal blokerlerinin kombine kullanımı negatif inotropik etkinin artmasına yol açabilir. Bunun sonucunda ciddi hipotansiyon, bradikardi ve kardiyak yetmezlik gelişebilir. Beta-bloker yada kalsiyum kanal blokeri intravenöz uygulanacaksa uygulama diğerinin uygulanmasından 48 saat sonrasına kadar yapılmamalıdır. Dihidropiridin grubu kalsiyum kanal blokerleri örneğin Nifedipin ile birlikte kullanımı hipotansiyon riskini arttırabilir ve kardiyak yetersizlik olan hastalarda kalp yetmezliği gelişebilir.

Digitalis glikozidleri beta-blokerlerle birlikte atrioventriküler iletim zamanını arttırabilir.

Beta blokerler, klonidin’in kesilmesini müteakip görülen rebound hipertansiyonu şiddetlendirebilir. İki ilaç beraber uygulandığı takdirde beta bloker, klonidin’in kesilmesinden bir kaç gün önce kesilmelidir. Klonidin yerine beta bloker tedavisi uygulanacaksa, beta bloker verilmesine klonidin uygulamasının durdurulmasından birkaç gün sonra başlanılmalıdır. Sempatomimetik ajanlar, örneğin adrenalin, ile birlikte kullanım beta blokerleri etkisizleştirebilir. Prostaglandin sentatazı inhibe eden ilaçlar (örneğin ibuprofen, indometasin) ile birlikte kullanım beta blokerlerin hipotansif etkilerini azaltabilir.

Anestezi : Tensinor ile birlikte anestezik ajanlar kullanılırken, dikkatli olunmalıdır. Anesteziste bilgi verilmeli ve mümkün olan en az negatif inotrop etkili anestezik seçilmelidir. Beta blokerlerin anestezik ilaçlarla birlikte kullanımı reflex taşikardinin azalması ve hipotansiyon riskinin artması ile sonlanabilir. Miyokard depresyonu yapan anestezik ajanlardan kaçınılmalıdır.

Tensinor diüretiklerle, diğer antihipertansif ajanlarla ve anjina tedavisinde kullanılan ilaçlarla geçimlidir.

Disopyramide gibi class 1 antiaritmik ilaçlarla birlikte beta-bloker reçetelerken dikkatli olunmalıdır.

Prostaglandin sentetaz inhibitörlerinin ((örneğin İbuprofen, indometazin) birlikte kullanımı beta-blokerlerinin hipotansif etkilerini azaltabilir.

Kontraendikasyonlar

Tensinor, aşağıdaki durumların herhangi birine sahip hastalarda kullanılmamalıdır : İkinci veya üçüncü derece kalp bloğu; bradikardi; içerdiği maddeye karşı bilinen aşırı duyarlılık, hipotansiyon; metabolik asidoz; ağır periferik dolaşım bozuklukları; hasta sinüs sendromu; tedavi edilmemiş feokromastioma; kardiyojenik şok.

Diğer beta blokerler gibi negatif inotropik etkilidir ve bundan dolayı kontrol edilmemiş kalp yetmezliğinde kontrendikedir.

Kullanım Şekli Ve Dozu

Erişkinler;

Hipertansiyon :Hastaların çoğu, günde tek doz olarak verilen 50-100 mg’lık doza cevap vermektedir. İlacın tam etkisi tedavi başlatıldıktan sonra 1-2 hafta içinde ortaya çıkar. Tensinor diğer antihipertansif ajanlarla kombine kullanıldığında, kan basıncında daha fazla bir düşme elde edilebilir.

Anjina Pektoris :Anjina pektoris hastalarının çoğu günde tek doz veya bölünmüş dozlar halinde verilen 100 mg dozuna cevap göstermektedir. Dozun arttırılması ile ek yarar sağlanmaz.

Semptomatik Stabil Kronik kalp Yetmezliği :Dozaj kişiye göre ayarlanmalı ve dozun artırılması sırasında bir hekim tarafından yakından izlenmelidir. Dijital, diüretik ve ACE inhibitörleri kullanan hastalarda atenolol tedavisine başlamadan önce bu ilaçların dozları stabilize edilmelidir. Tedavi başlangıcında önerilen doz, 2 hafta boyunca günde bir kez 12,5 mg’dır. Bu doz tolere ediliyorsa, doz en az iki haftalık aralıklarla artırılmalıdır. Doz hastanın tolere edebildiği en yüksek düzeye kadar artırılmalıdır.

Supraventriküler taşikardi, atrial fibrilasyon, ventriküler ekstra-sistol ve ventriküler fibrilasyonun kontrolü :Kontrol altına alınmış aritmide uygun idame dozu günde tek doz olarak verilen 50-100 mg’dır.

Miyokard infarktüsü: Miyokard infarktüsünün uzun dönemli profilaksisinde günde 100 mg oral doz önerilmektedir.

Yaşlılar; Doz, özellikle renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda azaltılabilir.

Renal Yetmezlik : Tensinor böbrek yoluyla atıldığından, böbrek fonksiyonlarının çok bozuk olduğu vakalarda doza ayarlanmalıdır. Kreatinin klerensi 35 ml./dak./1.73 m2’den yüksek olduğu müddetçe, vücutta önemli bir Tensinor birikimi olmaz (Normal değerler 100-150 ml./dk./1.73 m2). Kreatinin klerensi 15-35 ml./dak./1.73 m2 (300-600 mcmol/litre serum kreatinine eşdeğer) olan hastalarda günlük oral doz 50 mg olmalıdır. Kreatinin klerensi < 15 ml./dak./1.73 m2 (< 600 mcmol./lt. serum kreatinine eşdeğer) olan hastalarda günlük oral doz 25 mg olmalıdır.

Hemodiyaliz uygulanan hastalara her diyalizden sonra oral olarak 50 mg verilmelidir. Ancak, kan basıncında belirgin düşmeler olabileceğinden tedavi hastanede sürdürülmelidir.

Çocuklar ; Tensinor çocuklarda yeterince denenmediğinden kullanılmamalıdır.

Piyasada Mevcut Diğer Farmasötik Dozaj Şekilleri

Tensinor 100 mg Tablet.

Saklama Koşulları

30° C’nin altında oda sıcaklığında, ışık ve nemden uzak saklanmalıdır. Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

Ticari Sunum Şekli Ve Ambalaj İçeriği

28 Tabletlik blister ambalajlarda.

Uyarılar/Önlemler

Kardiyak rezervi zayıf olan hastalarda özellikle dikkatli olunmalıdır. Kontrol altına alınmamış kalp yetmezliğinde beta-blokerlerden kaçınılmalıdır. Bununla birlikte, kalp yetmezliği bulguları kontrol altına alınan hastalarda kullanılabilir. Tensinor’un farmakolojik etkilerinden biri kalp hızını yavaşlatmasıdır. Nadiren kalp hızının azalmasına bağlı semptomlara yol açarsa, doz azaltılabilir.

Tensinor astmalı hastalarda havayolu direncinin artmasına neden olabilir. Tensinor beta-1 selektif bir beta blokerdir ve bu hastalarda azami dikkat sarfedilmek kaydıyla kullanılması düşünülebilir.

İskemik kalp hastalarında, diğer beta-blokerlerde olduğu gibi tedavi hemen kesilmemelidir.

Ciddi periferik arteryel dolaşım bozukluklarında kontrendike olması yanında, Tensinor daha az ciddi periferik arteryel dolaşım bozukluklarını da şiddetlendirebilir.

Özgeçmişinde çeşitli allerjenlere karşı anaflaksik reaksiyon öyküsü olanlarda, aynı allerjenlere tekrar maruz kalındığında daha şiddetli reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Bu gibi hastalar, allerjik reaksiyonların tedavisinde adrenalinin her zamanki dozlarına cevap göstermeyebilirler.

İletim zamanına negatif etkisinden dolayı Tensinor birinci derece kalp bloğu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.

Tensinor tirotoksikozun belirtilerini maskeleyebilir.

Prinzmetal anginalı hastalarda alfa reseptör aracılığıyla oluşan koroner arter vazokonstriksiyonuna karşı gelinmemesine bağlı olarak Tensinor angina ataklarının sayısını ve süresini arttırabilir.

Gebelik : Gebelik kategorisi D’dir.

Tensinor plasentayı geçer ve kordon kanında bulunur. Gebelikte ilk 3 ayda Tensinor’un kullanımıyla ilgili hiç bir araştırma yapılmamıştır ve fetüsün zarar görebileceği ihtimali her zaman var kabul edilmelidir. Tensinor gebeliğin son üç ayında hipertansiyon tedavisi için yakın kontrol altında kullanılmıştır. Gebe kadınlara, hafif ile orta derecede hipertansiyonun tedavisinde Tensinor uygulanmasının, intra-uterin büyüme gecikmesine yol açtığı gözlenmiştir.Doğum sırasında veya emzirme sırasında Tensinor alan annelerin bebeklerinde hipoglisemi ve bradikardi riski olabilir. Gebe olan veya gebelik potansiyeli olan kadınlarda özellikle ilke ve ikinci ayda Tensinor kullanımından beklenen yarar muhtemel risk karşısında değerlendirilmelidir.

Laktasyon : Tensinor anne sütüne önemli ölçüde geçmektedir. Emziren kadınlara Tensinor verilirken dikkatli olunmalıdır.

Araç ve Makina Kullanımı Üzerine Etkisi : Tensinor, hastaların araç ve makina kullanma yeteneklerini etkilememektedir. Bununla birlikte nadiren başdönmesi ve yorgunluk yapabileceği gözönüne alınmalıdır.

Yan Etkileri / Advers Etkiler

Tensinor iyi tolere edilir. Klinik çalışmalarda bildirilen yan etkiler genellikle farmakolojik etkilerle bağlantılıdır. Aşağıdaki istenmeyen olaylar rapor edilmiştir:

Kardiyovasküler: Bradikardi; kol ve bacaklarda soğuma; nadir olarak kalp yetmezliğinde kötüleşme.

SSS: Konfüzyon; başağrısı; kabuslar; psikoz; halusinasyonlar ve diğer beta blokerlerle görülen uyku bozuklukları.

Deri ile ilgili: Alopesi; göz kuruması; psoriasiform cilt reaksiyonları; psoriasisin şiddetlenmesi; deri döküntüleri.

Nörolojik: Parestezi. Solunum: Astım şikayetleri hikayesi olan veya astımlı hastalarda bronkospazm oluşabilir.

Özel Duyular: Görme bozuklukları.

Gastrointestinal sistem: Gastrointestinal bozukluklar.

Genel: Halsizlik; transaminaz düzeylerinde artış.

BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.